(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Children's Library | Biodiversity Heritage Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "Evliyalar Şehri Elazığ"

Evliyalar §ehri 
Elazig 



Abdulhalim Durma 



Yazar Hakkmda 

1951 Manisa dogumlu. 1976 'da Istanbul 
Universitesi Edebiyat Fakiiltesi Psikoloji 
Bolumiinden mezun oldu. Ogretmen olarak 
Erzurum, Karabiik, Afyon-Sandikh, Manisa- 
Gordes, ve Amasya-Suluova'da gorev yapti. 
2005 'te emekliye ayrilan Abdulhalim Durma 
'Evliyalar §ehri' adiyla bir kitap dizisi 
hazirlamaya basladi. Elinizdeki kitaptan once 
Amasya, Kastamonu, Afyonkarahisar, 

Isparta, Tokat, Samsun, Sivas, Adiyaman ve 
Malatya'yi yaymlayan yazarm hazirlanmakta 
olan son kitabi Kadi Kizi ile ilgili. 

Yazarm ayrica, Din Psikolojisi ve Kisilik 
isimleriyle ebook formatmda iki terciimesi 
vardir. 



ISBN 
978-9944-0466-6-4 

Dizgi 
Abdulhalim Durma 

Kapak Tasanmi 
Abdulhalim Durma 

Baski Yeri ve Yih 

Yenigiin Matbaacihk San. Tic. Ltd. Sti. Turgut Ozal Bulvan 
No. 53/1 Iskitler/ Ankara 

Tel-: 0312 384 6183-84 



Bu kitabm butiin haklan Abdulhalim Durma'ya aittir. Hicbir 

§ekilde kopyalanamaz, cogaltilamaz ve yayimlanamaz. 

Kaynak gosterilmek §arti ile almti yapilabilir. 

1000 Adet basilmi§tir 

2011 



I^indekiler 

Elazig Evliyalan 

13. asir 1 

14. asir....34 

15. asir....44 

16. asir....51 

17. asir....54 

18. asir....55 

19. asir....56 

20. asir....72 
VeDigerleri....l73 

Aricak Evliyalan. . . .226 

Baskil Evliyalan. . . .227 
KarakoQan Evliyalan. . . .276 

Keban Evliyalan. . . .291 
Kovancilar Evliyalan. ...313 

Maden Evliyalan. . . .320 



Palu Evliyalan. . . .324 

Sivrice Evliyalan. . . .348 

Index.... 351 

Kaynakca....360 



Elazig Evliyalari 



13.asir 



§ehrin giivenligini temin edebilecek sarp 
kayahklara ve yiikseltiye sahip olmasi, Firat nehrine 
yakmhgi, etrafmda tarim ve hayvancihga elverisli ova ve 
platolarm yer almasi, aynca dogu-bati ve kuzey-giiney 
giizergahlanni takip eden onemli ticaret yollan iizerinde 
bulunmasi, Harput'un tarihi cografyasmin onemine etki 
eden ozellikler arasinda siralanir 1 . Hititler, Urartular, 
Medler, Persler ve Romahlarm hakimiyetinden sonra 
yore Sasani ve Bizans mucadelelerine sahne olur. 
Hititlerin Isuwasi, Bizanslilarm Ziata Castellum'u, 
Musriimanlarm ilk defa Hz. Omer doneminde Harput'u 
ele gefirmesiyle Hisn-i Ziyad (Ziyad'm Kalesi) ismini 
alir. Yorede tiirbeleri bulunan Ankuzu Baba ve Fetih 
Ahmed Baba, simrda bir lis olarak Miislumanlann Bizans 
iizerine akmlar yaptigi donemlerin miicahitleri arasinda 
gosterilmektedir. 



1 (^ELIK Aydin. Harput Tarihi. Gefmi^ten Giiniimuze Harput 
Mimarisi 



Harput ve cevresi 1071 Malazgirt muharebesinden 
sonra Tiirklerin eline gecer. Yorede Biiyiik Sel9uklu 
Devleti'ne bagli olarak £ubuk Bey'in idaresinde 
£ubukogullan Beyligi kurulur (1087). Harput'un Turkler 
tarafmdan almmasma kadar sadece miistahkem bir kale 
hiiviyetinde kalan bu yerde, Tiirklerle beraber sehirlesme 
siireci hiz kazanir. Ne var ki, £ubukogullan Beyligi'nin 
omrii uzun siirmez. 1115 yilmda Artuklu Belek B. 
Behram, Harput ve yoresini eline gecirerek Artukogullari 
donemini baslatir. Onun Harput, Dersim ve Halep 
emirliklerinde bulunan ve Hachlarla yaptigi savaslardaki 
basansi ile tin kazanan bir Turk beyi olarak Hristiyanlarm 
korkulu bir riiyasi haline geldigi anlatilir 2 . Belek 
Gazi'nin 1 124'teki oltimtinden sonra Harput, Hisn-i 
Keyfa Artuklu Hiikumdan Davut'un eline ge9er 3 . Bir 
muddet sonra Davut'un kardesi imameddin Ebubekir 
tarafmdan Harput'ta, "Harput Artuklulan" diye bilinen 
bagimsiz bir beylik kurulur ve adma para bastinlir 
(1 185). Ondan sonra gelen Hizir ve Nureddin Artuk Bey 
Eyyubilere tabi olurlar. Artuklu hakimiyeti 1234 yilma 
kadar siirer. Burada yetisen bilginler ve sanatkarlarm 



2 ALPTEKIN Co§kun. Belek b. Behram. TDV Islam 
Ansiklopedisi 

3 Steven Runciman eserinde onun hakkinda §unlan kaydeder. 
"Belek oliirken, dliimunun Islam igin oldurucu bir darbe 
oldugunu mirildanmisti. Hakki da vardi; gunkii Hach 
sovalyelerinin bu ana kadar karsilastiklan biitiin Turk 
kumandanlari iginde en biiyiik cevvaliyeti ve akdhhgi gosteren 
o olmustu. Artukogullannin biiyiik kudreti ondan sonra kisa bir 
siirede qokecekti. " Hach Seferleri Tarihi. Cilt II. Sh. 136. 



biraktigi maddi ve manevi eserler, Artuklu doneminin 
Harput Tiirk-islam kulturii ve medeniyetinde son derece 
onemli bir yeri oldugunu gosterir. Ozellikle Artuklu 
hukumdarlarmdan Fahreddin Karaaslan'm sehrin 
tarihinde unutulmaz yeri vardir. Onun burada meshur Ulu 
Cami'yi insa ettirmis oldugu ileri siirulur. Halbuki, 
Aynur Durukan makalesinde, Ulu Caminin ic avlusunda, 
kuzeyde yer alan on bir satirhk kitabenin bir vergi 
kitabesi oldugu noktasmdan hareketle, yapinin tarih9esi 
hakkmda aydmlatici fikirler ortaya koyar 4 . Bu kitabede, 
1146 yilmda Artukoglu beyi Fahreddin Karaaslan'm 
vergilerin kaldinlmasim emrettigi yazihdir. 

"Esirgeyen ve bagislayan Tanri adiyla. Bu yapi, 
emir, ordu komutani, buyuk, yuce, efendi, adil, yardim 
goren, Allah'in yardimiyla galip ve ilstun gelmi§, 
dunyamn sava§gisi, dinin onuru, Islamin giizelligi, 
imanin yidizi, insanlarin yardimcisi, devletin degeri, 
milletin yilceligi, ummetin taci, meliklerin gunegi, 
sultanlann degeri, musluman ordularimn onuru, 
sava§gdarin yardimcisi, dinsizlerin ve Tanri'yi inkar 
edenlerin yok edicisi, yuce degerlerin kiiresi, hilafetin 
kihci, beylerin efendisi, ziraatgilerin babasi, milminlerin 
emirinin yardimcisi Artuk oglu Sokmen oglu Davud oglu 
Ebu'l Haris Fahreddin Kara Arslan -Allah saltanahni 
silrekli kilsin- Allah yiiceligini ve rizasim kazanmak iqin, 
ayni zamanda sehrin emniyeti iqin aciz kimselerden bag, 
osiir, tartilan ve okka He satilan baska seylerden ahnan 



4 Durukan Aynur. Harput Ulu Camiinin Du§undurdukleri 



vergilerin kaldinlmasini emretti; bunu iade edenlere 
Allah lanet etsin. 54 1 / 1 1 46 yihnda yazildi. " 

1899, 1905, 1964 ve 1990'larda onanldigi 
belirlenen Ulu Cami, gecirmis oldugu bu tamirlerle 
ozgiin niteliklerini kismen kaybetmis olmakla birlikte 
bugiin saglam durumda ve ibadete aciktir. Harput'ta 
Kursunlu Camii'nde bulunan ve Ulu Cami'ye ait oldugu 
dusiiniilen minberin sol kanadmdaki kitabesinden, 
caminin yamnda bir medrese bulundugu anlasihr 5 . Ancak 
arastrrmacilarm cogu, gee donemde yapinin bir 
bolumiinun medrese olarak kullamldigmi belirtmekle 
yetinirler. 

Yapiya ait oldugu ileri siiriilen Kursunlu 
Camiindeki bu minber merdiveninin sol list 
korkulugunda yer alan kitabedeki Ulu Camie dair bilgiye 
dayamlarak, Ulu Caminin Kazvinli Alevi Azizi oglu 
Emir Kiya tarafmdan yenilendigi, minberin supiirgelik 
kismmdaki kitabeden ise, ustasmm Kazvinli Ismail oglu 
Ebu Said oldugu anlasilmaktadir. Kitabelerden bir 



5 Harput'ta Ortafag'da muhtemelen Ulu Cami, Esediye ve 
Alacah Cami medreseleri bulunmaktaydi. XVII. yiizyihn 
ortalannda Evliya Celebi alti medresenin varhgindan soz eder. 
«Alti adet Medrese olup, her camide de bir kufiik dershane 
bulunmak mukarrerdir, amma Zahriye, Ulu Cami, Hatuniye 
medreselerinin canib-i vakifdan miiderrisleri vardir. 
Ciimlesinde ilm-i hadis goriilur. Ciimle 50 adet mektepleri 
vardir ki, canib-i vakifdan eytama beher sene birer kat libas-i 
hariri siirre ve atiyyesi mebzuldur.» 



digerinde £ubukoglu Kiya Ali adinin ge9mesi, bu 
onarimm zamani konusunda bazi §iiphelere yol afar. 
£unku, £ubukogullarmm Harput'taki egemenliginin 
1120'lerde sona erdigi anla§ilmaktadir. Eger gercekten 
minber Ulu Camiye aitse, onanmi 1120'lerde 
gercekle§tirilen yapinin daha once in§a edildigi, 
dolayisiyla vergi kitabesinin, in§asmdan en az 20-25 yil 
sonrasma ait oldugu du§iinulebilir. Nitekim Harput, 
£ubukogullarmm kurucusu £ubuk bey tarafmdan 1087 
yilmda almmi§tir. Yapida yer alan vergi kitabesi ya 
dogrudan yapmm in§asiyla ili§kili degildir, ya da yapinin 
ikinci onanmi ile baglantili goriilebilir. Bu takdirde Ulu 
Cami, ara§tirmacilarm one siirdiigu gibi bir Artuklu 
yapisi degil, £ubukoglu yapisidir ve Artuklular 
zamanmda Karaaslan'm emriyle onanlmi§ veya 
yenilenmi§tir. 

Ertugrul Danik Ulu Caminin in§a tarihi iizerinde 
yine de temkinlidir 6 . §ehri Bizanstan devralan 
(^ubukogullan'nm heniiz fetih siireci tamamlanmadan ve 
kentteki Tiirk iskanmm oturmadigi yirmi alti yilhk kisa 
donemde, ozellikle de ic Kale di§ma boylesine onemli bir 
yapi yapma du§iincesinde olamayacaklan ve bu 
du§iinceyi gercekle§tirecek yeterli ko§ullarm olu§madigi 
fikrindedir. Muhtemelen (^ubukogullan ibadet ihtiyaci 
icin kentteki bir kilise veya §apeli camiye cevirmi§ler, 
veya acele ile kiiciik olgekli bir cami ya da mescit in§a 



6 Danik Ertugrul. Ortafag'da Harput. Sh.38. T.C. Kultur 
Bakanhgi Sanat Eserleri. Ankara. 2001 

5 



etmi§lerdir. Sehir hayatmi yansitmasi bakimmdan 
1220'lerdeki §u olay zikredilmeye deger. Belek Gazi'nin 
esir ettigi Krai Baudin, Galeyrand ve Josecylin, 
Besni'den kihk degi§tirerek Harput'a gelen elli 
Ermeni'nin kaleyi ele ge9irmesine ragmen serbest 
kalamazlar. Zira Harput Kalesi §ehir halki tarafindan 
muhasara edilir. Sehirde bulunan Hristiyan halkm bu 
olayda Bizanshlardan sonra Hafli kontlarmm yerine 
Turkleri tercih etmi§ olabilecegi anlamh goruliiyor. 

Uzerinde durulacak noktalardan birisi de, IV. 
Murad'm Revan seferinden (1635) donu§unde Harput'tan 
ge9erken mal-i ganaim olarak getirdigi asar-i atikadan 
sayilan ve abanoz agacmdan mamul gayet nefis ve 
kiymetli bir minber ile yine 90k kiymetli bir Acem 
hahsmi bu camiye hediye etmesidir. Bir aralik bu hahnin 
satihp caminin tamirine sarf edilmesi du§uniilur ve 100 
altm kiymet takdir edilir. Caminin hatibi olan Ebcizade 
Osman Efendi'nin te§ebbusuyle Cakilcizade Haci Said 
Efendi miizayedeye i§tirak ettirilir ve hah 205 altma 
satihr. Ishak Sunguroglu amlarmda bu olaydan soz eder. 
"Bu hahnin bildhare Istanbul 'da 800 altin liraya 
sahldigini Haci Hayri bey merhumdan isitmistik. Minber 
ise, Eldzig'daki Saray Camiine nakledilmistir. Uzerinde 
yapi tarihi olarak hicretin 500 kiisur yilini gosteren bir 
yazi vardir. " 



Dogal ve Kultiirel Varhklar Envanterinde anit eser 
olaral tescilli olan yapinin tugla minaresi egridir 7 . 

Danik, kitabesi olmamasma ragmen Alacah 
Cami'nin asrm basmda insa edilmis olabilecegini ileri 
surer 8 . Sunguroglu kaynak gostermeden yapinin Artuk 
ogullarmdan Hizir Sah tarafmdan insa ettirilmis oldugunu 
belirtir 9 . Bugiin biiyiik olciide orijinalligini kaybetmis 
olan yapi, Dag Kapi girisinden hemen sonra Balak Gazi 
parki icinde yer almaktadir. Bati cephesinin kuzeyindeki 
kosede kapinin hemen sagmda bulunan duvar nisi, 
guniimuze ulasmayan bir boiiimle iliskili olmahdir. 
Aynca, kuzey bati kosesindeki minareye 9ikis merdiveni 
yoktur. Minareye cikism, kaynaklarda adi gecen ve arsiv 
resimlerinde kismen izi goriilen cami ile bitisik 
medreseden saglandigi ileri siiriilebilir. 

Sunguroglu cami hakkmdaki amlarim Beyzade 
Haci Ali Efendiyle irtibatlandinr 1 . Diger giinlerde 
cemaati bir iki kapi komsudan ibaret olmasma ragmen 
burada bes vakit ezan okunmaktadir. Cuma giinleri tikhm 
tikhm dolan caminin cemaati disandaki tasliga ve bazan 
avluya kadar tasar. 



7 T.C.Elazig Valiligi. II Kiiltiir ve Turizm Mudiirliigu Elazig 
Arkeoloji ve Etnografya Miize Mudiirliigu. Elazig Kiiltiir 
Envanteri. 2009 

8 Danik Ertugrul. Ortafag'da Harput. T.C. Kiiltiir Bakanhgi 
Sanat Eserleri. Ankara. 2001 

9 Ishak Sunguroglu. Harput Yollarmda. Cilt I. Sh.270. 

10 Ishak Sunguroglu. Harput Yollarmda. Cilt I. Sh. 272-273 



"Ciinkii Beyzade Haci AH Efendi Meteris'in basindaki 
konagindan kalkar, arada iiq biiyiik cami varken cuma 
namazim eda iqin konagina en uzak olan bu camiye 
yiiriiyerek gelirdi. Basinda beyaz fesi ve yesil 
sarigiyla, ayaklarinda sari mes ve pabucuyla, elinde 
uzun dsdsiyle heybetli gidip gelisi, halk arasinda 
aldka uyandirirdi. Kasabadaki miiritlerinden basket 
koyler ve bahqelerdeki miiritleri de bu camiye 
toplanirlardi. Cuma namazinda, bizzat minbere qikar, 
gayet veciz ve miiessir hutbesini okur, namaz ve 
duadan sonra da hatm-i hacegdn olurdu. Camiin dort 
duvari iqinde biiyilk bir halka teskil eden miiridan, diz 
qokerek sukun ve huzur iqerisinde baslarini onlerine 
egip gizli zikre geqerlerdi. Bu hal yarim saat kadar 
devam ettikten sonra, Beyzade mihrabin oniindeki 
yerinden kalkar, her milridin onilnde diz qokerek, 
onlari manevi murakabeden geqirir, bu merasim 
tamamlandiktan sonra makamina oturur, silsile-i serif 
okunur, dua edilir ve duadan sonra cemaat dagihrdi. 
El opturmez, cemaat dagihncaya kadar yerinde 
oturur, en yakinlari kendisinin kalkmasim beklerlerdi. 
Sonra camiden ayrihr ve yine yaya olarak konagina 
donerdi. Ramazanlarda miiritlerinden bir kismini bu 
camide siiluke soktugunu da iyi hatirhyorum. O 
giinlerde cami qok senlenirdi. " 

Yine Artukogullan doneminde bir hastane, bircok 
ce§me, riirbe, saray in§a edilmi§tir. Harput kalesi onemli 
bir onarim gormu§ ve bazi eklentiler yapilmi§tir. Aynca, 
kalenin hemen dibindeki Siiryani Kilisesinin Artuklu 



8 



Hiikiimdari Fahrettin Karaaslan (6.1168) tarafmdan 
yaptinldigi kanaati vardir 11 . 

1234 yilmdan itibaren Tiirkiye Selfuklu 
Devleti'nin hakimiyeti altma giren Harput bir suba§i 



11 Fahreddin Karaaslan ile ilgili bu du§uncenin kaynagim 1301 
salnamesinde yer alan §u ifadelerde gormek mumkundur. 

"Arslan padisahin ahd-i hukumetinde Suryanilerin Mitrani 
Ruesasi, melik-i miliar iinileyhin nezdine varup tahsil ettikleri 
emir iizerine gerek bu (Meryem Ana) kiliseyi ve gerek bunun 
cenub-u sarki cihetinde ve gay kiyisinda vdki "Mar §emun " 
nam kilise ile Sinabut ve Huseynik kiliselerini tamir ettiler. " 
Nevzat Ilhan makalesinde Harput'taki en eski yapimn 
Dabakhane Deresine bakan Kale yamacindaki 179 tarihine 
dayandmlan Meryem Ana Siiryani Kilisesi oldugunu kaydeder. 
Daha sonra bu yorelerde Giircii Bey, Sinavut ve Sinoris Ermeni 
Mahalleleri geli§ecektrr. -Ge^mi^iten Guniimiize Harput 
Mimarisi- Sunguroglu anilannda bu yapi hakkinda §unlan 
kaydeder. "1355 Hazirani icinde Harput'u ziyaretim sirasinda 
bu kiliseye de ugradim. Kale hisarlarini gecince geni§ bir 
harabezarin ote ba§inda yepyeni bir bina gordum ve §a§irdim, 
yaklaqinca burasinin Meryem ana kilisesi oldugunu anladim. 
Kapisi acikti, iceriye girdik, yukarida yazdigim beha bicilmez 
resimli mermerlerden, kapidan, pencere kapaklarindan, 
Incilden eser yoktu. Gergi kilise tamir edilmis; fakat eski 
kiymet ve guzelligini kaybetmisti. Eski o giizelim kapimn yerine 
sacdan yapdma-adi iki kanath bir- kapi konulmustu-, 
pencereler kamilen agikti, Guvercin suruleri, burayi 
kendilerine emin bir mesken ve bir yuva olarak segmisler, agik 
pencerelerden kolayhkla girip gikmakta ve yer yer her tarafta 
yuva yaparak gogalmaktayddar, o kadar ki, zeminde bile gift 
gift yumurtalar siralanmisti. Bu mabed, simdi Yakubi 
Suryanilerden sanki bu sevimli guvercinlere miras olarak 
intikal, etmis gibiydi. " Harput Yollannda Cilt I. Sh.356 



tarafmdan idare edilir. Bu devirden "Arap Baba" tiirbe ve 
mescidi dismda onemli bir eser guniimuze kadar gelmez. 
§ehir, 1243 Kosedag Savasi'ndan bir sure sonra ilhanhlar 
tarafmdan zapt edilir. XIII. yiizyilm sonlarmda Anadolu 
Sel9uklu Devletinin sona ermesi ile Anadolu'da beylikler 
donemi baslar. 

Harput'ta Alaca Mescid adiyla da bilinen Arap 
Baba Mescid ve Turbesi, Sarahatun Mahallesi, Yakut 
Sokak No. 18'de yer almaktadir 12 . Mescidin giris kapisi 
iistundeki kitabede Tevbe Suresinin 18. ayeti yazihdir. 
"Allah 'in mescitlerini ancak Allah 'a ve Ahiret giiniine 
inanan, namazlarini kilan, zekatlarim veren ve Allah 'tan 
baskasindan korkmayan kimseler imar ederler. Umulur ki 
bunlar, dogru yolu bulmus ve hidayete ermis kisilerdir. ". 
Kitabe soyle devam eder. "Bu metin ve all bina, Selcuk 
sultanlanndan din ve dilnyasi mamur ve abadan olan 
buyuk sultan Kihqarslan'in oglu Keyhiisrev'in 
zamamnda onun istek ve emriyle §aban 'in torunu ve 
Arap §ah 'in oglu Sahibii 1 Ataya ve 1-ihsan olan Cenab-i 
Hakk'in rahmetini rica eden Yusuf tarafmdan Hicret'in 
678 (1279-80) yihnda yapilmistir. " Tiirbenin girisinde 
yer alan tamtim yazismda, yapirun mimari ozellikleri 
hakkmda bilgi verilir. "Bu mescit 5.5X5.5 metre 
genisliginde olup kiblede 1,5X2,5 metre yiiksekliginde 
mavi lacivert ve pathcan moru qinilerle yapilmis bir 



12 Damk Ertugrul. Ortafag'da Harput. T.C. Kultur Bakanhgi 
Sanat Eserleri. Ankara. 2001 



10 



mihrabi, saginda ve solunda iki ufak penceresi vardir. 
Mescidin tavani tonoz halinde tek kubbeli dort metre 
yiikseklikte olup iistu kursun kubbe He kaphdir. Iq 
mescide, sag taraftan 75X135 cm. ebadinda kenarh bir 
taskapidan diger hucreye girilir. Bu hiicre Arap Baba 'nin 
tarn ustunu teskil eder. Altta kible cihetinden 75X90 cm. 
bir kapidan girilmektedir. Tiirbenin tavani kirmizi 
tuglalarla yapilmistir. Turbede giinumuze kadar ulasan 
cesedi bozulmamis Arap Baba isimli bir yatir 
bulunmaktadir." Ertugrul Damk (1962-2008), Harput'ta 
bulunan yapilar i9inde en yogun siisleme programma 
sahip olan bu mescidin mihrabmda ve kubbesinde 
kullamlan cinilerin, doneminin en onemli ornekleri 
oldugunu ileri surer. 

Arap Baba riirbesi ve mescidi 'Dogal ve Kultiirel 
Varliklan Koruma Envanteri'nde iyi derecede korunmus 
eserler arasmda yer alir 13 . 

Arap Baba'nm mezari, mescidin yan tarafta kapisi 
bulunan zemininde bulunmaktadir. Uzeri tonozla ortiilu 
olan bu kisimda ahsap bir sanduka vardir. Mescidin 
kitabesinde de ismi gecen Yusuf Ibn-i Arapsah burada 
gomiiludiir. 

Halk arasmda Arap Baba ismi ile tanman bu 
kisinin yorede farkh versiyonlanyla yaygm bir de 
efsanesi bulunmaktadir. Bu efsaneye gore, Harput'un en 
ihtisamh doneminde, yaz aylarmda siddetli ve 



13 T.C.Elazig Valiligi. II Kiiltiir ve Turizm Miidurliigu Elazig 
Arkeoloji ve Etnografya Miize Mudiirliigii. Elazig Kiiltiir 
Envanteri. 2009 

11 



dayamlmaz bir sicaklik baslar. Bu sicakhk oylesine artar 
ki topraklar, tepeler 9atlar ve kurakhk biitiin Harput'a 
yayihr. O giinlerde Selvi adh yash bir kadma riiyasmda, 
Arap Baba'nm basim sandukasmdan 9ikanp dereye 
atacak olursa, yeniden yagmurun yagacagi ve kurakhgm 
onlenecegi soylenir. Bu kadm ayni riiyayi devamh olarak 
her gece gormeye baslar ve ayni sozler kendisine tekrar 
edilir. Ote yandan Harput'taki sicakhk da her gecen gun 
biraz daha artmaktadir. Ayni riiyayi devamh goren kadm 
sonunda bir gece Arap Baba'nm basim sandukasmdan 
alir ve dereye atar. Bunun iizerine siddetli yagmurlar 
baslar ve sehri seller gotiiriir. Bu defa kadmm riiyasma 
Arap Baba'nm kendisi girer ve ona, "Sandukamdan ahp 
dereye attigm basimi bana geri ver. Eger geri vermeyecek 
olursan yagmurlar durmayacak ve felaketler bu kentte 
birbirini izleyecektir.", der. Bundan korkan kadm dereye 
kosar. Arap Baba'nm basim bularak sandukasma koyar. 
Bunun iizerine yagmur bir anda kesilir ve Harput'ta hayat 
normale doner. Denilir ki, bu olay iizerine Selvi kadm 
korkunc bir hastahga yakalanarak giinlerce lzdirap 9eker 
ve oliir. 

Soylencenin farkh bir versiyonunda yash kadm 
sehir halki tarafmdan buna zorlamr. Komsularma 
anlattigi riiyasi biitiin Harput'a yayilmistir. Giinler 
ge9mis Harput'a bir damla yagmur diismemistir. Kitlik 
kapidadir. (^aresiz kalan insanlar Selvi Nine'yi Arap 
Baba'nm basim kesmesi konusunda ikna etmeye 9abalar. 
Ancak yash kadm buna cesaret edemeyince, bir gece 
evinin etrafmda toplananlar evi taslamaya baslar. Diger 



12 



bir anlatim seklinde ise, Arap Baba'nm basmm kesilmesi 
Harput'taki Ermenilere mal edilir. Harput'ta yasayan 
Ermeni biiyiicii, zengin bir ailenin kizma, "Kurakhgm bir 
^aresi var. Eger ilmi kuvvetli olmiis bir zatm basi 
kesilerek suya atilirsa, yagmur yagar ve kurakhk biter." 
der. Bunun iizerine Arab Baba'nm tiirbesine gece vakti 
giden kiz, kapinin kilidini kirarak iceri girer. Sandukanm 
kapagim a^tigmda o zamana kadar hie curumemi§ olan 
Arab Baba'nm naasmi goriince, korkar ve tiirbeden cikar. 
Tiirbeden biraz aynlmca tekrar basmi kesmek i9in geri 
doner. Biraz once tasla kirdigi kilidin yerinde yenisinin 
durdugunu goriir. Onu da tasla kirip iferi girer. 
Yanmdaki bi9akla Arab Baba'nm ba§mi keser ve bez 
cuvala koyarak, goriiriip bir dereye atar. O andan itibaren 
gokyiiziinde §im§ekler 9akmaya, Allahii teala'nm cezasi 
ve gazabi tecelli etmeye ba§lar. §afak soktiigii zaman 
saganak halinde yagmur yagmaktadir. Yagmur kisa 
zamanda afet halini ahr. Arab Baba'nm ba§im kesen kizm 
bulundugu konak, kirk giin kirk gece ta§lamr. Kiz bir 
gece riiyasmda Arab Baba'yi goriir ve Arap Baba kiza, 
"Ba§imi getir, yerine koy!" der. Bunun iizerine dereye 
giden kiz uzun bir sure kesik basi aradiktan sonra bulur 
ve tiirbeye getirip yanma koyar. Kisa bir zaman sonra 
yagmur diner ve giines a9ar. Arap Baba'nm basim kesen 
kiz, olum amnda 90k azap 9eker. Oldiikten sonra cesedi 
duvarlara 9arpihr. Ailesi bu durum karsismda sadece 
aglar. Zira ellerinden hi9bir sey gelmez. 

XIII. asirda yasadigi rivayet edilen Arap Baba'nm, 
Harput'un fethi i9in gelen Sel9uklu kumandanlarmdan 



13 



olup, ayni zamanda biiyiik bir veli oldugu anlatihr 14 . 
Islamiyeti yaymak ifin bazan kili9 kullanan Arab Baba, 
90gu zaman insanlara dogru yolu gostermek i9in vaaz ve 
nasihatlerde bulunur. Sik sik, "Kili9la geldim kalemle 
gidecegim", dedigi belirtilir. Vefat tarihi belli degildir. 

Mescit ve riirbe son yillarda Vakiflar Genel 
Mudurliigu tarafmdan restore edilmis, tiirbenin list kati 
sivanmis, dosemesi elden ge9irilmis ve dis duvar 
kaplamalan yenilenmistir 15 . Tiirbe bolumii hi9bir siis 
unsuru ihtiva etmez. Tiirbenin asil ozelligini dikdortgen 
planh olan alt (mumyahk) kati teskil eder. Burasi, hem 
farkh ortiisu hem de mumya ihtiva etmesi bakimmdan 
Anadolu'daki Sel9uklu devri turbelerinin 90gundan 
ayrihr. Mumyahk boliimune, giiney cephenin bati ucuna 
yakm yere a9ilan bir metre yiikseklikte bir basik kemerli 
kapidan girilir. Mumyalanmis ceset, etrafi tahtalarla kaph 
genis bir mezarm i9ine koyulmus ve iizerine zeminle aym 
seviyede bir tahta kapak yapilmistir. Kapismdan bakildigi 
zaman diiz bir satih gibi goziikiir. Ortii kalkip da kapak 
a9ilmca ceset sandigm i9inde goruliir. Arap Baba tiirbesi, 
dista mescit ile biitunlesmesi, buna karsihk adeta 
miistakil bir i9 biinyeye sahip olusu ile bu tipin guzel bir 
ornegini teskil eder. Rivayete gore Arap Baba, eskiden 
gomiilmek iizere Korhane'ye (yogun kis zamanlarmda 



14 Evliyalar Ansiklopedisi, Tiirkiye Gazetesi 



15 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

14 



cesetlerin saklandigi morg) konulan cesedinin hi9 
curiimemis oldugu goriilerek, halk tarafmdan tiirbeye 
defnedilmis keramet sahibi evliyadan bir kisidir. Bugiin 
hala bu inane devam etmektedir. Bazilan ise onu, 
'Alacamescit Camiinin farascisi' diye tamtmistir. Bir 
kisim halk ise onun Arabistan'dan gelmis fakir bir dervis 
oldugunu soyler. Halk arasmda Arap Baba'nm veli 
olmasi sebebiyle naasmm curiimedigi ve dolayisiyla 
mumyalanmasmm soz konusu olmadigi kanaati de 
yaygmdir. Harput medreselerinde egitim gormus ve ayni 
zamanda miiderris olan Bedri Yiicesu (1898-1986) bu 
menkibe ile ilgili su bilgileri vermektedir. 

"Arap Baba birkag giln goriilmeyince gevre 
halh kendini merak eder. Gece Arap Baba 'yi 
aramaya koyulurlar ve evinde olmu§ olarak bulurlar. 
Yikayip kefenlerler. Gomecekleri vakit gaipten "Beni 
gommeyin, defnetmeyin, dylece birakin ", diye bir ses 
gelir. Arap Baba 'nin cesedi ortalama 150 senenin 
iizerinde gomulmeden dylece kahr. Uq yd Harput 
yoresinde yagmur yagmami§. Yorede bir kadin bir olii 
kafasi suya atihrsa yagmur yagarmi§ dil§uncesiyle bu 
cesedin kafasim kesip suya atmis. O yd yumurta 
buyuklugunde bir dolu yagmis. Ovayi ve Harput 
yoresini bu dolu mahfetmis. Kesilen basi da artik 
bulamamislar, sel alip goturmils " . 

Keramet ehli bir kisi olduguna inamlan Arap Baba 
hakkmda anlatilan bir diger menkibe de soyledir. Arap 
Baba, Arabistan'dan Harput'a gelen bir seyyahmis. Bir 
gelisinde Harput'ta 2-3 ay kaldiktan sonra burada vefat 



15 



etmis. O zamanlar Harput'ta 90k siddetli kis mevsimleri 
yasandigmdan kis mevsiminde vefat edenler 9etin kis 
sartlarmdan dolayi Korhane'ye birakihrmis. Bu sebeble 
Arap Baba'nm cesedini Korhane'ye birakan Harput 
ahalisi bahar gelip buzlar cozuldiigiinde defm islemleri 
ifin gelince, karsilarmda Arap Baba'nm 9urumemis 
cesedini goriip sasirmislar. Bu zatm keramet ehli biri 
oldugunu dusiinerek guniimuzde bulunan yere tiirbe 
yaptirarak ziyarete acmislardir. 

Bir ara mescidin tevliyet ve miiezzinligi Haci 
Hamid Efendigillerin iizerindedir. Sunguroglu anilarmda 
sunlara yer verir . "Bizim zamammizda Deli Hiiseyin 
naminda birisi milezzindi. Deli Hiiseyin kisa boylu, siyah 
sakalh, gok esmer rengi He burnundan ve qok acele 
konusan tarn bir tipti. Ziyaretqiler geldigi zaman tilrbenin 
iqerisine girer, cesedi kucaklayarak disari qikarir ve 
ziyaretqilere gosterip bes on kurus faydalandiktan sonra 
tekrar sandukasina koyardi. Deli Hiiseyin' den sonra 
Piranli Ahmet Efendi bu mescitte milezzinlik ediyordu. " 

Guniimuzde Arap Baba'nm riirbesi, cesedinin 
ciirumemis olmasmdan ve bu nedenle de keramet ehli bir 
kisi oldugu kanaatiyle yore halkmm yam sira cevre 
illerden de gelenler tarafmdan yogun olarak ziyaret 
edilmektedir. Buraya daha 90k akil hastalan ve fel9li 
insanlar geldigi gibi yasi ilerledigi halde evlenemeyen 
gen9ler, kismetlerinin a9ilmasi i9in ve herhangi bir iste 
9ahsmayan kisilerin de bir is sahibi olabilmek ve ayrica 



16 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt I. Sh. 315 

16 



cesitli amac ve maksatlan olanlar tarafmdan ziyaret 
edilmektedir. Ziyarete gelen kisilerin tiirbede Kur'an 
okuyup dua ettikleri gibi sanduka iizerinde bulunan yesil 
ortiiyii uc defa opiip baslarma koyduklan ve yine bu 
ortiiyii viicutlarmm agnyan kisimlarma siirdiikleri 
goriiliir. 

Anlatihr ki, belediye baskanlarmdan birisi 
inanmayarak, naasi miizeye kaldinr. Halk buna mani 
olmaya cahsir. Ancak belediye baskani, "Hayir! Bu cesed 
mumyahdir. Bunu alem de gormeli. Miizeliktir bu 
cesed!" cevabmi verir. Ertesi sabah cesedin, miizeye 
kaldinldigi yerde olmadigi goriiliir. Belediye baskani 
bunu birilerinin yaptigmi sanir ve tekrar miizeye 
koydurur. Aym hadise birka^ defa tekrar eder. Belediye 
baskani isteginde 90k israr eder, fakat sonunda fel? olur. 

Arap Baba'nm naasi, yillardir ziyaret9ilere acik 
tutulmaktadir. Tiirbenin ifinde cam bir bolmede 
sergilenen naasm basmda bir gorevli durmakta, yesil ortii 
ile iizeri kapah olan naasi gormek isteyenler ortiiyii 
kaldirarak bozulmadan duran naasi gorebilmektedirler. 
Naasm kafa kismi ise govdeden kesilmis olarak yamnda 
durmaktadir. 

Vakiflar Bolge Miidiirliigiiniin talebi iizerine 2008 
yilmda Istanbul Universitesi Adli Tip Enstitiisii ile Firat 
Universitesi Adli Tip Anabilim Dalmm ortaklasa yaptigi 



17 



incelemelerde Arap Baba'nm cesedinin mumyah oldugu 
ortaya cikmistir 17 . 

Halk arasmda Tesbih Baba olarak da bilinen 
Uryan Baba, Kayabasi denilen dik kayahklara varmadan 
saga dogru 100 m. kadar mesafede, tepenin Harput'a 
bakan yamacmda medfundur 18 . Makam bolumunii 
olusturan yapi kayahklar i9indeki bir magaramn tiirbeye 
donustiirulmesi ile meydana getirilmistir. Bu kayahklara 
Harput'un yerli halki eskiden "Tilki Kayahklan" derdi. 
Buramn hemen yambasmda eski bir mezarhk vardir. 
Uryan Baba Tiirbesi ile ilgili tarihi kayitlarda, burada bir 
Mere ve mescid bolumiinun bulundugu yazihdir. Bugiin 
ise makam bolumuniin bitisiginde bulunan tek kath tas ve 
moloz kansimi olan yapi, Uryan Baba turbedarmm 
kaldigi kiiciik bir evdir. Giinerkan Aydogmus ishak 
Sunguroglu'na atfen, tiirbe yamnda bulunan mescidin 
eskiden tekke olarak kullamldigim kaydeder. Bugiin 
Mere ve mescid bolumu yikilmis olup tiirbenin giris 
kapisi dikdortgen tastan yapilmis iki yan siitun iizerine 
konulan yanm kemerli tas bloktan olusmustur. Bu giris 
kapisim olusturan kemer iizerinde, "Allah'm ariflerinden 
ve Allaha karsi olan muhabbet sirrmm alimlerinden, 
comertligi itibariyle de Allah'm sevdigi kullanndan 
ismail'in torunu, Omer'in oglu Hafiz Muhammed biiyiik 
sehadet riitbesine nail olarak burada olmiistur. Tann 



17 OYMAK Iskender, Elazig Merkez ve Qevresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili Inanf Ve Uygulamalar 

18 Aydogmu§, Giinerkan; Harput Kiiltiirunde Din Alimleri, 
Elazig, 1998 

18 



sirrmi mukaddes etsin", yazisi bulunmaktadir. Tiirbe 
mezarm kesfinden hemen sonra 1861 yilmda yapilmistir. 
Giris kapismdan sonra sag tarafta sanduka yer ahr. 

Anlatildigma gore, Harput'un Alaca Mescid 
Mahallesinde bir evde oturan Haci Ali nammdaki zat, bir 
gece riiyasmda 119 liile fesmenin oniinde dururken 
caddeden bir devecinin yulan elinde kendine dogru 
geldigini, yanma gelince devesini 9okerttigini ve Haci 
Ali'yi iizerine bindirerek Uryan Baba'nm bulundugu yere 
biraktigim ve sonra gozden kayboldugunu goriir 19 . Bu 
riiyanm bir ka9 gece ayniyle tekrarlanmasi, Haci Ali'yi 
hayretler iferisinde biraksa da korkusundan derdini 
kimseye acamaz. Nihayet bir arefe giinii kazma kiirekle 
oglu Siileyman'i da yanma alarak Uryan Baba semtindeki 
aile mezarhgma gider. Harap ve diizeltilmesi gereken 
mezarlan yaptiktan sonra ogluna, "Evladim! U9 gecedir 
riiyamda bir deveci beni 119 Hilenin oniinde devesine 
bindirerek tam suraciga getirip indiriyor ve gozumiin 
oniinde kayboluyor. Gel kazahm bakahm ne 9ikacak?", 
demesi iizerine Siileyman kazmaya sanhr ve bir taraftan 
kazar, bir taraftan kiiregi ile topragi atar. Cukur bir bu9uk 
metre kadar derinlesince, bir delik a9ihr. Deligi 
genisletirler. Ortaya bir lahit 9ikar. Lahidin i9erisinde 
biitiin vaziyette 9iirumemis ve bozulmamis bir cesedin 



19 YAVUZ Etnrah, Harput Halk Kulturiinde Ziyaret ve Ziyaret 
Yerleri Etrafinda 01u§an Inan9 ve Uygulamalar, Yuksek Lisans 
Tezi. Firat Uni., Elazig, 2005 



19 



bulundugunu, yamnda 90k eski devirlere ait bir deste ok 
oldugunu ve bu oklarm yalniz ahsap kisimlarmm 
9uriimus, demir kisimlarmm ise sapa saglam kalmis 
oldugunu goriirler. Uzerini muvakkaten orterek sehre 
doniince, hadiseyi miiftuye ve sehrin ileri gelenlerine 
haber verirler. Tetkik neticesinde bu zatm miicahit ve 
aym zamanda mazannenden (veli oldugu samlan) bir 
kimse olduguna hiikmedilerek bir mescid ve bir de sibyan 
mektebi yaptinlir. Lahidin i9erisindeki zatm hiiviyetine 
ait bir sey bulunamadigi i9in kendisine "Uryan Baba" 
denilir. Burasi giinden beri de ziyaretgah olur. 

Beyzade Haci Ali Riza Efendi'nin sonradan 
manevi kesifleri neticesinde bu zatm Allah' in sevdigi 
kullarmdan ismail'in torunu, Omer'in oglu Hafiz 
Muhammed oldugu ve burada sehid diismiis oldugu 
a9iklamr. Beyzade Haci Ali Riza Efendi'nin bu 
a9iklamalarmdan sonra bu kesif, tiirbenin giris kapisi 
iizerine Arap9a harflerle yazihr. 

Sunguroglu hikayeyi soyle siirduriir. 

"Bu §ehid mezarini gordugii riiya He 
ke§feden Haci Ali Efendi daha sonra uzun bir 
miiddet Uryan Baba'mn tiirbedarhgini yapar. Bu 
tilrbedarhk babadan ogula intikal ederek evveld 
oglu Haci Suleyman vazifelendirilmis, 1896 
(1312.H ) tarihinde dliimu iizerine yerine torunu 
Mehmed §ukril geqmistir. Mehmed §iikru'nun de 
1903 (1324.R) tarihinde olmesiyle bu tilrbedarhk 
kilquk oglu Mustafa Lutfi Efendi naminda bir 
arkadasa geqmisti. Lutfi Efendi babasinin 



20 



oltimtinde tig ayhk bir gocuktu. Kendisi gok temiz 
ve samimi bir hem§ehrimiz olup halen ya§amakta 
ve Eldzig'da oturmaktadir. Her pazar gtinti, yaya 
olarak Harput'a gikar, Uryan Baba'ya gider, ttirbe 
ve etrafimn temizligine bakar, mtisterih ve huzur 
igerisinde gtintinti bu ho§ ve mtibarek yerde 
gegirerek ak§ama evine doner. " 

ishak Sunguroglu, tiirbe oniindeki 9e§meye dair de 
ilgi 9ekici bir anekdot anlatir 20 . 

"Ttirbenin yan tarafinda ufak bir ge§me goze 
garpar. Harigten gelen ziyaretgiler, bu ge§menin bir 
akar ge§me oldugunu zannederlerdi. Halbuki, degildi. 
Mtisltiman ve hayir sahibi bir saka Omer Dayi her 
sabah civarin en yakin pinarlarindan sirhyla 8-10 
tulum su ta§ir, hazinesini doldururdu. Bu ge§mede 
abdest ahp, bu mescitte iki rekdt namaz krfanlarin 
ruhlarinda dyle bir ferahhk ve gontil agikhgi husule 
gelirdi ki, buraya bir gelen bir daha gelmek ister ve 
bu suretle ziyaretgileri gogahrdi. " 

Ge9mi§te bu yere akil hastasi olanlar ve 
gercekle§mesini 90k istedikleri bir muradi olanlar 
gidermi§. Hatta turbenin i9erisinde bulunan 'Binlik' bir 
tesbihin i9erisinden de murad ve §ifa bulmak niyetiyle 
ge9erlermi§. "Uryan Baba" ismi verilen bu zatm 
Sel9uklularm Anadolu'yu fethi sirasmda burada 
Bizanshlarla sava§irken §ehid du§tiigu ve ayni yere 
defhedildigi kabul edilir. 



20 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannd. Cilt I. 



21 



Uryan Baba tiirbe ve mescidi Elazig Kiiltiir 
Varliklan Koruma Envanterinde anitsal eser olarak 
kayithdir 21 . 

Ankuzu Baba, Harput'a bes km. mesafede kendi 
ismiyle anilan Ankuzu Tepesi'nin iizerinde medfundur. 
Tiirbe duvarlan tas ve beton malzeme ile insa edilmis, 
tavani ise egimli bir beton tabiye ile kapatilmistir. 
01duk9a kiiciik olan Ankuzu Baba tiirbesi tek mekandan 
ibaret olup, elektrigi ve suyu yoktur. Aynca tiirbeye 
herhangi bir sekilde tasit yolu da yapilmamistir. 16. 
yiizyilda tiirbenin hemen yambasmda bir zaviye oldugu 
ce§itli kayitlarda ge9er. Bugiin bu zaviyeden hie bir eser 
kalmamistir 22 . Evliya £elebi'nin, "Ankuzu Baba Tekkesi 
mihmanhane-i fukaradir." diye bahsettigi bu tekke ve 
mescid daha sonra yikilarak harab olur. Burasi Osmanh 
Donemine ait ^esitli kayitlarda degisik isimlerle anihr. 
Basvekalet Arsivi tapu defterinde "Ey Kuzu" denildigi 
gibi 1704 tarihli bir baska vesikada da "Aynul Kuzat" 
olarak ge9er 23 . Harput'un fethi sirasmda sehid diismus ve 
uzun yillar bir magara i9inde bozulmadan kalmis olan 
naasi, bugiin ayni bolgede medfun bulunan velilerden 
Beyzade Efendi (1810-1904) tarafmdan yaptinlan tekke 



21 T.C. Elazig Valiligi.il Kiiltiir ve Turizm Miidiirliigii Elazig 
Arkeoloji ve Etnografya Miize Miidiirliigii. Elazig Kiiltiir 
Envanteri. 2009 

2 Aydogmu§, Giinerkan; Harput Kiiltiiriinde Din Alimleri, 
Elazig, 1998 
23 Ishak Sunguroglu, Harput Yollannda. Cilt I 

22 



ve mescid yamna defhedilir 24 . Bazi rivayetlere gore 
Ankuzu Baba, 8. ve 9. yiizyillarda Arap-Bizans sava§lan 
esnasmda Arap ordularmda yer alan bir askerdir ve 
burada §ehit du§mu§tur. Kuzu Baba Dagi'mn yamacinda 
bulunan bir kaya iizerindeki at nalma benzeyen 
9ukurlugun, Ankuzu Baba'nm atimn izi ve ta§lar iizerinde 
bulunan kirmizi lekelerin de, Ankuzu Baba'nm 
yaralarmdan damlayan kan izleri oldugu anlatihr. Bir 
diger soylentiye gore ise Ankuzu Baba, civarda ya§ayan 
insanlardan biridir. Yenicerilerin zulmiine ugrayarak 
ka9ar ve kayahklara sigimr. Ancak yeniceriler tarafmdan 
yakalamp olduruliir ve orada gomulur 25 . Ishak 
Sunguroglu'nun 'Harput Yollarmda' isimli eserinde bu- 
rasmm 90k eski yillarda daha 90k ziyaret edildigi, burada 
halkin piknik yapip, kurbanlar kestigi anlatihr. Vaktiyle 
Yetimogullan ailesinden Ahmet nammda meczup bir 
ki§i, kayahklarm zirvesinde bulunan Ankuzu Baba 
tiirbesinin yillarca tiirbedarhgim yapar 26 . Olumiinden 
sonra da Ankuzu Baba neslinden geldigini iddia eden kizi 
Hamide Hatun, bu vazifeyi iizerine ahr. Hamide Hatun, 
yaz ki§ demeden uzun zaman bu bah9ede oturarak 
babasimn izinde sebat eder. Ziyaretgaha araba yolunun 
olmamasi ve ziyaret 9evresinde i9me suyunun 
buhinmamasmm, ziyaret9i sayisim olduk9a du§urmu§ 



24 Evliyalar Ansiklopedisi. Tiirkiye Gazetesi 

25 YAVUZ Emrah, Harput Halk Kulturiinde Ziyaret ve Ziyaret 
Yerleri Etrafinda 01u§an Inan9 ve Uygulamalar, Yiiksek Lisans 
Tezi. Firat Uni., Elazig, 2005 

26 Ishak Sunguroglu. Harput Yollarmda IV. Cilt 

23 



oldugu nakledilir. Son yillarda bir tiirbe yaptinlarak 
kabrin kaybolmasi onlenmistir. Kism kar sebebiyle 
ulasilamadigmdan, ancak yaz giinlerinde ziyaret 
edilebilmektedir. Tiirbe Elazig Kiiltiir Envanterinde 
kayithdir 27 . 

Giinerkan Aydogmus kitabmda Nadir Baba'dan 
soz ederken, turbenin gecmiste Musliimanlar kadar 
Ermeniler tarafmdan da ziyaret edildigini, 
gayrimuslimlerin hasta 90cuklarmi bu tiirbeye getirerek 
bir sure burada yalmz biraktiklanm, sonra cocuklanm 
gelip aldiklarmi ve cocuklarmm iyilestigine inandiklanm 
kaydeder 28 . 

Ziyaret yeri Arap Baba tiirbesinin dogu yoniine 
dogru, 50 metre mesafede yer ahr 29 . Sunguroglu'nun 
turbenin yerini tasviri ise soyledir. "Nadir Baba tiirbesi, 
Kayaba§inda ve Alacah Camiin kar§isinda Karkaciga 
giden yolun saginda ve iplik tezgdhlari yapan ve kuran 
me§hur Mehmed Alinin evinin biti§igindeydi. Dikdortgen 
pldnh olup, ikinci defa in§a edilmi§ olan yapinin uzeri 
sac cati He ortuludur. " Tiirbe mescid ve makam 
bolumleri olmak iizere iki kisimdan olusur. Mescidden 



11 T.C. Elazig Valiligi.il Kiiltiir ve Turizm Mudiirlugu Elazig 
Arkeoloji ve Etnografya Miize Mudiirlugu. Elazig Kiiltiir 
Envanteri. 2009 

8 Aydogmu§, Giinerkan; Harput Kiiltiiriinde Din Alimleri, 
Elazig, 1998 

29 OYMAK Iskender, Elazig Merkez ve Cevresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili Inane Ve Uygulamalar 

24 



makam kismma ge<,;ilir ve burada ahsap bir sanduka 
bulunur. 

Kadiri seyhi Tayyar Baba'nm (1902-1973) 
Harput'ta oturdugu yillarda Nadir Baba tiirbesinde bazi 
din alimleriyle bir araya gelip sohbetler yaptiklan, bu 
sohbet toplantilarma Yesevi tarikatma bagh kisilerle 
birlikte Naksi tarikatma mensup kisilerin de geldigi 
kaydedilir. Ustelik Tayyar Baba devamh bu tiirbede 
yatmaktadir. Kadiri seyhi basmdan ge9en bir olayi soyle 
anlatir. "Burada yatip kalktigim giinlerden bir gece 
sandukamn basma giderek, Nadir Baba burada bu kadar 
kahyorum bana ni9in gorunmiiyorsun? Ustelik riiyama 
bile girdigin yok. §ayet bana goriinmezsen mezarmi 
kazacagim" der. Nitekim Tayyar Baba bir kazma kiirek 
bularak mezari kazmaya baslar. Tarn kemikler goriindiigu 
esnada, "Dur yapma", diye bir ses duyar. Bunun uzerine 
Tayyar Baba kendinden gecerek bayihr. Bu baygmhk 
anmda kendisini seyhi Gollii Mustafa Baba'nm evinde 
goriir. O sirada seyhi 90k agir hasta bir sekilde yatagmda 
yatmaktadir. Tayyar Baba'nm anlatisma gore, yash ve 
Buhara sakalli bir zat parmagi ile seyhinin agzma 
Zemzem suyu damlatmaktadir. Oradakilere, "Bu zat 
kimdir?" diye sorunca, odada bulunanlar bu zatm Nadir 
Baba oldugunu soylerler. Tayyar Baba seyhine dogru 
yaklasir. Bunun uzerine Buhara sakalli zat Tayyar 
Baba'ya donerek, "Tayyar, biz senin seyhine hizmet 
ediyoruz, sen bizim kabrimizi kaziyorsun. Bu nasil istir" 
der. Ertesi giinu seyhini ziyarete giden Tayyar Baba, onu 
agir hasta olarak bulur." 



25 



Aydogmus, Nadir Baba'nm Sel9uklu doneminde 
yasamis Yesevi tarikatma mensup bir seyh olma 
ihtimalini kuvvetli bulur. Ermenilerin Nadir Baba'ya 
gosterdikleri ilgiyi, Yesevi dervislerin gayrimiislimlere 
yaklasim tarzma dayandinr. Ayrica, halk arasmda bu 
zatm Arabistan'dan yedi kardes olarak buraya geldigi ve 
burada sehit dustiigii de rivayet edilir. 

Ozellikle ruhsal sorunlan olan ziyaret9ilerin 
geldigi turbeye, ayrica ^ocugu olmayan ziyaret9iler de 
gelmektedir 30 . Turbeye gelen ruhsal sorunlu ziyaret9iler, 
ilk iki hafta cuma gunleri, u^uncii hafta ise cumartesi 
gunii burada bir gece yatarak sifa bulacaklarmi limit 
ederler. Ayrica burada yatarken iizerlerini ortmek ama9h 
kullandiklan battaniye, yorgan vs.'leri de Nadir Baba'nm 
naasi iizerine birakirlar. (^ocuk sahibi olamadiklan i9in 
turbeye gelen ziyaret9iler de buraya geldikten sonra 
90cuk sahibi olurlarsa adim "Nadir" koyarlar. 

1970'lerin sonuna dogru son seklini almis olan 
tiirbe iki boliimden meydana gelmektedir 31 . Dikdortgen 
planhdir ve duvarlarmm giiney cephesi dismda betonla 
kaplamp, iizeri sac ile ortulmustiir. Yapida siis unsuru ve 
kitabe bulunmamaktadir. Insasmda moloz ve kesme tas 
birlikte kullamlmistir. Vaktiyle, tiirbenin bitisiginde aym 



30 YAVUZ Etnrah, Harput Halk Kulturiinde Ziyaret ve Ziyaret 
Yerleri Etrafinda 01u§an Inan? ve Uygulamalar, Yuksek Lisans 
Tezi. Firat Uni., Elazig, 2005 

31 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

26 



isimle anilan bir Kadiri tekkesinin bulundugundan soz 
edilir. Zaviye olarak da adi gecen bu yapidan ilk defa 
1566 tarihli Tahrir Defterinde, zaviye vakfma gelir tahsis 
edilmesinden bahsedildigi belirtilmektedir. Nadir Baba 
tekkesine ayni zamanda Ozbekler Tekkesi de denirmi§. 

Ishak Sunguroglu'nun eserinden, Esediye 
Camii'nin 20. asrm ba§larmda hizmet vermekte oldugunu 
ogreniriz 32 . 

"Esadiye camii, sehrin dogusunda ve Esadiye 
mahallesinde, uq yolun kavsaginda cadde iizerindeydi. 
Tas kemerli bir kapidan genis bir avluya girilir, sol 
tarafi agaqhkh bir bahqe halindeydi. Onceleri burasi 
medrese imis... Bizim zamammizda medrese 
tamamiyle yikilmis, bahgeye gevrilmisti. Sag tarafinda 
ince mermer sutunlar uzerinde zarif kemerli bir 
medhalden iq camiye girilirdi. Bu medhal He iq kapisi 
ve mihrabimn mimari giizelligi, bu camiin qok eski 
devirlere ve bilhassa Artukogullari devrine ait oldugu 
zannini vermektedir. Bununla beraber banisinin Melik 
Esad naminda bir zat oldugu soylenmekte ise de, ne 
Artukogullari sulalesi, ne de onlardan sonra gelenler 
arasinda Melik Esad naminda bir kimseye tesaduf 
edilememistir. Cami, uq taraf duvarlari kapah, yalniz 
bunlardan Kibleye gelen duvarda tavana yakin uq 
orta pencere He avluya bakan uq buyuk penceresi 
vardi. Iq genisligi 10x10 m. dortgen seklinde, tavani 



32 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda 



27 



tonos halinde ve ustti toprakti. Eskiden minaresi 
varmi§, sonralari yikilmi§ ve bir daha yapilmami§hr. 
Kitabe elde edemedim, ancak cami ve biti§igindeki 
medrese III. Murad devrinde (1591-999 H.) mevcuttu. 
Cami vakfiyelerine ait elimizde iki vesika var. 
Bunlardan birisi, IV. Murad tarafindan verilen bir 
berat, digeri ise cuzhanhgina aittir. " 

Aslanh Cami diye de amlan Esediye Camii, ayni 
isimli mahallede Aslanh Sokak Ahi Musa Mescidi ve 
Tiirbesinin kuzeyinde yer ahr 33 . Gunumiizde biiyiik 
olciide tahrip olmus bulunan yapinin avluya giris 
basmdaki portalin de on yil ara ile cekilen 
fotograflarmdan yikilmakta oldugu goriiliir. Yapim tarihi 
bilinmeyen caminin guniimiize gelmemis olsa da 
1960'lara kadar portalin iistiinde bulunan as Ian baslarmm 
Artuklu hiikumdari Fahreddin Karaaslan'i simgeledigi ve 
eserin Artuklu donemine ait oldugu ileri suriilur. 

Ahi Musa Mescidi ve Tiirbesi, Esediye Mahallesi 
Aslanh Sokakta Esediye Camiinin giineyinde yer ahr. 
Yapinin bugiin kayip olan kitabesinde 1185 tarihinin 
bulundugu ileri suruliirse de, esasen Artuklu donemi sonu 
ile Selcuklu donemi baslarma tarihlendirilir 34 . Diger 
taraftan darii'l hadis olarak Esediye Medresesi'nin bir 
iinitesi oldugu da ileri suriiliir. 



33 Ertugrul Damk. Orta^ag'da Harput 

34 Ertugrul Damk.Orta^agda Harput. 



28 



Yapi, dogu bati dogrultusunda dikdortgen planh 
bir mescid ve ona giiney duvarm dogusunda bitisik bir 
tiirbeden olusmaktadir. Mescidin i9inden bir kapi, tiirbe 
bolumiine a9ilir ve diger bir kapi ile tiirbeden disan 
9ikihr. Giineyde bir tiirbe penceresi yer ahr. Yikilmis ve 
harap durumdayken, yapilan son restorasyonda diizgiin 
kesme tas malzeme kullamlmistir. 

Elazig Kiiltiir Envanterinde, "Simdi kaybolan fakat 
ewelce kopyasi alman kitabesine gore 607 H. (1 185 M.) 
tarihinde yaptinlmistir.", kaydi yer ahr 35 . Sultan IV. 
Murat devrine ait seriyye sicilinde ismi Ahi Musa Hervi 
olarak gefer. Eserin tamtim tabelasmda mescidi, Ahi 
Musa Hervi (Herdi) nammda bir zat yaptirmistir, diye 
yazihdir ki "kendisi 'Emiriissehir bi Harputi' namiyla 
anilan meshur bir miicahit ve Fatih'in neslinden 
gelmistir", denilir. Tiirbede dort mezar bulunmaktadir. 
Ondeki mezarm Ahi Musa'ya, arkasmdaki ogluna, 
digerlerinin aym siilaleden birisi Esseyyid Hasan' a 
digerinin de Seyyid Ahmed' e ait oldugu ileri siirulur. 

Tasidigi lakaptan dolayi Harput'taki ahi 
teskilatmm varhgma delalet etmesi yanisira, sehirde sur 
ifindeki 20 Musluman mahallesinden birinin isminin de 
Ahi Musa Mahallesi olmasi, Ahi Musa'nm onemini 
gosterir 36 . 



35 T.C. Elazig Valiligi.il Kiiltur ve Txu"izm Mudiirliigii Elazig 
Arkeoloji ve Etnografya Miize Mudiirliigii. Elazig Kiiltiir 
Envanteri. 2009 

36 Gecmii-iten Giiniimiize Harput Mimarisi. Panel-Forum. 2009. 
Elazig 

29 



Vaktiyle Zahiriye Mahallesinde bulunan ve tiirbe, 
mescid ve medreseden olusan kiilliyenin bulundugu 
yerde, bugiin "Zahiri Baba" olarak anilan tiirbeden 
baska bir yapi kalmamistir. I9inde iki sanduka bulunan 
tiirbe, kare planh, son derece kiiciik ve basit bir yapidir. 
Muhtemelen Sel9uklu fagmda insa edilmistir. Zahiri 
Baba tiirbesinde medfun olan zatm, medresenin 
kurucusuna mi, yoksa sonraki devirlerde medresede 
hizmet veren bir zata mi ait oldugu bilinmemektedir. 
1 523 tarihli icmal defterindeki "Evkaf-i Medrese-i Melik- 
i Zahiriye" kaydma bakihrsa ve Melik Zahir'in, bir 
mahalleye isim olmasi da goz oniinde tutulursa, 
Harput'taki medrese ile bir ilgisi olmasi muhtemel 
goziikiiyor. 

Tiirbe, Sarahatun Camii'nin yakmmda, kaleye 
giden yolun solundadir. Mimari ozelligi olmayan tiirbe 
kare planh ve tek boiiimden olusur 37 . Tiirbe kapismm 
iistiindeki levhada sadece 'M. Zahri Baba' ismi ve 
mimari olarak 'Riza oglu Firmci Ibrahim Asian' ismi 
yazihdir. 

Halk arasmda anlatildigma gore bu tiirbe eskiden 
yokmus. Buraya yakmdaki bir cesmenin pis sulan 
akmaktaymis. Yillar once burada yasayan Firmci Ibrahim 
admda bir zat, riiyasmda Mehmet Zahiri Efendi'nin 
kendisine, "beni bu sudan kurtarm", dedigini gormiis. 
Aym riiyayi ii9 giin iist iiste goren Firmci Ibrahim, bu yeri 



' 7 OYMAK Iskender, Elazig Merkez ve Qevresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili Inan? Ve Uygulamalar 

30 



dozerle diizeltip bu tiirbeyi yaptirmistir. M. Zahiri 
Efendi'nin kabri ile birlikte, yanmda Seyyid Ahmet 
Efendi'nin de kabrini bulmuslar ve ikisini de ayni tiirbe 
i9ine koymuslar. Beton yapi olan tiirbe cati ortiilii olup 
demirden kii9iik bir kapisi ve oniinde de bir dut agaci 
bulunmaktadir. 

Harput'ta yasayan bazi kisilerin bu tiirbede bazi 
gecelerde lsik yandigma sahit olduklan anlatihr. 
Sandukalarm iizerinde 9ok9a yesil ortii ve kenarda 
seccadeler bulunur. Tiirbe, 9esitli dilek sahipleri ve 
hastaliklardan kurtulmak isteyenler tarafmdan ziyaret 
edilir. Bu ziyaretgaha Malatya, Mersin, Adana gibi 9esitli 
illerden de ziyaret9iler gelir. Ziyaret9iler arasmda her 
kesimden kisiler bulunur. Bazi dilek sahipleri de tiirbenin 
9atisma ufak tefek taslar atarlar. §ayet atilan taslar 9atida 
kahrsa dileklerinin ger9eklesecegine inamrlar. Aynca bu 
tiirbede mum yakihr. Dilekleri ger9eklesen ve sifa 
bulanlar adaklanm yerine getirir. Bu adaklar, Kur'an-i 
Kerim, seccade, levha, yesil ortii gibi seylerden olusur. 
Bazi ziyaret9iler de buradaki yesil ortiileri ahp muska 
yapmak i9in kullamrken, bazilan da evlerine ve 
arabalarma asmak i9in gotiiriirler. 

Mansur Baba tiirbesi, Cami-i Kebir Mahallesinde, 
kaleye giden yolun sonunda Sarahatun Camisi'nin kuzey 
batismdadir. Sunguroglu 20. yiizyilm baslarmda yapinin 
yerini soyle tarif eder. "..Mansur Baba, Cami-i Kebir 
mahallesinde ve Cami-i Kebirin oniindeki mezarhkta 
bulunan bir tiirbede medfundur..." Ge9irdigi 
restorasyonla tamamen yenilenmis durumda olup 



31 



sekizgen planh (ic kisim orjinal seklini korumaktadir), 
kubbeli, demir kapih, kesme tastan yapilmis bir tiirbedir. 
XII. yiizyil sonu ile XIII. yiizyil baslarmda yapilmis 
olabilecegi ileri siirulur 38 . Ust ortii sistemi sonradan 
yapilmis iki kath bir yapidir. 1518 yilmda var olan 
Mansur Baba'ya ait mescit, tiirbe ve zaviye, zamanla 
cesitli sebeplerle yikilip harap olur, yeri arsa seklinde 
kahr. Ishak Sunguroglu'na atfen Mansur Baba'nm 
kabrinin kesfi soyle anlatihr 39 . Vaktiyle caminin 
oniindeki mezarhga bitisik evlerden birinde oturan 
§ahende isminde bir kadm riiyasmda ak sakalli, nurani 
cehreli bir zat goriir. O zat kadimn evine girer ve 
kendisine hitaben, "Ustiime pis su dokiiyorsunuz, ya 
dokmeyin, ya da yerimi degistirin", diye ihtarda bulunur. 
Kadm,"ruya bu!" deyip aldins etmez. ikinci ve ii^ncii 
gece de ayni sekilde riiya goriir. Sonunda §ahende Hamm 
cevaben, "Ben zavalli bir kadimm, bu isi nasil 
yapabilirim", deyince o zat, "oyle ise, git Beyzade'ye 
haber ver", diyerek gozden kaybolur. Kadm riiyasmdan 
uyamp korku ve heyecan icinde sabahlar. Giin agarmca 
Beyzade'nin konagma gider ve riiyada gordiiklerini 
oldugu gibi Beyzade'ye anlatir. Beyzade, hemen Haci 
Hamit Efendi'ye, Muftii'ye ve Evkaf Dairesi'ne haber 
gondererek onlan ogle namazim Ulu Cami'de kilmak 
iizere davet eder. Haci Hamit Efendi, ogullan Haci 



38 Ertugrul Damk. Orta?agda Harput 



39 Aydogmu§, Giinerkan; Harput Kultiiriinde Din Alimleri, 
Elazig, 1998 

32 



Mehmet Sait ve Kemal Efendileri de yanma alarak Ulu 
Cami'ye gidip Beyzade'ye miilaki olurlar. Diger zevatla 
birlikte namazdan sonra Evkaf Dairesi'nden Osman 
Aga'nm getirdigi iki ameleye §ahende Hamm'm 
gosterdigi yer kazdinlmca, biiyiik bir lahit ortaya 9ikar. 
Lahidin icinde bir erkek, bir bayan ve iki de cocuk mezari 
bulunmaktadir. Erkegin mezari acilmca, asirlarca ewel 
gbmulmus olan bu zatm cesedinin, sanki diin olmiis gibi, 
hicbir tarafmm curiimemis oldugu gorulur ve durum 
derhal bir telgrafla mesihata bildirilir. On gun sonra, 
masrafi cib-i Mmayundan verilmek suretiyle iizerine bir 
tiirbe ve yanina da bir zaviye yaptinlmasi kararlastinhr 40 . 
Bunlar yapihrken mezar tasmda isminin "Mansur" 
oldugu gorulmiis ve bu nedenle yanmdaki zaviyeye de 
"Mansuriyye" adi verilmistir. Bu tiirbeye Kinderif 
koyiiniin vakfedildigine dair bir irade-i Seniyye 
bulunmaktadir. 16. yiizyila ait vakfiyenin yillik geliri, 
8980 akcedir. Tiirbede, Mansur Baba, hanimi ve iki 
cocugu yatmaktadir. 

Tiirbedeki sahsm el Melikii'l Mansur iinvanmi 
tasiyan Harput emiri Imameddin Ebubekir olabilecegi 
ileri siiriilur. 



40 Padi^ahin "cib-i humayun'u" yani cep harchgi. Ku§kusuz 
devletin zaruri masraflan icin buradan bor? alman paralann, 
tarihci Yilmaz Oztuna'nm tabiriyle padi§aha geri verildigi de 
g6riilmemi§tir. 

33 



Elazig Kultiir Envanterinde yapinin muhtemelen 
Artuklu donemine ait oldugu kayithdir 41 . Sunguroglu 
tiirbenin yanmda bir zamanlar tekye olarak kullamlmi§ 
bir zaviye bulundugunu ve bu zaviyenin vakfiyesinin 
Harem-i §erif muhasebesinde kayith oldugunu nakleder. 

Ziyaretciler ziyaret esnasmda tiirbede kibleye 
dogru ve mezarlar on tarafta olacak §ekilde diz cokiip dua 
ve dilekte bulunurlar 42 . 



14.asir 



Yiizyilm ortalarmda Harput bir sure Eretnahlar ile 
merkezi Elbistan olan Dulkadirogullan arasmda 
miicadele konusu olur. 1376 yilmda sehir Dulkadirli Halil 
Bey tarafmdan ele gecirilir. Kalenin bati ve dogu 
duvarlarmda yikilan bur9lardaki kitabelerde Halil ve 
Ibrahim Beylerin Harput kalesinde tamirat yaptirdiklarma 
dair bilgi yer almaktadir. 

Fatih Ahmed Baba'nm tiirbesi, Harput'a bir 
kilometre mesafede, sehrin kuzey dogusunda Gollii 
Baglarma (Karata§ ve Serince koylerine) giden yolun 



41 T.C. Elazig Valiligi.il Kiiltiir ve Turizm Miidiirliigii Elazig 
Arkeoloji ve Etnografya Miize Miidiirliigii. Elazig Kiiltiir 
Envanteri. 2009 

42 OYMAK Iskender, Elazig Merkez ve (^evresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili Irian? Ve Uygulamalar 

34 



sagmdadir 43 . Tiirbenin insa tarihi bilinmemektedir. 
Ancak giinumuze kadar ulasan kayitlardan, adma tiirbe 
yapilan zatm bir seyh, bir veli oldugu ve 13 13'te vefat 
ettigi ogrenihnektedir. Tiirbenin, Fatih Ahmet Baba'nm 
vefat ettigi yillarda yaptinlmis olmasi muhtemeldir. 
Seyh-i Kainat Mescit ve Tiirbesi olarak da anilan yapi, 
kuzey giiney dogrultusunda dikdortgen bir mekan 
(mescit) ile bu mekanm bati duvarma bitisik, icten ve 
distan sekizgen planh bir mekandan (tiirbeden) olusur 44 . 
Tiirbenin bati duvan mescit cephesinin hizasma kadar 
uzatilmis ve olusan bu mekanm iizeri sundurma ile 
ortulmiistur. Tiirbenin bati ve kuzey-bati cephesi mescit 
ile bitisiktir. Sekizgen seklinde olan yapi, sade ve basit 
durumdadir. Uzeri sac kaph kirma 9ati ile ortuliidiir. 
Sadece alt katiyla giiniimiize ulastigi kabul edilen 
tiirbenin giiney dogu kosesinde bir mazgal penceresi yer 
alir. Kuzey cephedeki basik kemerli oldukca kii9uk bir 
kapi ile tiirbe boliimune girilir. Tiirbe orijinalinde altigen 
planh kaide iizerinde ve iki kath olarak insa edilmistir. 
Mescit ve tiirbenin iizeri son restorasyon sirasmda 
betonla sivanmis ve sonradan ziftlenmistir. Ishak 
Sunguroglu, hicri 1298 tarihli salnamede ise "Seyhiil 
Kainat Fatih Ahmed Hazretleri kendi namlarma mebni 
cami-i serif ittisalinde ve Elaziz'e 1,5 saat mesafede 



43 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

44 Ertugrul Damk. Orta?agda Harput 

35 



bah9eler arasmda tiirbe-i seriflerinde medfundur", 
bilgisini vermektedir 45 . Hicri 1301 tarihli Ma'muratii'l- 
Aziz salnamesinde ise tiirbe soyle tasvir edilir: "Nefs-i 
kasabaya bir ceyrek mesafede ve bir mevki-i refi ve 
latifde Aizze-i kiramdan §eyhiil- Kainat vasfiyle maruf 
olan "Fatih Ahmed" hazretlerinin merkad-i miibarekleri 
mevcuttur. Uzerinde bir kubbe ve yamnda bir mescid-i 
sagir vardir." Evliya £elebi ise Seyahatname'sinde, Feth 
Ahmet Baba Tekyesi'nin "Ulu Asitane" oldugundan 
bahseder. Fatih Ahmet Baba Peygamber Efendimizin 
soyundan gelip on uciincii asrm ilk ceyreginde Giiney 
Tiirkistan'm Belh sehrinde dogmustur. Hocalarmdan 
Mehmed Hallac el-Belhi vasitasiyla Silsile-i Aliyye 
biiyuklerinden Ali Ramiteni'nin talebesi olmustur. 

Fatih Ahmet Baba, 1313 yilmda Harput'u 
Ermenilerden geri almak iizere sefere 9ikan Ilhanh 
ordusuyla bolgeye gelmis ve sehrin fethi sirasmda 
arkadaslanyla birlikte sehit dusmiistur. Ishak 

Sunguroglu, Fatih Ahmet Baba'nm hiiviyeti hakkmda 
Beyzade Efendi'nin ihvan-i kiramiyle vaki olan kesifleri 
neticesinde elde edilen hal terciimesini soyle nakleder 46 . 
"Sen bil ki Harput Kasabasi civannda 
medfun ve Fetih Ahmet namiyla me§hur olan zat, 
Perevat ya da Perbat §ehrinde Seyhii 1-Kdinat 
iinvamyla anilan Aliyii 'r-Remeytani 'nin 

talebelerindendir. Kendisi Belh 'de dogmu§, ismi 



45 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt I, 

46 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt I, 



36 



Ahmed, tarikati Tarikat-i Hacegan 'dir. Muhammed 
Hallacu 1-Belhi vasitasiyla Azizan Hoca Aliyil V- 
Remeytani'den intisap etmistir. Onun ahbap ve 
yakinlarindan on kisi de tiirbenin ust tarafindaki 
mezarhkta medfundurlar. Kendisi sadat-i 
kiramdan (Peygamber neslinden) olup sag 
tarafindan (kolundan) yaralanarak sehid diismus 
ve ayni yere defnedilmistir. Mensup oldugu 
mezhep, Hanefi mezhebi olup Bagdat'ta medfun 
bulunan ve bu mezhebin banisi olan Imam Azam 
Ebu Hanife'nin tiirbedari olarak hizmetinde 
bulunmustur. " 

Fatih Ahmet Baba'nm hiiviyeti hakkmda 
Erzurum'un Pasinler kazasma bagli Yegan koyiinde 
tiirbe-i mahsusunda medfiin bulunan "Halil Divani" 
Hazretlerinin tiirbedari ve miitevellisi ve marifetname 
sahibi Ibrahim Hakki Hazretlerinin kiitiiphanesinde 
bulunan tevliyetnamede §6yle zikrolunur: "Erzurum ve 
havalisi Tebriz'e merbut (bagli) iken ol zamamn 
hukiimdan Aras'm bir kismim Halil Divani'nin tiirbesine 
vakfetmi§ imi§... Bu vakifhamede Halil Divani'nin 
Evlad-i Resiilden (Peygamber neslinden) oldugu ve 
silsilesi tamamen yazih bulundugu gibi mensup 
bulundugu seyhi de Fatih Ahmed Herberdi (Harputi) 
oldugu silsilesinde tamamen zikredilmistir 47 . Riiya K1I19, 



47 Halil Divani'nin dogum ve Slum tarihi bilinmiyor. Ancak bu 
vesika Seyit oldugunu belgeliyor ki, bu onemli vesikaya gore 
Halil Divani Hz. Huseyin ve oglu Zeynel Abidin 
evlatlanndandir. Tarikat izinnamesinde §eyhinin §eyhi olan 

37 



bir vakfiye suretini esas alarak seyyidlerin daha 12. 
yiizyilda Anadolu'ya ayak bastigma i§aret etmektedir. 
Imam Muhammed Bakir soyundan Halil Divani (Yagan 
Pa§a) adma diizenlenen vakfiyeden hareketle, a§iret reisi 
olmasi muhtemel olan Kirmanh Seyyid Serif Halil Divani 
yamndaki grupla birlikte o donemde Tebriz'e bagh 
Pasinler'e gelerek yerle§ir. Kurdugu zaviyesine ise Giircii 
krallarmdan satm aldigi bazi koylerin gelirlerini 
vakfeder 48 . icazetnamede §u sira yer ahr 49 . "Tarikat 
silsilesi (Icazetnamesi=Izinnamesi) : Seyit Halil Divani 
kendisi, ilk once, Seyit Seyh Ahmed-i Kebirden el, inabe 
ve. beyat aldi . Bu zat da Seyit Seyh Ahmet Fatih-el 
Harputi'nin (Olumii M.1313) elinden inabe aldi. Bu da 
Seyit Seyh Tacettin Ibrahim-el Fatih (olumii M.1305) 
den, o da Seyit Seyh Semsuddin Ahmet bin Muhammed-el 
Fatih 'in elinden inabe aldi. " Bu icazetname vesilesiyle 
Fatih Ahmed Baba'nm Rifai tarikati §eyhi oldugu ve 
muhtemelen kiiciik Seyyid Ahmed-i Kebir'in babasi olan 



Seyit Seyh Ahmet el- Harputi; Peygamber Efendimiz soyundan 
gelip Seyit olan Fatih Ahmet Baba 13. asnn ilk feyreginde 
Tiirkistan'in Belh §ehrinde dogdu. Hocalanndan Ahmet Hallac 
el-Belhi vasitasiyla Silsile-i Aliye buyiiklerinden Ali Ramiteni 
(Dogumu Buhara-oliimii M.1328 Harzem) Hazretlerinin 
talebesi oldu. 

48 Ruya K1I15. Osmanhda Seyyidler ve Serifler. Sh.58 

49 http://www.yagan.net/tr/yagan-baba-vakfiyesi-l 

50 Fatih Ahmet Baba'nm icazet vermis, oldugu Seyyid Seyh 
Ahmed-i Kebir hakkinda Abdulhalim Durma'nm Evliyalar 
Sehri Amasya ve Evliyalar Sehri Samsun'a bkn. 

38 



§eyh Taceddin ibrahim'den inabe almis oldugu 
anlasihyor. 

Fatih Ahmet Baba ile ilgili pek 90k menkibe 
anlatilmaktadir. Rivayete gore, Harput'un ilk kaymakami 
§evki Bey ehl-i keyf bir zattir. Bir yil yazi gecirmek 
iizere Fatih Ahmed Baba tiirbesi civarmdaki Haci 
Halilogullarmm bah9elerinden birini kiralar. Cuma 
giinleri dostlarmdan bazilan ile bah9eye gider, orada 
beraberce demlenir (igki i9er) ve eglenirler. Yine boyle 
bir giinde yine biraz demlendikten sonra sik aga9larla 
kaph olan havuz manzarasi, §evki Bey' in alkol ile 
beslenen ruhunu sikmis olacak ki ayaga kalkar ve etrafta 
dolasmaya baslar. Karsida tiirbenin tarn alt tarafmda 
derenin kenarmda yesil bir diizliik goriince kilimlerin, 
siltelerin ve raki sofrasmm buraya nakledilmesini 
emreder. Fakat misafirlerden birisi tiirbeyi gostererek, 
"oraya pek yakla§mayahm", demi§se de kaymakam §evki 
Bey buna aldirmaz. Bu emir iizerine tarn Fatih Ahmed 
Baba'nm tiirbesinin oniindeki kayalarm altmda sofra 
kurulur ve alem ba§lar. Yemi§ler, i9mi§ler ve ge9 vakit 
dagilmi§lardir. Ertesi sabah §evki Bey yatagmdan 
kalktigi zaman agzmm ve 9enesinin egilmi§ oldugunu ve 
bir kelime dahi konu§amadigim hissedince, bundan 90k 
etkilenir. Kasaba ve Elazig'da bulunan mevcut doktorlara 
tedavi i9in gitse de yapilan miidahalelerin hi9 biri 9are 
olmaz ve bu darbenin nereden geldigini anlar. Birka9 gun 
evinden 9ikmaz ve sonra dostlarmm tavsiyesi ile Fatih 
Ahmed Baba tiirbesine giderek tiirbeyi ziyaret edip tovbe 
eder ve af dileyerek saghgma kavusmak i9in duada 



39 



bulunur. Turbeyi ve yanmdaki mescidi tamir, oniindeki 
sahayi tesviye ettirerek turbenin oniine bir 9esme yaptinr 
ve agaclandinr. Yaptigi bu hizmetin miikafatmi da 90k 
ge9meden 9enesinin diizelmesiyle goriir. 

Diger taraftan Fatih Ahmed Baba'mn tarihi 
sahsiyeti, VIII. ve IX. yiizyillardaki Arap-Bizans 
miicadelelerine dayandinhr 51 . Halk arasmda "Fethamed 
Baba" olarak bilinen bu zat, XVI. yiizyila ait vesikalarda 
"§eyh-i kainat" olarak zikredilir. §eyhin tekkesinden ve 
vakfmdan ilk defa 1523 tarihinde bahsedilir. Evliya 
£elebi, Feth-i Baba Tekkesinin biiyiik bir dergah 
oldugundan bahseder. Feth Ahmet Baba tiirbesinin dis 
duvarma asih levhada ise su bilgiler ileri suriilur. Feth 
Ahmet Baba Turbesi adiyla amlan bu turbenin Harput'da 
XII-XIII. yiizyilda saltanat siiren Artuklu hanedam 
hukiimdarlarmdan Ebu Feth Izzettin Ahmet' e ait oldugu 
anla§ilmi§tir. Tiirbe sekizgen planh, iki kath ve kiimbetli 
idi. Kiimbeti ve ikinci kati Mansur Baba turbesi gibi 
[Harput'tun 1134 yilmda Sel9uklular tarafmdan zapt 
edildigi zaman] 52 yiktinlmistir. Bitisigindeki mescit 90k 
sonralan yapilmistir. Feth Ahmet bah9elerinin Harput 
Artuklu hiikumdarma ait oldugu ve turbenin guneyinde 
ve Kurebasi tepesindeki enkazm bu hiikumdarm 
yaptirdigi saraya ait bulundugu samhyor. 



51 OYMAK Iskender, Elazig Merkez ve Qevresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili Inanf Ve Uygulamalar 

52 Gerek Ebu'l Ferec gerek Ibn Bibi'ye dayandinlan bu bilgi, 
ismi verilen yazarlann eserlerinde sarih §ekilde yer 
almadigindan me§kuk goriiliiyor. 

40 



Elazig Kiiltiir Envanterinde hem tiirbe hem de 
oniinde yer alan uc fmar agaci kiiltiir ve tabiat varhgi 
olarak tescillidir 53 . 

Fatih Ahmet Baba tiirbesi gerek Elazig ve 
cevresinde gerekse fevre illerden gelen ziyaretciler 
tarafmdan yogun olarak ziyaret edilir. Bu ziyarete hem 
Siinni hem de Alevi halk tarafmdan yogun olarak ragbet 
edilmektedir. Siinni ziyaretciler daha 90k per§embe ve 
cuma giinleri gelirken, Alevi ziyaretciler ise car§amba 
giinleri gelmektedir. Belli bir rahatsizhk veya dileginden 
dolayi gelen ziyaretciler tarafmdan bu ziyaret giinleri 
bazen uc cuma veya uc car§amba §eklini ahr. Ziyarete 
daha 90k focugu olmayan ki§iler ragbet eder. Bunun 
yamnda kiz cocugu olup da erkek cocugu olmayan ki§iler 
de bu maksatlarma ula§mak amaciyla buraya 
gelmektedir. Sinir hastalan, fe^liler, nazara ugrayan 
ki§iler ile 9e§itli dilekleri bulunan ki§iler tarafmdan da 
yogun olarak ziyaret edilir. Siinni ziyaret9iler dilekleri 
ger9ekle§tiginde buraya gelip §iikiir amaciyla kurban 
kesip tasadduk etmektedirler. Ziyaret9iler dilek ve 
isteklerine ula§mca buraya gelerek lokma (gomme) adi 
verilen yoresel bir yemek yapip dagitirlar. Durumu agir 
olan hastalarm bir kismi §ifa bulmak maksadiyla burada 
yatiya kahr. Yine 90cugu olmayan kadmlar buraya 
ziyarete geldiklerinde koluna demir bir bilezik ge9irip 



53 T.C. Elazig Valiligi.il Kiiltur ve Turizm Mudiirlugii Elazig 
Arkeoloji ve Etnografya Miize Mudiirlugii. Elazig Kiiltiir 
Envanteri. 2009 



41 



cocugu olana kadar cikarmazlarsa, bu dilek ve 
maksatlarma ulasacaklarma inanihr. Bu tiirbeye geldikten 
sonra cocugu olan aileler cocuklan erkek olursa ismini 
"Fethi Ahmet veya Fatih Ahmet", kiz cocuklan olursa 
ismini Fethiye koyarlar. Cocuklan olduktan sonra da 
buraya gelerek kurban kesip tasadduk ederler. Yine 
cesitli talep ve isteklerine ulasmak icin buraya gelen 
ziyaretciler tiirbenin arka tarafmdaki dardagan agacma 
bez, yazma vb. seyler baglamaktadir. Aynca tiirbenin sol 
tarafmdaki "dilek duvan" adi verilen duvara da tas 
yapistinrlar. §ayet bu duvara tas yapisirsa o kisinin 
dileginin kabul olacagma, aksi takdirde kabul 
olmayacagma inanihr. Yine tiirbeye muhtelif amaclarla 
gelen ziyaretfiler dileklerini bir kagida yazip mevcut 
Kur'an-i Kerim'lerin icine birakirlar. Ya da bu dileklerini 
mescid bolumiiniin giiney yoniindeki duvara da yazarlar. 

§eyh §erafeddin ismiyle de amlan Murat 
Baba'nm tiirbesi, Harput'ta Aga Camii karsismda Balak 
Gazi parkmm girisinde bulunmaktadir 54 . Altigen planh 
ve basik bir kubbe ile ortiilii olan tiirbe tek kath olup 
moloz taslardan yapilmistir. Bir kosesinde mezar 
sandukasi yer alan tiirbe, harap halde iken 1963 'den 
sonra Vakiflar Genel Mudurliigu tarafmdan restore edilir. 
Anlatihr ki, Murat Baba Feth Ahmet Baba'nm akrabasi 
olup, onunla beraber Belh'den gelmis ve burada 
savasirken kalenin oniinde sehit diismiis ve naasi eskiden 



54 OYMAK Iskender, Elazig Merkez ve Qevresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili Inanf Ve Uygulamalar 

42 



mezarhk olan bugiinku yerine defnedilmistir. Ancak 
tiirbenin ne zaman ve kim tarafmdan insa edildigi 
bilinmemektedir. 

Ishak Sunguroglu tiirbe hakkmda sunlan 
kaydeder . "Tiirbe He cadde arasindaki dar bir 
sahaya, terzi Mamo (Mehmed) naminda birisi ev 
yaptirmis ve bu evin iginden tiirbeye bir de kapi 
(simdiki kapi) agarak ziyaret igin gelenleri bu kapidan 
igeri sokar ve ziyaretgilerden bes on para alarak 
faydalanirmis. Terzi Mamonun oliimiinden sonra oglu 
sarag Ahmed, tiirbeye hig bakmamis, igi ve di§i harab 
olmu§tu. Vakta ki Iringillilerin seldmhk ve harem 
dairelerini miistemil konaklarim Haci Kerim Efendi 
satin alarak bu eski binalan yiktirdigi zaman tiirbe de 
meydana gikmisti. Haci Kerim Efendi tiirbenin igini 
disim tamir ve temizlettikten sonra evin igine agdan 
kapiyi kapatmis ve esas kapisim agtirmisti. Igerisi 
tefris ve sandukasi da tamir ettirilmisti. " 

Murat Baba'nm cesedinin sava§ kiyafetleri ile 
9uriimemi§ bir halde kabrinde olduguna, yine Allah' in 
emriyle tekrar kalkip du§manlarla sava§acagma inamlir. 
Halk arasmda muradi olup da buna ula§amayanlarm 
ziyaret ettikleri tiirbeye gelen ziyaretcilerin ziyaret 
amaclarim, sandukamn kenarlarmdaki yiizlerce dilek 
yazismdan cikarmak mumkiindiir. Ayrica, cocugu 
olmayanlar, kismeti kapah olan erkek ve bayanlar ve 
ni§am atilmi§ ki§iler, ziyaretciler arasmda fogunluktadir. 



55 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt I, 



43 



Murat Baba tiirbesi ozellikle cuma, cumartesi, ve pazar 
giinleri ziyaret edilir. Dilekleri gerceklesenler ve sifa 
bulan hastalar adak olarak adamis olduklan Kur'an-i 
Kerim, seccade, yesil ortii vb. seyler getirirler. 

15. asir 

Dulkadirli Kadi Burhaneddin, Karakoyunlu ve 
Akkoyunlu devletleri arasmda sik sik el degistirdikten 
sonra Harput, 1465 yilinda Akkoyunlu Uzun Hasan 
tarafmdan zapt edilir ve 40 yil kadar Akkoyunlular'rn 
idaresinde kalir. Bu donemden gunumiize gelen en 
onemli eser Sara (Saray) Hatun Camii'dir. 

Sarahatun Camii hakkmda Elazig Kiiltiir 
Envanterinde su bilgiler yer ahr 56 . Kare planh caminin 
orta kismmm iizeri, dort kalm siituna dayanan kubbe ile 
kenarlan ise tonozla ortuludur. Kubbe, tonozlan cati 
ortasmda 90k az yiikselmektedir. Kubbeye gecis 
pandantiflerle saglamr. Mihrap sade bir nis halindedir. 
Minberi tas isciligi gosterir. Son cemaat mahalli ile harim 
kismi arasmda bulunan minarenin merdiven kisrmlan 
distan koyu renk kesme tastan, diger kisimlan beyaz renk 
kesme tastan oriilmustiir. Minare, kitabesine gore 1898 
yilmda yapilrmstir. Caminin ig kismmda sanat degeri 
olan yazilar vardir. Kubbedeki yazi Harputlu 
Gergerlioglu Sait Efendi tarafmdan yazilmistir. Cami 



56 Elazig Kiiltiir Envanteri 



44 



Akkoyunlu hiikumdan Uzun Hasan'm (Bahadir Han) 
annesi Sarahatun tarafmdan yaptinlmistir. Fakat sonradan 
yapilan biiyiik onanmla orijinalligi kaybolmustur. 
Osmanh camileri tipindedir. Kible duvarmm sol 
tarafmdaki kitabede 993 (1585) yilmda Haci Mustafa 
tarafmdan onanldigi yazihdir. Diger kitabede 1843 
yilmda Harput muftiisu Haci Ahmet tarafmdan onanldigi 
belirtilmektedir. 

Ishak Sunguroglu eserinde yapiya genis yer 

57 

ayirir . 

"Sarahatun camii, Sarahatun mahallesinde bir 
tarafi sehrin biiyiik meydanlarindan biri olan (Bugday 
meydam) mukabil tarafi, Belediye caddesi, yan 
taraflardan birisi Belediye dairesi, bir mahalle 
mektebi, Sarahatun medresesi ve qesmesi, diger tarafi 
ise Cimsit hamami He qevrilmisti. " Orijinalinin ahsap 
bir mescit oldugunu ogreniriz. Daha sonra Cami 
insaati ile ilgili Haci Ahmet Efendinin cahsmalan 
anlatihr. "..Onun kafasinda tek bir plan var. Bu 
mescidi temelinden yikip etrafini da satin alarak 
burada, camiin tarihi ehemmiyeti ve sehrin inkisafiyle 
miitenasip biiyiik bir dini abide kurmak... O buna kat'i 
kararim vermis, sahsi tesebbilse de geqmistir. Konk 
koyiinde mutasarrif oldugu milhim bir araziyi 400 
altin liraya satmak suretiyle ise baslamis, mescit 
yiktirilmis ve etrafindaki yerler de mescidin arsasina 
katilmis, kurbanlar kesilip dualar edilerek temelleri 



51 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt. I 



45 



atdmis ise de bu para, camiin duvarlanni temelden 
sonra bir metre kadar ancak yukseltebilmistir. Bunun 
iizerine bir giin, butiin Harput halkim, koy agalarini 
ve beylerini bu temellerin ustiine davet ederek bunlara 
giizel ve miiessir bir hitabede bulunmus ve bugunden 
sonra camiin insasi iqin muhim miktarda iane 
toplanmis, parasi olmayanlar da bilfiil qahsmak 
suretiyle bu dint vazifeye katilmislardir. Bu hal, 
sonuna kadar devam etmis ve nihayet cami 
tamamlanmis ve Turk mimarisinin nefis ve zarif bir 
saheseri olarak meydana qikmistir. " 

Caminin in§a hikayesi burada bitmez. Haci Ahmet 
Efendi huzursuzdur, cunku cami yeterince aydmhk 
degildir. 

".. Qunkii yalmz kible cihetindeki duvarda 4 
buyuk ve 4 kilquk penceresi vardi. Bu pencereler, 
muazzam camiin aydinlahlmasina kdfi gelmiyordu. Bu 
hal Haci Ahmed Efendinin canim sikmisti. Onun 
ytiksek ruhunda bir simsek daha qakmis, bunun da 
qaresini bulmustu. Camiin aqrfisim bahane ederek 
ikinci bir davet daha yapmis... Bu davet daha siimullu 
ve daha azametli olmus... Koylerden, bahqelerden ve 
kasabadan binlerce halk camiin onundeki buyuk 
meydam doldurmus... Kurbanlar kesilerek dualar 
edilmis ve sonunda Haci Ahmed Efendi tekrar kursiiye 
qikarak derdini su suretle izah etmistir. - Camii, 
hamdolsun tamamladik, yalmz bir az karanhk oldu, 
bu sebeple sol taraf duvar uzerinde de pencereler 



46 



agilmasi iktiza ediyor, diyerek, bu defa halktan para 
istememis... Giizel bir bulusla : - Biz hesap ettirdik, 
buyuk bir pencerenin agilmasi ve yeniden yapilmasi 
15 liraya (altin), kugiikler ise 10 liraya mal oluyor. 
Her kim bu pencerelerden bir tanesini yaptirirsa o 
pencereye kendi ismi verilecek ve bu suretle kiyamete 
kadar hayir He ydd edilecektir. demis. Yarim saat 
siirmeden 9 pencerenin insasi taahhilt edildigi gibi 
birgok da iane yeniden toplanmis. Halk bu halden 
memnun kalarak seving ve dualarla evlerine 
donmuslerdir. Sonra cami tamaml annus, tefris edilmis 
ve ibadete agilmishr. " 

O donemde Kurra Hoca karde§ler, Kamilzade 
Hafiz Tevfik Efendi, Haci Mamo ve (^ataloglu'nun 
okuduklan mevlidler 90k alaka toplamaktadir. Cami 
hmcahmc dolar. Kurra Hocalarm Misir'daki 
vakfiyelerinde rminderic olmasi itibanyle her sene 
okuttuklan mevlidlerde cemaate bal §erbeti 
verilmektedir. Caminin minber ve mihrabi da 90k 
giizel ve sanatkarane mermerden yapilmi§tir. 
Minberin sag tarafmda ve hemen minbere bitisik ana 
duvarm i9inde demir parmakhkh bir dolapta kiymetli 
bir 9ekmece, lihye-i saadeti saklar. 

Caminin dis kismmdaki giris kismi da giizel ve 
ferah olarak yapilmistir. Her iki yamnda genis ve 
birbirine musavi iki kemer altmdan iki basamakli 
mermer doseli bir avluya inilir, ortada caminin azamet 
ve giizelligi ile miitenasip bir muvakkithane vardir. 
Muvakkithane sekiz kenar iizerine kubbeli ve bes 



47 



pencereli kargir bir yapidir. Kapisi sol yan taraftadir. 
O zamanlar burasi bir muvakkithane olmakla beraber 
aym zamanda bir saat9i dukkamdir. Caminin 
vakfmdan baska buranm da ayn bir vakif geliri 
bulunmaktadir. Anlatilir ki, burada vazife goren 
miitehassislar iistiirlab ile irtifa alir, vakitleri tayin 
ederek muvakkithanedeki saatleri ayar eder, cemaatm 
bozulan saatlerini de meccanen tamir ederlermis... 
Vakfm sartlan boyle imis... Sunguroglu, 
muvakkithanenin kapisi iizerindeki kitabeden, 
Erzincan kadim hanedamndan Haci Ali Bey 
tarafmdan 1277 H. tarihinde yaptinlmis oldugunun 
anlasildigim kaydeder. 

Sarahatun Camiinin ozelliklerinden birisi de 
meydana bakan penceresinin oniinde Harput'un 
yegane musalla tasma sahip olmasidir. Diger 
camilerde cenaze namazi kilmmasi adet 
edilmediginden, cenazeler uzak mahallelerde olsalar 
bile hepsi bu musallaya getirilmektedir. 

Cami 1500 kisiyi alabilmektedir. Bu rakam, o 
donemdeki bazi fevkalade giinlerde son cemaat 
mahalli ile oniindeki meydam da icine alarak 2000 'e 
9ikmaktadir. Sarahatun Camii yapildiktan sonra dam 
ve kubbesi toprak olarak kahr ve bazi yerlerinden 
akmaga baslar. Yine hayir sahiplerinin tesebbiisiiyle 
1850 tarihinde dam ve kubbesine kursun kaplamr. 

Sunguroglu minarenin yapihsmi ise soyle 
anlatir. 



48 



1898 (1314 R.) yili iqerisindeydi, aylarca 
evvel hazirhklara baslanmisti. Koyliilerin ve koy 
agalarimn, giinlerce bu ise hasrettikleri manda ve 
okiiz arabalariyle Korpe'den tasidiklari beyaz 
taslar, Meteris'de sehre girerken yolun sag 
tarafindaki meydanda biriktirildi ve ehil tasqi ustalan 
tarafindan yontuldu ve yine bu sirada biitun bag ve 
bahqe sahiplerinden kireq yakmak iqin qah-qirpi 
istenilmisti. Bunlar da kendi vasitalariyle yiginlarla 
qah-qirpiyi Kazibahqesinin ilerisinde yolun sol 
tarafindaki derede yaptinlan bilyilk kireq ocagimn 
etrafina doktuler ve biriktirdiler. Ocak giinlerce yandi 
ve bol miktarda kireq istihsal edildi. Bu taslar ve bu 
kireqler hazirlandiktan sonra insaata baslanmak 
uzere Harput ahalisi ddeta seferber edilmisti. 
Yiizlerce vasita Kazibahqesinden sehre kireq tasirken, 
halk da Meterisden camiye kadar iki sira halinde, 
gunun ilk saatlerinden aksamin karanhklarina kadar 
qalismak iqin yer almislardi. O kadar sik dizilmislerdi 
ki, koca bir tasi iki kisi tutarak onlerindeki qiftlere 
veriyor, adim atmaksizin ve yorulmaksizin bu koca 



58 II merkezine 17 km uzakhktaki koyiin kuzeyinde Ke§i§ 
Baglan vardir. Sanm dagindan mermer fikartihr. Koyiin 
dogusunda ilerisinde dikitler ve sarkitlann olu§mus. oldugu yer 
alti magarasi vardir. Yakin cevrede tarihi eser ve sit alam 
bulunmaktadir. Koy civannda iki kirec ocagi, tas. kirma 
fabrikalan ve mermer fikartma ocaklan bulunmaktadir. 



49 



taslar elden ele camiye dogru kayip gidiyordu. Bu 
ameliye de bir iki giin iqersinde tamamlaninca 
kurbanlar kesilerek, dualar edilerek insaata baslandi 
ve zannedersem dort beg ay iqersinde de tamamlandi. 
Milhendisi yoktu. Diplomasiz ustabasi, bilmem 
evvelden bir plan, bir resim verebilmis miydi? 
Zannetmem. Sanatimn cidden sahibi olan meharetli 
ustabasi bu kiymetli eseri, sevimli ve giizel 
Sarahatunun basina dikmek suretiyle hem camiyi, hem 
de sehri suslemis oldu. Ruhu sad olsun!" 

Minarenin hizmete girisi bir Cuma guniine denk 
getirilir. Harput o giin miistesna giinlerinden birini yasar. 
"Bu yeni minarede ilk defa okunacak olan ezan 
ve saldt-u seldma dinlemek iizere uzak mahallelerden, 
bag ve bahqelerden ve hatta koylerden gelen halk, 
camiyi ve onimdeki meydani doldurmustu. Cuma 
namazindan sonra vaz edilmis ve kulliyetli miktarda 
iane toplanmisti. Gece bu minare He Kursunlu cami 
minaresi arasina ipler gerilerek fenerlerle bir nevi 
mahya seklinde tenvirat yapilmis, esnaf dukkdnlarini 
suslemis ve gece yarilarina kadar kapatmamislardir. 
Carsdarda, caddelerde davullar-zurnalar qahnarak 
bugunun serefine senlikler yapdmisti. " 

Anlatilir ki, Harput halkmdan bir9oklan her yil 
zekatlarmi hesap ederek bir kese icerisine koyar, bu 
camiye gelirlermi§... Sonra da zekatlarmi caminin icinde 
ve her iki kapisi arasmdaki ara maksurede bulunan 
pencerenin icerisine birakip cikarlarmis. Kisa zamanda 
pencerenin ici bu zekat keseleriyle dolarmis... Esasen bu 



50 



pencereye de zekat penceresi denilirmis... Gercekten 
ihtiyaclan olanlar, buradan bir kese ahr giderlermis... Bu 
keseler dolusu paralar, pencerede giinlerce kahr, kimse 
elini siirmez, tenezziil edip de o tarafa bile bakmazmis... 
Bu keseleri ancak zekata muhtac olanlar ahrlarmis... 
Ustelik bunlar bir keseden fazla almadiklan gibi keseleri 
muayene edip hangisinde daha fazla para varsa, onu 
almak gibi bir bedbahthkta da bulunmazlar, ilk eline 
gelen keseyi ahr, gizlice koynuna koyarak camiden cikip 
giderlermis... 



16.asir 



Harput yoresi 1516 yilmda Yavuz Sultan Selim'in 
Caldiran Zaferinden sonra Osmanh hakimiyetine girer 59 . 
Arkasindan sehir ayni adla Diyarbakir eyaletine baglanan 
bir sancak merkezi olur. Sancagm ilk tahriri 1518 
eylulunde tamamlamr. Bu tahrire gore Harput on uc 
mahalleden meydana gelmekte ve bunlarm dokuzunda 
Musliiman, dordiinde gayrimuslim halk oturmaktadir. 
1523'teki tahrire gore, Muslumanlarm mahalle sayisi on 
dorde fikarken, gayrimuslimlerin mahalle sayismda bir 
degisiklik olmaz. 1566'da biri harif 1 523 'teki mahalleler 
aynen kahr. Sehrin girisinden baslayarak kalenin online 



9 Mehmet Ali Unsal. Harput. TDV Islam Ansiklopedisi. 
Cilt.16 

51 



kadar inen caddenin iki yamnda yer alan Miisluman 
mahallelerinden kalabahk olanlan, 1523-1566 tahrirlerine 
gore, Molla Seydi Ahmed, Cami-i Kebir, Arslaniye ve 
Mescid-i Miiderris Mahalleleridir. Nispeten yogun bir 
yerlesmenin goriildiigii gayrimiislim mahallelerinin en 
kalabahklan ise sehrin Elazig'a bakan bati tarafmdaki 
Giircii Bey ile dogu yama9larmdaki Norsis 
Mahalleleridir. XVI. yiizyil boyunca yapilan uc ayri 
tahrire gore sehrin yaklasik niifusu; 1518'de 6.000, 
1523'te 8.300'u, 1566'da 13.400'diir. 1516-1566 
yillarmda toplam niifusun %54-62'sini Miisliimanlar, 
%38-46'sim gayrimuslimler teskil etmekteydi. Ayni 
yiizyilda Harput ve 9evresinde 90k sayida cami ve mescid 
yamnda 119 medrese, dokuz zaviye, 9arsilar, ii9 umumi 
hamam, bir bedesten ve bir de insai XII. yiizyila 
tarihlenen bir darphanenin mevcudiyetinden bahsedilir. 
Harput kenti i9in niifus tahminleri, XVI. yiizyil i9in §6yle 
verilir 60 . 1518'de 3775 olan Miisluman niifus, 1523'te 
4720, 1566'da 7247'ye ulasir. Aym yillarda Hristiyan 
niifus ise, 1517'de 2287'den 1523'te 3630, 1566'da 6190 
olmustur. Bu rakamlarda Hristiyan niifusun nispi bir 
artisi soz konusudur. 

Aga Camii, daha onceleri Pervane Camii namiyle 
ahsap bir mescit halindeymis 61 . Harput Miizesindeki 
kitabesine gore 1559 yilmda Pervane Aga tarafmdan insa 



60 Osmanh Imparatorlugu ve Tiirkiye'nin niifusu. 1500-1927. 
Tarihi Istatistikler Dizisi. T.C. ba§bakanhk Devlet Istatistik 
Enstitiisii 

61 fshak Sunguroglu. Harput Yollarmda. Cilt I. Sh. 273-276 

52 



edilir 62 . 1589 tarihinde Harput koylerinden Sarmi Agalan 
tarafmdan tamir edildiginden Aga Camii admi ahr. 1889 
tarihinde ise Haci Abdulhamit Efendi'nin himmet ve 
yardimlariyla, harabiye yiiz tutmus olan bu cami 
yiktinlarak kargir, kubbeli ve minareli olarak yeniden 
yaptinhr. Anlatihr ki, cami, bu suretle mukemmel sekilde 
yapildiktan soma, o zaman Sivas'ta mektupcu olarak 
bulunan Kesirikli Suleyman Faik bey, Sivas 
tezgahlarmda hususi olarak bizzat dokutturdugu giizel ve 
90k biiyuk bir kilimi hediye olarak bu camiye gonderir. 
Caminin banisi olan Haci Abdulhamit Efendi bundan 90k 
miitehassis olur. O giinden sonra Suleyman Faik beyin 
aleyhinde birisi tek kelime soylese, hemen miidafaa eder 
ve kisinin soziinii agzinda birakirmis. Bu kilim, 
caminin dort siitun arasmdaki orta yerini tamamen 
kaplamisti. Cami yarim asirdan fazla bir zaman 
mevcudiyetini muhafaza eder. Son zamanlarmda camiye 
ve bilhassa 9atisma bakilamadigmdan 5 Mart 1957 Sail 
gunii biiyiik bir gurultii ile yikihr ve enkazi satilarak 
parasi, diger ayakta duran camilerin tamirine sarf edilmek 
iizere Harput'u Kalkmdirma ve Giizellestirme Cemiyetine 



62 Elazig Miizesi Miidiirliigu'rie bagh olarak hizmet veren ve 
Harput'ta eski belediye hizmet binasinin kar§isinda yer alan 
miize, Elazig Muzesi'nin ?ekirdegi olarak kuruldugu 1965 
yihnda bu yana hizmetine devam etmi§ olup, yoresel el 
sanatlan ve etnografik malzeme banndirmaktadir. Aynca, 
Harput'ta bulunan ce§itli yapilara ait kimi kitabeler de, miizede 
koruma altina ahnmi§tir. 

53 



verilir. Minaresi sapasaglam durmaktadir. Bugiin ise yapi 
restore edilmis olup hizmete aciktir. 



17.asir 

Harput'un niifusu XVII. yiizyila kadar siirekli 
artar. Ancak Celali isyanlan sirasrnda sehrin tahribata 
ugramasi, mesela 1605'te Tavil Mehmed'in kendisini 
burada kusatan Karakas Ahmet Pasa'nm kuvvetlerine 
karsi koruyabilmek icin bir kisim evleri yiktinp tas ve 
kerestelerini harap haldeki surlarm tamirinde kullanmasi 
ve agirlasan vergiler gibi sebepler yiizunden niifus, 
azalmaya baslar 63 . Asrm basmda sehre ugrayan Polonyali 
Simeon, seyahatnamesinde Harput'ta 100 kadar 
Ermenilere ait hane bulundugunu kaydeder. Yiizyilm 
ortalarma ait bir avariz tahrir defterine gore ise sehirde 
niifusun 4.000-5.000 dolaylarma diistugii anlasilmaktadir. 
Evliya (^elebi ise hisar ifinde miibalagali ve yuvarlama 
bir rakamla 1000 kadar toprak ortuKi ev ile eski bir 
caminin bulundugunu ve dis surlarm harap oldugunu, 
Harput'ta 600 'den fazla diikkan bulundugunu kaydeder. 



63 Mehmet Ali Unsal. Harput. TDV Islam Ansiklopedisi. 
Cilt.16 

54 



18.asir 

Harput sancagi bu yiizyilda Diyarbekir, Malatya, 
Halep, Urfa, Gumiishane ve Yozgat'i icine alan Keban 
Madeni Nezaretine baglamr. 

Hoca Ibrahim Efendi (7-1738) Per9en9 koyiinden 
Kaya nammda bir zatm ogludur. Kucuklugiinde zekasmm 
derecesini, okuyup yazmaya hevesini goren ve takdir 
eden yakmlan, babasmi ikna ederek onu Harput 'a 
gonderir ve Siileyman Pasa Medresesi'ne kaydettirirler. 
Zeki ve cahskan olan Ibrahim Efendi az zamanda 
Dellalzade'nin dikkatini cekecek derecede ilerleme 
kaydeder. Tahsilini ikmal ile icazet ahr ve sonra yine 
duramaz, bir ayagi Harput 'da olmak iizere Harput 
alimleriyle diise kalka bilgisini artinr. Nihayet koyiindeki 
Mustafa Bey Medresesi'ne rrmderris olarak tayin edilir. 
Uzun zaman bu medresede tedrisde bulunur ve talebe 
yetistirir. Vefatiyla koyiiniin mezarhgma defnedilir. 

Onunla ilgili su anekdot anlatihr. Bir yaz giinii, 
Hoca Ibrahim Efendi kahp kiyafetiyle tarlasmda 91ft 
siirerken bir iki koylii, tarlaya gelip hocadan dini bir 
mesele sorarlar. Hoca bir taraftan ciftini surer, bir taraftan 
da karsismdakilere istedikleri meseleyi yiiksek sesle 
izaha cahsirken bu hal, sirada soseden ge9en bir 
yolcunun dikkatini cekmis olacak ki, arabasim 
durdurarak iner ve hocamn yanma gelerek ne 
konustuklanni dinler ve miibahase bitince hocayi tebrik 



55 



ederek ayrilir. Meger bu zat, bilgili ve yiiksek riitbeli bir 
memurmus... Memleketine doniisiinde alim diye 
ge9inenlere soyle soylermis. "Harput'tan gecerken ciftci 
bir hocaya rastladim, bir taraftan ciftini siiriiyor, beri 
yandan da kendisine sorulan dini bir mes'elenin hallini 
mukni delilerle isbata cahsryordu. Bu hale hayran kaldim. 
Gidin ilmin derece ve kiymetini Harput'da goriin". 



19.asir 

1834'te dogu eyaletlerini lslah etmek iizere Resit 
Mehmet Pasa ovada yer alan Agavat mezrasmi merkez 
haline getirince daha sonra teskil edilen Ma'muretu'l- 
Aziz (Elazig) vilayetinin merkezi Harput'tan buraya 
tasimr. Ayni yil hastane, kisla ve cephane binalan yapilrr. 
Ulasimm ve en onemlisi de demiryolunun Avagat 
mezrasmdan gefmesi gibi sebeblerden dolayi Harput 
uzun siire elinde tuttugu stratejik ehemmiyetini zamanla 
buraya devretmek mecburiyetinde kahr. Tanzimat 
sonrasmda Harput eyalet olarak diizenlenir. Harput 'a 
merkez sancagmdan ba§ka Malatya, Behisni (Besni) ve 
Maden sancaklan baglanir. 1846' da ilk kez yaymlanan 
Devlet Salnamesine gore, Harput eyaletine Arapkir, 
Malatya ve Behisni sancaklan baglamr. 1867 Vilayet 
nizamnamesi uyarmca olusturulan Mamurefiil-Aziz 
Sancagi, Diyarbakir Vilayetine baghdir ve Harput, 
Arapkir, Ergani, Maden, Malatya, Hisn-i Mansur 
(Adiyaman) ve Palu kazalanm kapsamaktadir. 1871 'de 

56 



Diyarbakir'dan bagimsiz, 1877'de de Vilayet durumuna 
getirilir. 

Ermeniler Ma'muretii'l-Aziz'de gerek maddi 
yonden gerekse sosyal yonden oldukca geli§mi§ler, 
miireffeh bir hayat siirmeye muvaffak olmu§lardir 64 . 
Toplam vilayet niifusunun yakla§ik % 10'unu olu§turan 
Ermeniler, Turk ahaliyle gayet iyi kom§uluk ili§kilerine 
sahiptirler. £ali§tiklan ba§hca meslek dallan ziraat, 
ticaret, terzilik, ayakkabicihk ve kuyumculuk olan 
Ermeniler, toplumun diger kesimlerine gore daha iyi bir 
gelir elde etmektedir. Egitime onem verdiklerinden, 
aralarmda okuma-yazma bilenler fazlaydi. Pek 90k devlet 
kademesinde onemli gorevlerde bulunmaktaydilar. 

Misyonerlik faaliyetleri i9in Harput'un yabancilar 
tarafmdan tercih edilmesinin sebeplerini §6yle siralamak 
mumkundur. Burasi Ermeni niifusu yoniinden diger illere 
gore elveri§lilik gostermektedir. Ustelik Harput ve 
fevresinde, niifuslan 1.000-5.000 arasmda degi§en 
60 'dan fazla koy bulunmakta olup bu koylerin Harput' a 
uzakhklan en fazla 1-2 saat cekmektedir. Bu yiizden 
misyoner faaliyetleri bakimmdan ideal bir konuma 
sahiptir. Zira, sabah koylere 9ikan bir papaz, i§ini bitirip 
ak§ama yerine donebilecektir. 1847 yilmda faaliyetlerin 
tek merkezden; yani Istanbul'dan yonetiminin gu9le§mesi 
yiiziinden, doguda merkezi bir goriinum arzeden Harput, 



64 Ay§e Terzioglu. Vilayat-i Sitte'de Ermeniler ( 1878-1914). 
Yuksek Lisans Tezi. Trakya Unv. Edirne. 2005 

57 



misyoner iissii olarak tespit edilir. Aynca, misyonerler, 
Incil'de "Cennet" diye ge9en bir yerin Harput olduguna 
inanmakta ve burayi "Cennet Bahcesi ve Uygarhgm 
Dogdugu Yer" olarak gormektedir. Harput Islam 
alimlerinin bulundugu bir yer oldugundan buranm 
kozmopolit bir yapiya kavusturulmasi, diger yerlerdeki 
faaliyetlerine mutlak bir basan getirecektir. 

Amerikahlar da bunlan goz online alarak, Harput 
ve cevresinde yogunlasirlar. 1852 yilmda Harput' ta bir 
misyoner istasyonu kuran Amerikahlar, 1856'da ilan 
edilen Islahat Fermam'yla okul acma yetkisine resmen 
sahip olurlar. Bundan sonra da cahsmalarma hiz verirler. 

1877 yilmda Harput ve civarmda 22 kilise ve 30 
Protestan papaz bulunmaktadir. Protestan kilisesine bagh 
83 ilkokul ve 2.469 ogrenci mevcuttur. Bu okullardan 
mezun olanlar Arapgir, Malatya, Palu gibi kazalardaki 
ortaokullara devam eder. 13 Mayis 1878 tarihinde "zeki 
Hiristiyan liderler yetistirmek" amaciyla burada 
Amerikan Board Komitesi tarafmdan bir "Ermeni Koleji" 
acihr. Okulun adi 16 §ubat 1888'de "Firat Koleji" olarak 
degistirilir 65 . Harput'ta ilk eczane Amerikan misyonerleri 



65 Okulda egitim Ermenice yapihyordu. Bunun yam sira 
Ingilizce, Fransizca ve Tiirkce dersleri de veriliyordu. Kolejde 
3-4 Amerikah profesor, 21 Ermeni ve 1 Turk ogretmen gorev 
yapiyordu. O siralarda Firat Koleji Osmanh simrlan 
i^erisindeki 2. buyiik kolejdi. Ilkokul oncesi, ilkokul, ortaokul, 
yiiksek okul (lise) ve kolej bolumlerine ayrilan okul, ilk erkek 
mezunlanm 1880 ve ilk kiz mezunlanm da 1883 yilmda verir. 

58 



tarafmdan 1909 yilmda a9ilir. 1910 yilmda ise Firat 
Koleji'nin destegi, Amerikan ve Ermenilerin maddi 
yardimi ile Mezraa'da Annie Tracy Riggs Hastanesi 
kurulur. Pek 90k Ermeni doktorun gorev yaptigi bu 
hastanede hastalara siirekli olarak dini telkin yapihp, Incil 
okutulur ve pazar giinleri de ozel ayin yaptinhr. 
§ikayetlere ve Turk yetkililerin ikazlarma aldirmayan 
hastane 9ahsanlan, faaliyetleri sona erdirilene kadar 
Hristiyanhk propagandasi yapmaya devam eder ve 
isyanlar srrasmda da Ermenilere yardimdan geri 
durmazlar. 

1900 yilmda, misyoner yetimhanelerinde, 1.100 
kadan Harput'ta olmak iizere, 2.000 civarmda 90cuk 
barmmaktadir. 

Fransizlar, 1869 yilmda Elazig'da Fransiz 
Riistiyesi'ni a9arlar. Okul 1908'e dogru liseye 
donusturiilur ve "Fransiz Koleji" adim alir 66 . 1895-1896 



XX. yuzyihn basina kadar okuldan 148 erkek ve 125 kiz 
ogrenci mezun oldu ve bunlann biiyiik bir kismi ogretmen 
olarak cesitli bolgelerde gorevlendirildi. 1911 yihna kadar 
mezun olan ogrenci sayisi 317 erkek ve 191 kiz olmak iizere, 
508 kisi idi. 1895 ve 1915 yillanndaki olaylara kansan okul, 
son olaydan sonra miidiiriiniin simr disi edilmesiyle omrunii 
tamamlar. 

66 Hiristiyan, Ermeni ve Turk focuklannin devam ettigi okulda 
egitim dili Fransizca olup, Tiirkfe sefmeli ders statiisiindeydi. 
Bir subesi de Harput'ta acilan okulun her iki kisminda toplam 
500 ogrenci bulunuyordu. Fransiz Hukumetinin destegindeki 

59 



yillarmda Harput'a gelen 119 Alman misyoner de, burada 
9e§itli tesisler kurar. Bu tesisler okul, sanat atolyeleri, 
spor ve miizik salonlan, hastane ve lojmanlardan 
mute§ekkildir. 

Hariciye Nezareti'ne gonderilen bir tezkire, 
Ermeni ahalinin bu tiirden okullardan duyduklan 
mernnuniyetsizligi ozetler mahiyettedir: "... Amerika(li) 
misyonerlerin Harput'ta tesis ettikleri mekatibte Ermeni 
evladmi fikren ve miilken tarik-i sadakatten 9ikanp efkar- 
1 muzirraya sevk etmekte olduklarma. . ." 

Harputlu isyanci Ermeniler, Vanh Ermeniler gibi 
Rusya ile tarn bir i§birligine gidemezler. Silah ve 
cephaneliklerinin ortaya 9ikanlmasi ile ger9ekle§tirmeyi 
planladiklan isyan onceden haber almir. Boylece burada 
ya§anacak olan biiyiik bir katliamm online ge9ilmi§ olur. 

Elazig Valisi Haci Izzet Pa§a 1866 yilmda 
bugiinku izzet Pa§a camisinin yerinde 600 metrekarelik 
bir arsayi kendi parasiyla satm alarak kerpi9ten ve tek 
ah§ap minareli bir cami yaptinr 67 . Di§ kapismm 
iizerindeki kitabe §air Rahmi-i Harputi (1802-1884) 

bu okullarda ogrenciler giiniimuz okullanndaki gibi tek tip okul 
formalan giyiyorlardi. Bir bando takimi da bulunan okulun 
ogrencileri, zaman zaman caddelerde gosteri yaparlardi. 
Fransiz okullan I, Diinya Sava§i oncesinde, 1914'te kapatihr. 

67 Ishak Sunguroglu. Harput Yollarmda. Cilt I. Sh.207 

60 



tarafmdan yazilmistir. Sunguroglu vali hakkmda sunlari 
kaydeder. "Haci Izzet Pasanin, sahsina miinhasir bir 
takim hususiyetleri ve garabetleri varmis ki, bunlar 
hakikaten kayda deger, bunlardan birisi, yaptirdigi bu 
camiin mutevelliligini, Bedros Murahhas naminda bir 
Ermeniye vermistir ki, gorulmus ve isitilmis sey degill.. 
Bununla beraber 1886 yihnda Harput Ermeni Murahhas 
vekili bulunan bu zata Nisan tevcihi iqin Mabeyne yazmis 
ve iradesini de almistir. " Ilk yapih§mdan 101 yil sonra 
1967 yihnda cami sokiilerek 1972 yihnda ibadete 
a9ilacak §ekilde yenisi yaptinlir. 

"Dagistanli Hoca" diye bilinen Haci Hafiz 
Mehmet Efendi (1778-1868) Harput'ta diinyaya gelir. 
Egitimini Harput, Kayseri, Misir ve Halep'te gordiikten 
sonra Harput' a doner. Ilk olarak Sarahatun Medresesi 
Miiderrisligine, daha sonra Ibrahim Pasa Medresesi 
mviderrisligine getirilir. Harput'ta yetistirdigi bir 90k kisi 
arasmda degerli din alimi ve mutasavvif Beyzade 
Hazretleri, Dellalzade Muftii Mehmet Efendi, Ebcizade 
Haci Tevfik Efendi ve Harputlu §air Nusret Ebubekir de 
vardir. Onun Sarahatun Camii'nin yeniden yapihsmda 
biiyiik hizmetleri goriilur. Anlatihr ki, insaat sirasmda 
kullamlan tas siitunlar Elazig'm merkezine bagh "Korpe 
K6yu"nden getirilir. Bununla ilgili bir de rivayet 
anlatilmaktadir. O gunkii imkanlar i9erisinde okiiz 
arabalan ile tasman bu siitunlarm Harput'a nakli 
esnasmda okiizler Harput'un altmdaki dik rampayi 
9ikamayarak bugunkii Saray mevkiinde yatarlar. Biitiin 



61 



ugrasmalara ragmen bir turlii okiizler yerlerinden 
kalkmaz. Bunun iizerine Dagistanli Hoca bizzat bu 
hayvanlarm yanma gelerek bir sure Kur'an okur ve 
hayvanlan sevip sirtlarmi oksar. Bundan sonra okiizler 
yerlerinden kalkarak hie mola vermeden Sarahatun Camii 
oniine kadar gelirler. 

Harput'un Meteris Mezarhgi diye adlandinlan 
yukan mezarhkta, Beyzade aile mezarhgmm hemen yam 
basmda medfundur. Etrafi ihata duvan ile cevrili bulunan 
bu bohim, Dagistanli Hoca'nm aile mezarhgidir. 

Haci Mahmut Efendi'nin oglu Biiyiik Haci Ali 

Efendi (1784-1874) Harput'ta diinyaya gelir 68 . 
Harput'taki Zahiriye Medresesi'ndeki ilk tahsilinden 
sonra Malatya, Antep ve Istanbul' da egitim goriir. Haci 
Abdurrahman Efendi'den seyrii siiluk ile §azili tarikatmm 
halifeligini tamamlayarak icazetini ahr. Harput'a gelir 
gelmez, Omeriye Medresesi Muderrisligine tayin edilir. 
Burada yiizlerce talebe yetistirir, bir ka9 kisiye de icazet 
verir. Bazi kayitlarda onun Harput'ta muftuluk yaptigma 
da rastlamr. Tanzimat'tan sonra yeni kanun ve nizamlarm 
sark vilayetlerinde tatbikine baslanmca bir vergi meselesi 
yiiziinden 1845'te Biiyiik Haci Ali Efendi, Miiftu Haci 
Yunus Efendi, Haci Mehmet Efendi ve Omer Naimi 
Efendi Konya'ya zorunlu ikamete tabi tutulurlar. Qok 
ge9meden meclisten 9ikanlan yeni kararla af edilirler. 
Biiyiik Haci Ali Efendi 1850 yilmda Giirciibey 



' Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt II. Sh. 108-1 10 

62 



Mahallesinde bulunan Surp Karabet Ermeni Kilisesi'nin 
yiiriirliikteki kanunlarm hilafma olan bir meselesi 
yiiziinden Istanbul'a gider, Bab-i Ali ve Saray nezdinde 
yaptigi goriismeler sonucunda bu kilise insaatmm 
yikilmasma karar aldirarak doner. Biiyiik Haci Ali 
Efendi'nin, Harput'un yetistirdigi kutup denilebilecek 
seviyede kisilerinden birisi oldugu kabul edilir. Muftii 
Kemalettin Efendi'nin ifadesine gore, zahiri ve batmi 
ilimlerde en list dereceye gelmis 119 kisiden birisi Biiyiik 
Haci Ali Efendi'dir. Diger ikisi ise, Dagistanh Hoca ve 
Haci Abdulhamit Hamdi Efendi'dir. Onun olmeden once 
mezarmm kazilacagi yeri gostermis, bu mezar 9ukurunun 
i9erisinden bir tas 9ikacagim, bu tasm basma dikilmesini 
istemis oldugu nakledilir. Vasiyeti yerine getirildiginde, 
mezar 9ukurundan soyledigi gibi bir tasm 9iktigmi ve bu 
tasm mezarma dikildigini belirtirler. 

Haci Hafiz Mahmut Efendi'nin (7-1878) 
ecdadmm giineyden geldikleri ve evlad-i Resulden 
olduklan anlatihr. Zahriye Mahallesinde oturan Haci 
Hafiz Mahmut Efendi ilk tahsilini bitirdikten sonra 
Zahriye medresesine kaydolarak Miiftii Haci Yunus 
Efendinin rahle-i tedrisine girer ve icazetini de bu zattan 
aldiktan sonra miinhal olan Ishak Aga Medresesi 
miiderrisligine tayin edilerek burada tedrise baslar. Kisa 
zamanda bilhassa tefsir-i serifdeki maharet ve 
kabiliyetiyle kendisini etrafma tanitir ve Nakibiil-Esraf 
olur. Bu arada bir9ok talebe yetistirmis, icazet vermistir. 



63 



Anlatihr ki, yakm vilayetlerden sohretini isiten bir 
alim ilminin derecesini 6l9mek maksadiyle en zeki 
talebelerinden birini yanma alarak Harput'a gelir. 
Nakibiilesrafm medresesini sorar ve dogruca medreseye 
gelerek dersine girer. Haci Hafiz Mahmut Efendi 
talebesine Kadi Beyzavi'den ders takrir etmektedir. Bir 
talebe gibi dersi sonuna kadar dinler. Ders bitince, 
tamsildiktan ve biraz sohbet edildikten sonra diger 
alimleri de ziyaret edecegini soyleyerek miisade 
istediginde, "Miisade ederim; fakat dolastiktan sonra yine 
bana geleceksiniz ve benim misafirim olacaksimz. Baska 
yerde kalmanizi kabul etmem", demesi iizerine, soz verip 
dershaneden 9iktiklarmda talebesi, "Tarn sirasiydi, nicin 
bir sual-cevap ile miinazara kapisi acmadm?", diye sorar. 
Hoca ise cevaben, "Giiya ki Kadi Beyzavi'yi kendisi telif 
etmis de, simdi de okutuyor, boyle bir zatla miibahase 
olur mu?", der. 

Mezan Meteris mezarhgmda Kiirtler kuliibesinde 
ve yolun sag tarafmdadir. 

Miiftii Haci Omer Naimi Efendi (1802-1882), 
16. yiizyilda Harput'ta ilim adami olarak sohret kazanmis 
olan Efendigiller ailesinden Miiftii Haci Ahmet 
Efendi'nin biiyiik oglu olup, Harput'da diinyaya gelmistir. 
Mensup oldugu aile, onceleri "imamzade" daha sonra bu 
aileden yetisen bir 90k zatm miiftiiliik yapmalan sebebi 
ile "Miiftiigil" ve sonra da "Efendigil" diye amlir. Tahsil 
ifin Antep'e gidip buramn biiyiik alimlerinden olan 



64 



Ku9iik Hafiz Necip Efendi'den ders gorerek icazet almis, 
bu arada Antep'in alimleri ile de tamsarak, onlarla ilmi 
sohbetlerde bulunmustur. O yillarda Anadolu'nun bir9ok 
yerinde devam eden Yeni9eri isyanlan Antep'e de sirayet 
ederek sehir halkmda; bilhassa ilim adamlarmda huzur 
birakmaz. Sonufta isyanlarm online ge9ilemez ve bu 
arada Naimi Efendi'nin hocasi Hafiz Necip Efendi dahil 
bir9ok ilim adami olduruiur. Naimi Efendi, bundan son 
derece miiteessir olur ve bir firsatim bularak arkadasi 
Hogu'lu (Yurtbasi) meshur sair Rahmi Harputi ile 
Kayseri'ye gider. Naimi Efendi, sekiz yil Kayseri'de 
kalarak Hoca Kasim Efendi, Gozubuyiikzade Haci Vahdi 
Efendi ve San Abdullahzade Mehmed Efendi gibi 
alimlerden ders ahp tahsilini tamamladiktan sonra, hocasi 
Kazim Efendi'den de icazet alarak 1 826 yilmda Harput'a 
doner. Harput'ta ecdadi gibi talim ve tedrise baslar ve 
kisa bir sure sonra da Harput Miiftusu olarak 1 5 yil gorev 
yapar. 

Omer Naimi Efendi'nin gazel yazdigi ve bmjok 
gazelinin oldugu aynca omrunu ilme vakfederek bir9ok 
talebe yetistirdigi ve bunlara icazet verdigi, daha sonra 
kursusiinii oglu Haci Abdulhamit Efendi'ye terkettigi 
nakledilir. 

Anlatihr ki, Naimi Efendi Kayseri'ye gidip Hoca 
Kasim Efendi'ye miiracaat ettiginde, talebin 9oklugu 
yiiziinden medresede bos oda bulunmamis. Bu yiizden 
kendisine karanhk, rutubetli ve dar bir Mere tahsis edil- 



65 



mistir. Bu durum Naimi Efendi'nin camni sikar ve 
Arap^a olarak su beyti yazip hocasmm rahlesi iizerine 
birakir. 

A'teyteni hiicreten ve hiive minelkeremi 
Lakinneha zikatun kelkabri fizziilemi 
Manasi: Kereminizden bana bir Mere verdiniz, lakin bu 
hiicre karanlik bir kabir gibi dardir. 

Hocasi bu beyti okuyunca, Naimi Efendi'nin zeka, 
kabiliyet ve bilgisi hakkmda hukmiinii verir ve daha 
sonra kendi ozel hiicresini ona tahsis eder. 

Zeka ve ferasetinin ustunliigiine dair su misal 
nakledilir. Oglu Haci Abulhamit Efendi, basmda 90k 
krymetli bir ta? olan bir gelinin, evlerine geldigini 
riiyasmda goriir ve sabah erkenden riiyasim tabir ettirmek 
ifin heyecanla babasmm yanma kosar. Riiyasim 
anlatmca, Omer Naimi Efendi tebessiimle, "Heyecana 
liizum yok, Misir'da "Taciilarus" nammda bir kitap 
nesredilmistir, demek bize de gonderiyorlar" seklinde 
cevap verir. Oglu bu tabire hayran olur ve hakikaten bir- 
ka9 giin sonra bu kitap posta ile evlerine gelir. 

Naimi Efendi yashligmda 90k zayif diismiis, 
viicudunda bir9ok hastahk ortaya 9ikmis ve aynca iki 
gozii de gormez olmustur. O halinde dam durmadan 
9ahsmis ve 'Manzume-i Naima'sim yillarda yazmistir. 
Nakledilir ki, bir asra yakm yasamasma ragmen, hafizasi 
hayatmm sonuna kadar bozulmamistir. 



66 



Ibrahim Efendi'nin oglu Haci Hafiz Osman Fevzi 
Efendi (1798-1885) Biiyiik Kamil Hoca namryla 
bilinmekte olup Harput'ta diinyaya gelir. Ilk ve medrese 
tahsilini Harput'ta yapar. Icazetini aldiktan sonra Esadiye 
Medresesi'nin ilk bolumiinde hocahkta bulunur ve bir 
taraftan da ilim sahasmda kendisini yetistirerek yiikselir. 
Harputlular ona "Ayakh kiitiiphane" derler. Fikih ve 
hadis ilimlerine hakkiyla vakif oldugu, Fatiha suresini 
yedi sekilde tefsir etmis bulundugu ve biitiin bunlarm 
yanmda iyi bir hattat oldugu anlatihr. O, tasawuf 
konusunda da kendisini yetistirerek onemli bir makama 
erisir. Halk arasmda bir sikmtisi olanlarm, onun yanina 
gelip manevi yardim istedikleri nakledilir. Kabri Meteris 
Mezarhgi'ndaki aile kabristanhgmdadir. 

Haci Hafiz Osman Fevzi Efendi'nin 
Ramazanlardan birinde bir Kadir gecesi sekiz bucuk 
saatte iki rekat namazda Kuran-i Kerim'i tamamen 
hatmettigi soylenir 69 . Bir yil, Harput ve dolaylarmda 
devam eden kurakhga karsi hacet namazma (Yagmur 
duasi) cikihr. Halk, Allah' a yalvanrken, bircok alim 
kiirsiiye fikarak dua etmektedir. O sira, halk arasmdan, 
"Kamil Hocayi isteriz", diye sesler gelmege baslaymca, 
bir kenarda oturan Kamil Hocanm ayaga kalkarak 
kursiiye dogru ilerledigini goren halk, mevkiine ve 
ihtiyarligma hiirmeten, onu elleri iizerine alarak kiirsiiye 
fikanrlar ve o duaya, "Ya Rabbi! Yagmur vermeden bu 



69 



Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt. II. Sh. 255-257 

67 



kiirsuden inmeyecegim", diye baslar. Ewelce 
gokyiizunde bir par9a bulut yokken kible tarafmdan parfa 
parca bulutlarm belirmege ve cogalmaga basladigim 
goren halk heyecanla hocaya, "Duayi kesme Hocam!", 
diye bagirir. Hoca duasmi kesmez. Halkm, amin sesleri 
semalara yiikselirken, yagmur da yagmaga ve git gide 
siddetini arttirmaga baslaymca, cemaatten bir cogu dua 
yerini terk ederek kasabaya dogru evlerine kostuklan 
sira, i9lerinden asabi miza9h birisi, "Yeter artik dilenci!. 
Yeter.. kes sesini!", demesine ragmen, Kamil Hocamn 
kiirsiide hala dua ettigi ve bir taraftan da goz ya§lan 
doktiigu tevatiiren anlatihr. 

Dellalzade Miiftii Mehmet Efendi (1795-1892) 
Harput'da diinya gelir. Harput'un me§hur alimlerinden 
Dagistanh Haci Hafiz Mehmet Efendi'nin medresesinde 
tahsile ba§lar ve kisa zamanda akram arasmda one 9ikar 
ve tahsilini bitirerek icazet ahr. Dagistanh, Hicaz'a gittigi 
zaman Dellalzadeyi yerine vekil birakir. Anlatihr ki, o 
siralarda Beyzade Haci Ali Efendi de dersine devam 
edermis. Beyzade derse geldigi zaman Dellalzade ayaga 
kalkar ve ona hiirmet gosterirmis. Mehmet Efendi daha 
sonra Siileyman Pasa Medresesi muderrisligine tayin 
edilir. Bir arahk, Istanbul'a giderek meshur hoca 
Abdurrahman Efendi'nin derslerine devamla ikinci bir 
icazetname de bu zattan ahr ve 'Tasdikat'i Alel'eysa' 
nammda bir de kitap telif ve Kaside-i Biirde'yi manzum 



68 



olarak §erh eder 70 . Paye-i miicerred riitbesini haizdir. 
1880'den 1892'ye kadar Mamuretu'l aziz Vilayeti 
muftiilugu gorevinde bulunur. Bu tarihlerden sonra, 90k 
ihtiyarlami§tir, fakat hakkmdaki irade-i seniye mucibince 
muftii olmakla birlikte, artik vazifesini oglu Faik Efendi 
yapmaktadir. Olumiine yakm, oglu Faik Efendinin kendi 
yerine tayin edilmek §artiyle istifasi iizerine, Me§ihat 
istifayi kabul ve fakat muftuluge Beyzade Haci Mehmet 
Nuri Efendiyi tayin eder. 

Dellalzade, ilm-ii fazhmn yam ba§mda tasavvufa 
da kiymet vermi§, 9ali§mi§ ve Nak§ibendi tarikatimn 
halifelik derecesine kadar yukselmi§tir. Anlatilir ki, 
omriinun sonuna kadar §uur ve hafizasmi kaybetmemi§, 
mukadderat-i ilahiyeye kar§i derece muti ve miinkaddir 



Ka'b b. Zuheyr'in Hz. Muhammed icin yazdigi iinlii 
kasideye verdigi isim. 'Burde' cahiliye devrinden beri 
Araplarm buriindugu ve yatarken ortiindukleri yiinden bir ce§it 
kirkadir. Ka'b b. Ziiheyr §air bir aileden gelmektedir. Karde§i 
Biiceyr ile birlikte Islamiyetin dogu§undan sonra Hz. 
Muhammed'e du§man kesilir. Fakat Biiceyr, hicretin yedinci 
yillanna dogru Islamiyet'i kabul eder. Bunu haber alan Ka'b b. 
Ziiheyr bir kasideyle Hz. Muhammed'i hicveder. Kendisine 
okunan bu kaside yuzunden de Peygamber Ka'b b. Zuheyr'in 
katlini ve kanini helal kilar. Bundan pi§man olan Ka'b 
Peygamber'e siginmak zorunda kahr. §air Hz. Muhammed i?in 
yazdigi yeni kasideyi O'nun huzurunda okur. Kasidenin nesib 
boliimunden sonra Peygamber'i oven beyitleri okuyup bitirince 
Hz. Muhammed arkasindaki biirdeyi (hirkayi) §aire ihsan eder. 
Kasidenin adi da Kaside-i burde olarak kahr. Hirka bugun 
Topkapi Sarayi Muzesinde Mukaddes Emanetler arasinda 
Hirka-i Saadette bulunmaktadir. 

69 



ki bir sene, evlerine ve kendi oturdugu odaya yildinm 
dii§mu§ ve odamn bir ko§esini tamamen yikmi§tir. 
Tellalzade, bu hadisede istifmi hie bozmadan okudugu 
kitabi bile kapatmami§tir. 

Sunguroglu o yillarda Harput'taki dini hayati 
anlatirken, Ramazan ayma mahsus bir uygulamadan da 
soz eder 71 . 

"Bir kisim tarikat mensubunun Ramazandan on 
giln evvel baslamak ve Ramazamn otuzuncu gilnil 
aksamina kadar olmak iizere kirk giln devam etmek 
suretiyle evini, ailesini terk ederek ve biltiln dilnya 
isleriyle ilgisini keserek Camilerde Siiluk'e, bir kismi 
da Ramazamn yirminci gilnilnden ba§lamak iizere 
arefe giinil ak§amina kadar on giln olmak iizere de, 
i'tikdfa girerlerdi. Gerek sillilk, gerekse i'tikdfe giren 
kimseler camiye giine§ dogmadan girer ve son 
gilnlerde de gilnes battiktan sonra qikarlardi. Bunlar 
Camilerin iqinde ve duvarlan boyunca kemer 
arahklanna beyaz perdeler gererek husule gelen 
hiicrelere girer, gece gilndilz dilnyadan tecerrut etmis 
gibi ibddet eder, qile qekerlerdi. Beraberlerinde 
camiye gotilrdilkleri esya Bir seccade ve bir ufak 
minder, bir battaniye veya hafif bir y organ, bir yastik, 
bir su testisi.. Bir abdest ibrigi..Bir qift nahndan 
ibaretti. Sahur ve aksam yemekleri evlerinden kalayh 
sefertaslan veya bilyilk zenbiller iqerisinde 



Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt.IV. Sh.79-80 

70 



kendilerine gonderilirdi. Qileye girenlerin 
gogunlugunu Naksibendi seyhi Beyzade Haci AH Riza 
Efendinin halifeleri ve miiritleri teskil ederdi. 
Bunlann sayisi qogaldigi zamanlarda Meydan, ikinci 
olarak da Alacah camilerde ve bir iki kisiye inhisar 
ettirildigi zamanlarda ise Sarahatun'da qileye 
girerlerdi. Son zamanlarda Imam Seyh Osman 
Bedreddin Efendi de bir kaq miiridini Ulu camide 
itikdfe sokmustu. Qilelerini dolduran bu zevat, arefe 
gunti ikindi namazindan sonra yakinlari tarqfindan 
camilerden alinir, o ak§am evlerine ve yahut yine 
bunlar tarqfindan kendi evlerinde hazirlattiklari iftar 
sofralanna goturiilur, elleri opiilur, dualari ahmrdi. 
Hakikaten bu qile, onlari daha munis, daha samimi, 
daha miitevazi, etrqfiarina ve insanlara karsi daha 
sefkatli, gehrelerini daha nurlu bir hale sokardi. " 

Sunguroglu Harput'un o giinlerde ya§anan dini bir 
geleneginden de soz eder 72 . 

"Mutlak surette gok eski devirlerden bizlere 
kadar gelmis ve vakfa baglanmis bu adet, ogle ve 
ikindi ezanlarindan evvel: gorevli olan kisi, 
ezanlardan 15-20 dakika evvel Sarahatun Camiinin 
oniindeki btiyiik meydandan baslayarak Iplikhane, 
Kasaplar, Kapah Qarsida Attarlar, Yemeniciler, 
Hanonii, Komiir meydani, Saraqlar, Hiyarcilar gibi 
biitun qarsi pazari dolasarak her kose basinda durur, 



72 Ishak Sunguroglu. Harput Yollarmda. Cilt.IV. Sh.252 

71 



cilbbesinin onlerini iki eliyle kavusturarak ayakta 
hurmetle, ciddiyetle su cumleleri, "Eyyiihel - Gafilun 
Uzkuriilldhe zikren kesira. La ildhe illdhii vahdehu La 
§erike leh. Lehiil - Miilkii ve Lehiil - Hamdii Yiihyi ve 
Yumit Biyedihil — Hayr-u ve Hiive Ala Kulli §eyin 
Kadir" ' yiiksek sesle okur, buradan ayrilir, diger bir 
mahalle gider, orada da ayni ciimleyi tekrarlayarak, 
halkin ogle ve ikindi namazlarina hazirlanmalarim 
hatirlatirdi. Bu ikaz seslerini i$iten ve abdest almak 
mecburiyetinde olan Musliimanlar, O dnda ayaklanir. 
Liilelerinin (Oluk) etrafim buzlar kaplami§ olan 
ge§melere ko§arlar. Abdest ahr, Camilere giderlerdi. 
Bu sese, bu uyandirici ikaz'a halk ahsmisti. Bu olayin 
her gun ayni saatlerde, yaz kis biitiin qarsi, pazarda 
tekrarlanmasi iqin oldukga onemli bir vakfiyesi de 
vardi, ellerine bes on kurus geqerdi. " 



20.asir 



Sunguroglu Harput'taki dini hayatm ifinde bayram 
namazlarmm yerine i§aret eder 7 



..74 



73 Manasi ; «Ey Gafiller! Ey Allah'i unutanlar! Sizler, 50k defa 

Tanriyi ammz ve daima hatirlayiniz; £iinku Tanndan ba§ka 

Tann yoktur. O, birdir, ortagi ve ona benzeri de yoktur. 

Goklerin ve yerlerin miilkii onun.. Hamd onadir. Hem diriltir, 

hem oldiiriir.. Hayir, onun elindedir. Her §eye kadir ancak 

odur.» 

74 Ishak Sunguroglu. Harput Yollarmda. Cilt.IV. Sh.83-84 

72 



"Harput'un yilksek kayahklar tistune sira He 
oturtulmus tarihi konaklarimn ig ve arka cephelerinin 
onilnde.. Zemini boydan boya puruzsuz dilz bir hdlde 
bembeyaz kaya taslari He sanki, Tanri tarafindan bu is 
igin hazirlanmis ve diizenlenmis biiyuk bir meydan.. 
Meydanin dik kenarlari takribi 100, yan kenarlari ise 75 
olduguna gore 7500 mk. bir saha., ve bu meydanin dort 
bir tarafi beyaz taslarla iki metre yukseklikte yapilmis 
duvarlarla sokaklardan ayrilmistir, meydana uq 
cepheden genis kapilarla girilir, yalmz Kible tarqfinda 
kapi yoktu.. Burada Kambur Hamdi Ef. nin seldmhgi 
hizasinda yine ayni beyaz taslarla yapilmi§ merdivenli 
bir Minberi ve sol taraf cephede ise, yine ayni cins 
taslarla yapilmis yilksek bir Va'z yeri vardi. Burasi, 
Bayramdan bir iki gun evvel supurulur ve temizlenirdi. 
Halk Bayram namazlan igin, omuz veya koltuklarinda 
seccadeleri oldugu hdlde yan geceden itibaren bu 
meydana akin halinde gelir yer ahrlardi. Bazen o kadar 
kalabahk olurdu ki, halk meydana sigmaz etraftaki 
sokaklara, hattd bazen bizim kapiya kadar gelir yayihr ve 
namaza katihrlardi. Bu surete Bayram namazlarina 
katilanlarin sayisi bes bini geqerdi. Sabah namazlan, 
gilzel sesli imamlar tarafindan aided karanhkta sukun ve 
ilahi bir huzur iqerisinde kilinirdi, sabah namazi He 
Bayram namazi arasinda halka va'z edilirdi.. Basda 
meshur Alim Haci Hamid Efendi, oliimunden sonra oglu 
Haci Mehmet Sait, hardest Muftii Kemal, ve son 
zamanlarda da Imam Osman Bedreddin Efendi. Burada 
bu kilrsiide va 'z etiklerini hatirhyorum. " 



73 



"Kayaba§inda hhnan bu Bayram namazlarim, 
uzak mahallelerden bir qok kadinlar, genq kizlar 
meydana nazir evlerde oturan akraba ve dostlarmin 
evlerine gelir, meydani qevreleyen bu evlerin pencere ve 
damlanndan seyrederlerdi. Bayram namazlari, hakikaten 
buyuk bir azamet ve ihti§am iqinde kilinirdi. Meydanin 
dort bir kogesinde yer alan giizel ve giir sesli 
Miiezzinlerin, namazda ve hutbede ve Imamin tekbirlerini 
etraftaki halka duyurmak iqin tekrarlayinca, bu ildhi 
sesler ayyuka qikar, §ehrin etrafim doldurur ve derin 
akisler yaratirdi. Aman Yarabbi! Bu ne azametli ve renkli 
bir tabloydu. " 

Sunguroglu, Harput'ta bayramlarm sosyal 
hayattaki ili§kiler iizerinde ne kadar etkili oldugunu da 
gosteren a§agidaki ornegi verir. 

"Bayramlarda goze qarpan onemli bir olay da, 
Ermenilerden bir qogu, muslumanlar gibi alimlerin ve 
buyuklerin konaklarina ve evlerine giderek bunlarin 
bayramlarini tebrik etmeleri ve ellerini opmeleriydi. 
Bunlar arasinda Firat Kollej Milduru Amerikah Mr. 
Barnim 'in bu yolda kasabada dola§hgi da nazar-i dikkati 
qekerdi. Mr. Barnim, yaninda en yakini bir Amerikah He 
bir de terciimani oldugu hdlde siyah elbisesi, melon 
§apkasi, ve bembeyaz sakah He elinde bastonu oldugu 
hdlde biitun alimlerin ve buyuklerin konaklarini, evlerini 
sira He gezer, tebrikdtta bulunurdu. " 

Ne var ki, Harput aym zamanda Amerikan, Fransiz 
ve Alman Misyonerlerinin acmi§ oldugu okullarla uc 



74 



misyonun miicadele ettigi bir sehir haline gelir 75 . 
Harput'un gerek okul, gerek egitim ve gerekse sosyo- 
kulturel hayatma bir9ok yonden etkileri olan Amerikan 
misyonerleri, kullandiklan ara9lar sayesinde Bati 
diisiince dunyasim, yasayismi ve sistemli cah§ma 
yontemini tamtirlar. Bunun yanmda ekonomik anlayism 
da degismesinde 90k biiyiik rol oynarlar. Bunlarla 
birlikte, Amerikah misyonerler dine ve ozellikle 
Protestan mezhebine 'din kardesi' kazandirma 
diisiincesiyle a9tiklan egitim kurumlarmda ogrenim 
goren azmhklara mensup gen9ligi milliyet9i duygularla 
donatir, hatta silahlanma konusunda onlara yardimci 
olurlar. Osmanhya isyan eden azmhklara toplanan para 
yardimlanyla misyonerlerin, Osmanhnin dagilmasma 
dogrudan sebep olduklan goriilecektir. Harput'ta 
azmhklara yonelik olarak Amerikan Board misyonerleri 
a9tiklan ilkogretim kurumlan, Firat koleji ve Teoloji 
Okulu ile egitim alamnda olusan boslugu doldurmaya 
9ahsmislardir. Bu okullarda okuyan azmhklann kisa bir 
sure sonra silahlamp Harput'ta karde§9e yasadiklan 
Miisliimanlan katletme girisiminde bulunmalarmm, 
misyoner okullarmda asilanan etnik milliyet9ilik 
duygusunun bir sonucu oldugu a9iktir. XIX. yiizyilm 
sonu ve XX. yiizyilm baslarmda Harput ve 9evresinde 
olusan kargasa ve olaylara misyonerlerin 9ahsmalarmm 
sebep oldugu goriilur. 



5 Mustafa Cintosun. Misyonerlik ve Harput'taki Amerikan 
Misyoner Okullan Uzerine Sosyolojik bir Arastirma. Yiiksek 
Lisans Tezi. Harran Uni.§anhurfa. 2006 

75 



Sunguroglu Harput merkezde 19, bugiinkii il 
merkezinde ise dort medresenin varhgmdan bahseder 76 . 
Ayrica 119 biiyiik kiituphanenin yanmda 16 medrese 
kutiiphanesinin mevcudiyetini ve bu kiitiiphanelerde 
yaklasik 10 bin ciltten fazla kitabm bulundugunu ifade 
eder. 

Osmanh devletinin son yillarmda Malatya ve 
Dersim sancaklan da buraya baglanmis, 1921 'de bu iki 
sancak Elazig'dan ayrilmistrr. I. Diinya Savasi sirasmda 
sehrin Ermeni niifusu baska yerlere nakledilirken 
Miislimler ise Ismail Pasa'nm teklifi ile 1867 yilmda 
Ma'muretii'1-Aziz adi verilen yeni yere goc eder. 
Boylece halk arasmda "Yukan Sehir" denilen yasli 
Harput kendi kaderine terk edilir. 

'Kor Halilogullan'ndan Haci Ibrahim Lebib 
Efendi (1839-1902) Harput'ta diinyaya gelir. Tahsilini 
Harput'un cesitli medreselerinde, degerli alimlerin 
ellerinde tamamlar. Ibrahim Hulusi Efendi'den icazet ahr. 
Daha sonra Askeri Riistiye'de ilm-i sarf, mantik, din ve 
tatbikati Arabiye derslerine girer. O, hayati boyunca 90k 
sayida ilmi ve dini eserler yazmistir. Haci Ibrahim Lebib 
Efendi aym zamanda maneviyat bakimmdan ustiin 
vasiflara sahip ve mazanneden (kendisinden ancak iyilik 
beklenen, ermis) sayilmaktadir. Vefatiyla Fatih Ahmet 
yolu iizerindeki aile kabristanhgma defnedilir. 

Harput'un degerli alimlerinden Omer Naimi 
Efendinin oglu Haci Hafiz Abdulhamit Hamdi Efendi 



76 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt 2. Sh.31 

76 



(1829-1902) Harput'ta diinyaya gelir. Medresede 
gosterdigi iistun basansmdan dolayi gen9 yasmda okulda 
ders vermeye mezun kilmir. ilk once Mollakoyii'ndeki 
Ahmet Peykerci Medresesi'nde muderrislik yapmaya 
baslar. Bir ara kendisinin bir meseleden dolayi sikayet 
edilmesi iizerine, istanbul'a giderek ibnii'l emin Kemal 
Bey'in pasa olan babasi ile goriiserek onun takdir ve hay- 
ranhgim kazanir. Bu goriismeden sonra kendisine 
medrese yapimi icin bir miktar para verilerek tekrar 
Harput'a yollamr. O, verilen bu parayla Kamil Pasa 
Medresesi'ni yeniden genisletip diizenler ve buranm 
miiderrisi olur 77 . Zamanla sohreti memleket disma da 
tasarak bir 90k alimlerin goriis aldigi degerli bir zat olur. 
Binlerce talebe yetistirir. Bu talebelerin bir^ogu sonradan 
Harput'un ilim hayatmda onemli ki§iler olurlar. 13 adet 
dini ve ilmi eseri ile birlikte, §iirlerini i9ine alan divan9esi 
vardir. 

Sunguroglu, i§ittiklerine dayanarak Harput'ta 
vaktiyle 1500-2000 arasmda talebe kitlesi bulundugunu, 
bu rakamlarm 1883-1890 seneleri arasmda bes alti yiize 
diistiigunu yazar 78 . Ona gore, medreseler olgunluk ve 



"Babamm Malatya mutasarnfliginda bulundugu esnada 
karde§im Ahmet Tevfik merhumla Harput'a giderek medrese 
ve kiitub haneyi ve miiderrisi Fadih Abdiilhamid Hamdi 
Efendiyi ziyaret etmi§dik. Bilahare idarei hususiyece medrese 
ve kiitub hane binalanmn yikdinldigi kemali teessiirle haber 
ahnmi§di. Kitablan mihafaza etmekte oldugunu, Kemaliiddin 
Efendinin oglu Nairn Efendi soyledi." Mahmud Kemal Inal. 
Osmanh Devrinde Son Sadrazamlar. Cilt I, Sh.246 
78 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt 2. Sh.27 

77 



verimlilik faglarmi ve onemlerini tedricen ve hele 
meshur miiderris ve alim Haci Abdiilhamit Hamdi 
Efendi'nin olumiinden sonra busbiitiin kaybeder. 

Anlatihr ki, Kamil Pasa Medresesi miiderrisi Haci 
Hamid Efendi, kendi kutiiphanelerinde bulunmayan bir 
kitabi Haci Mehmed Efendi'den bir yazi ile ister. Haci 
Mehmed Efendi bu yaziyi okuduktan sonra altma, 
'kutiiphaneden kitap cikmaz anlammda', "en la yehriice 
minelhizane", diye yazar. Bundan miiteessir olan Haci 
Hamid Efendi de bu ciimlenin altma, "ila Davud Kesis", 
diye yazarak pusulayi tekrar Haci Mehmed Efendi'ye 
gonderir. Davud kesis, 90k dirayetli bir Siiryani 
papazidir. Haci Mehmed Efendi'nin kutiiphanesine 
istedigi zaman serbest9e girer ve 9ikar ve istedigi kitabi 
da alabilirmis. 

Vefatmda verilen selalarm biitiin Harputluyu 
aglattigi nakledilir. Harput'taki Meteris mezarhgmda 
medfundur. Bas sahidesindeki kitabeyi oglu Miiftii 
Kemalettin Efendi siir seklinde tarih diisiirerek yazmistir. 
Kitabenin metni soyledir: 

"Ey zair-i ibret karin 

Bir zattir ki, burda defin. 

Abdulhamit Efendi kim 

Allame-i asr-i giizin. 

01duguy9iin mevti ile 

Alem umum iizre hazin. 

Tarihini yazdi Kemal 

Agladi ciimle miimin. 

1902-1320 



78 



Hasan Fehmi Efendi (7-1904) kasik yapip 
sattigmdan dolayi 'Kasikci Hoca' namiyle maruftur. 
Harputun Esadiye Mahallesinde otururdu, Sugoziinde de 
bahcesi vardi. Hasan Fehmi Efendi yasi ilerledigi halde 
okumak ve yazmak heves ve azmiyle Ibrahim Pasa 
Medresesine kaydolur ve Beyzade Ali Riza Efendi'den 
ders goriir. Kisa zamanda tahsilini ikmal ederek icazet 
alrr. Icazet aldiktan sonra yine eskisi gibi kism evinde, 
yazm bahcesinde kasik yapip satmakla maisetini temin 
eder. Anlatihr ki, ziiht ve takva sahibi ve aym zamanda 
ehl-i tarik olan Hasan Fehmi Efendi, "her hangi bir 
memuriyette ve her hangi bir ticarette kazamlan paralarm 
helal olduguna itimadim yoktur. Ancak bu elimin 
emegini helal bilerek gecinmek ve bu suretle bu dar-i 
fenayi atlatmak istiyorum", dermis. Harput'da 
medfundur. 

Esas adi Haci Ali Riza Efendi (1810-1904) olan 
Beyzade'ye Biiyiik Beyzade Efendi de denir 79 . Baba adi 
Haci Bakir'dir (Haci Bekir). Dedeleri Ozbekistan 
bolgesinden go? ederek once Buhara'ya, daha sonra 
Misir'a gelirler, bir miiddet burada kaldiktan sonra 1798 
yilmda Napolyon'un Misir'i isgali iizerine kendi boylarma 
bagh 40 kadar aile ile birlikte §am, Halep, Urfa ve 
oradan da Musul'a giderler. Bu gruptan bir kismi 
Musul'da kalmayi tercih eder. Diger bir grup tekrar 
Tiirkistan'a donmek i9in hazirhk yaparken, Baku Bey'in 



9 Aydogmu§, Giinerkan; Harput Kulturiinde Din Alimleri, 
Elazig, 1998 

79 



etrafmdaki kii9iik bir grup da bunlardan aynlarak 
Harput'a gelir. Bu seyahatlardan olduk9a yorgun bir 
sekilde Harput'a ulasan Bakir Bey, burasmi Island 
ideallerine uygun buldugu ifin yerlesir. Ilk defa iki 
kardes Kursunlu Medresesi'nde bir hiicrede beyaz kiilah 
imal ederek ailesinin maisetini karsilamaya 9ahsmis, bu 
arada kendilerini ilme vermeyi de ihmal etmemislerdir 80 . 

Haci Bakir'm oglu olan Beyzade Haci Ali Riza 
Efendi, 1810 yilmda Harput'ta diinyaya gelir. Haci 
Mahmut Efendi isminde bir de biiyiik kardesi vardir. 
Babalarmm ilme dusloinliigu focuklarmi da ilme yoneltir. 
Beyzade Hazretleri once §eyhii'l Ulema Haci Ali 
Efendi'den, daha sonra Harput'un biiyiik alimi Dagistanh 
(Mehmet Efendi) Hoca'dan dersler alir. Kabiliyeti ve 
ogrenme arzusu yiiziinden hocalan da Beyzade'yi 90k 
severler. Beyzade Haci Ali Riza Efendi ilim tahsilini 
surdiiriirken tasawufa da ilgi duyar. O, bu ilgiyi daha 90k 
Dagistanh Hoca'dan almistir. Kisa zamanda biiyiik 



Kur§unlu Medrese sitesinin, ayri ayri bes. medrese hiicrelerini 
icerisine ahp tedrisata ve miidderislerin ikametine mahsus bes. 
biiyiik dershanesi ve iki de biiyiik (bin ciltlik) kiitiiphanesi 
vardi. Kur§unlu Medresesi, 1795 tarihinde Qotelizade Haci 
Memi Aga tarafindan yaptinlmi§ti. Yakla§ik 60 ogrencinin 
ogrenim gordiigii medrese Harput'un onemli egitim 
kurumlanndan birisi idi. Sunguroglu eserinde §unlan yazar. 
"Bir zamanlar burada (Kur§unlu Camii cevresinde) Kur§unlu, 
Ismailiye, Ziyaiye, Mehmed Aga, (^olakzade namlariyle ayri 
ayri be§ medrese vardi. Bir zamanlar da Harput Ru§diyesini, 
numune iptidaisini, son zamanlarda ise Harput Dariil-Hilafesini 
icine almi§ti. Bu sitenin ortasinda geni§ bir avlu, bir ce§me, bir 
havuz ve goklere saye salmis, tarihi bir cinar agaci vardi." 

80 



merhaleler kateder. Dump dinlenmeden bilgisini 
gelistirir. Dagistanh Hoca'nm en basanh talebelerinden 
birisidir. Harput halki kisa zamanda Beyzade'yi sevmeye 
baslar. Ne var ki, Dagistanh Hoca ona icazetini 
veremeden olmiistiir. O, oliim doseginde iken kendi 
yerine miiderrislige Beyzade'nin getirilmesini vasiyet 
eder. Ibrahim Pasa Medresesi sahibi £6telizade Sirma 
Hatun'a, "Ben yakmda olecegim, oliimumden sonra 
muderrislik icin bir 90k dedikodular, hatta kavgalar 
olacaktir 81 . Sana vasiyet ediyorum, benim yerimi ancak 
Beyzade Ali Riza doldurabilir. Miiderrisligi ona 
vereceksin. Sayet baskalarma verecek olursan kiyamet 



81 Coteliler kokleri Turkmenistan olan buyuk bir ailenin fertleri 
olup Harput Beyleri olan Kes^afogullan (Saray Beyleri) 
tarafindan §imdiki Coteli Koyii mevkiine yerle§tirilirler ve bu 
mevki Coteli Koyii olarak amhr. Aile fertlerinden; Vezir 
iinvam ile Cotelizade Ibrahim Pa§a (1832), Cotelizade ishak 
Pa§a (1832-1833) ve Cotelizade Siileyman Pa§a Diyarbakir ill 
Eyalet Valiligi, Cotelizade Ibrahim Pa§a ve Cotelizade Ishak 
Pa§a aym zamanda Maden-i Humayun Eminligi. Cotelizade 
Asim Begin Torunu, (^otelizade Mustafa Begin Oglu Olan; 
Cotelizade Asim Bey (1908-1912) Ikinci Me§rutiyet'te Elazig 
Millet Vekilligi, (D.1873 0. 1928) Mamuratul-Aziz Vilayeti 
ilk Belediye Ba§kam (Ishak Bey oglu) Cotelizade Mehmet Bey 
(1920-1925), (Riza Bey oglu) Cotelizade Mehmet Bey Elazig 
Belediye Baskanhgi, (1920-1931) Muhiddin Qoteli Bey 
Cumhuriyet doneminde iic devre Elazig Millet Vekilligi 
yapmi§tir. Ailenin Harput ve Elazig'in kurulmasinda biiyiik 
hizmetleri olmu§tur. 

81 



guniinde saflarmdan tutup seni siiriim suriim 
surundururum", der. Hakikaten Dagistanh Hoca'nm 
olumunden sonra dedikodular baslar. Bunun iizerine 
Antep ulemasmdan meshur Ku^iik Ali Efendi kendisine 
giyaben bir icazetname gonderir. Ancak bundan sonra 
Ibrahim Pasa Medresesinde miiderrislige baslar 82 . 

Onun ilk hammi Sarini koyii beylerinden birinin 
kizi olan Emine Hammdir 83 . Bu koyde hammmdan kalan 



* 2 'Haci Ibrahim Pa$a Medresesi' 1832 yihnda bir miiddet 
Diyarbakir valiligi yapan ancak ayni yil vefat eden (^otelizade 
Ibrahim Pa§a Tarafindan 1830 yihnda yaptinlmi§tir. Medrese 
icerisinde kiitiiphane, dersane ve hiicre olarak toplam 17 oda 
mevcut olup, Ibrahim Pa§a kendisine ait i§letme ve 
gayrimenkullerinin gelirini bu medreseye vakfetmi§tir. 1301 
tarihli salnamede bu medresede ogrenim goren 60 ogrenci 
oldugu belirtilmektedir. Muderrisligini Beyzade Hazretleri Ali 
Riza Efendi yapmi§tir. 

83 II merkezine 25 km. mesafede bulunan ve bir donem nahiye 
merkezi de olan Altmku§ak koyuniin eski ismi Sarini'dir. 19. 
yiizyilda koy birbirinden bir km. uzakhkta olan bir Miisliiman 
mahallesi ile bir Ermeni mahallesinden olu§maktaydi. §u anki 
koyiin giineybatisinda ve Sanni Qayi kiyisinda, bir tepe 
iizerinde bulunan A§agi Mahalle Miisliiman yerle§imi olup, 
Harput §eriye sicilleri kayitlanna gore burada iki zaviye ve bir 
de ilkokul bulundugu bilinmektedir. A§agi Mahalle 1 900'lu 
yillann ba§indan itibaren yavas. yavas. terk edilir ve Miisliiman 
halk Ermenilerin ya§adigi yere ta§inir. Koyiin §u anki 
camisinin gins, kapisi ve tas. kemerleri de eski koyden buraya 
ta§inmi§ ve cami burada yeniden in§a edilmi§tir. Koyiin Ermeni 
halki 1915 yihnda tamamen gocmus. ve kendilerinden bir daha 
haber ahnamami§tir. Arazisinin sulak ve verimli olmasi 
yaninda, Sarini Agalarimn etraftaki bircok koyiin de sahibi 

82 



olduk9a genis arazileri vardir. Ama o, bu arazilerle pek 
fazla ilgilenmez. Onceleri bu arazileri koyde tembih ettigi 
kisiler 9ekip 9evirirler: daha sonra bu hammmdan olan 
oglu Mehmet Nuri Efendi biiyuyiince bu isleri ona 
birakir. Beyzade Hazretleri'nin hanimi (Sarmih) oldiikten 
sonra evliligini Hos Koyii'nden yapar. Bu hammmdan 
kalan arazilere de yine bu hanirmmn oglu olan Baha 
Efendi (Bahaeddin Efendi) bakar. 

Beyzade Efendi kendisini tamamen ilme ve 
tasavvufa verdigi i9in diinya mahyla W9 ilgilenmez. 
Harput'taki tek katli evini kendisi hac ziyaretine gittigi 
sirada oglu yiktirarak iki kata 9ikarmca, olduk9a iiziiliir, 
90cuklarma sitem eder. "Beni simdiden sonra diinyaya mi 
baglayacaksimz?.. Komsularm evinden yiiksek oldu, 
onlarm yiiziine nasil bakanm?" Kendisi tasawufta 
yiiksek bir takvaya sahiptir ve yillarca halki irsat eder. On 
binlerce insana ilmi ve Miisliimanhgi ogretir. Yasadigi 
9agm en biiyiik alimlerinden birisidir. Gerek Naksi, 
gerekse Kadiri ve diger tarikatlarm usiil ve erkamni en iyi 
sekilde bilmektedir. 



olmalan nedeniyle bir donem Kuzovamn en biiyiik ve en 
geli§mi§ koylerinden birisi olmu§tur. Koy, ge?mi§te ozellikle 
agalann yaptirdigi harem ve selamhk kisimlanndan olu§an 
biiyiik konaklan ve pirinci ile iinliidiir. 



83 



Halk arasmda onu menkibelestiren olaylardan biri 
soyle nakledilir 84 . "Deli Mustafa, dedik ya, bazen ciplak 
gezer. Bir gun yine sokaklarda ciplak gezerken Beyzade 
Hoca goriir ve kizgmhkla bagirir: 

-Mustafa bu ne hal, cabuk git iizerini giy! 

Mustafa, buruk saygm bir insan tarafmdan 
azarlanmanm, verdigi utan9la oradan aynhr. 

O gece Beyzade Hoca'nm riiyasma giren 
Peygamber Efendimiz, Hoca'ya: 

-Mustafa'ya dokunma, der. 

Beyzade Hoca: 

-Ya Resulallah, ya seriati kaldir, ya Mustafa'yi 
giydir, diye karsihk verir. 

Sabah olur. Hoca yine Harput'un dar sokaklarmda 
Mustafa ile karsilasir. 

Bakar ki, Mustafa giyinmis, memnun bir ifade ile: 

-Aferin Mustafa, bak ne iyi olmus. 

Mustafa sitemkar, Hoca'ya donerek: 

-Baba bos ver, sana Resulallah bile soz anlatamadi, 
der ve uzaklasrr." 

Bir grin Urfah Naksibendi seyhlerinden Mehmet 
Ruhavi Hazretleri Elazig'm Aksaray Mahallesinde oturan 
Latif Aga'nm konagma gelmistir 85 . Latif Aga Mehmet 



84 Meftune Guler. Harput Efsaneleri. ELESKAV, Elazig 
Egitim, Sanat, Kiiltiir, Ara§tirma, Tamtma ve Hizmet Vakfi, 
2000 

85 Birecik'te Tekke'de medfun Haci Hiiseyin efendinin oglu 
olan Mehmet Selim hafiz er-Ruhavi Hazretleri daha gen? ya§ta 
iken babasi tarafmdan Zulmiye aynzelha-camiine tedris i?in 

84 



Rehavi Hazretleri'nin miirididir. Rehavi Hazretleri 
buradaki konusmalardan Beyzade'nin iiniinu duyunca, 
onu Harput'tan Aksaray'a cagirtir. (Aksaray o yillarda 
ovada bir koydiir) Rehavi Hazretleri'nin cevresindekiler 
Beyzade'nin gelmeyecegini diisiinerek, "Efendi, o biiyiik 
bir alimdir. Sizi tammayacagmdan gelmeyebilir," derler. 
Rehavi Hazretleri, "Siz gidin cagirm, o gelir." der. 
Durum Harput'ta bulunan Beyzade'ye iletilince, "Kimdir 
bu Urfah §eyh" diye sorar. £agirmak icin gelenler: 
"Efendi o Urfah bir Naksi seyhidir. Bir de cubugu var, 
tiitiin i9iyor." derler. Beyzade Hazretleri, "Allah, Allah, 
tiitiin de mi iciyor?" diye saskmhk gosterir. Sonra da 
kalkip Aksarayh Latif Efendi'nin konagma gelir. Mehmet 
Rehavi Hazretleri ile uzun bir halvete dalarlar. Bu Urfah 
Nak§i §eyhi bakar ki Beyzade Hazretleri ilmin giine§idir. 
Ona kendisinin verecegi bir §ey yoktur. Urfa'ya 
dondiikten bir miiddet sonra, bu sefer de Beyzade Hazret- 



verilir. 18 ya§inda Mevlana Halid'in yanmda hizmete girer ve 
iki sene sonra Urfa'ya doner. Tiflis muharebesinde Osmanh 
ordusunda muritleriyle "Gonullii §ark Alayi" te§kiliyle 
1853'de Tiflis'te sava§ir. 1860 tarihinde vefat eden 
Hartavizade Hafiz Muhammed Selim Efendi'nin kabri, 
Mevlid-i Halil kabristanmdan Dabbakhane Camii bati avlu 
kapisimn yanmdaki bugiinkii yerine nakledilirken, 1880'de 
Hiiseyin Ferideddin Efendi tarafmdan mezan iizerine bir tiirbe 
ve buna bitigik olarak ku?iik bir duvar fe^mesi yaptmhr. Bu zat 
Urfa ve havalisinde §eyh Efendi namiyla taninmi§tir. 



85 



leri ve Latif Aga Urfa'ya Rehavi Hazretleri'ni gormeye 
giderler. Orada tarn yedi ay misafir olurlar. Bu sure 
i9erisinde hep ilmi ve dini sohbetler yapihr. Gece 
yanlarma kadar siiren bu sohbetlerden her ikisi de sonsuz 
zevk ahrlar. Nihayet Mehmet Rehavi Hazretleri 
Beyzade'ye inabe vererek Urfa'da onu siiluka sokar. 
Siiruk siiresi bittikten sonra Beyzade Hazretleri'ne gerekli 
icazeti verip, onu irsadla gorevlendirir. Boylece, once 
Harput'ta §eyhii'l Ulema Ali Efendi ve Dagistanh 
Hoca'dan, daha sonra Urfa'daki Naksibendi §eyhi Meh- 
met Rehavi Hazretlerinden gerekli ders ve icazeti alan 
Beyzade Hazretleri'nin, tarikat gelenegine uygun bir 
sekilde mursidligi tasdik edilmis olur. 

Bir gun ona Kovenk koyiinde, Haci Omer Hiidai 
Baba diye birinin cikrp seyhlik yaptigmi, tarikatmm da 
Kadirilik oldugunu soylerler. Bunun iizerine Haci Omer 
Hiidai Baba'ya 40 sual yazarak yollar. O, gelen bu 
cevaplarla yetinmeyip bir cuma giinu bizzat Harput'a 
gelerek, zikirlerini gostermelerini ister. Haci Omer Hudai 
Baba gelmez ama, ihvanlanm Harput'a yollar. Bunlan 
halk da merak etmektedir. Bir grup ihvan, onde tarikat 
sancagi, arkalarmda miiritler ve ellerinde elvaneler, 
firpaneler, kudiimler Harput halkma bir ge^it toreni 
yaparlar. Cuma namazi kilmdiktan sonra cami icinde bir 
zikir sergilenir. Beyzade bunlan sonuna kadar seyreder. 
Zikir bittikten sonra ihvanlarm basmda gelen Palulu 
Muhammed Baba'ya, "Omer Baba'ya selamimi gotiiriin. 
Kadiriligi bu minval iizre yiirutsun" der. 



86 



Beyzade Hazretleri fevrede uydurma seyhlik 
yapanlan da siki bir takibe almistir. O, etrafmda bu kadar 
ilgi ve itibar gormesine ragmen gosteris ve ihtisami asla 
sevmez. Halka karsi miitevazidir. Herkese gerekli saygiyi 
gosterir. Evine gidip gelirken bile ara sokaklan tercih 
eder, kendisinden dolayi kimsenin rahatsiz olmasmi 
istemez. Bu gidis gelislerde basmi kaldinp M9 bir yana 
bakmaz. Cok az konusur, 90k az tebessiim eder. Onun en 
90k dikkat ettigi seylerden birisi de temizliktir. 
islamiyetin temizlik konusundaki goriislerini her firsatta 
etrafma sik sik anlatir. Harput'ta Omer Naimi Efendi, 
Hafiz Oge, Haci Muharrem Hilmi Efendi'nin iizerinde 
biiyiik emegi vardir. Aynca icazet verdigi kisiler de 
bulunmaktadir. Bunlar, biiyiik oglu Haci Mehmet Nuri, 
Kose Sefer, Haci Re§it, Miisevvit Ahmet, Kadizade 
Sadik, Hekimhan Miiftiisii Kozagozzade Mahmut, 
Gergerizade Haci Ali, Uzun Eminzade Alay Miiftiisii 
Sait, Abdusselamzade Hakki gibi zatlardir. 

Beyzade Haci Ali Riza Efendi uzun boylu, iri 
ciisseli, genis omuzlu bir zat olup gozleri ela, sakah 
beyaz ve uzun, yiizii 90k sevimli ve nuranidir. Basma 
beyaz fes giyer, bu beyaz fesin iizerine kism biiyiik ve 
yesil sank, yazm beyaz sank sarar. Uzerindeki elbisesi 
mavi ya da lacivert salvar, yazm Antep alacasmdan iki 
etekli entari, yahut limon kiifii renginde ciibbedir. Sokaga 
9iktigi zaman elinde uzun bir asa bulunur. 

Anlatihr ki, onun Island konuda alimligi, herkesin 
onu sevip saymasi, bazi Ermenileri rahatsiz eder. Bir gun 
sehirdeki Ermeni komitacilar Beyzade'yi oldiirmeye karar 



87 



verirler. Bunun icin silahli dort bes Ermeni ona pusu 
hazirlayarak gecenin karanhgmda dar sokaklardan bi- 
rinde oldiireceklerdir. Ermeni suikast9iler bakarlar ki o 
camiden ciktiktan sonra etrafmda bir boliik asker onu 
korumaktadir. Planlarmi bir sonraki geceye ertelerler. 
Ikinci gece de ayni durumla karsilasmca, iiciincii geceye 
ertelerler. Beyzade durumu farkeder. Bir gece bunlan 
oniine katarak mahallelerine kadar kovalar. Boylece bu 
hain planlarmdan vazgecerler. Halbuki Beyzade evine 
hep tek basma gidip gelmektedir. 

O, namazlarmi cogunlukla Sarahatun Camii'nde 
kilmaktadir. Buramn anahtarmm biri de kendisindedir. 
Cami muezzini Perili Hafiz her sabah ezan okumaya 
geldiginde onu mihrabm oniinde namaz kilarken goriir. 
Bir gun ondan once gelmeye karar verir. Ezandan bir saat 
once camiye girdiginde, Beyzade Hazretleri'ni yine 
mihrabm oniinde goriir ve, "Yarm daha erken geleyim" 
der. Ikinci gece iki saat once gelmesine ragmen goriir ki, 
Beyzade yine camidedir. Bunun iizerine Perili Hafiz gece 
yansi camiye gelmeye karar verir. Saat on iki siralarmda 
Sarahatun'a gelir. Cebinden anahtan cikarrp kapiyi 
acacagi sirada arkasmdan bir ses, "Dur acma" der. Perili 
Hafiz biraz iirpererek doniip arkasma bakar. Seslenen 
Beyzade'dir. "Hafiz" der, "Kirk yildir bu camiyi ilk ben 
aciyorum, birakmam sen acasm." Bunun iizerine Perili 
Hafiz geri cekilerek camiyi Beyzade'nin acmasma 
miisade eder. Anlatihr ki, bu insan-i kamil, bu biiyiik veli 
kirk yildir camiye hep boyle gelerek, hem nafile 
namazlarmi kilmis, hem de tesbih cekmistir. 



88 



Bir gun goniil dostlanyla birlikte Dabakhane yolu 
iizerinden Fatih Ahmet Baba'ya ziyaret icin yola 
koyulurlar. Dere Hamami'na geldikleri vakit Beyzade 
Hazretleri durur. Bir miiddet sessiz kaldiktan sonra 
cevresindeki dostlarma "Geri donelim" der. Dostlan 
sasinrlar. Beyzade Hazretleri'ne nicin vazgectigini 
sorarlar. O, "Fatih Ahmet Baba bize karsi geldi." der. 
Fatih Ahmet Baba ki, Imam-i Hanefi'ye hizmet etmis 
buyiik bir zattir. 

Beyzade Hazretleri vatanseverligin Islam dininde 
onemli bir yeri oldugunu 1877 yilmda baslayan Osmanh- 
Rus savasmda gosterir 86 . Harput halkmi konusmalanyla 
heyecana getiren Beyzade, basta kendisi ve oglu Mehmet 
Nuri olmak iizere torunu Halit Efendi'yi de gonullu 
yazdirarak Ruslar'a karsi savasmak i9in Erzurum'a gider. 
Harput'tan yola fikan bu bir avuc gonullu kahramamn at, 
silah ve diger levazimatim bizzat Beyzade kendi 
biitcesinden karsilar. Gittigi Erzurum cephesinde biiyiik 
yararhhklar gostererek geri doner. O boyle bir anda her 
Muslumamn ne yapmasi gerektigini gostermeye 
9ahsmistir. 1883 yilmda Mamuretii'1-Aziz evkaf 
komisyonu reisligi yapmis olup "Mekke Mollahgi" 
unvanma sahiptir 87 . 



1 Evliyalar Ansiklopedisi. Tiirkiye Gazetesi 



87 Mehmet Zeki Pakahn Osmanh Tarih Deyimleri ve Terimleri 
sozlugunde §u bilgileri verir. Molla mevleviyyet payesini ihraz 
eden ulema hakkinda kullamlan bir tabirdir. Ozellikle zadegan 
sinifinin meydana cikmasindan sonra onlara 'bey'in ilavesiyle 
Mollabey tabiri taammiim etmi§tir. Mevleviyyet Ilmiye 

89 



Beyzade Hazretleri uzun zamandir arzulayip da 
9esitli nedenlerle yapamadigi hac ziyareti i9in hazirhklara 
baslar. Bu sefer oglu Baha Efendi ve hacda hizmetlerini 
gorecek evdeki yardimcisi Emin Efendiyi de yanma ahr. 
Para harcama isini oglu Baha Efendi'ye havale etmistir. 
Yol boyu 9esitli sehirlerde rastladiklan fakirlere 
verecekleri sadaka miktarmi Beyzade Hazretleri tayin 
eder. Her yoksula 119 kurus, bes kurus vererek yollarma 
devam ederler. Bir gun gen9 biri onlardan sadaka ister. 
Beyzade oglu Baha'ya donerek, "Suna yirmi kurus ver" 
der. Baha Efendi tereddiitsiiz yirmi kurusu 9ikarrr verir 
ama, i9inden, "Yahu bu babamm islerine de bir turlu akil 
erdiremiyorum. Qok yoksul goriinen yash kimselere 119 
kurus, bes kurus ver diyor, bu aslan gibi gence yirmi 
kurus ver dedi.", diye ge9irir. Bir miiddet sonra Beyzade 
Hazretleri ogluna donerek, "Sen bu islere karisma oglum. 
Oncekiler parayi kendileri i9in istediler. Bu gen9 adam 
(Allah' in veli kullarmdan ya da) Hizir Aleyhisselam'dir. 
Topladigi paralan fukaralara dagitacak." deyince, Baha 
Efendi bakar ki babasi kendi i9inden ge9enleri de 
bilmektedir. Uzun ve mesakkatli bir yolculuktan sonra 
Mekke'ye ulasirlar. Hac gorevini ifa ettikten sonra 
doniiste Medine'ye ge9ip yiice Peygamber'in kabr-i 



sinifinda biiyiik miiderrislere tekabiil etmekte olup mahre?, 
bilad-i hamse ve harameyn mevleviyyetleri olmak iizere iif 
derecede idi. Harameyn mevleviyyetleri ise Mekke ve Medine 
Kadihklan olup fiilen Harameyn'e gitmeden paye ve terfi 
ahndigi da olurdu. 



90 



seriflerini ziyarete giderler. Beyzade once tek basma 
tiirbenin kapisma gelir. Kapi oniinde nobetfiler vardir. 
Gelenler tiirbenin dismdan ziyaretlerini yapip giderler. 
Oysa Beyzade Hazretleri tiirbe kapismm tarn karsismda 
durunca, kapi kendiliginden acihverir. N6bet9iler 
sasinrlar. Beyzade Hazretleri acilan kapidan i^eri girer. 
Kapi tekrar kapanir. Bir siire sonra Beyzade yeniden 
acilan kapidan disari cikar. Durumu saskmhk i9inde 
seyreden nobetciler, W9 rastlamadiklan bu olayi oramn 
Osmanh Pasasi'na bildirirler. Padisahm bu konuda emri 
de vardir. Burada meydana gelebilecek her olaganiistii 
olaym kendisine bildirilmesini istemistir. Kisa bir siire 
sonra orada gorev yapan "miisir" unvanli Pasa, Beyzade 
Hazretleri'ni bulur. Once Baha Efendi ve hizmet9isinin 
disari 9ikmasmi ister. Baha Efendi olanlara bir anlam 
veremez. Beyzade Hazretleri, "Emin Efendi kalsm. O 
bizdendir." diyerek hizmet9iyi odada birakir. Miisir 
i9eride Beyzade Hazretleri ile bir siire konusarak 9ikip 
gider. Peygamber Efendimizin kabr-i serifleri simdiye 
kadar iki kisiye a9ilmistir. Bunlardan biri de Beyzade 
Hazretleridir. Aradan yillar ge9er. Baha Efendi'nin bu 
olaydan haberi yoktur. Beyzade Hazretleri'nin 
oliimiinden bir siire sonra hizmet9isi Emin Efendi Baha 
Efendi'yi ziyarete gelir, "Sana bir sey anlatacagim Baha 
Efendi." der. Sonra onu bah9ede bir koseye 9ekip Hac 
ziyareti sirasmda Medine'de Osmanh miisirinin ni9in 
ziyarete geldigini anlatir ve soyle der: "Meger Medine-i 
Miinevvere'de Peygamberimizin kabr-i serifmin kapisi 
kendiliginden babamza a9ilmis. Durumu ogrenen 



91 



miisir, babayi ziyarete geldiginde bu kapinin neden 
babaniza acildigim sordu. Beyzade Efendi de dedi ki: 
"Eger beni iimmetlige kabul edersen huzuruna al dedim." 
iste o zaman kabri serifin kapisi a9ilmis ve Beyzade 
Hazretleri iceri girerek bir muddet orada kalmis." 

Bu olay Beyzade Hazretleri'nin 1904 yilmda 

vefatmdan sonra ortaya 9ikmistir. O giine kadar bu zatm 

bu kadar derecesi yiiksek bir veli oldugunu 

kestiremeyenler, onun kabrine kosarlar. Anlatihr ki, bu 

ilim ve irfan giinesi kendi cenazesinde de buyuklugunii 

gostererek, Harputlulara olaganiistii bir gun yasatir. 

Muazzam bir kalabahk Harput'un meydan ve sokaklarma 

sigmaz. Onu buyiik bir uziinrii iferisinde §imdiki kabrinin 

bulundugu yer olan Meteris Mezarhgma gotiirerek 

defhederler. Beyzade Haci Ali Riza Efendi'nin vasiyeti 

iizerine kendisine tiirbe yapilmaz. Mezarhgm cevresi 

demir setle ^evrilerek aile kabristanhgi haline getirilir. 

Buradaki §ahidelerinin tamami ye§ile boyanmi§ olup, 

iizerlerinde kitabeleri bulunmaktadir. Aile mezarhgmm i9 

kismmm tabanma son yillarda mermer taslardan olusan 

ozel bir diizenleme yapilmistir. imam Efendi Beyzade 

Hazretleri'nin mezar tasi i9in su siiri yazar: 

"Ey zair-i ziil ihtiram 

ihlas ile oku miidam. 

Ustad-i kul kutb-i cihan 

Oldu diirud-i kudsiyan. 

El hak velidir bimend 

Ali Rizayi fazhmend. 

Beyzade -i sohretsiar 



92 



Yarab bicah-i car-i yar. 

(Vegfir lehu) tarih-i hem 

Kil miistecap ya ziilkerem. 

Adab ile gel ver selam 
Vegfir lehu yevmelkiyam. 

Fahr-i sunuf-i arifan 
Vegfir lehu yevmelkiyam. 

Ser amedan-i naksibend 

Vegfir lehu yevmelkiyam 

Riikn-i tarik-i yar-i gar 

Vegfir lehu yemvelkiyam. 

Aglayarak yazdi kalem 

"Vegfir lehu yevmel kiyam." 

(Tasm arkasmdaki kitabe) 

"Beyzade Haci Ali Riza Efendinin ruhuna fatiha' 

"Cenab-i Riyaz-i Naksibendi 

Giiruh-i hacegamn ser biilendi. 

01 idi mehbit-i feyz-i hudanm 

Fiiyuzati per atti sehri, kendi. 

Ediip irsad erisirdi hiidaya 

Nice dermadegamn derd-i mendi. 

Zamamn evhadi ol pir-i azam 

Cihamn kutbu Beyzade Efendi. 

Tevecciih eyleyiip hakka sivadan 

Hiiviyet buldu o samsam hindi. 

Koyup aher fenayi hakka gitti 



93 



Maarif misrmm aymyla kandi. 
Hesap et muhlis-i mucamle Bedri 
Olur tarih Riyaz-i Naksibendi" 
Anlatihr ki, Beyzade Efendi bir sene hacca 
gitmeye karar verir. Arkadaslan ile anlasrp, para 
biriktirmeye baslar. Hanimi o sene hamiledir. Bir gun 
hammi yatakta yatarken disandan et kokusu gelir. Cam 
bu etten yemek ister ve Beyzade Efendiye, "Efendi! §u 
kizarmis et kimlerde pisiyorsa git benim hatinm icin bir 
parca isteyiver. Camm 9ekti." deyince, Beyzade Efendi, 
"Heey hatun hey!.. Bu kadar zenginligimiz bosunaymis 
meger. Istedigin et olsun, kebab olsun. Hemen carsrya 
gidip, en alasmdan sana kebap getiririm." cevabmi verir. 
Hammimn israria bu kizaran etten istemesi iizerine, 
Beyzade Efendi iizgiin bir sekilde disan cikar. Bu 
kokunun fakir bir komsularmm evinden geldigini anlar. 
Utanarak kapiyi calar ve ayakiistii mevzuyu soyler. 
Kapiyi acan kadmcagiz, "Olmaz efendim! Pisirdigim et 
size layik degildir." der. Beyzade Efendinin israri iizerine 
kadm gercegi soylemek mecburiyetinde kalir ve, 
"Efendim! Uc giinden beri 9oluk-9ocuk afiz. Cocuklarm 
aglamalarma fazla dayanamadigim icin, sokakta bir 
kopek yakalayip kestim. Iste kizaran et budur. 
Cocuklarimm seslerinin kesilmesi i9in kizartiyorum. 
Onlan oyahyorum." der. Bu durum karsismda gozleri 
yasaran Beyzade Efendi, hemen evine donerek hac i9in 
ayirdigi paramn biiyiik kismim kadma verir. Geri kalamm 
fevresindeki fakirlere dagitir ve hacca gitmekten vaz 
gecer. Arkadaslan ile kararlastirdiklan giin gelince, 



94 



Beyzade Efendi arkadaslarma hacca gidemeyecegini 
soyler. Sebebini ogrenmek isteseler de, Beyzade Efendi 
soylemez. Bunun iizerine arkadaslan yola koyulur. Uzun 
ve zahmetli bir yolculuktan sonra Mekke'ye varan 
arkadaslan hayret i9inde kahrlar. Ciinku Beyzade Efendi 
kendilerinden once gelmistir. Bazilan, "Eger bizden 
sonra yola cikmis olsaydi, mutlaka bizi gelip gecerdi. Biz 
de onu goriirduk. Ama boyle bir sey olmadi." derler. 
Kabe'nin tavafi esnasmda, namaz kilarken, Arafat'a 
cikarken hep en on saflarda Beyzade Efendiyi goriirler. 
Harput'a dondiiklerinde Beyzade Efendiye bu durumun 
hikmetini sorarlar. O da, "Hayir ve hasenat yiiziinden. Siz 
Kabe'ye yiirumekle mi vanldigmi samrsmiz?" dedikten 
sonra, olanlarm hepsini anlatir. Denilir ki, bundan sonra 
Harput'ta fakirler hi9 bir zaman muhtac duruma diismez. 
Zenginler fakir aramak icin birbiriyle yansirlar. 

Anlatihr ki, Diyarbakir esrafmdan Mesut Bey, 
Beyzade Hazretleri'nin ismini duydugu i9in onu gormeye 
gelir. Aksam Beyzade Hazretleri'nin evinde misafir 
kalarak bir sohbet toplantisma katihr. Uzun siiren bu 
sohbet gecesinden sonra Beyzade Hazretleri misafirini 
yatirir, kendisi de gece ibadetine cekilir. Bir sure sonra 
Mesut Bey uyanir bakar ki, Beyzade Hazretleri namaz 
kilmaktadir. Tekrar yerine gelir ve yatar. Gecenin bir 
vaktinde yeniden uyanir, tekrar Beyzade'yi namazda 
goriir. Bu durum bir kac defa olunca icinden, "Be herif, 
basm goge mi degecek?" der. Yattigi yerde bunlan 
minldamrken bir de bakar ki gokyiizunde yildizlar 



95 



goriinmektedir. Gozlerine inanamaz. Tekrar bakar, yine 
yildizlan goriir. Oysa evin iizeri kapahdir. Birden irkilir. 
Basmi yorganm altma sokar. Biraz vakit ge9tikten sonra 
yeniden yorganm altmdan basmi 9ikanr ve bakar, bu 
sefer gokyuziirm degil, tavam goriir. Uykusu iyice 
ka9mistir. Beyzade Hazretleri'nin biiyiik bir zat oldugunu 
anlar, i9inden boyle bir zatm ogluna kizmi vermeyi 
dusuniir. Sabah olunca durumu Beyzade Hazretleri'ne 
a9ar. Allah da kismet ettigi i9in Mesut Bey'in kiziyla 
Baha Efendi evlenirler 88 . 

Anlatildigma gore, Ulukent'te civardaki insanlarm 
yardimiyla ge9inen 90k fakir bir kisi varmis 89 . Bu kisi 
vefat ettiginde civardaki insanlar cenazesini kaldirmaya 
9ahsirken bir de bakarlar ki Beyzade Efendi gelir ve 
cenazeyi kendisinin kaldiracagim soyler. Boylece 
Beyzade Efendi mevtayi yikayip kefene sarar ve tarn 
tabuta konulacagi sirada, halk arasmda "Deli Mustafa" 
diye bilinen kisi "Tabut bos, Tabut bos" diye birka9 kez 
baginr. Cemaatin i9inden bu olay karsismda saskmhk 
i9ine diisen bir kisi defin islemi tamamlandiktan sonra 
Beyzade Efendi'nin yanma yaklasir ve Deli Mustafa'nm 
neden boyle bir sey soyledigini sorar. Bunun iizerine 
Beyzade Efendi, olen kisinin takva sahibi biri oldugunu, 



Sunguroglu, Harput'ta unutulmayan dugiinler arasmda bu 
evliligin duguniinu de kaydeder. 

89 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



96 



riiyasma gelen Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in istegi 
iizerine bu kisinin cenazesine geldigini, ancak tabuta 
konulacagi esnada melekler tarafmdan goturuldugiinii ve 
Deli Mustafa'nm da bu olayi gordugunii soyler. 

Seksen seneye yakm bir sure Ibrahim Pasa 
Medresesinde miiderrislik yaparak, bircok talebe 
yetistiren Beyzade Efendi, omriinun sonlarma dogru 
muderrislik vazifesini oglu Muftii Haci Mehmed Nuri 
Efendiye birakarak, kendisi bir koseye cekilir, ibadetle 
mesgul olur. Omriinun sonlarma dogru rahatsizlamr. 
Hasta olmasma ve atesler i9inde yanmasma ragmen yine 
diz cokiip oturdugunu ve ayaklarim uzatmadigim goren 
oglu dayanamayip, sebebini sorar. Oglunun bu sualine 
hafifce giiliimsedikten sonra kaslanm catip, "Heey ogul, 
giizel ogul!.. Demek ayaklarimi uzatayim oyle mi? 
Uzatayim lakin kime karsi uzatayim dersin. Soyle kime 
karsi?" cevabim verir. 

igneli Baba'nm (1804-1914) asil ismi Haci 
Ahmet'tir. Anasi Hintli babasi Buharah olup 90k kiiciik 
iken babasimn ve 14 yasmda iken de anasmm oliimii 
Haci Ahmet' i 90k sarsar ve bu teessiiriin neticesi olarak 
mal ve miilkunii terk ile seyahate 9ikar. Suriye, Bagdad, 
Misir, Hicaz'i dolasir ve Bagdad'da iken Abdiilkadir-i 
Geylani'nin zaviyesinde miicavir olarak yillarca kahr ve 
bu tarikata intisap eder. Bu 9ahsmalan neticesinde bazi 
manevi miikafatlara nail olduktan sonra Bagdat'tan 
Diyarbakir'a ve bir miiddet sonra da Elazig'a gelerek Nail 
Bey Mahallesinde bir eve yerlesir ve evlenir. Igneli Baba, 
1914 tarihinde 110 yasmda iken Elazig'da ahirete irtihal 



97 



eder. Harput caddesinin sag tarafmdaki mezarhgm yol 
kenarmda ve dut agaclarmm hizasmda medfundur. 
Sunguroglu Igneli Baba hakkmda sunlan anlatir. 
"Devamh olarak riyazet geker, yemek, hele et hig 
yemezdi. Gidasini yalmz yogurt ve ayran teskil ederdi. 
Bu sebeple vucudu ddeta bir iskelet halindeydi. Fakat, 
sihhati yerinde ve saglamdi. Ak sakalh, nurani 
gehreli, sik ve beyaz kaslarimn altinda zekd fiskiran 
ufacik mavi gozleri vardi. Vucudu, elbisesi tertemizdi. 
Basma beyaz fes giyer ve uzerine bir sank sarardi. 
Sabahlari bir elinde tesbihi, bir elinde asasi evinden 
gikar, gununu, hukumet dairelerine girip gikmak, 
garsi ve pazarda sevdiklerinin dukkan ve 
magazalarinda oturmak ve bes vakit namazini 
muhtelif camilerde kilmak suretiyle gegirirdi. 
Kendisinden dunyanin ahvali sorulunca: Dad yok 
Dad y ok diye cevap verirdi. " 

Haci Ahmed Baba'ya, agzmda igne ve bazan da 

kiirdan yapmasmdan dolayi Igneli Baba ismi verilir. Bir 

kagit veya bir cop parcasim agzinin icine koyar ve bir az 

sonra madeni bir halde ya bir igne veya bir kiirdan 

cikanrdi. Sunguroglu yasamis oldugu bir tecriibeyi 

nakleder. 

"Ben gengligimde bu gibi seylere katiyyen inanmaz, el 

gabuklugu, hokkabazhk veya herhangi bir 

gozboyacihk derdim. Fakat is dyle degilmis. Bazi 

inanmiyanlara Baba, gop veya kdgidin yarisini, igne 

veya hildl, yarisini da gop veya kagit halinde de 

gikarir gosterirmis. 1910 (1328 R.) yilinda Eldzig 



98 



adliyesinde Istinaf Mahkemesinde zabit kdtibiyim. Bir 
gun kalemde biitiln arkada§larla bir taraftan 
qah§iyor, bir taraftan da Igneli Babanin bu gibi 
ahvalinden bahs ediyorduk. Tarn bu sirada, Igneli 
Baba kalem odasina girmesin mi? Yammda oturan 
arkada§im rahmetli Kesirikli Kekeq Sabri, Babayi 
gorunce, Sus sus diye giilerek beni ikaza qah§iyordu. 
Ben de haydi yaptir bakahm gozumun onilnde, diye 
kulagina fisildadim. Sabri, hemen yerinden firladi ve 
bir iskemle tedarik ederek benimle kendi iskemlesi 
arasina koyarak Babayi oturttu. Kahvesi ismarlandi. 
Ben inanmadigim iqin bazi arkada§lar §imdi gorursiln 
diye beni kabule te§vik ediyorlardi. Baba kahvesinden 
evvel bir bardak su ve tistune de kahvesini iqdikten 
sonra rahmetli Sabri, Babaya ufak bir kdgit parqasi 
uzatti ve rica etti. Baba kdgidi aldi, 6-7 cm. 
uzunlugunda iki ince parqa keserek bu parqalari 
dilinin iizerine koydu ve agzim kapayarak bir §eyler 
okumaya ba§ladi. Okudukqa yuzilnde garip ihtildqlar 
husule geliyordu. Bir arahkyiizu kipkirmizi kesildi, bu 
hal on dakika kadar devam etti. Nihayet agzini acti, 
bir az evvel dilinin iizerine koydugu beyaz kdgit 
parqalari, §imdi madeni iki tane hildl olmugtu, 
Sabriye verdi, Sabri de birisini hemen bana uzatti. 
Elime aldigim zaman bu madeni hildl sanki bir demir 
ocagindan qikmi§ gibi kizgindi. O zaman ben de bu i§e 
inanmi§hm. Hakikaten harikulade bir mazhariyetti. 
Bana verilen bu hildli hdld saklarim. " 



99 



Haci Hafiz Siileyman Salim Efendi (1854-1920) 
Cat'ta diinyaya gelir. Ailece Peri' den Harput'a goc 
ettikleri i9in Perili Hafiz ismiyle sohret bulur. Perili 
Hafiz, medrese tahsilinden sonra, yazidan icazet almis ve 
meshur hattat Omer Nasiri Efendi'ye de icazet vermistir. 
Bununla beraber Kursunlu Camii medreseleri sitesine 
dahil bir hiicrede uzun yillar kendi tesebbiisiiyle actigi 
hususi sibyan mektebinde ders okutmus, bir 50k talebe 
yetistirmistir. Perili Hafiz'm asil meziyeti elli sene 
miitemadiyen giin ve vakit sektirmeksizin Sarahatun 
Camii'nin muezzinligini yapmis olmasidir. Bu miiddet 
zarfmda her setter vakti, onun giir, yamk ve cazibeli sesi 
minareden duyulur. Ehl-i dil ve asik-i hiida oldugundan 
her giin geceyansi kalkar, camiye gider, minarede 
saatlerce salat-ii selam ve naat-i serif okur ve bazan bu 
okumalan arasmda hiingiir hiingiir agladigi isitilir. 
Harputda olmus ve Meteris mezarhgma defnedilmistir. 

Seyyid Ahmet Capakcuri'nin (1830-1921) 
tiirbesi, Ulu Cami'nin giris kapismi ge9tikten hemen 
sonra sag taraftadir. Daha onceleri tiirbesi Ulu Cami'nin 
giris kapismm sol list tarafmda iken cami bahfesine park 
yaptinlmasi kararlastinlmis, halkm tiim engellemelerine 
ragmen kabri Nurettin Ardicoglu tarafmdan 1 969 yilmda 
bugiinkii yerine aktanlmistir. Kabir zeminden 75 cm. 
kadar yiikseklikte, Korpe tasi alt kaidesinin iizerine 
diizgiin ve temiz mermer taslarmdan yapilmistir. Mezar 
boliimii bu kaidenin orta yerinde bulunup normal tas 
(veya mermer) sanduka seklindedir. Mezarm bas ve ayak 
kisimlarma sahide taslan konulmustur. Mezarm etrafi 



100 



demir set ile cevrilmistir. Seyyid Ahmed £apakcuri'nin 
eski tiirbesinin olumiinden sonra bir yareni tarafmdan 
yaptinldigi belirtilir. 

Neseb silsileleri elli bir vasita ile Peygamberimize 
dayandigi ifin yore halki tarafmdan kendisine "Seyyid 
Ahmed £apakcuri" denilir. Bitlis'in £apakfur ilcesine 
bagh Kiir koyiinde diinyaya gelmistir. Aslen Bagdath 
olup dedeleri Seyyid Abdulhamid, vaktiyle Bagdat'tan 
£apakcur'un Kiir koyiine gelip yerlesmistir. Ahmed 
£apakcuri daha cocuk yasta iken kendisinde bir takim 
olaganiistii haller ortaya cikar. Ilim ogrenmeye 90k 
hevesli olmasma ragmen bir medreseye gidemediginden 
dolayi 90k iiziilmektedir. Cami-i Kebir (Ulu Camii) 
imami Haci Tevfik Efendi'nin naklettigine gore, Seyyid 
Ahmed (^apakfuri 10-12 yaslarmda dagda koyun 
otlatirken daha once hi? gormedigi bir zat kendisine 
yaklasir. Kendisinden halini hatirmi soran bu zata Ahmed 
£apakcuri halinden W9 memnun olmadigim soyler. 
(^iinku kendisinin ilim ogrenme arzu ve hevesiyle dolu 
oldugunu, fakat bu yasa kadar ancak Fatiha Suresi'ni 
ogrenebildigini soyler. Ahmed £apakcuri'nin istek ve 
hevesinin farkma varan bu zat, basim oksayarak ona 
"Allahii Teala seni ilim erbabi eylesin. Sana faydah ilim 
nasip eylesin", diye dua eder ve oradan ayrihr. Ahmed 
£apakcuri basmdan gecen bu olayi aksam babasma 
anlatir. Bir miiddet sonra babasi onu devrin biiyiik Naksi 
Seyhi olan Palulu Seyh Ali Sebti'ye gotiirur ve okutup, 
terbiye etmesi i9in teslim eder. Seyh Ali Sebti giinden 
itibaren terbiyesi altma aldigi Ahmed' in manen ve 



101 



maddeten en iyi sekilde egitilmesine ozen gosterir. 
Seyyid Ahmed Capak9uri, on iki yasmdan itibaren Ali 
Sebti'nin Palu'daki evlerinde biiyiir. Ali Sebti'nin 
sohbetlerine devam edip cagm alimlerinden maddi ve 
manevi ilimlerin ogrenimini yaparak biiyiik bir alim olur. 
Senelerce nefsiyle biiyiik miicadele halinde bulunup 
tasavvuf yolunun; Allah' a kavusma yolunun biitiin derece 
ve kademelerini Ali Sebti'nin egitiminden ge9erek kemal 
ve kemale erdirme derecesine ulasir. Bunun sonucunda 
Seyh Ali Sebti'nin en son ve en olgun halifesi oldugu 
kabul edilir. Seyyid Ahmed £apakcuri kendisine halifelik 
verildikten sonra da Ali Sebti'nin yamndan aynlmayip 
onun vefatma kadar hizmetinde bulunur, ilminden ve 
feyzinden istifade eder. Ali Sebti'nin (1786-1871) vefat 
etmesi iizerine Palu'dan aynlarak Harput'a yerlesir. On 
bes yil burada kalarak insanlara Allah' in emir ve 
yasaklanm anlatir. 1906 yilmda ise Siverek'e gider. 
Burada da sekiz yil kaldiktan sonra 1914 yilmda 
Viransehir'e gecer. Iki yil Viransehir'de kalan Ahmed 
Qapakgur, 1916 yilmda I. Cihan Harbi miinasebetiyle 
diismamn Harput'a gireceginden endise eden 
Harputlunun Harput'tan go? edecegini ogrenince, gocii 
engellemek i9in Harput'a geri doner ve hayatmm geri 
kalan kismim burada devam ettirir. Ahmed Capakcuri 
1921 yilmda 94 yasmda bir Cuma gecesi vefat eder. 
Vasiyeti iizerine Harput'ta Ulu Camii avlusunda giil 
agaclarmm bulundugu koseye defnedilir. 

Anlatihr ki, Ahmed (^apak9uri biitiin gece boyunca 
iki dizi iizerine oturarak sabahlardi. Yine bu halde 



102 



tehecciid namazmi kilabilmek i9in iki dizi iizerinde on 
bes yirmi dakika kadar uyku uyurdu. Hayati boyunca 
gerek toplulukta gerekse yalniz bulunduklan yerlerde diz 
9okerek bagdas kurup oturdugu goriilmemistir. Bu 
sebeple de topuklari iizerine oturaklarmda yer edip nasir 
baglamistir. Rivayete gore, ayak ve dizlerinden rahatsiz 
olan Ahmet £apakcuri'ye bir giin yamndakiler, "Efendi! 
Ayaklarm agnyor. Uzat ki rahat edesin" derler. Fakat 
Ahmet £apakcuri uzatmaz. Yamndakiler uzatmasi ifin 
israr edince hiddetlenip, "Ben bu kadar yas yasadim. 
Allah' lm beni goriiyorsa nasil ayagimi uzatip yatanm" 
diye cevap verir. 

Ahmed £apakcuri §afii mezhebine baghydi. Kendi 
mezhebinde nasil derin ve genis bir bilgiye sahip ise 
Hanefi mezhebinde de oyle genis ve derin bir bilgiye 
sahipti. inancla ilgili hiikiimlerde ve ameli konulardaki 
sirlan, hikmetleri ve incelikleri o kadar mukemmel bir 
tarzda a9iklardi ki dinleyenler hayran kahrdi. Ahmed 
(^apak9uri'nin gecimini sagladigi belirli bir geliri 
olmamakla birlikte hiisn-ii hat ile me§gul oldugu ve 
ge9imini de ihtiyaci miktarmda onunla sagladigi soylenir. 
Halk arasmda menkibelesen hayatma dair soyle bir 
hikaye anlatihr 90 . (^apak9urlu §eyh, omriinun son 
giinlerinde birka9 giin yatar. Gelen giden ziyaret9ilerinin 
arasmda kimler yoktur ki... Kizi bir ara odaya girer bakar 
ki, babasi bir giivercinle konusuyor. Hayret eder. Kizi 



90 Meftune Guler. Harput Efsaneleri. ELESKAV, Elazig 
Egitim, Sanat, Kiiltiir, Ara§tirma, Tanitma ve Hizmet Vakfi, 
2000 

103 



tarafmdan goruldugiinii fark edince giivercine, "Sirnmiz 
anlasildi", diye fisildar. Giivercin u?up gittikten sonra 
kizma donerek: "Kirklardandi" der. Ardmdan ruhunu 
teslim eder. 

Daha 90k cuma namazmdan once ve sonra cuma 
namazma gelenler tarafmdan ziyaret edilir. Buraya 
insanlar ziyaret amach geldigi gibi cesitli istek, amaf ve 
maksatlarma ulasmak i9in de gelmektedir. Gunumiizde 
sinir hastalan, felfli hastalar ve ruhsal rahatsizhgi 
bulunanlar kabrini ziyaret etmektedir. Ziyaretciler 
arasmda sikmtilarma 9are bulanlar ve adagi bulunanlar 
kurbanlarmi kesip tasadduk etmektedirler. Fakat kurban 
olayi fazla yaygm degildir. Ziyarete gelenler burada bir 
Fatiha ve 119 Ihlas veya Yasin suresi okuyup bagislar, her 
tiirlu dilek ve istekleri i9in dua ederler. 

Yolun inceliklerini aksettirmesi bakimmdan, onun 
hattatzade Muhammed Ihsan bin Muhammed 
Ataullah'a 91 vermis oldugu icazetname soyledir 92 . 

"Rahman ve rahim olan Allah'in adiyla. 
Allah '1 teala 'mn kendi zah igin razi oldugu hamd ve 
sen aile ytice zatina hamd ve sena ederim. Vahiy ve 



91 Evliyalar §ehri Kastamonu'da ele ahnan Muhammet Ihsan 
Oguz (1887-1991). Hattatzade, 1918'de ruyasim da kaydedip 
gonderdigi mektubuna bir yil sonra cevap geldigini, bu tarihten 
vefat ettigi 1921 yihna kadar yazdigi mektuplara ^eyhinin 
dokuz adet mektupla cevap verdigini, bunlarda kaydedilen zikir 
tarifleri vasitasiyla yiiz yiize hif goru§meden seyru siiliiku 
tamamladigim anlatir. (sh.117-119) 

2 Ulu Caminin yaninda bulunan kabrinin ba§indaki yazidan 
aynen almmi§tir. 

104 



hitabi igin segtikleri iginde en yilcesi ve kullari 
arasinda halifesi olan Muhammed Aleyhisselama ve 
onun tertemiz ailesi He biltiin ashabina salat ve 
selam eylerim. Bundan sonra, ben Allah yolunda 
kardesim olan ve beni Allah igin seven hattatzade 
Muhammed Ihsan bin Muhammed Ataullah 'a, 
yilksek azim ve bagliliginin sonucu bulunan en iistiln 
faziletleri kendisinde gordilkten ve nazarinin 
taliplere tesirini, gonulleri aydinlatip perdeleri 
kaldirmaktaki giig ve yeterliligini defalarca tecrube 
ettikten sonra Naksibendiyye tarikatinda zikir 
telkinine, teveccuh ve irsada, Mas kaynagindan 
ahnan icazetle icazet verdim. Allah Teala halini 
daha giizel eylesin ve muminlere feyz ve kismetini 
eksiltmesin. Benim verdigim bu icazet, ancak 
Naksibendiyye silsilesi buyuklerinde izin ve yetki 
aldiktan ve peygamberimizin sunneti ilzere ser'i 
istihareler yaptiktan sonradir. Oyle ise, Allah 
dostlannin yoluna girmek isteyenler, bu firsati 
ganimet bilsinler. Ben onun emrine uyanlarin 
hizmetinde bulunanlann, akillann 

kavrayamayacagi, ilimlerin ifade edemeyecegi 
mertebelere eriseceklerine kefil olurum. 

Ey Sadik ogull 

Sana vasiyet ederim ki, yolumuz kitap ve 
siinnete beghhktan ve sunnet ehlinin gorilsu ilzere 
dosdogru inanmaktan ibarettir. Sunnet ehli olanlar, 
kurtulusa erenlerdir. Tasavvuf yolunun onderleri, bu 
saglam, bu dogru goriis ilzere bulundular. Ve yine 



105 



sana, Kuran ehli olanlara, din bilginlerine ve 
fakirlere saygi gosterip yiiceltmeyi, gonlunil Allah 
sevgisiyle doldurmayi, comert, eli aqik, ve 
guleryuzlu olmayi, esirgemeden vermeyi, kimseyi 
incitmemeyi, kardeslerinhatalarini bagislamayi, 
buyuklere ve kiiouklere ogiit verip nasihat etmeyi, 
kin ve ihtirasi birakmayi, her hususta ytice Mevleye 
sigimp guvenmeyi vasiyet eylerim. Cenab-i Hakk'i 
birakip baskasina giivenen, ziyana ugrar. Ve yine 
sana kurtulusu ancak dogrulukta, Allah tealaya 
kavusmayi ancak habibi Muhammed Mustafa 
(Sallalahii aleyhi vesselem) Hazretlerinin siinnet ve 
gidisatina uymakta aramayi vasiyet ederim. Ve yine 
sana kendini hiq kimseden ustiln sanmamayi, hatta 
nefsini var saymamamyi, her kim dedikodu ve 
kiskanqlikla sana dil uzatirsa, onu Allah tealaya 
birakip serrini gidermek iqin himmetini harcayarak 
himmetini harcayarak sikintiya girmemeyi vasiyet 
ederim. Bu yolun buyukleri iqinde dyle kimseler 
vardir ki, himmetleriyle daglar parqa parqa olur. 
Eger isterlerse, onun fesadim Allah 'in kudretiyle 
kokiinden gizlice sokiip atarlar. Allah Teala, 
vaadinde sadik ve emin olan efendimiz Muhammed 
Aleyhisselama ve ehl-i beyti He ona gonulden inanip 
vefa ve sadakat gosteren ashabina kiyamete dek 
daima salat ve selam eylesin. Alemlerin Rabbi olan 
Allah 'a hamd olsun. 

1340 Hicri (1921 Miladi) 

Fakir duaciniz §eyh Seyyid Ahmed el-Kurdi " 



106 



Haci Yunus Remzi Efendi (1859-1926) Seyyid 
Ahmet Capakcuri'nin vefatma §u §iiri kaleme alir. 

Nesl-i evlad-i Resul seyyid-i Seyhii'l ekber 

Rihletin acti cigergahimiza yareleri 

Sen idin merhem-i dil niisha-i kiibray-i viicud 

Bu firak-i ebedinle giyelim kareleri 

Miintesibinin 'nice kan aglamasun hicrinle 

Ruz-i mah§erde unutma dil-i bimareleri 

Sen §efaat diler isen bizlere peygamberden 

Ha§a mahrummu eder nazh cigerpareleri 

Seni takdis ediyor ins-ii melek, necl-i necib 

Ciin firakm agladir enciim-i seyyareleri 

Miiftahiriz hak-i pakma yiizumiiz siirmekle 

Gor ne tezyin eyledi medfenin giilzareleri 

Mukdim-i zatm ile oldu reha' bu belde 

Nazar-i pakm idi def eden §errareleri 

Gorebilmek de muhal oldu miinevver yiizunii 

Ya kime halini arz eyleye niizzareleri 

Binde bir vasf edemez kimsenin asla kalemi 

Lai olur yazmada evsafmi guftareleri 

Dedi her misramm evvel ve ahir harfi 

Mevtine tarih ola Remzi-i bicareleri 



Asil adi Hafiz Osman Bedriiddin Erzurumi (1850- 
1924) olan imam Efendi'nin riirbesi, Harput'ta Meteris 
Mezarhgi'nm dogu tarafmda, Buzluk Magaralan'na 



107 



giden yolun sag list kismmda yer ahr 93 . Kare planh ve 
iizeri biiyiik bir kubbe ile ortiilu olan yapi, tek mekandan 
ibarettir. Tiirbenin aydmlatmasi disanya bakan tek 
pencereyle saglamr. Burada yer alan tie mezar demir bir 
setle cevrilidir. Giriste sagda Mustafa Naci Efendi'nin 
(Musi Efendi), ortada imam Efendi'nin, solda (kible 
tarafmda) ise oglu Muhit Efendi'nin kabirleri yer ahr. 94 
Yine makam boltimtinde bir kabir daha bulunup bu da 
oglu ve aym zamanda halifesi olan Nureddin Efendi'ye 
aittir. Ttirbeye girmeden sag tarafta ise halifesi Saadettin 
Efendi'nin kabri bulunmaktadir. Yine tiirbenin dismda 
giiney cephede imam Efendi'nin halifelerinden Stirstirtilti 
Molla Htiseyin Efendi'nin kabri yer almaktadir. Tiirbenin 



93 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

94 Mustafa Naci Efendi, Prof. Naci Gorur'iin anne tarafindan 
bir din alimi olarak goriilen dedesidir ve Imam Efendi'nin 
Mahmut Samini'yi ziyareti esnasinda riiyasina giren ve daha 
sonra Imam Efendi'ye Mahmut Samini tarafindan gonderilecek 
olan icazetnameyi Harput'a getiren ki§i olarak bilinir. 1895 
yihnda ebedi aleme goc eden Mahmut Samini Hazretleri eski 
Palu mezarhgina defhedilir. Ona hayati boyunca sadakat 
gosteren Mustafa Naci Efendi ise, §eyhinin oliimu uzerine 
kendini biiyiik bir bo§lukta hisseder. Samini Hazretleri'nin 
yillarca sirda§i, gonial dostu olmu§, ona hizmet etmeyi tek gaye 
edinmis. bu zat, daha sonra Imam Efendi'nin yanina gelerek bu 
boslugu doldurmaya fahsir. 

108 



etrafmda Harput'ta yetismis veya hizmetlerde bulunmus 
degerli alimlerin mezarlan da bulunmaktadir. 

Imam Efendi Erzurum'un Abdurrahman Aga 
Mahallesi'nde diinyaya gelir 95 . Rivayete gore, 
dogdugunda adet iizerine sag kulagma ezan, sol kulagma 
kamet okunur. Nakledilir ki, Imam Efendi, okunan bu 
ezam ilk duydugunda sag elinin sahadet parmagim 
havaya kaldinr ve ezan bitimine kadar da elini indirmez. 
Babasi ilim ve tasawufi konulardaki liyakatiyle tamnmis 
olan Selman Siikuti Efendi, annesi Esma Hatun'dur. 
Osman Bedreddin 119 yasmda iken babasmi kaybeder. Ilk 
derslerini Erzurum'daki hocasi Mehmet Tahir Efendi'den 
ahr ve dokuz yasmda hafrz olur. Arapfa'yi ogrendikten 
sonra tefsir, hadis ve fikih ilimlerine yonelir. Osman 
Bedreddin, Islami ilimlere olan ilgisi ve kabiliyeti 
sebebiyle bu ilimlerde derin bilgi sahibi olmustur. Tefsir 
9alisirken, Hucurat suresinin tefsirinde isaret edildigi 
iizere, "yaptigi amellerin, bilmeyerek isleyecegi hatalar 
sebebiyle bosa gitmesinden", korkarak 90k az konusmaya 
baslar 96 . Onun bu sessizligi iizerine hocalan ve 
arkadaslan kendisine, "Sessiz Hafiz Osman Bedrettin", 
demeye baslarlar. Mehmed Tahir Efendi bir gun Imam 



3 Cevdet K1I15. Osman Bedreddin Erzurumi'nin hayati, 
§ahsiyeti ve Fikirleri 

96 Hucurat suresinin ikinci ayeti, bilindigi gibi, §6yledir. "Ey 
iman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinin iistune 
yiikseltmeyin. Birbirinize bagirdiginiz gibi, Peygamber'e 
yiiksek sesle bagirmayin; yoksa siz farkina varmadan 
amelleriniz bo§a gidiverir." 

109 



Efendi'ye "Molla Hafiz! Butiin bildiklerimi sana 
ogrettim. Ayrica bilmediklerimi de ogrendim. §6yle ki, 
bilmediklerimi sana ogretmek ifin once cahsrp 
ogrenmeye mecbur kaldim. Bundan otesine 
gidemiyorum. Artik senin, ilmi benden daha fazla bir 
hocaya devam etmen gerekiyor. Bugiinden itibaren ders 
vermeyecegim", der 97 . Bunun iizerine Imam Efendi, 
"Dertliyim derdim derin, derdime derman icin sana 
geldim ya Muin" diyerek bir miirsid bulmak i9in Allah' a 
dua eder ve medreseden ayrihr 98 . Aslmda o, zahiri 
ilimlerde yetismis olup, batmi ve tasavvuf ilminde 
kendisini yetistirecek bir hoca aramaktadir. Bu arayisi 
sirasmda Buhara'daki Cami-i Kebir'de halka vaaz ve 
nasihat eden Seyyid Ahmed Merami'nin bu duaya muttali 
oldugu ve Buhara'dan ayrilarak Erzurum'a geldigi 
nakledilir. Hasankale'nin ebu'l kasim koyiinde iizerine 
aldigi imamhk vazifesini yiiriiten Ahmet Merami'nin 
yapmakta oldugu sohbetler iizerine kisa siirede ilmi ve 
sohreti biitiin 9evreye yayihr". Bu zatm ismini ve ilmini 



97 Evliyalar Ansiklopedisi. Tiirkiye Gazetesi 

98 MU'IN (El-Muin): Allahu tealamn Esma-i hiisnasindan (ism- 
i §eriflerinden). Yardim eden, yardimci. "Allahu teala muininiz 
olsun." 

99 Bevelkasim ya da muhtemelen dogrusu Ebulkasim ismiyle 
de amlan Bulkasim koyii, bugiin Erzurum'a 47 Pasinler'e 10 
km. mesafede bulunmaktadir. Koy halki Selfuklulann 
Erzurum'u almasiyla birlikte Pasinler Ovasindan dagilarak 
Erzurum ilfe ve koylerini yurt edinen Oguzlann Kayi 
boyundan Karake?ili Tiirkmenlerinden olu§mu§tur. Erzurum 
Alvar arasi ise bugunkii hesapla 39 km. mesafedir. 

110 



duyan Imam Efendi derhal yola cikar. Aradigi miirsidi bir 
namaz vaktinde camide bulur. Seyyid Ahmed Merami bu 
gencin kendisine yetistirmesi icin isaret edilen gene 
oldugunu anlar. Namazdan sonra "Merhaba! Hos geldin, 
Hafiz Osman Bedriiddin" der. Bunun iizerine Osman 
Bedriiddin birden bire iirperir ve hayretler i9inde 
yaklasarak Ahmed Merami'nin elini oper. Daha sonra 
kendisinden ders almak istedigini soyler. Onun bu 
arzusuna Ahmed Merami, "Buhara'dan kalkip buraya 
kadar geliriz de senin gibi ilim isteyen bir talebeye ders 
vermez miyiz?" cevabim verir. Daha sonra Osman 
Bedriiddin' i ahp evine gotiiriir. Onun ilimdeki derecesini 
6l9mek icin bazi sorular sorar. Sordugu sorulara tatmin 
edici cevaplar almca, onu yetistiren hocasmi metheder ve 
soyle der. "§unu bilesin ki, ilmin ucsuz bucaksiz yolu 
neticede insanlan Hakk'a ulastmr. Ilmin muhtelif 
safhalan ve sahneleri vardir. Ilmin cesidi coktur. Bizim 
sana verecegimiz ilim tasawuf ilmidir." Bir siire daha 
sohbet eden Ahmed Merami, Imam Efendi'nin kendisini 
dikkatle ve sevkle dinledigini goriince onun istek ve 
meylini anlar. Daha sonra Imam Efendi'nin istek ve 
arzusu dogrultusunda her gun gelip kendisinden ders 
almasi kararlastinhr. Boylece Imam Efendi her gun 
Erzurum'dan kalkar ve aralarmda tig saat mesafe bulunan 
Alvar koyiine gider. Sabah namazim burada kildiktan 
sonra Bulkasim koyiine vanr, dersini ahr. Yedi yil siiren 
bu mesakkatli egitimin ardmdan Ahmet Merami, bir giin 
Hafiz Osman Bedriiddin' e donerek "§unu bilesin ki, ilm-i 
zahir ile ilm-i batm birleserek ait oldugu kalpte 



111 



merkezlesti. Allah-ii Teala'ya hamd ve sena olsun, size 
de miibarek olsun. Benim vazifem burada tamam oldu. 
Ben irsada memur degilim. Sizi bu giine kadar 
yetistirmekle, tasavvufi ahkami size bildirmekle 
vazifeliydim. Biz memleketi, memlekettekiler de sizi 
arzuluyor. Varis-i enbiya mesank-i evliya 
(peygamberlerin varisi evliya giinesi) olarak bir mursid-i 
kamil aramaya selahiyet kazandmiz. Cenab-i Hak 
hayirlisiyla muvaffak buyursun", der ve derslerine son 
verir. Osman Bedreddin, hocasi Ahmet Merami'nin 
tavsiyesi iizerine gonullii olarak orduya katihr. Harbin 
baslamasmm ertesi giinii 8 Kasim 1877 giinii Osman 
Bedreddin, sabah Kars kalesi (veya Ayas Pasa) 
Camiinden ezan okur. Bu ezan halki diisman karsismda 
cesaretlendiren kivilcim olmustur. Erzurum halki bu ezan 
sesinden 90k etkilenerek camiye kosar, sabah namazim 
kilan halk, hizhca evlerine dagilarak diismanla 
savasmalarma silah olarak yardimci olacak ne varsa 
yanlarma alarak cepheye kosarlar. Erzurum halkimn da 
destegiyle ordu gu^lenmistir. Rus ordusu dagitilarak 
diisman gu9lerini geri 9evirmeyi basarmistir. 

Savasm basladigi sabah, okudugu ezanla halki 
heyecanlandiran Osman Bedreddin, diismanla on saflarda 
^atisarak Erzurum halkma biiyiik bir cesaret ornegi 
olmustur. Okudugu etkileyici ezan ve savas esnasmda 
gosterdigi cesaret ile Gazi Ahmed Muhtar Pasa'nm 



112 



dikkatini 9eker. 10 ° Bu sayede Gazi Ahmed Muhtar Pa§a 
onu 28. Alaym 3. Tabur imamhgma tayin eder 101 . Osman 



Gazi Ahmed Muhtar Pa§a, halki bu derece heyecana getiren 
ezan-i Muhammedi'yi kimin okudugunu ogrenmek ister. 
Bulunmasi icin yaverlerine emir verir. Etrafa dagilan yaverler 
ve cavu§lar ezam okuyan zati arayip bulurlar. Bu zat, 
Erzurum'un Abdurrahman Aga mahallesinden Hoca Selman 
Siikuti Efendinin oglu Hafiz Osman Bedreddin'dir (Imam 
Efendi). Bu husus Gazi Ahmed Muhtar Pa§aya arzedilirken, 
orada bulunan cephe kumandam Kurt Ismail Pa§a onun ismini 
duyar duymaz ileri cikip heyecanla Pa§anm yanina yakla§ir ve 
§6yle der. "Pa§am, ezam okuyan zati tamdim. Erzurumlu 
miralay Bahri Beyin kumandasinda, heybetli, vakarh, temkinli 
hareketleriyle ve bilhassa du§mana tasja hiicumu dikkatimi 
cekmii-iti. Elinde silah yoktu. Du§mam ta§la kovahyordu. Attigi 
ta§ mutlaka hedefine ula§iyor ve bir du§man askerini 
oldiiriiyordu. Onun ta§ atmasi, du§mam bir bir yikmasi 
§a§ilacak bir haldi. Cok dikkatle seyrediyordum. Bu zatta 
manevi bir hal var diye du§unuyordum. Bu sirada kulagima 
gazaya katilan iki Erzurumlu kadimn konu§malan geldi. Nene 
Abla adinda bir kadin, "Hadice baci, bak goriiyor musun? 
Selman Efendinin oglu Hafiz Osman Bedreddin Efendi 
du§mana tas. atarken ikinci bir ta§i atmak i?in yere egilip 
almasina liizum kalmiyor! Ta§ kendiliginden eline yiikseliyor o 
da atiyor" diyordu. Bu sozii duyunca daha dikkatli baktim. 
Soylenen ger?ekten dogruydu; hadiseyi goziimle gordiim. O, 
yere egilmeden ta§ eline geliyor, ahp atinca bir dii§mam 
yikiyordu. Bu kahramanm veli bir zat oldugunu anladim ve 
kerametini gozlerimle gordiim." 

101 Ahmet Muhtar Pasa (1839-1919) baskomutanhk gorevini 
iistlenmek iizere 16 Mart 1877 tarihinde deniz yoluyla 

113 



Bedreddin tabur imami olduktan sonra 'Imam Efendi' 
diye amlmaya ba§lar. Bu vazifesi esnasmda evliyamn 
buyiiklerinden Seyyid Taha-yi Hakkari hazretlerinin oglu 
ve halifesi Seyyid Ubeydullah ile Seyyid Taha-i Hakkari 
hazretlerinin halifelerinden Kufrevi Seyh Muhammed ve 
Gumii§haneli Ahmed Ziyaeddin ve Erzincanh Terzi Baba 
lakabiyla me§hur Seyh Hayyat'm talebelerinden Haci 
Fehmi Efendilerle sohbet eder 102 . Osman Bedreddin, 93 

Trabzon'a, oradan da 30 Mart 1877'de Erzurum'a ula§ir. 27 
Nisan'da Rus birlikleri Dogubeyazit'i i§gal eder. 17 Mayis'ta 
Ardahan Ruslann eline gecer. Ahmed Muhtar Pa§a Erzurum'u 
savunmak icin Zivin'de bir savunma hatti olu§turur. Komuta 
ettigi ordular Ruslara kar§i 25 Agustos'ta Gedikler Muharebesi, 
24 Ekim'de ise Yahniler Muharebesini kazamr. Ahmed Muhtar 
Pa§a Mare§al riitbesine yiikseltilir ve Gazi iinvanim ahr. Ancak 
Alacadag Muharebesinde komuta ettigi Osmanh ordusu 
yenilince, Ahmed Muhtar Pa§a ordusuyla Erzurum'a ?ekilir. 
Ruslara kar§i 50k daha az bir asker giiciiyle sava§masina 
ragmen Aziziye Tabyasi'nda Ruslan defalarca geri puskurtmeyi 
ba§anr. Istanbul'dan istedigi asker destegini alamayinca, 90k 
yipranmi§ ordusunun imha olmasindan endi§elenerek, Kafkas 
ordusunu Bayburt'a cekmege karar verir. Erzurum'dan cekilir 
ve Erzurum Ruslann eline gecer. Sava§in bitmesinden sonra 
Rus ordusu Erzurum'dan geri fekilir ama Kars, Ardahan, Rize, 
Artvin ve Batum; Berlin Antla§masi'yla Rusya'ya birakihr. Bu 
§ehirler, yeni Tiirkiye Cumhuriyeti Hukumeti'nin Sovyetler 
Birligi ile 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antla§masi'na kadar 
Rusya'nm elinde kahr. 

102 Haci Fehmi Efendinin asil ismi, Mustafa Fehmi'dir. Dogum 
yeri ve tarihi bilinmemektedir. Zamanimn usuliine gore ?e§itli 

114 



Harbi esnasmda Erzurum cephesinde savasmaya gelen 
bircok ilim ve irfan sahibi zatla tamsma firsati bulur. 
Savas esnasmda birkac arkadasiyla esir diisse de ka9mayi 
basanrlar. Harp sonrasi taburu ile birlikte Diyarbakir'a 
tayinen naklolur. 1882'de ise vazifeli oldugu tabur 
Palu'ya tasimr. 

O artik burada asil hocasma kavusur 103 . Bu 
miibarek zat Mahmud Samini'dir. Daha imam Efendi 
gelmeden once, onun hallerini kapali olarak talebelerine 
bildirmektedir. Zaman zaman isaretler vererek, "Masallah 
dokuz yasmda hafiz ve fakih olmak her kulun kan 
degildir." derdi. Yine bir gun, "Fesiibhanallah, ilme olan 



ilimleri tahsil ederek kendisini yeti§tiren Haci Fehmi Efendi, 
tasavvufta Mevlana Halid-i Bagdadi hazretlerinin yolunun 
edeplerini ve erkamm Erzincan'da yayan Terzi Baba'ya talebe 
oldu. Onun sohbetlerinde yeti§ip kemale geldi. Hocasinm 
vefatindan sonra Allahii tealanm emir ve yasaklanni insanlara 
anlatip, talebe yeti§tirdi. 1877 senesinde meydana gelen harb 
esnasmda Dogu Anadolu'ya Ruslann hiicum ettigi sirada 
talebeleriyle birlikte harbe katihp, biiyiik kahramanhklar 
gosterdi. 1890 senesinde hac ibadetini yerine getirmek iizere 
gittigi Mekke-i miikerremede hastalandi. Otuz giin sonra da 
vefat etti. Hazret-i Hadice'nin kabrinin ayak ucuna defnedildi. 
103 Samini efendi, halifesi Osman Bedreddin'e §u nasihatlerde 
bulunmu§tur. "Hafiz, ne soylersen soyle, hep kitaptan konu§. 
Bunda iki faide vardir. Birincisi; Sen aradan gikmi§ olursun, 
boylece kendine gurur da gelmez. Ikincisi; Biri itiraz ederse 
ba§kasinin sozti oldugu igin nefsin araya girmez. Bu suretle 
hiddet ve can sikinhsina dugmezsin. " Aydogmu§, Giinerkan, 
Harput Kultiirunde Din Alimleri, Elazig, 1998, ELESKAV, s. 
111-113. 



115 



gayreti hocalanm cahsmaya mecbur ediyor." Osman 
Bedreddin gorevi nedeniyle Palu'da yaklasik dort sene 
kahr. Burada yasadigi ve sahit oldugu bazi olaganiistii hal 
ve buyruklarmm manevi tesiriyle biiyiik bir miirsid ve 
tasawuf ehli oldugunu anladigi Mahmut Samini'ye 
intisap eder. Imam Efendi kisa siirede tasavvufta yetisip 
kemale erer. Samini dergahmda on sekiz gun siilukte 
kahp Naksilikten tarikat icazeti ahr. 

Bir miiddet sonra, Palu'da izindeyken £emisgezek 
ilcesine nakledilen taburuna avdet eder. Artik o kendisine 
gelen talebeleri irsad ve manen terbiye etmeye miirsidi 
Mahmut Samini tarafindan memur ve mezun kilmmistir. 
£emisgezek yoresindeki halka 1 5 yil siiresince ilim, irfan 
ve hakikat yiiklu sohbetleriyle irsat eder. 1909 yilmda 
tabur imamhgi vazifesinden emekli olur ve o gun icin 
Dogu Anadolu'nun ilim ve irfan merkezi durumundaki 
Harput'a gider. Onun Harput'taki devresi dopdolu, 
hayatimn en verimli ve feyizli devresi olur. Harput'ta 
Kursunlu Camii'nde sohbetlerini yapar. 1911 yilmda 
hacca giden Imam Efendi hacdan dondiikten sonra irsad 
vazifesine Harput'ta devam eder. Ayrica 9evre il ve 
ilcelere de sik sik seyahatler ederek Elazig ve Tunceli'nin 
merkez ve ilceleri basta olmak iizere Keban, Agm, 
(^emisgezek, Arapgir, Kemaliye (Egin), Divrigi, Kemah, 
Pertek, Hozat gibi civar il ve ilcelerde halka vaazlar verir 
ve sohbetlerde bulunur. Bu esnada da pek cok talebe 
yetistirir. Hayati boyunca kendini ilme adayan ve bu 
yolda oldukca onemli bir mesafe alan, ayrica yaptigi 
sohbetlerle insanlara hak ve hakikati anlatan Imam 



116 



Efendi, 17 Ekim 1924 tarihinde vefat eder. Harput 

Meteris Mezarhgma defnedilir. 

Osman Bedreddin Efendinin yakmlarma biraktigi 

vasiyeti §6yledir. 

"Ey benim evldd, birdder ve akrabdlanm! 
Isldmiyette ve dogru yolda bulunan kardeslerim! 
Benim Ehl-i siinnet vel-Cemdat mezhebi ilzere bir 
musliiman olduguma Cendb-i Hak sdhidimdir. Liituf 
ve ihsdnina karsi Allahii Tedld 'ya hamd ederim. §dyet 
dmriim tamam olup, Allahii Tedld'nin emri iizerine 
dhirete goqup, ildhi rahmete nail olursam, son 
omriimde diismammiz olan nefis ve seytan tarafindan 
sasirhlmak istenirsem, insdallah ben onlari dinlemem. 
Ancak, Islam dininde oldugumu simdiden isitip, 
kiydmet gununde miislumanhgima sdhitlik etmenizi 
istiyorum. Allahii tedldnin birligine inaniyorum, 
elhamdulillah. Allahii Tedld' dan baska ilah yoktur. 
Muhammed Aleyhisseldm O'nun kulu ve resuludur. 
Yalniz Allahii tedld vardir. O'nun ortagi yoktur. Miilk 
O'nundur. Hamd O'na mahsustur. O, her seye 
kddirdir. Sizden Allahii tedldnin birligine olan bu 
imdnima sdhid olmamzi istirhdm ediyorum. Ben dciz 
ve giinahkdr bir kulum. 'Allahii tedldnin rahmetinden 
iimidinizi kesmeyin. Qiinkii Allahii tedld (sirkten tovbe 
ve imdn etmek suretiyle) biitiln gilnahlari affeder. " 
(Zilmer surest: 53) medlindeki dyet-i kerimesini 
kendime delil edinip tovbe ederek, Rabbimin 
rahmetine sigimyor, Peygamber efendimizin sefdatina 
kavusmayi iimid ederek gidiyorum. Evliydullahin, 



111 



Allahii tedldnin sevdigi kullannin ve Nak§ibendiyye 
btiytiklerinin bu gilnahkdr kula mdnevi yardimlarim 
iimid ederim. Bilhassa §eyh Abdiilkddir-i Geyldni, 
Muhammed Behdeddin Buhdri, pirim Mevldnd Hdlid, 
§eyh AH Sebti, hocam Mahmtid Sdmini ve babamin 
mdnevi yardimlarim ve Allahii Tedld 'nin katinda bu 
fakire §efdatgi olmalarini ihsdn ve ikrdmlarindan 
timid ederim. Vefdt ettigimde tizerime Kur'dn-i kerim 
okuyunuz. Allahii tedld bu dcize ve btittin din 
kardeglerime imdn ve htisn-i hatime nasib eylesin! 
Amin." 

Osman Bedreddin iki defa evlenmistir. Ilk 
zevcesinden Bahaeddin, Nureddin ve Muhit isminde tic 
erkek ve Nuriye isminde bir kizi olmustur. Ikinci 
hammmdan en kiiciik erkek oglu Ziyaeddin Uz ise, 
Elazig'da Agir Ceza Mahkemesi baskanhgi yapmis ve 
1989 yilmda emekli olmus, 2006'da vefat ederek 
babasinm tiirbesinin yanma defnedilmistir. 

Ishak Sunguroglu, Imam Efendi'nin aym zamanda 
iyi bir sair oldugunu belirtmekte ve siirlerinden ancak bir 
numunesinin bulunabildigini soylemektedir. Ilahi ask, 
insan sevgisi, tevazu, hosgorii ve kalp temizligi gibi 
hususlar islenmis oldugu bu siirlerini divan edebiyati 
nazim sekilleri ve dortliiklerle yazmistir. 

Osman Bedreddin'nin talebeleri tarafmdan 
sohbetleri not edilerek bir araya getirilmis olan Giilzar-i 
Samini admdaki mektubati ile Giilbin-i Irsad ve Mecalis-i 
Saminiyye admda bes ciltlik eseri ve ayrica kasidesi 



118 



vardir 104 . Hayatma iliskin en onemli beige, onun 
Osmanhca el yazmasi eseri olan "Sohbetname" adh 
kitabidir. Sohbetname, Imam Efendi'nin Islam ahlaki, 
fikih ve cesitli konulardaki hadislerin yorumlarmdan 
ibaret bir cahsmadir. Sohbetnamenin orijinal el yazmasi 
bugiin torunu Halit Hoca'nm kiituphanesinde bulunuyor. 
Ayrica tasavufi konulardaki siirlerini kapsayan bir de 
Divan'i mevcuttur. 

Halk arasmda kendisine biiyiik bir saygi ve sevgi 
duyulan Imam Efendi, takva ve keramet sahibi bir zat 
olarak bilinir. Imam Efendi'ye atfedilen bircok keramet 
bulunmaktadir. Onun hakkmda anlatilan bir menkibe 
soyledir. imam Efendi, Niizhet Dede ve bir9ok kisi 
Agm'da bir evde sohbet ederler 105 . Sohbet devam 
ederken yash bir adamla gene biri Imam Efendi'ye 



104 TURKMEN Enver. Osman Bedriiddin Erzurumi'nin 
Giilzar-i Samini'sinde bulunan Ayetlerin Tasavvufi Yorumlan 
ve Ruhii'l Beyan Adh Tefsirle Karsilastinlmasi. Yiiksek 
Lisans Tezi. Firat Uni. Elazig. 2007 

105 Niizhet Dede, 1862 senesinde Cemisgezek te diinyaya 
gelmis ve 1942 senesinde yine ayni ileede vefat etmistir. 
Seksen senelik omrunun bir bolumunii Harput ve Elazig'da 
gefirir. Naksibendi tarikatina intisap eder ve daha 50k Imam 
Efendi olarak taninan Osman Bedreddin-i Erzurumi'nin miiridi 
olur. 1. Donem Ergani milletvekilligi yapmistir. Kisilik 
itibariyle son derece niiktedan ve hazir cevap birisidir. 
§iirlerinde o donem icinde validen belediye baskanina kadar 
degisik makamlardaki insanlara hicivler yazmistir. §iirlerinde 
cok derin bir sekilde Harput kiilturiinun etkisi goriiliir. Elazig 
belediyesi bir kadirsinasilik nisanesi olarak onun ismini Saray 
atik Mahallesinde bir sokaga vermistir. 

119 



yaklasirlar ve elini operler. Daha sonra sessizce bir seyler 
konusurlar. Bu konusma sirasmda Imam Efendi bir ara 
sesini yiikselterek "Yahu ben isa miyim, Musa miyim 
ben nasil edeyim?" der. Bunun iizerine Niizhet Dede; 
"Efendi sen ne isa' sin ne de Musa' sin. Bu genci 
getirmisler himmet buyur" diye ricada bulunur. Bunun 
iizerine Imam Efendi bu iki adamla birlikte disan cikar ve 
bir sure sonra tekrar geri donerek kaldigi yerden 
sohbetine devam eder. Bu yash adamm ogretmen olan 
oglunun gozleri kor olmustur. Gozlerinin acilmasi i9in 
Imam Efendi'den yardim istemislerdir. O ise bu duruma 
90k kizmistir. Aradan sekiz ay ge?er ve Niizhet Dede, 
genci Elazig'da goriir. Gencin gozleri ise gormektedir. 
Gen^ ogretmen Niizhet Dede'ye basmdan ge^enleri soyle 
anlatir: "O aksam imam Efendi, babamla beni disanda bir 
odaya aldi. Bahama: "Senin bu oglun babasma asi, 
Allah'i inkar ediyor. Bunun icin gozleri kor olmus." 
Hakikaten dogru soyliiyordu. Ben size bir dua 
ogretecegim dedi. Bu duayi alti ay okuyacak, biitiin kotii 
diisiincelerinden vazge9ecek, alti ay sonra gozleri acilmca 
dogru bana gelecek ve intisab edecek dedi. Dedigini 
yaptim ve gozlerim a9ildi." 

imam Efendi, hak ve hakikate susamis insanlara 
mana ve fikir derinligi ile dopdolu ve yiiksek seviyeli 
sohbetler ederdi. Bu sohbetlerinde insan denilen 
miikemmel varhgi ve onun ni9in ve hangi gaye ile 
yaratildigim, iizerinde emanet olarak tasidigi omrunii 
nasil degerlendirmesi gerektigini, nasil bir ruh ve kalp 
olgunluguna eriserek yaratihsmdaki ulviyet ve yiicelige 



120 



eri§ebilecegini gece giinduz durmadan anlatirdi. 
Sohbetlerinde en 90k iizerinde durdugu konu, bir 
Miirebbi-i Hakiki eliyle nefsi terbiye ederek onu insan 
varhgi icin zararli bir unsur olmaktan cikanp, terbiye 
edilmi§ bir nefis bir hale getirmektir. O, insamn biitiin 
niyet ve davrani§larmm ancak Allah icin olmasi 
gerektigini vurgular. £unku ortaya Allah i9in 
konulmayan her niyet ve harekette nefsin rolii vardir. O, 
uzman bir doktorun tavsiyelerine uygun olmayan 
geli§igiizel kullamlan bir ila9tan herhangi bir fayda elde 
edilemeyecegini soylerdi. Onun tasawufi g6rii§u, bir 
muridinin sordugu soruya verdigi cevapla ortaya 
9ikmaktadir. "Tasavvuf kitap sahrlanndan okunarak elde 
edilecek kuru bir bilgi degildir. Tasavvufa dair kitaplar 
yalniz usul ve adaba taalluk eden §eyleri ogretir. 
Tasavvufun bizatihi kendisinin tahsili, ancak bir milr§id-i 
kdmilden ameli ve tatbiki bir yolla, ki§inin kendi viicut 
kitabim okumasiyla mumkiindur. Tasavvuf, Kitab ve 
Siinnet-i Seniyyeye dayanan ilahi ve Rabbani hikmetin 
adidir. Mevzuu ise, gafletten sakindirip, huzur-u daimi 
halini kazandirmakhr. Bu yolla kisiyi nefsin kotii 
huylarindan arindirip, Mevla 'ya layik bir kul haline 
getirmektir. Bu hilviyeti He tasavvuf is, yasayis, hal ve 
ahlaktir. Bu isi, hali ve ahlaki ogrenmenin zaruri yolu ise 
bir ogreticiye miiracaattir. " 

imam Efendi'nin kabri, gunumiize kadar yore halki 
ve 9evre illerden gelen insanlar tarafmdan yogun olarak 
ziyaret edilmektedir. Ziyaret i9in daha 90k per§embe ve 
cuma giinleri tercih edilir. Ziyarete daha 90k 90cugu 



121 



olmayan kadmlar focuk sahibi olmak, bedensel ve ruhsal 
rahatsizhgi bulunanlar sifa bulma ve iiniversite smavi 
basta olmak iizere 9esitli smavlara giren ogrenciler 
basanh olmak amaciyla gelirler. Gelen ziyaret9iler 
burada Kur'an-i Kerim okur, dua eder ve Allah'tan 
dileklerinin kabulii i9in niyazda bulunur. Imam Efendi 
tiirbesine yapilan adak kurbanlar, Musa Kazim Efendi 
tiirbesinde kesilir 106 . Bir kisim ziyaret9iler ziyaretlerini 
yaptiktan sonra burada iki rekat nafile namazi 
kilmaktadirlar. Ziyaret9iler arasmda nadiren de olsa 
mezarm 9evrili bulundugu demir parmakhklari openler 
bulunur. Yorede eskiden kurakhk donemlerinde yagmur 
duasi i9in bu tiirbeye basvuruldugu rivayetleri de vardir. 

Cami-i kebir Imami denilmekle maruf Haci Hafiz 
Mehmed Tevfik Efendi (7-1930) Hattatogullan ailesine 
mensup olup, tahsilini Harput'da yapar. Kendisi hem 
hattat, hem muallim, hem imam, hem de tarikat sahibi bir 
zattir. Uzun yillar, Ulu Cami'de bir taraftan imamet 
vazifesini yaparken diger taraftan medrese hucrelerinden 
birisindeki hususi mektebinde 90cuk okutur. Mahallenin 
tahsil 9agma gelmis olan erkek, kiz butiin 90cuklan bu 
mektebe gelir, Haci Tevfik Efendi'den ders goriirler. 
Haci Tevfik Efendi yillarca bu hususi mektebinde hocahk 
yapar ve bir9ok talebe yetistirir. Denilir ki, Ulu Cami ne 
kadar namh ise, Haci Tevfik Efendi de o nispette halk 
tarafmdan sevilen, nazik, miitevazi bir sima olmak 



106 QYMAK Iskender, Elazig Merkez ve Qevresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili Inane Ve Uygulamalar 

122 



itibariyle nam kazanmi§tir. Evi caminin bah^esine biti§ik 
oldugundan kendini bu camiye vakf etmi§ gibidir. Biitiin 
giinlerini ve hatta gecelerini bu camide ge9irir. Yaz 
giinleri caminin ic avlu kemerleri altmda, ki§m 
hiicresinde talebelerini okuturken, 90k yakm dostlanyla 
ve bilhassa Ahmedii'l-Kiirdi (£apak9uri) ile muhabbet 
ederken goriiliir. Harput'ta vefat eder. 

Sunguroglu 1933-34 yilma ait kendisini olduk9a 
etkileyen bir olayi §6yle zikreder 107 . "Megerse bu 
miitevazi ve oldukqa mamur olan mezarhkta ta§ 
birakilmami§ ve mezar denilen bir §ey de 
kalmami§!..Dumduz bir dag!.. Afalladim kaldiml.. Haydi 
mezarlar yikildi, ve zamanla da dilzeldi... Ya ta§lan 
nerede?... diye dii§unurken hahrladim ki, 1933/1934 
yillarinda Eldzig'da Halkevi yapihrken bir valinin 
emriyle bu mezar ta§lari kamyonlarla Eldzig'a ta§inmi§ 
ve bu in§aatta kullamlmi§h. " Yapimi oncelikle 



107 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt. I. Sh.7 

108 Kendisinden soz edilen vali Tevfik Sim Giir (1892-1959) 
Istanbul dogumludur. Babasi devrin taninmis. bilginlerinden ve 
Dariilfiinun Miiderrislerinden, Maarif meclisi Reislerinden Sim 
Efendi, annesi Nesime Hanimdir. Soguk 5e§me Askeri 
Ru§tiyesinde ve Istanbul Idadisinde okudu. 191 l'de 
Mulkiyeden iyi derece ile mezun oldu. 1912'de Istanbul 
Vilayeti Maiyet memurluguna ve ek gorev olarak da Kabata§ 
Lisesi ogretmenligine tayin edildi. 1912'de Uskudar, 1913'de 
Edirne vali muavinligi, Sahin (Edirne), Banarh nahiye 
mudiirliigu, 1914'de Babaeski kazasi kaymakamhgina atandi. 
Babaeski Kaymakami iken askere ahndi. Yedek subay olarak 

123 



bitirilen Cumhuriyet Meydani ve Ataturk Heykeli'nin 
ardmdan, 23 §ubat 1934 Cuma gunii Halkevinin acihsi 
yapihr 109 . Baskanhgma da donemin Elazig Valisi Tevfik 
Giir getirilir. Dort yil dort ay Elazig Halkevi Baskanhgim 
yapan Tevfik Giir, Mus iline tayin olmasi sebebiyle 
gorevini Elazig Valisi olarak atanan §efik BiciogTu'na 
devreder. Elazig Halkevi, diger Halkevleri ile birlikte 8 
Agustos 1951 tarihinde yuriirliige giren 5830 sayili yasa 
ile kapatilarak mal varhklan hazineye devredilir. 

Mehmed Nuri Efendi (1853-1938) biiyuk alim ve 
mutasavvif Beyzade Haci Ali Efendi'nin biiyiik ogludur. 
Harput'ta diinyaya gelir. Tahsilini Ibrahim Pasa 

1. Diinya Sava§i boyunca ce§itli birliklerde bulundu. 1920'de 
terhis edildi ve Hayrabolu kaymakamhgina atandi. Trakya'mn 
Yunanhlar tarafindan i§gali uzerine Anadolu'ya ge^erek milli 
hiikiimet emrine girdi. Keskin Kaymakamhgi, Kirklareli 
valiligi, Edirne Belediye ba§kanhgi, miilkiye mufetti§ligi, I^el, 
Elazig, Mu§, Mersin valiligi, 1948'de Kastamonu valiligi ve 
belediye ba§kanhgi yapti. 1952'de belediye ba§kanhgindan 
istifa etti. 1950'de emeklilige ayrildi. 1959'da kalp krizi 
sonucu Ankara'da oldii. Bugiin Elazig 'da Ogretmenevi olarak 
kullamlan eski Halkevi, Kiz Sanat Enstitiisii binasi, Istasyon 
Caddesindeki Ataturk Ilkokulu da Vali Tevfik Giir zamaninda 
yapilmi§ti. Tevfik Gur 18/02/1933 ile 23/06/1937 tarihleri 
arasinda Elazig Valiligi gorevinde bulunur. Hikmet Koksal, 
'Mezarhk, Anilar, Tevfik Sirn Gur' isimli yazisinda valinin 
gorev yaptigi diger yerle§im yerlerinde de benzer 
uygulamalarda bulundugunu kaydeder. 

109 Sinan Ergen. Tiirkiye'de Halkevleri ve Elazig Ornegi. 
Yiiksek Lisans Tezi. Firat Uni. Elazig. 2007 

124 



Medresesi'nde yapar ve tahsil hayatim tamamladiktan 
sonra devlet islerinde gorev ahr. Mehmet Nuri Efendi 
1881 yilmda vilayet maarif komisyonu baskanhgma 
getirilir, daha sonra Tunceli yoresi mutasarnfligma 
vekaleten bakar. 1894 senesinde babasmdan icazet 
aldiktan sonra onun yerine ders vermeye baslar. Bir sure 
sonra Harput muftulugune tayin edilir. Kisa zamanda 
hiikiimet erkani ve halk arasmda sevilip sayilan bir zat 
olmustur. Vilayet muftusu olarak bulundugu sirada 1 903 
yilmda Vali Hasan Beyle catisir. Vali, onu muftuliikten 
azil ve yerine Faik Efendiyi tayin ettirir ise de, halk bu 
degisiklikten memnun kalmayarak Harput' da biitiin 
diikkanlarm giinlerce kapatilmasi ve halkm gece giindiiz 
telgrafhane online toplamp dogrudan dogruya Istanbul'da 
Bab-i ali ve sarayla muhabereyi teminen sikayet ve 
muracaatlan iizerine Vali Hasan Bey de vazifesinden 
alimr 110 . Babasi Biiyiik Beyzade'nin oliimunden sonar 
(1904) miiderrislige getirilmistir. Harput'u temsilen 
1908-1911 ile 1913-1918 tarihleri arasmda ikinci 
mesrutiyet doneminde iki devre mebusluk yapar. 1913'de 
hac farizasim yerine getirmek icin Hicaz'a gider. Milli 
miicadelenin baslangici 1919'da Elaziz miimessili olarak 
Haci Ziya beyle birlikte Sivas kongresine (4 Eyliil-1 1 
Eyliil) istirak eder. 

Sunguroglu, onun §eyh Sait isyani sirasmda bizzat 
Atatiirk'un emirleriyle Elazig Valiligine vekaleten bakmis 



110 http://www.mared.gen.tr/. Elazig vilayetinin idari cephesi 

125 



oldugunu kaydetse de m , Ziya Carsancakh olaym farkh 
oldugunu kaydeder 112 . Bizzat isyancilarm zorlamasi 
iizerine onlar adma Elazig Valiligine vekaleten bakmistir. 
Bazi rivayetlerde Elazig' in ileri gelenlerinin "Sen kabul 
etmezsen bu asiler Elazig'a zulmedecek cahil birini bulup 
vali yaparlar. Gel bu teklifi kabul et!" derler. O da 
mecburen kabul eder. Diger taraftan "bu teklifm Mustafa 
Kemal Pasa ile muhabere imkani sonucunda Ankaraca 
kabul edilerek Beyzadenin vali vekili ve Rasim beyin de 
ona askeri musavir olarak vazife gormeleri uygun 
goriilmustur", denilirken, "Atatiirk, Padisahm iki donem 
mebuslugunu yapan bir Naksibendi Tarikati seyhini vali 
yapar mi?", denilerek itiraz edilir. 26 subat 1925 
tarihinden 8 mayis 1925'e kadar vekil olarak gorevde 
bulunur. Fakat akabinde Mehmed Nuri Efendi Sark 
Istiklal Mahkemesi marifetiyle Izmit'te mecburi ikamete 
tabi tutulur. Bu sirada 90k eziyet ve sikmti ceker. 
Sunguroglu, bu durumun idari bir tasarruf oldugunu 
kaydeder 1 13 .Uzun sure sonra serbest birakihr. "Fakat i§ 
i§ten gegmi§ti, bu holler onorunii hrmi§ ve izzet-i nefsine 
gok dokunmu§, memlekete dondukten sonra eski mevki ve 
itibarim da kayib ettigini hissedince gok miiteessir 
olmustu.. Bununla beraber gok sevdigi Harput sehrinin 
bosalma ve harabisine de sahit olunca artik busbiitun 



111 Murat Deniz 'Turk Basmmda §eyh Sait isyam'isimli 
tezinde 27 §ubat 1925 tarihli Vatan Gazetesinin haberine 
istinaden bu bilgiyi benzer §ekilde verir. 

112 Ziya Carsancakh. Hatiralardan bir demet dert yumagi 

113 Ishak Sunguroglu. Harput Yollarmda. Cilt 2. Sh.l 19 

126 



gokmils ve 1938 (1354. R) tarihinde vefat ederek, 
Harputda Meterisdeki aile mezarligina gdmillmustur. " 

Divan edebiyati tarzmda 90k sayida siiri vardir. 
Mehmed Nuri Efendi, sozii sohbeti yerinde rey ve 
fikirlerinden daima istifade edilir, mert, diiriist, vefakar, 
hak ve hukuka son derece uyan, bu hususta titizlik 
gosteren bir zat idi. Devrin olaylan hakkmda fikirlerini 
soylemekten hi9 9ekinmezdi. Bolge halki ve asiret reisleri 
iizerinde biiyiik niifiiz sahibiydi. Bunlar arasmda sik sik 
meydana gelen ihtilaflan kisa zamanda halleder, verdigi 
adilane hukiimler taraflarca memnunlukla kabul edilirdi. 
Bir giin talebelerinden birine soyle buyurdu: "Allahii 
tedldyi an. Allahii tedldyi anmaktan gafil olan olu ve 
amadir, kordilr. Allahii tedldyi anmak kalbin cildsidir. 
Giinahlari temizler. Gilnahlanndan tovbe et. Ilmihdl 
bilgilerini Mas He ogren. Din bilyilklerinin yolunda ol. 
Kalbini daldletten, yanlis ve bozuk inanislardan temizle. 
Ehl-i siinnet vel-cemdat itikadina yapis. Her zaman 
abdestli bulun. Farzlari ve vdcipleri yerine getir. 
Resulullah efendimizin siinnetlerine yapismakta qok 
gayretli ol. Dinde azimetlere yapis, ruhsatlardan, zaruret 
sebebiyle izin verilen seylerle amel etmekten uzak dur. 
Bid'atleri, dinde olmayip, dine sonradan ibddet ve itikdd 
olarak given hurdfeleri terk et. Bozuk kimselerin yanina 
gitme. Kotii huylarini at. lyi, begenilen huylarla bezen. 
Yumusak ve comert ol. Cdhillerle miicddeleden yiiz qevir. 
Insanlarm faydasi iginyeryiizu gibi ol. Insanlardan gelen 
eziyet ve sikintrfara sabret. " 



127 



'Miiftugiller'den Haci Abdulhamit Hamdi 
Efendi'nin oglu Miiftii Kemalettin Efendi (1867-1939), 
Harput'ta diinyaya gelir. Anlatilir ki, babasi ondaki 
kabiliyeti gorur ve daha on yasmda iken bir Ramazan 
aymda ona, "Oglum, ben ihtiyarladim, daha camiye 
gidemiyorum. Yarm eve misafirler gelecek. Sen yarm 
hem oruc tutacaksm, hem de aksam bize hatimle namaz 
kildiracaksm. Okuyacagm ilk ciizii simdiden ezberle." 
der. Oglu Kemalettin Kur'an'm ilk cuzunii o gun ezberler. 
Fakat bu gorev Ramazamn sonuna kadar devam edince, 
Kemalettin Efendi Kur'an-i Kerim'i bir Ramazan 
boyunca hifz etmis olur. Daha sonra da, 1890 yilmdan 
itibaren fasilasiz 40 yil Ramazan-i serifi hatimle kildinr. 
Once Harput'taki Cevheriye Medresesi'nin dahilindeki 
okul oncesine ait mektebi bitirir. Daha sonra babasmm 
miiderrislik yaptigi Kamil Pasa Medresesi'ne kaydolur. 
Esasen onun dini bilgilerini babasi vermektedir. Bu arada 
Sam ulemasmdan Seyhussiiyuh Bedrettin Efendi'den ilm- 
i hadis dersleri alarak bu yominii de tamamlar. Bir sure 
sonra babasmm ihtiyarhgi nedeni ile Kamil Pasa 
Medresesi'nin tedrisatim hepten kendisi iistlenir. 
Kemalettin Efendi Kamil Pasa Medresesi'nde miiderrislik 
gorevini surdiiriirken, onu aym zamanda Sarahatun 
Camiinde vaizlik ve Ders-i amhk gorevine getirirler. 
Daha sonra, 1899 yilmda Askeri Riistiye'de Arabi 
hocahgi, 1900 yilmda yine aym okulda kavaid hocahgi 
yapar. 1908 yilmda ise kadihk gorevine vekaleten 
getirilir. O artik Harput'un sayih alimleri arasma 
girmistir. 1909 yilmda Istinaf Mahkemeleri iiyeligine, 



128 



1916 yilmda da Mamuretii'l aziz Muftuliigiine atanir. 
Ayni yil i9erisinde Harput'ta yeni acilan Darii'l hilafe'de 
(Yiiksek okul) hadis, usul ve fikih derslerine girer. 

Miiftii Kemaleddin Efendi ilmini gelistirip 
ogrenciler yetistirirken, bir yandan da kahci eserler verir. 
Nesir olarak yazdigi 33 adet ilmi, dini ve edebi eserin 
yanmda, alti adet de manzum eseri vardir. 

Anlatihr ki, goziindeki rahatsizhk yiiziinden bir 
giin istanbul'a gider. Bir tiirlii sifa bulamaz. Istanbul'da 
hastahanede yatarken bir gece riiyasmda imam Efendi'yi 
goriir. O biiyiik mutasawif, elinde kahve tepsisi ile 
Miiftii Kemalettin Efendi'nin odasma girer. Ona, 
"Kahveyi ozlemissindir, sana kahve getirdim." der. Miiftii 
Kemalettin Efendi kahveyi ictikten sonra Imam 
Efendi'nin, "Telvesini goziine siir ki iyilessin.", demesi 
iizerine fmcamn dibindeki telveyi goziine surer. Oradan 
ayrilan Imam Efendiyi ugurlamak isteyen Kemal Efendi 
arkasmdan hizla kapiya kosar. Fakat bir tiirlii Imam 
Efendi'yi goremez. Sabah uyandigi zaman goziindeki 
agrmm kesildigini goriir. Bir kac giin sonra da tamamen 
iyilesir. Harput'a gelince durumu Beyzade Efendi'ye 
anlatir. Beyzade Efendi kendisine, "Oglum Kemal! O 
manen gelir, manen gider. Ona uzakhgm yakmhgm 
ehemmiyeti yoktur", diye cevap verir. Bu olaydan sonra 
Kemaleddin Efendi Imam Efendi'ye intisab eder. 

§eyh Said isyamnda hi9bir kusuru olmadigi halde 
Sark Istiklal Mahkemesince verilen 7/9/926 tarihli karar 
mucibince Kemal Efendi Samsun'da ikamete mahkiim 



129 



edilir 114 . Mahkumiyetinin arefesinde, omrii boyunca 
kendisinin ne siyasetle ne de her hangi bir hizip hesabma 
harekette bulunmadigi ve ilamndan beri Cumhuriyet 
rejimine sadik kaldigi hakkmda bircok delil gosterilerek 
hakikaten dogru ve 90k samimi bir ifade ile yazilan 
savunmasi da dikkate almmaz. Samsun'da tehcirde 
bulundugu siralarda teessurlerini feryad halinde Allah' a 
§u §ekilde izhar eder. 

"Ben, lamekdnda tayy-i mekdn etmek isterim. 
Biilbul isem de kat-i zeban etmek isterim, 

Bizar-u bihuzurum ildhi zamaneden, 
Dergdh-i izzetinde figan etmek isterim. " 

Harput'un Meteris Mezarhgi'nda medfundur. 

Haci Bahaeddin Efendi (1867-1949) Harput'da 
diinyaya gelir 115 . Ibrahim Pa§a Medresesi'nde babasi 
Haci Ali Efendi'den ders goriir ve tahsilini icazet alma 
derecesine kadar cikarmi§ oldugu halde icazet almaya 
miisait zaman bulamaz. Daha sonra kendisini bir taraftan 
tetebbua, bir taraftan da tasawufa verir ve yillarca sessiz, 
sadasiz 9ah§ir. Guniin en az yedi sekiz saatini bilhassa 



114 Ishak Sunguroglu. Harput Yollarmda. Cilt II. Sh.174 

115 Babasi Haci Ali Efendi bir kitabin kenanna §u notu 
du§er."1283 senesi miibarek ramazan ayinda Allah-ii teala 
hazretleri bana bir erkek evlad ihsan etti. Ismini Hazreti 
Peygamberin siinnet-i seniyelerine tabi olsun diye Mehmed, ve 
sirri mukaddes olan §eyh Bahaeddin-i Nak§ibendinin tarikatine 
suluk etmesi i?iii de Bahaeddin mahlasini koydum. Allah 
kendisini dareynde muammer etsin." 

130 



tarihi ve dini eserler okumakla gecirir. Yalmz Islam dini 
degil, Hristiyan dini hakkmda Incil, Tevrat ve bunlara 
dayanan bircok eser okur, tetkik eder, derin bir bilgi 
sahibi olur. Sunguroglu, oglu ile Haci Bahaeddin Efendi 
arasmdaki bir muhavereyi aktanr. 
".. Babam bilvesile Hristiyan dini ve kiltub-u kadime 
hakkinda bana bilgi verir ve bunlari izah ederken yari 
ciddi, yari latife: (Eger Isldmiyetin zuhurundan evvel 
her Hristiyan sizin kiltub-u mukaddeseler hakkindaki 
bu vukufve malumata sahip olsalardi, ya son dinin ve 
peygamberin viiruduna hacet kalmaz veya Isldmiyet 
pek az inkisaf ederdi) dedim. O dnda soyledigime 
pisman olmus, mahcup bir vaziyette durusumu 
anlayan babam, bir milddet dusunceye daldi ve sonra 
ha/if tebessiimle: — Oglum! dedi. Kiltub-i 
mukaddeseyi okuyan ve onlara inanan Hristiyan dini 
mensuplari, hatta dlimleri, sizin hatirimza gelen bu 
yanhs ve hatah dusunceye kapildiklari iqindir ki, 
Isldmiyet dinindeki bu ulvi hakikati ne kendileri 
gormege, ne de etrafindakilere gostermege muktedir 
olabilmislerdir. Ben simdi size soyledigim kadim din 
ve kitaplardaki hakikatleri, ancak Kur 'an 'in irsad ve 
tenviriyle anlayabildim. Kuran, yalniz dalalete 
diisenleri ikaz ve irsad iqin inzal edilmeyip gelmis 
geqmis butiln din ve hukiimlerini tamamlayici ve 
ekmel-i din olarak gelmistir, yani zuhuru zaruri ve 
mukadderdi. §imdi sualinize cevap vereyim: Hristiyan 
dini salikleri, Kur 'an 'in muhtevi oldugu mand ve 
hakikatlere en az; yani benim kadar vakif 



131 



olabilseydiler, hig §ilphe etmeyiniz, bugun tek bir 
Hristiyan dahi mevcut bulunmazdi» dedi. Bu izah 
kar§isinda aczimi anlayarak babamdan oziir diledim. " 

Haci Bahaeddin Efendi bir arahk Elazig 
Sultanisinde fahri olarak tarih hocahgi da yapar. Haci 
Bahaeddin Efendi, babasi Haci Ali Efendi ile birlikte 
Hicaz'a gidip gelmis ve ziihd ve takvada babasmm izinde 
yuriimiis ise de, babasmdan inabe alamamis, olumiinden 
sonra babasmm halifelerinden Alisamh Bekir Efendi'den 
inabe alarak tarikate girmistir 116 . 

Bahaeddin Efendi'nin ilk hammi Diyarbakir'hdir. 
O da tipki babasi gibi ilk hammi olunce ikinci evliligini 
annesinin koyii olan il merkezine 23 km. mesafede 
bulunan Hoskoy'den yapar. Haci Bahaeddin Efendi Ho§ 
koy'de oliir ve cenazesi, vasiyeti iizerine Harput'a nakil 
edilerek babasi Haci Ali Riza Efendi'nin yanma 
defhedilir. 

Emin Hafizgiller ailesinden Ahmet Fehmi 
Efendi'nin oglu Haci Tevfik Efendi (1864-1951) 
Harput'ta diinyaya gelir. Medrese tahsilinden sonra da 
Harput'un ileri gelen alimlerinden ders ahr. Icazetini de 
Beyzade Haci Ali Riza Efendi verir. Tasawufta Naksi 
tarikatim secerek Mahmut Samini Hazretleri'ne intisab 



116 Elazig il merkezinin 26 km. guneydogusundaki Ali§am 
koyii, Keban Baraji sulan altinda kalan koylerdendir. Yapimi 
1974 yihnda tamamlanan Keban Baraji icin 160 koy, 50 mezra, 
1 1 mahallede kamula§tirma cah§masi yapihr. Barajin faaliyete 
gefmesiyle birlikte 614 bin 975 metrekarelik tanm arazisinin 
su altmda kaldigi ileri siiriiliir. 

132 



eder. Samini Hazretleri'nin oliimii iizerine Imam Efendi 
ve Alay Miiftusii Haci Said Efendi'ye gider. Tasavvuf ve 
diger ilimlerde kemale gelen Haci Tevfik Efendi, 
ogretmen olur ve Ma'muret-iil-Aziz Miilkiye idadisinde 
din, Arabi ve mantik dersleri verir. Halktan bazilan Haci 
Tevfik Efendiye, "Bu kadar ilim ogrendin, ama sonunda 
bir mektebe hoca oldun.", dediginde, "Siz benden ne 
bekliyordunuz? Bir kosede oturup, ciltler dolusu kitap 
yazmami mi? Yoksa kulluk borcunu dahi yerine 
getirmekten aciz olan insanlar gibi meydanlara cikrp, 
"islamiyeti kurahm" diyerek nara atip dolasmami mi? 
Yine cevabim vereyim. Eser yazmaya gelince, bize 
ogretenler bile buna ciiret gostermedi ki, biz onlardan 
ogrendik. Yiice mukaddes kitabi okuyup, bunu tefsir 
etmemi bekliyorsamz bu cahilliktir ve aptalhktir. £iinkii 
buna su Tevfik'in giicii yetmez. Kafasma gore tefsir eden 
ve o ufacik beyni ile anladiklarmi yorumlayan, anlatan ve 
kendinden bir seyler katan ise imansiz olur. Onun icin 
derim ki, bu diinyada en biiyiik hiiner, insan 
yetistirmektir. Yok eger meydanlarda, din elden gidiyor, 
diye nutuk atmami istiyorsamz, iste bu en biiyiik 
aptalhktir. islamiyeti kurtarmayi birakahm, Islamiyetle 
kurtulmaya bakahm. Siz ve biz kimiz ki? O yiice dinin 
koruyucusu ve gozeticisi yiice Mevla'dir. O, bu dini 
insanlarm kurtulusu ifin gondermistir..", buyurur. 

Haci Tevfik Efendi, omriiniin son zamanlarmda 
Elazig'a go? eder. lleri yaslarda olmasma ragmen 
haftamn bazi giinlerinde Haci Izzet Pasa Camiinde, 
insanlara Allahii teala'nm emir ve yasaklanm bildirir. 



133 



Haci Tevfik Efendi, yakm dostlarma mezarmm bas 
tarafma yazili bir kitabe konulmamasmi tavsiye eder. 
Olmeden once mezar yerini belirlemis, fazla tash 
oldugunu goriince yakmlarma eziyet vermemek icin 
mezar yerini kendisi kazdirmistir. Harput Meteris 
Mezarligi'nda bulunan Beyzade aile kabristanmm 
yanmda medfundur. 

Mehmet Zuhrii Efendi'nin oglu Ahmet Muhlis 
Efendi (1869-1954) Harput'ta diinyaya gelir. Istanbul'da 
Beyazit medreselerinden birinde Harputlu Ahmet Hilmi 
Efendi'den dersler alir. Daha sonra Harput'a donerek ilk 
once §ifaiye Medresesi'nde miiderrislige baslar. Aym 
zamanda Sarahatun Camii'nde vaaz verir. Harput halki 
Ahmet Muhlis Efendi'yi verdigi vaazlardan dolayi 90k 
sever. O, sik sik ulema meclislerinde bulunarak 
goriislerini anlatir. Bu arada edebiyata olan ilgisini de 
surdiirur. Divan tarzi siirler yazar. Kisa zamanda 
Harput'un divan sairleri arasma girmeyi basanr. Mehmet 
Muhlis Efendi Harput'un Elazig'a tasmmasi sirasmda 
Harput'u terketmeyerek orada kahr. Cumhuriyetten sonra 
Harput'taki Ulu (^marm adeta bekciligini yaparak onun 
altmdan hie ayrilmaz. Nihayet 1 954 yilmda sessiz sedasiz 
bir sekilde bu diinyadan go^erek Hakk'm rahmetine 
kavusur. 

Palulu Mehmet Baba'mn (1875-1958) tiirbesi 
Aksaray Mahallesinde kendisine ait evin mustemilatmm 



134 



bir boliimiinde bulunmaktadir 117 . Bugiin oglunun ikamet 
ettigi evin biti§iginde yer alan tiirbesi, sadece makam 
boliimiinden olu§maktadir. §eyh Alaaddin Efendi'nin 
soyundan gelen Palulu Mehmet Baba, 1875 yilmda 
Palu'nun Beyhan Beldesine bagli Armdik (§eyhpiran) 
koyiinde diinyaya gelir. 15-16 ya§larmda egitim ifin 
Palu'ya gider. Buradan Harput'a, Harput'tan da Kovenk 
(Giinta§i) koyiine gecerek Kovenkli Haci Omer Baba'ya 
intisap eder. Palulu Mehmet Baba bir ara, Beyzade'nin 
§eyhleri ve tarikatlan murakabe gorevi 9er9evesinde, 
Kovenkli Haci Omer Baba'nm Harput'a gondermi§ 
oldugu tarikat usul ve erkanim gosterecek olan miiritlerin 
ba§mda yer alir. 

Mehmet Baba, Haci Omer Baba'nm vefatmdan 
sonra ova ve merkeze bagli koylerde hem imamhk yapar 
hem de dergahi cah§tirmaya devam eder. 1915-1916 
yilmda Kovenk'ten aynlarak kendi koyiine donmeye 
karar verir. Bu arada koyden karde§lerinin 90cuklan 
yanma gelmi§lerdir. Palu'ya giderken Cem§it Bey 
siilalesine mensup ve geni§ bir niifuza sahip olan Ha§im 
Bey'in teklifi ile Ha§im Bey'in koyiine giderek yerle§ir. 
Bu koyde bulundugu sirada Palulu Mehmet Baba ile ilgili 
§6yle bir olay rivayet edilir. O donem yorede bir kurakhk 
ya§anmaktadir. Koyliiler Mehmet Baba'ya gelerek 



117 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



135 



"Yagmur duasma cikahm" derler. Bunun iizerine yagmur 
duasi yapihr. Yapilan duanm ardmdan muazzam bir 
sekilde yagmur yagar. Fakat yagmur duasmdan sonra 
Mehmet Baba'nm dili siser ve list damagma yapisir. Kirk 
gun kasigm sapiyla bastirarak ancak su, siit ve ayran 
ipebilir. Daha sonra biraz iyilesen Mehmet Baba, "Artik 
bu koyden aynlmamn vakti gelmistir", diyerek kendine 
ait mal ve hayvanlan satar. Erzurum tarafmdan gelen bir 
kervana esyalarmi yiikleyip 1 924 yilmda Kovenk koyiine 
gelir. Burada Haci Omer Baba'nm dergahmi 1937 yilma 
kadar devam ettirir. Palulu Mehmet Baba 1937 yilmda 
Riistempasa Mahallesine gelir ve ikamet eder. Burada zor 
sartlar altmda dergah hizmetlerini yurutiir. Daha sonra 
Aksaray Mahallesine gelir ve yerlesir 118 . 1958 yilmda 
burada vefat eder. 



118 Ahmet Mor veM. Dursun £itci'nin, 'Elazig §ehrinin bir 
Semti Olan Aksaray Mahallesi'nin Kurulu§u Geli§imi ve 
Fonksiyonel Ozellikleri' isimli makalesinden, eski adi Iginki 
olan Aksaray Mahallesi'nin 1834 yihna kadar Harput'a bagh 
bir koy oldugunu ogreniriz. Bu tarihten itibaren Valilik konagi 
ve resmi binalar buraya yapilmaya ba§lar. 1956 yihna kadar bir 
koy yerle§mesi durumundadir. Bu tarihte mahalle ve mahalle 
cevresinde arazisi bulunan bazi eski milletvekilleri arazilerinin 
rant degerini yiikseltmek amaciyla, yoredeki halkla da 
anla§arak (pimento Fabrikasi'nm Aksaray Mahallesi'nin 
kuzeydogusunda kurulmasiyla yerle§meye mahalle statiisii 
kazandirmi§lardir. 207 hektar alan iizerine kurulu bulunan 
mahalle niifusu 1 997 yilmda 1 1 605 ki§idir. Egitim seviyesinin 

136 



Turbesi evinin ve dergahmm bulundugu Aksaray 
Mahallesindedir. Ziyaret sehir merkezinde yer 
almasmdan dolayi yore halkmca yogun olarak ragbet 
gormektedir. Ziyaret haftamn biitun giinleri yapihr. 
Burasi daha 90k psikolojik rahatsizhgi bulunanlar, felcli 
hastalar basta olmak iizere tibbm aciz kaldigi her tiirlii 
hastalarca ve is bulma, yasadigi ailevi sikmtilardan 
kurtulma gibi 9esitli amac ve maksat dogrultusunda 
ziyaret edilmektedir. Ziyaret mekanmm elverisli 
olmamasi sebebiyle kurban olayi goriilmez. Ancak amac 
ve maksatlanna ulasrp da adak dileyenler bunu ba§ka 
yerlerde gercekle§tirmektedirler. Aynca ziyaret9iler 
tarafmdan ziyarete gelen hastalarm §ifa amaciyla 
yemeleri i9in §eker vb. tiirden lokma adi verilen kuru 
gidalar birakilmaktadir. 

Muharrem Hilmi (Kosetiirkmen) Efendi'nin 
(1878-1964) turbesi Elazig'da Asri Mezarhk'ta 
bulunmaktadir. Yapi, altigen planh olup iistii 
kubbelidir 119 . Aydmlatmasi iki pencere ile saglanan 
tiirbeye, 2009 yih i9erisinde Konyali bir isadami olan 
Muharrem Hilmi §enalp tarafmdan restore ettirilip 9evre 
diizenlemesi yapilarak modern bir goruniim kazandinhr. 
Haci Muharrem Hilmi Efendi il merkezine 25 km. 



du§iiklugu, i§sizlik, saghk problemi gibi sorunlar bu niifusta 
goriilen ba§hca sorunlardir. 

119 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

137 



mesafede bulunan Sank koyiinde diinyaya gehnistir 120 . 
Aile lakaplan Sipahigiller olup babasi Kose Ahmet'tir. 
Muharrem Hilmi Efendi bes alti yaslarma geldiginde 
ailesi ile birlikte Elazig'm merkez koylerinden Gurbet 
Mezire'ye gocerler 121 . Burada arkadaslanyla beraber 
koyun giiderken onar tane ihlas siiresini okurlar ve bir 
dagm basmda oturur "hu" 9ekip dervislerin zikirlerini 
taklit ederler. Bir gun bu zikirleri esnasmda orada beliren 
bir ihtiyar cocuklara ileride ne olacaklarmi soyler. 
Muharrem Hilmi Efendi'nin de okuyup ilerleyecegini 
ifade eder. Daha sonra kendi admin da Ahmed Zeyneddin 
oldugunu soyleyip gozden kaybolur. Muharrem Hilmi 
Efendi cevresindekilere bu olayi anlatirken "iste biz ilk 
feyzimizi Ahmed Zeyneddin' den aldik" dermis. 
Muharrem Hilmi Efendi bir sure sonra ilim tahsiline 
baslar. 1892'de ailesiyle beraber Sofular koyiine go? 



120 Merkeze 25 km. mesafedeki koy halkmin Kafkasyadan go? 
yoluyla yerle§ildigine dair bilgiler vardir. Sanlh (Sanh) 
oymagmin Oguz boylanna mensup oldugu, 14. yuzyihn 
sonlanna dogru Mehmet Saru adh bir Turkmen beyinin 
§ehrizor'a hakim oldugu, 13. yiizyilda da Erbil Atabeyi 
Muzaffereddin Gokburu'ye ait Saru adh bir kalenin varhgi 
bilinir. Mehmet Saru'nun buyrugundaki Turkmen oymagmin 
kendisinden sonra Sarulu adiyla anildigim ve bu oymagin 
giiniimuze kadar varhgim korudugu anlasihyor. 

121 http://akunq.net/tr/?p=4253'de Gurbet Mezre, 20 Ermenisi 
ve bir Surp Giragos kilisesi ile Harput'a bagh Ermeni koyleri 
arasinda gosterilse de mezre adiyla ayrica Yukan ve Ag Mezre 
isimli Ermeni koylerin varhgi ile birlikte, Mezire de Elazig 
sehrinin bugunkii idare merkezi olarak anihr. 

138 



eder 122 . Burada ikamet ederken, bir gun Kadiri ve Naksi 
seyhi Kovenkli Haci Omer Baba koye konuk olur. Birka9 
giin siiresince bu zatm sohbetlerinde bulunur ve ondan 
etkilenir. Haci Omer Baba da bu sure zarfmda onunla 
yakmdan ilgilenir. Haci Omer Baba koyiine gitmek i9in 
Sofular Koyii'nden aynhrken Muharrem Hilmi Efendi 
ona, "Nereye gidiyorsun? Ben seni tekrar nerede 
bulurum, sana nasil gelirim?" der. Bu soru iizerine Haci 
Omer Baba, "Benim bir 9engelim vardir, onu senin 
kalbine takar, seni bana dogru 9ekerim", diye cevap verir 
ve koyden ayrilrr. Aradan bir hafta ge9er. Muharrem 
Hilmi Efendi, Haci Omer Baba'yi 90k ozler. Haci Omer 
Baba'nm 9engeliyle kendisini 9ekmedigini goriince, onu 
gormek i9in yola koyulur ve yiiriiyerek Kovenk koyiine 
gelir 123 . Cesmeden abdest alip camiye dogru giderken 
evinin kapisi oniinde bekleyen Haci Omer Baba, "Gel 
benim miiridim, gordiin mii nasil 9engeli takip seni 
buraya 9ektim", der. Muharrem Hilmi Efendi Haci Omer 



122 Sofular, bugiin Elazig ilinin Merkez ilcesine bagh Kirklar 
Mahallesinde bir sokagina adidir. 

1 Kovenk, Elazig il merkezinin 13.5 km guneydogusunda, 
Mollakendi Bucagi'mn 1.5 km dogusunda yer ahr ve koyiin 
giiniimuzdeki ismi Giinta§i'dir. Ibrahim Kula, 'Mollakendi 
Bucak merkezinin cografi etiidii' isimli cah§masinda, kurulu§u 
1150'lere inen Mollakendi isminin Molla Ahmed-i Pekevi'nin 
burada bir doneme damgasim vurmasina bagh olarak 16. 
yiizyilda Mollakoy olarak degi§tigini kaydeder. Yerle§im yeri 
Cumhuriyet doneminde Mollakendi ismini ahr. 1992'de 
Kar§ibag ve Giinta§i koylerinin kendisine baglanmasiyla 
belediyelik olur. 

139 



Baba'ya boylece intisab eder ve haftada birka9 defa 
miirsidini gormeye gider. 

Muharrem Hilmi Efendi ailesiyle birlikte birka9 
koy daha dolastiktan sonra Harput'a yerlesir. Haci 
Abdullah Efendi'nin medresesinde Haci Abdullah Efendi 
ve ogullarmdan zahiri ilimleri ogrenmeye baslar. Bir 
yandan ilmi dersler ahrken bir yandan da Kovenk'e 
seyhini gormeye gidip gelir. Bu arada herkesin evliyadan 
kabul ettigi Beyzade Ali Riza Efendi'ye miiezzinlik 
yapar. 1906' da askerlik gorevi ifin Erzurum'a gonderilir. 
Once tabur katipligi yapar. Guzel siiliis ve rik'a yazi 
yazdigi ve olduk9a keskin bir zekaya sahip oldugu i9in 
komutanlarmm ozellikle Pasamn dikkatini 9eker ve Pasa 
ile yakin bir dostluk kurar. Daha sonra a9ilan imtiham 
kazanarak tabur imami olur. Bir miiddet sonra 
Erzurum'dan Bitlis'e ge9er. Burada Hizan Gavsi 
ahfadmdan Abdulgaffar Hoca ile dost olur 124 . 
Muhammed Kiibrevi'ye de intisab edip sohbetlerinde 
bulunur ve naksilikten icazet ahr. 1912'de Elazig'da depo 
taburlarmm teskiline memur tayin edilir. Bir sure sonra 
Yemen' e gonderilir. Yemen' de tabur imamhgmdan baska 
Arap 90cuklarma Turk9e ogretmenligi de yapar. Burada 
iki yil kahr ve yasadigi bir olay kendisine "Reculun 
Salih" denmesine sebep olur. Anlatildigma gore, 
Yemen' de yagmur yagmamaktadir. Her ne kadar yagmur 
duasma 9ikilsa da, bu bir 9are olmamistir. Bunun iizerine 



124 Hizan Gavsi lakabiyla amlan Seyyid Sibgatullah Arvasi'nin 
vefat tarihi 1870-71 olarak verilir. Mevlana Abdulgaffar 
karde§leri arasinda yer ahr. 

140 



Pasa kendisini huzuruna 9agmr. "Sen iyi bir adama 
benziyorsun. Goriiyorsun ki burada yagmur yagmiyor, 
yagmur duasma 9ikiyorlar, kar etmiyor. Bir de senin 
yagmur duasma cikmam istiyorum" der. Muharrem 
Hilmi Efendi ise, "Olur Pasa, yalniz Allah' in huzuruna 
hep dost olarak cikmahyiz. Askeri silahtan tecrit 
edeceksiniz. Pasa "Olur mu Araplar bizi vururlar", 
deyince Muharrem Hilmi Efendi, "Onu bana birakmiz", 
der. Yemen Serifmin huzuruna cikar ve vaziyeti anlatir. 
Namaza silahsiz 9ikacaklarmi, sayet askere bir saldin 
olursa Resiiliillah'm huzurunda kendisinden sikayet9i 
olacagmi soyler. Yemen Serifi ise yerli halktan bir saldin 
olmayacagi hususunda teminat verir. Muharrem Hilmi 
Efendi daha sonra evlad-i Resulden olan serifm ku9\ik 
oglunu da yanma alarak namazgaha 9ikar. Once hem 
Tiirklere hem de Araplara kendi lisanlarmda ogiitler 
verdikten sonra Allah'a dua eder ve evlad-i Resul'den 
olan bu 90cugun yiizii suyu hiirmetine Cenab-i Hak'tan 
yagmur ister. Bardaktan bosahrcasma yagmur yagmaya 
baslar. Bu dua 119 gun yapihr ve 119 gun boyunca yagmur 
yagar. Iste bu olay iizerine Araplar Muharrem Hilmi 
Efendi'ye "Reculun Salih" (Bu salih bir adamdir) 
derlermis. Muharrem Hilmi Efendi "Srrri" mahlasmi ise 
kendisinin anlatmis oldugu su olay iizerine almistir. 
"Sinn-i Sebavetimde (gocuklugumda) kalbimde iki 
noktayi dii§unmekte idim. Birincisi Peygamberimize o 
kadar muhabbetim vardi ki ekseri geceleri ruyamda 
denizlerde yuzerek O'nun tiirbesinin saqaklarina kadar 
gider, goremeyip geri donerdim. Bu hal bir hayli miiddet 



141 



surmils ve nihayet tiirbe-i saadeti ziyaret etmem mumkiin 
olmustur. Ikincisi Pir-i Geylani'ye fart-i muhabbetim 
saikasiyla birfirsat bulup ve arkadas arayarak Bagdat 'a 
gitmeye azmettim. Bir giln koyden qiktim, kalbim uzuntulu 
idi. Biiyuk meydandaki ytiksek kule oniinde bir saraq 
dukkaninin duvanna ellerimi arkamda tutarak yaslanmis, 
Bagdad 'a gitme diisuncesine dalmistim. Hayret iqinde 
iken bir zdt, Alikurna kdgidi iizerine gayet gilzel yazilmis, 
zarfsiz bir yazi verdi elime. Bir manzume idi bu. Hayret 
dleminde oldugumdan verenin kim oldugunu sormadim, o 
da bir §ey demedi. Manzume §oyle ba§hyordu: 
"Muharrem sirri Hudadir... " 
Kdgit Bagdat' tan geliyordu. Veren de Bagdath idi. 
Onu Pir-i Geylani 'nin ruhaniyeti vermi§ti bana. O andan 
itibaren "Sirri " mahlasim kullandim ". 

Muharrem Hilmi Efendi Yemen' den dondiikten 
sonra Mekke ve Medine'ye tayin edilir. Medine-i 
Miinevvere'de bir bucuk yil miicavir olarak kahr ve 
§eyhii'l Harameyn'e niyabeten Tiirbe-i Saadet'in icine 
girer 125 . Muharrem Hilmi Efendi Hicaz bolgesine 
atanmadan once o mukaddes yerlere gitme arzusunu 
Peygamber Efendimize yazdigi §u hasret dolu §iiriyle dile 
getirmi§tir: 

"Ey benim §em-i dilim ruh-i revamm Mustafa 
Kime vardim ise bu derdime derman demedi 
Id-i vuslata ne hacet, gayriye kurban igiln, 



125 Hac yolculannin ve siirre alaymin giivenle hicaz'a gidip 
donmelerini saglamakla gorevli olan §am valisinin vekili 
olarak 

142 



Muharrem sirr-i kulun ravzanayiiz siirmek igun, 
Gelmisem kapina liitfeyle, sultamm Mustafa, 
Senden aldim bu derdi, kani dermanim Mustafa 
Kobe 'ye kurban gerek iste camm Mustafa 
Kil sefa 'at ki, gel sems-i tabanim Mustafa " 

Bu siirin hemen akabinde Allah' in izniyle Hicaz'a 
atandigim soyler. Daha sonra tekrar Erzurum'a gelir ve 
Birinci Diinya Savaslarma katihr. Muharrem Hilmi 
Efendi bu sartlar altmda zahiri ve batmi ilmi 9alismalarmi 
yuriitur. Erzurum'da iken Edip Efendi Medresesi'ne 
devam eder ve ilmi icazetini ahr. 1925-1926 yillarma 
kadar Erzurum'da kaldiktan sonra emekliye ayrihp 
dogum yeri olan Elazig'a doner. 

Muharrem Hilmi Efendi bundan sonra evinden pek 
disan cikmaz. Hem gelen talebelere ders verir hem de 
kendisi ilmini daha da ilerletmek icin ders ^ahsir. Hi9bir 
talebeyi de geri ^evirmez. Halk arasmda anlatihr ki, 
kendisi iyi bir alim, gercek bir mutasawif ve kamil bir 
mii'mindir. En giic fetvalar dahi onun evinde cozulurmus. 
Tasawufu asla istismar edip gecim vasitasi yapmaz. 
Erzurum'da ev ahp yerlesmesi i9in samimi bir muridinin 
kendisine verdigi 300 altim dahi reddetmistir. O, gosterisi 
asla sevmez, riya olmasm diye gelenleri sapkasiyla 
karsilarmis. Son zamanlarmda yesil sangim vurup yaptigi 
nafile ibadetlerini ise elinden geldigince gizlemeye 
9ahsirmis. Herkesi ozellikle hayvanlan 90k sevip onlan 
korurmus. 



143 



Haci Muharrem Hilmi Efendi, Elazig'm 20 km. 
giineydogusunda bulunan Kovenk koyiindeki seyhi Haci 
Omer Baba'yi zaman zaman ziyaret eder 126 . Bu 
ziyaretlerinden birisini Suleyman Ates su sekilde 
nakleder. 

Haci Muharrem Hilmi Efendi, Harputtaki 
miizezzinligi sirasmda bir Persembe giinu Kovenk'te 
seyhi Haci Omer Baba'yi ziyarete gider. §eyhinin 
istegiyle o geceyi Kovenk'te ge9iren Haci Muharrem, 
cuma namazi icin vaktin hayli daraldigmi, Harput'ta 
gorevli oldugu camide bulunmasi gerektigi halde, 
§eyhinden izin 9ikmadigim ve bu sikmtisim §eyhine 
a9amadigim, iimidini de kestigini notlarmda ifade eder. 
Zira Kovenk Harput'a epey uzak bir mesafede olmasma 
ragmen, Cuma namazmm vaktine de az bir sure kalmistir. 
Haci Muharrem Hilmi Efendi bu sikmtilar i9ersindeyken 
Haci Omer Baba kendisine, "koyii 9ikip abdest almasim 
ve rabita etmesini" soyler. Soylenenleri yapan Haci 
Muharrem Hilmi Efendi, Haci Omer Baba'nm geldigini, 
elinden tutup onu yel gibi U9urdugunu bir ara nerede 
olduklarmi tayin i9in gozlerini a9tigmda, Harput'un alt 
tarafmdaki Hiiseynik koyiiniin iistiinde olduklarmi, 
gozlerini a9mamis olsaydi tarn Harput'taki caminin 
oniinde olacaklanni, ancak bu safhadan sonra yirmi 
dakikahk yol yuriiyerek camiye geldigini ve gorevini ifa 
ettigini", anlatmaktadir. 



126 Rifat Araz. Harput'ta ki§ioglu ile ilgili eski Turk 
inam§lannin izi 

144 



Vefatmdan once dort be§ ay hasta yatar. 
Hastahgmdan hi9bir zaman §ikayetci olmaz. 
£evresindekiler ziyaretine gidip halini sorduklarmda, 
"Elhamdulillah iyiyim, hi9bir §eyim yok, dola§rp ne 
yapacagim? Yatmak ho§uma gidiyor, yatiyorum i§te", der 
ve, 

"Diinya bir la§edir, 

Onu isteyenler kopeklerdir, 

Her gun bir melek §6yle bagirir: 

Dogun ki olesiniz, yapm ki yikilsm" 

anlammdaki Arap9a §iiri ve hadisi okurmu§. 

Muharrem Hilmi Efendi Nak§i usiiliiyle dersler 
verirdi. O, Elazig'da daha 90k ilmi yoniiyle tanmmi§tir. 
Yoredeki bir9ok imam ve vaiz onun ilminden istifade 
etmi§lerdir. Kendisinin belirttigine gore ii$ zata icazet 
vermi§tir. Bunlardan birisi Karadeniz taraflarmdan bir 
zattir. Ikincisi yine Karadenizli fakat Erzurum'da kalan 
Ali Riza Pirimoglu'dur. Prof. Dr. Siileyman Ate§'e de bir 
icazetname birakmi§ ve bu icazetnameyi ise kendi 
parmagiyla miihurleyerek vermi§tir. Muharrem Hilmi 
Efendi, Nak§ilikten, Kadirilikten, §ettarilikten ve 
§azilikten bir alim ve mutasawiftir. 

Tasawufa, feraize, va'za dair bmjok eserler 
yazmi§tir. Divan, mev'ize-i Hilmiye, Divan-i Hiidayi, 
Menazil-iis Salikin, Makamat-i Ezkar-i Ilahiyye Lisalik-it 
Tarikat-il Kadiriye, eserlerinden bazilandir. Bunlar i9inde 
en onemli eseri kendi §iirlerini de i9inde topladigi Divan 



145 



adli eseridir. §iirlerinde "Sirri" mahlasmi kullanmi§tir 127 . 
Onun eserlerinden bir kismi kiituphanesindeki kitaplarla 
beraber kaybolmu§tur. 

Tiirbe yore halki tarafmdan her gun olmakla 
birlikte daha 90k cuma giinleri yogun olarak ziyaret 
edilmektedir. Ozellikle ruhsal sikmtisi olanlar bu ziyarete 
gitmekte ve Allah' tan §ifa dilemektedirler. Bununla 
beraber i§ bulma, smava girecek ogrencilerin ba§anh 
olmasi, ailesinde gecimsizlik bulunanlarm bu 
sikmtilarmdan kurtulmak vb. birfok ama9 ve maksat 
dogrultusunda ziyaretler yapilmaktadir. Ziyarete gelen 
ki§iler burada Kur'an-i Kerim okuyup sevabmi bagi§lar 
ve dualar ederek hastaliklarmm ge9mesi ve muratlarmm 
ger9ekle§mesi i9in niyazda bulunmaktadir. Aynca buraya 
gelen ziyaret9ilerin bir kismi tarafmdan ziyarete gelen 
hastalarm §ifa niyetiyle yemeleri i9in §eker, lokum vb. 
lokma adi verilen yiyecek biraktiklan goruliir. 

Kazim Efendi'nin (1894-1967) tiirbesi, Harput'un 
Meteris mezarhgmda, imam Efendi tiirbesinin kuzey 
yoniinde 30-40 metre mesafededir. Turbenin etrafi 
duvarla 9evrilidir 128 . Mezarm iizerinde alti siitun iizerine 
oturtulmu§ kubbe bulunmakta olup 9evresi a9iktir. 
Mezar, yerden yakla§ik 20 cm yiikseklikte, 9evresi daire 



127 Velud bir yazar olan Suleyman Ate§'in, sadele§tirme 
kitaplan arasinda Divan-i Sirri (tenkitli basim) ile makaleleri 
arasinda 'Haci Muharrem Sirri Efendi, Kur'an Mesaji, Istanbul 
- 1998' yer almaktadir. - http://www.suleyman-ates.com/- 

128 QYMAK Iskender, Elazig Merkez ve Qevresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili Inan? Ve Uygulamalar 

146 



seklinde demir bir kafesle 9evrili olup kitabesi 
bulunmaktadir. 

Aslen Harputlu olan Musa Kazim, Naksi 
Tarikatmm son seyhlerinden birisi olup Imam Efendi'nin 
de son halifelerindendir. Halk arasmda Kazim Efendi 
olarak bilinen bu zat 1894 yilmda Harput'ta dogmus, 
tahsilini burada yapmis ve son olarak da muallim 
mektebini bitirip Fransizca ogretmenligine baslamistir. 
Harputlularm hizla "Mezire"ye yani Elazig'a indikleri 
yillarda Kazim Efendi de Elazig' m Nailbey Mahallesinde 
Koprii Sokak'ta bulunan iki kath miitevazi bir evde 
yasamaya baslar 129 . Bu sokaga vefatmdan sonra kendi 
ismi olan "Kazim Efendi" sokagi adi verilmistir. Imam 
Efendi'ye intisap ederek ondan hem dini dersler almis 
hem de onun sohbetlerinden faydalanmistir. Vefatmdan 
sonra Imam Efendi'nin yamnda bulunan §eyh Samini 
Hazretlerinin miiridi Mustafa Naci Efendi ile goniil bagi 
kurarak tarikatm usul ve erkamm ogrenir. Ogretmenlikle 
tarikati birlikte gotiirmekte zorlamnca, Mustafa Naci 
Efendi'nin tavsiyesi iizerine ogretmenlikten istifa eder 130 . 

Kazim Efendinin makami, vefatmdan sonra 
muritleri tarafmda diizenlenmis ve giinumiizde sik9a 
ziyaret edilmektedir. Bu zatm Malatya, Diyarbakir ve 



129 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

130 Aydogmu§, Giinerkan; Harput Kultiiriinde Din Alimleri, 
Elazig, 1998 

147 



Adana gibi 9esitli illerden de ziyaret9ileri bulunur. Her 
yastan insanm ziyaret ettigi bu mekan, ozellikle smav 
donemlerinde 90k yogun ziyaret9isi olan bir mekandir. 
Kafileler halinde gelen ziyaret9iler dua ve dileklerini 
burada ifade etmektedir. Ziyaret esnasmda ziyaret9iler 
Kur'an okur, dilek ve adakta bulunurlar. 

Semerci Hoca diye amlan Feyzi Efendi (1900- 
1969), £it9izadelerden Mehmet Efendi'nin ogludur 131 . 
Mehmet Efendi Halep'te ticaretle ugrasirken orada vefat 
eder. Annesi Kaime Hamm Semerci Hoca'nm tahsili ile 
ilgilenmeye 9ahsrr, fakat askerlik sebebi ile bu tahsili 
yarim kahr. Feyzi Efendi askerlik doniisii bir miiddet 
Imam Efendi'nin sohbetlerine katihr. Onun vefati iizerine, 
Haci Tevfik Efendi'ye intisab eder. Haci Tevfik Efendi 
tasavvuf ehli, takva sahibi biridir. Dini konularda olduk9a 
bilgili olan bu zattan dersler ahr. Harput'ta ve Malatya 
Siirgii'de bir miiddet iicretli imamhk gorevi yaptiktan 
sonra Elazig'a gelerek semercilik yapmaya baslar. Ona 
"Semerci Hoca" denmesinin sebebi de budur. Hoca 
Efendi, Arap9a, sarf, nahiv, gramer, tefsir, hadis, fikih, 
kelam, akaid gibi konularda kendisini iyi yetistirir. Pertek 
il9esine imam olarak atandiktan sonra Diyanetin a9tigi 
vaizlik smavim kazanarak Elazig'a gelir. Bugiinkii Saray 
Camii'nin yerinde bulunan Hapishane Camii'nde bu 
goreve baslar. ilk giinlerde vaaz vermekte zorlandigim 
belirtir. Bunun iizerine Haci Tevfik Efendi'ye giderek 



131 Gunerkan Aydogmu§. Harput Kultiiriinde Din Alimleri, 
Elazig, 1998 

148 



durumunu bildirir. Kendi ifadesine gore, o biiyiik zat 
kendisine bir kitap vererek buna 9ahsmasmi ister. Feyzi 
Hoca bu kitabi okuduktan sonra 90k rahat vaazlar 
verdigini soylemektedir. 

Semerci Hoca, giderek hitabetini gelistirmis, halkm 
anlayabilecegi bir tarzda konustugu ifin sevilmeye 
baslamistrr. Bu vaazlan kisa zamanda Elazig'da sohret 
bulur. O, siirekli okuyarak dini bilgilerini artirmaya 
devam eder. Semerci Hoca Aksaray'da bulunan 
ailesinden kalma bahcesinde yaz ve kis siirekli oturarak 
gorevi dismdaki zamanlanm bah^esindeki islere ayinr. 

1960 askeri darbesi oldugu sabah, Elazig muftusu 
Haci Omer Bilginoglu'nun yerine muftuluge vekaleten 
bakmaktadir. Sabah sokaga 9ikma yasagi konuldugu i9in 
Semerci Hoca evden 9ikarak gorevine gelemez. Bu 
yuzden Elazig'da sabah ezan okunmadigi i9in ilgililerce 
gerekli sorusturma yapilarak Bingol'e tayin edilir. Bir yil 
sonra tekrar Elazig'a doner. 

Anlatihr ki, 0, olecegi giinii sanki bilmektedir. Son 
giinii 9arsiya 9ikarak iizerindeki parasim bir firmda 
bozdurmus, bununla fitresini dagitarak Haci Tevfik 
Efendi'nin oglu Mahmut Efendi'nin yanma gelip, 
hocasmm kabri yamnda yer istemistir. Bizzat Mahmut 
Efendi'den soz aldiktan sonra bu sefer de hamama 
giderek bir giizel temizlenip eve gelir. O aksam kizi ve 
damadim yanma 9agirarak onlara, kendisine emir vaki 
olursa vasiyetinin cebinde oldugunu ve herseyi orada 
yazilana gore yapmalarmi, tembih eder. Feyzi Hoca 
aksam evde otururken bir koseye 9ekilerek Naksi 



149 



usulunce son dersini de yapar. Cocuklarmm gitme 
zamani geldiginde kizinm yanmda kalmasmi ister. Gece 
yansmi gectikten sonra yatagmdan kalkarak kibleye 
donmiis ve birseyler minldanmaya baslamistir. O sirada 
hanimi uyanarak ondaki gayritabiiligi anlaymca 
cocuklarma seslenir. Semerci Hoca hanimma eliyle sus 
isareti yaparak ruhunu teslim eder. 

Tayyar Baba (1902-1973)'mn tiirbesi, Harput'tan 
Meteris mezarhgma 9ikihrken Beyzade kabristanligmm 
giiney bati yoniinde, Elazig'a bakan bir duzliiktedir 132 . 
Dikdortgen planli olup cevresi ozel kabristanlik olarak 
aynldigmdan etrafma ihata duvan cevrilmis modern bir 
yapidir. Cevresinde bazi miiritlerinin mezarlan 
buhmmaktadir. 

"Miicazogullan" ailesinden gelen Cafer-i Tayyar' in 
babasi Hizir'dir. Ilk egitimini aile 9evresinden ahr. 
Agabeyi Haci Mehmet, Haci Omer Hvidai Baba'nm 
yanmda yetismistir. Dolayisiyla Kadirilik tarikatma meyli 
agabeyi Haci Mehmet'ten gelir. Agabeyi bir sure sonra 
§am'a Sancak Beyi olarak gider ve oradaki bir 
muharebede sehit diiser. Tayyar Baba genf yasta babasim 
da kaybeder. Artik ailenin gecim yiikii Tayyar Baba'nm 
omuzlarmdadir. Harput'a gelen Tayyar Baba dabakhk 
meslegini ogrenir ve bu sirada Kadiri tarikatma intisap 
eder. Kadiri ve Yesevi Tarikati mensuplarmm oturup 
sohbet ettigi Nadir Baba dergahma yerlesir. 



132 QYMAK Iskender, Elazig Merkez ve Qevresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili Inan? Ve Uygulamalar 

150 



Bir gun Midyat cevresinde bulundugu sirada halktan 
birine burada me§ayihtan birinin olup olmadigmi sorar. 
Ona, "ilerde bir magarada bir fakih var" derler. Tarif 
edilen magarayi bulur. Magaramn icerisi karanliktir. 
Ama, ilerde bir i§ik goriir. O i§iga dogru gittiginde orayi 
aydmlatan i§igm orada oturan zatm yuziinden yayildigmi 
farkeder. Yakla§mca o zat kendisine, "Gel Tayyar Baba 
gel... Seni bekliyordum. Ben seni gormeye gelecektim 
ama, 50k ihtiyanm." der. Sanki kirk yildir birbirini 
arayan iki sevgili gibi hemhal olurlar. Tayyar Baba bu 
olayi anlatirken, "Onun yanmda 90k zevkler ya§adim. 
Bazen onun bedeninin kayboldugunu gozlerimle gordum. 
Bazen de kendi bedenimin yok oldugunu fark 
ediyordum.", der. 

Harput'un Elazig'a ta§mdigi giinlerde da askerligini 
bitirerek Elazig'a doner. Kazim Efendi ona eski Izzet 
Pa§a Camii yanmda bir Mere ayarlar 133 . Artik Tayyar 



133 1866 yihnda zamanin valisi aslen Erzincanh Haci Ahmet 
Izzet Pa§a tarafindan cami yeri satin ahnarak kerpi^ten 
yaptinlan bu eser yiiz yil hizmet vermis-:, 29.01.1966 tarihinde 
kurulan dernek marifetiyle, ^okmek iizere olan bu ibadethane 
Mayis-1967'de yiktinlarak yerine bugunkii Izzetpa§a Camii'nin 
projesi Yiik. Mim. Yurdaer Zirhhoglu ve Yiik. Mim. Biilent 
Yiingul'ce 5izilmi§, Istanbul Teknik Universitesince de yapilan 
tadilatlar neticesinde, Ekim-1967'nin ilk haftasinda in§aatina 
ba§lamlmi§, 1972 yihnda Dernek yonetim kurulunun ustun 
^abalan ve Elazig halkinin yardimlanyla camii bitirilerek 
ibadete afilmisUr. Osmanh mimari tarzinda, ?ift minareli ve 
cift §erefelidir. Tiirkiye'de ilk asansorlii minareye sahip cami 
iinvamm almi§tir. 20 m. ?apinda ana kubbesi, 25 adet de kiicuk 

151 



Baba giinlerinin biiyiik bir kismmi bu hiicrede gecirir. 
Kisa zamanda bu Mere onun sohbet meclisi olur. Bu 
siralar Gollii Mustafa Baba'dan da icazet almistir 134 . 

Tayyar Baba bir sure eski Izzetpasa Camii'nin bir 
hiicresinde kaldiktan sonra once bir ev bularak kiraya 
cikar. Daha sonra Mustafa Pasa Mahallesi'nde bir ev satm 
alarak tasimr. Kisa zamanda cevresinde her kesimden 
biiyiik bir miirit toplulugu olusur. O, kirk yasmda iken 
Erzurum gocmenlerinden Yusuf Efendi'nin kizi Feride 
Hammla evlenir. Tatiir ve Abdulkadir isminde iki oglu 
diinyaya gelir. 

Tayyar Baba ile ilgili bircok menkibe anlatihr. 
Vefat etmeden once kendisinin Harput'a gomuhnesini ve 
kendisi icin tiirbe yaptirilmamasim istemistir. "Ancak ne 
zaman mezarimn altmda berrak bir su 9ikar, bu su alti alti 
ay akar ve daha sonra kesilirse", tiirbesinin o zaman 
yapilmasmi vasiyet eder. Bu isaretten sonra ogullan 

kubbesi vardir . Minare yiiksekligi toprak seviyesinden itibaren 
55m'dir. Dis duvarlan Korpe yontma ta§iyla kaphdir. Cami 
sahanhginda Dogu-Bati istikametinde kendi mimarisine uygun, 
40 ton su kapasiteli sadirvan ve idare binasi yer ahrken, 
zeminde 115 adet diikkan, kutiiphane ve bir polis noktasi 
bulunmaktadir. - http://www.izvak.org.tr/izzetpasa.html- 
134 Havaalani Elazig arasinda bulunan "Omer Hiidai Baba" 
turbesinde Omer Hiidai Baba'nm yetistirdigi talebelerinden 
"Haci Muhammed Baba " ve "Gollii Mustafa Baba" da 
bulunuyor. Gollii Mustafa Baba, Tayyar Baha'yi yetistirerek 
Kadirilik tarikatim giiniimiize tasir. 



152 



tiirbesini yaptirmistir. Bu ziyaretgaha ozellikle tatil 
giinlerinde insanlar akm akm gelir, Kur'an-i Kerim 
okuyup dua ederler. Bazi insanlar da maddi ve manevi 
hastaliklardan kurtulup sifa bulmak maksadiyla gelir ve 
adaklarda bulunurlar. 

Anlatihr ki, bir Ramazan aymda Tayyar Baba 
esegine oni9 tutturmaya karar verir. Aksamdan aksama 
online yem doldurur, suyunu verir. Sahurdan sonra oniinu 
temizler. Bir ay sonra bayram gunii sirtma binerek 
Harput'a 9ikar. Orada Allah-u Teala'ya soyle niyazda 
bulunur. "Rabbim, oructan kasit a9 ve susuz kalmak ise, 
esek olarak yarattigm bu canh, Tayyar kulundan daha iyi 
oru9 tuttu. Yok eger oru9 bunun otesinde bir sey ise, ne 
olur bana bu sirn bildir." Daha sonralan, 01019 konusu 
ge9tigi zaman 9evresindekilere, "Hamdolsun, Rabbim 
bana orucun hikmetini bildirdi.", dermis. 

Bir gun Ermeni komsusu olan Saat9i Poto nami 
ile bilinen kisi kapisim 9alar. I9eri girdikten sonra Tayyar 
Baba'nm elini oper ve bir koseye ge9erek oturur. Biraz 
sonra koynundan 9ikardigi raki sisesini a9arak i9meye 
baslar. Tayyar Baba'nin muridleri, o anda Efendi orada 
olmasa, Ermeni Poto'yu dove dove disan atacaklar. 
Tayyar Baba durumu fark edince, "Oglum Feyzi, git 
mutfaktan bir bardak getir, rahat i9sin.", der. Bardak 
gelince Ermeni Poto rakisim bardaktan i9meye baslar. 
Aradan uzun bir sure ge9er. Ermeni Usta kalkip gider. 
Tayyar Baba kizmis bulunan muritlerine donerek, "Ne 



153 



oldu yani, en fazla bardak kirlendi. Yikarsmiz temizlenir, 
olmazsa kirarsmiz. Evi de havalandinrsamz koku gider. 
Ama o evimize gelmis Tann misafiridir. Misafire iyi 
davranmak lazim", der. 

Nazif Esen'den nakledildigine gore, "1951 yilmda 
once Bingol'e, sonra Nigde'nin Bor kazasma asker olarak 
gidiyorum. Nakil sirasmda Bingol'den Elazig'a geldik, iki 
saatlik rotanmiz var. Muhafiz onbasiya dedim ki: 
"Burada bir akrabam var goriip gelecegim. Zorla izin 
aldim. Niyetim Tayyar Baba'yi goriip sonra Nigde'ye 
gitmekti. Efendinin yanma geldim, bana: "Nereye verdi- 
ler?" dedi. Ben Bor ilcesini soylemeden "Nigde'ye" 
dedim. Giildu: "Niye oyle korka korka gidiyorsun, Bor 
iyi bir yerdir. Havasi, suyu tipki sizin Palu'ya benzer." 
Tayyar Baba'dan aynlacagi zaman: "Nazif, o ki Bor'a 
gidiyorsun, sana iki tembihatim var. Birincisi, orada 
"Kuddusi Baba" diye bir zat yatiyor, onceleri orasi 
tiirbeydi. §imdi sanmiyorum ki orada tiirbe kalsm. Onun 
kabr-i serifme bir ugra, benim selamimi ilet. ikinci 
istegime gelince, orada Kuddusi Efendi'nin yolunda 
giden Ahmet Efendi diye bir zat var, bir de onu bularak 
selamimi ilet." Biz cekip Bor'a gittik, izinlerde askerin 
gidebilecegi bir kahve vardi. O siralar asker cayi bes 
kurus, sivil cayi on kurustu. Tabi askerin cayi a9ik 
oluyordu, ilk gidisimde bana acik bir 9ay getirdiler. £ayi 
dokiip parasim koydum, ikinci gidisimde yine acik 9ay 
gelince yine doktum. Ocaktaki ^ayci yamma gelerek: 
"Asker, bu ?ayi nifin dokiiyorsun?" dedi. Kendisi orta 



154 



yash bir adamdi. Ona, "Bana sivil 9ayi getir, sivil parasi 
al." dedim. Adamla dost olduk. Siirekli bana ocagm 
yanmda bir sandalye ayirmisti "Bundan sonra buraya her 
geliste bu sandalye senin." dedi. Bor'da "Pasa Camisi" 
diye biiyiik bir cami vardi. Bir gun izin cikisi o camiye 
giderek namaz kildim. Niyetim basta imam olmak iizere, 
yash kimselere Kuddusi Efendi'nin tiirbesini sormakti. 
Nitekim cami cikismda kime sordumsa, Kuddusi 
Efendiyi tamyan cikmadi. Miiftiiye gittim, ne yazik ki o 
da tammadi. Camm 90k sikilmisti. Dogru kahvehaneye 
geldim. Baba bana bir is soyledi yerine getiremiyorum 
diye uzgundum. Ocak9i dalip gittigimi gormiis olacak ki: 
"Nazif Onbasi" diye seslendi. Adama dondiim, biraz da 
kizarak, "Boyle memleket olmaz." , dedim. "Burada bir 
tek biiyiik zat var, onu da kimse tammiyor." Ocak9i 
"Kim?" dedi. Olayi oldugu gibi anlattim. Basladi 
gozlerinden yas akmaya. Bana, "Gel" diyerek disan 
9ikardi. Eliyle bir ka9 yiiz metre ilerde biiyiik bir binayi 
gosterdi. "Kuddusi Efendi'nin tiirbesi once orada idi. Bor 
biiyuyiince tiirbeyi yikarak Asri Mezarhga naklettiler. 
Zaten eski yeri de mezarhkti." Bana Ahmet Efendi'nin 
diikkamm tarif etti. Ahmet Efendi saat9ilik yapiyordu. 
Onun diikkanma gittigimde, "Buyur asker aga." dedi. 
"Ben Elazighyim, Tayyar Baba'nm sana selami var." 
dedim. Biraz diisiindii. "Hangi Tayyar?" dedi. Ben de, 
"Caferi Tayyar Baba" diye karsihk verdim. Yeniden 
diisiindii. Sonra "Yaa, Tayyar Baba biiyiik bir adam, 
hayir duasim aim size yeter." dedi. Olayi onunla da 
konustuk. Bana Kuddusi Baba'nm mezanm tarif etti. Ne 



155 



yazik ki izine gelene kadar o biiyiik zati gidip ziyaret 
edemedim, izin i9in memlekete geldigimde, Tayyar Baba 
beni goriir gormez, "Ben sana kusmu§um.", dedi. "Ni9in 
Baba?", dedim. Biraz iizgun bir §ekilde, "Sana iki §ey 
soyledim, birini yerine getirmedin. Emanete ihanetin 
cezasi agirdir." dedi. Izinden dondugiimde arkada§lanmi 
da yanima alarak Asri Mezarhgm yolunu tuttum. Birlikte 
mezar ta§lanm okumaya 9ali§iyoruz. Tabi esas mak- 
sadimiz Kuddusi Baba'yi aramakti. Buraya nakli 
sirasmda tiirbesi yikilmca ikinci defa riirbe 
yaptirmamislardi 135 . Neticede bulduk. Ben Yasin-i Serif 



135 Anlatihr ki, mezarhklan §ehir di§ina nakletme hususundaki 
genel bir karar iizerine, Ahmed Kuddusi Hazretlerinin kabri 
bugunkii kabristandaki ziyaretgah olan yerine nakledilir. Bu 
nakil esnasinda halk kar§i cikmis. ise de, devrin kaymakami, 
belediye ba§kani ve jandarma komutam olaya miidahale 
ederek, Ahmed Kuddusi Hazretlerinin kabrine kar§i ho§ 
olmayan bazi sozler sarfedip, edep di§i davram§ta bulunurlar. 
Hepsi bir belaya maruz kahrlar. Kabr-i §erifi yikmaya kimse 
razi olmayinca hapishaneden getirilen mahkumlar, kabri yikar. 
Bu esnada orada olan jandarma komutam kabrin ta§ina tekme 
vurarak, kazin diye emir verdigi anda yere du§erek, beni 
kurtann diye bagira bagira oliir. Kabri aftiklannda, Ahmed 
Kuddusi Hazretlerinin kefeninin bembeyaz durmakta oldugu 
goriilur. O anda kabirden 50k giizel bir koku etrafa yayihr. 
Yine o giin hava 90k sicak iken, sema aniden bulutlanarak 
yagmur fiseleyip serinlik ve ferahhk hasil olur. Ahmed 
Kuddusi Hazretlerinin naa§i yeni kefene sanlarak Acigol 
Mezarhgi'ndaki bugiinkii kabrine nakledilir. Sanki kaderin 
cilvesidir ki, Kaymakam Ertan Yiicel'in on ayak olmasiyla 
1985'te Bor'da ayrica Ahmet Kuddusi Hazretlerinin makam 
tiirbesi in§a edilir. 

156 



okumaya basladim. Nefsim ise, okuma burasi degil, 
diyor, icimden, "Ya Kuddusi Baba", dedim. "Dogru ise 
bana isaret ver. O anda ayagimm altmdan 119 defa "gum, 
gum, giim" diye bir ses geldi. Rahatlamistim. Donerken 
asker arkadaslanmdan birisi yaklasti, "Nazif dedi, 
"Yasin-i §erifm falan yerinde alttan gelen sesi ben de 
duydum." Aglamaya baslamistim. Netice olarak, askerlik 
bitip Elazig'a dondiigiimde, Baba'yi ziyarete gittim. Beni 
goriir gormez, giilmeye basladi. "Nazif, iste simdi yiiz aki 
ile geldin. Mezari epeyce aradmiz ama sonunda da 
buldunuz. Allah sizden razi olsun.", dedi. 

§eyh Haydar Baba'nm (1906-1979) tiirbesi 
Elazig merkez Asri Mezarligi'nda yer almaktadir 136 . 
Tiirbe beton ve tugla is^iligi ile insa edilmistir. 
Dikdortgen planli olan bu tiirbenin makam (tiirbegah) 
kismi kubbelidir. Tiirbenin makam boliimii haricinde biri 
mescit ve digeri misafirhane olmak iizere iki boliimii 
daha bulunmaktadir. Tiirbenin bulundugu bahfenin etrafi 
duvarla cevrilidir. 

Haydar Baba Palu'da diinyaya gelmistir. Haydar 
Baba'nm atalan Hz. Hiiseyin'e dayanmakta olup 
seyyiddirler. Dedesi Abbas Efendi'nin ailesi Bagdat'tan 
gelip Maden'e yerlesir. Anlatildigma gore, Osmanli 
Devleti'nin tavsiyesi ile Seyyidler Anadolu'ya getirilip 



136 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

157 



yorenin egitimi ve yoneticiligi o insanlara verilirmis. 
Haydar Baba'nm dedeleri de o amac icin Bagdat'tan 
getirilmis, Maden'in zaman zaman yoneticiligi ile 
gorevlendirilmistir. Haydar Baba'nm babasi Cemil 
Efendi, §eyh Ali Sebti'nin oglu olan Mahmut Feyzi 
Efendi vasitasiyla Naksibendi tarikatma miintesiptir. 
Katildigi ilim ve zikir meclislerine oglu Haydar Baba'yi 
da goturiir. Alti yedi yaslarmda annesini kaybeden 
Haydar Baba 10 yasma gelince babasi hastalanir 137 . 
Hastahgi siiresince guciimin iistiinde hizmet eden Haydar 
Baba velisinin biiyiik dualanm alir. Babasi vefat edince 
ablasi Leyla Hanimm yanmda kahr ve enistesinin berber 
diikkanmda cirakhk yapar. Bu arada Haydar Baba 
Cemsidiye Medresesi'nde Molla Selim Hoca'dan ders 
alir ve egitimini tamamlar 138 . Osmanhca ve Arap^a'yi da 
iyi bilen Haydar Baba'nm Kur'an okuma ve tecvit ilmine 
vukufiyeti vardir. Haydar Baba aym zamanda Riistiye 
mezunudur. 17 yasma geldiginde kendine bir miirsid-i 
kamil aramaya baslar. Bunun sonucunda Palu'nun 
Saguna koyiinde Kasim Hoca'nm oglu Kadiri seyhi Haci 
Muhammed Baba' dan tarikat alir 139 . Ticaret hayatma bir 



137 http://seyhhaydarbaba.net/ 

138 XVI. Yiizyilda Palu sancagini veya kaynaklardaki 
ifadeleriyle Palu hiikumetini yoneten Kara Cem§id Bey'in 
Palu'da cami, medrese ve tiirbeden olu§an kiilliyeden ba§ka 
Demirkapi denilen derbende han ve tekke in§a ettirip vakfettigi 
belirtilmektedir. Haydar Baba'nm ders aldigi Palu'daki 
medrese Cim§idiye Medresesidir. 

139 Eski adi "Saguna" olan Andilar koyii, Palu ilfe merkezine 
20 km. Elazig il merkezine ise 92 km. uzakhktadir. 

158 



arkadasiyla ortaklasa berber diikkam acarak baslar. 18 
yaslarmda ilk evliligini yapar ve Kiliban koyiinden Yusuf 
Aga'nm kizi Hatun'la evlenir 140 . Bu evlilikten kizi 
Hayriye Hanim diinyaya gelir. Bu arada evinin bir 
odasim 9ilehane yapip burada ibadet, riyazet ve ilimle 
mesgul olur. 1 925 yilmda donemin sartlan miinasebetiyle 
Palu'nun ileri gelenleriyle beraber tutuklamr, fakat 
mahkeme sonucu beraat eder. Eskisehir'e siirgiin edilene 
kadar is hayati devam eder. Haydar Baba 1945 Yilmda 
Kiiriim koyii ile Habap koyii arasmda Palu kaymakami 
ile karsilasir. Basmda sapkasi olmadigi i9in Habap 
koyiine gotiiriiliip ifadesi almdiktan sonra serbest 
birakihr. Bir hafta sonra is yerinden almarak tutuklamr. 
Evinde bulduklan icazetname, seyhi Haci Baba'nm 
hediye ettigi tac ve abasi su? unsuru kabul edilerek 
Eskisehir ili Seyitgazi ilcesi Kirka nahiyesine siirgiin 
edilir 141 . Siirgiin hayatmm vermis oldugu iiziintii 
neticesinde, esi Edebiye hamm fel9 olur ve kisa bir siire 
sonra vefat eder. Siirgiin hayati iki yil kadar siirmiistiir. 
Kirka nahiyesinde Muhammet Hoca ve ekmek pisiren bir 
kadm gordiikleri riiyalarmda, Askeri bir birlik tarafmdan 
korunan, kalabalik bir cemaat Kirka nahiyesine gelir. 



140 Eski adi "Kiliban" olan Kokluce Koyii, Palu ilfe merkezine 
35 km. Elazig il merkezine ise 107 km. uzakhktadir. 

141 Kirka Bucagmin kurulu§ tarihi 1634 yillanna 
dayanmaktadir. Eski§ehir'e 74, bagh oldugu Seyitgazi il^esine 
32 kilometre uzakhkta olup Eskisehir Afyonkarahisar karayolu 
iizerinde yer ahr. 



159 



Birligin basmda bulunan komutan kendilerine soyle der. 
"Ben Abdulkadiri Geylaniyim. Buraya getirdigimiz bu 
halifemin biitun ihtiyacim siz karsilayacaksimz." Hoca 
efendi sabahleyin 9arsiya 9ikmca ev halkiyla birlikte 
siirgiin edilip gelen ve nahiyenin girisinde bek9i 
kulubesine yerlestirilen birinden bahsedildigini duyar. 
Hemen bek9i kuliibesine gider ve riiyada gordiigii zatla 
karsilasir. Hoca efendi, Haydar Babanm disandaki 
isleriyle, ekmek9i kadm ise hanimmm ev islerinde 
yardim ederler. 1946 se9imlerinden sonra Palu'ya 
doniisiine izin verilir. 

Haydar Baba Kirka'nm tamnmis ailelerinden 
Ahmet Feyzi efendinin dul kizi, kendisinden on yas 
biiyiik olan Sati hanimla evlenir. Askere gitmeden 
hammi vefat eder. Kizi Hayriye'yi kaymvalidesinin 
yanma birakarak askere gider. Isparta'da askerligini 
tamamlar. Askerlik doniisii Kiliban Koyii'nden ilk 
hanimmm amcasi Fehmi Efendi'nin kizi Edebiye 
Hamm'la ikinci evliligini yapar. Bu evlilikten Cemil, 
Abdulkadir ve Ziilfiye admda 119 cocugu olur. 

Haydar Baba Saguna koyiinde seyhi Haci Baba'nm 
yanma giderek on giinliik ilk itikafma oturur. Haydar 
Baba, bu itikafta iken bir riiya goriir. Riiyasmda Dortyol 
kavsagmda basmm iizerinde i^li kofte dolu bir sepetle 
bekledigini ve gelen ge9enin bu kofteden aldigmi goriir. 
§eyhi Haci Baba bu riiyayi " I9H kofte tarikattir, sen bu 
yolda 90k faydah olacaksm." diyerek yorumlar. Itikafmi 
kirk giine tamamlamak ister. Fakat seyh kendisinin bu 
9ileye oturmadigim soyler ve "bir yil sonra beraber 



160 



oturalim", diyerek erteler. Daha sonra yine gordugu bir 
riiya iizerine koyden gelenlere seyhinin durumunu sorar. 
Hasta oldugunu ogrenince hemen Saguna koyiine gider. 
Seyhi verdigi icazetle kendisinden sonra bu gorevi 
yiiriitmesini ister. Haydar Baba seyhinin vefatmdan sonra 
Saguna camisinde Tarhanah Sofu Cuma ve seyhinin oglu 
Omer Efendi ile itikafa otururlar. Yaptigi bu itikaflara 
ragmen kalbindeki vesvese devam eder. Yasi da gen9 
oldugu i9in kendine bir mursid aramaya devam eder. 
Bunun iizerine Tepecuklii Mehmet Baba'dan izin alarak 
bir itikafa daha oturur. Bu itikaf icin, "Mehmet Baba, 
itikaf boyunca bize manen 90k sahip oldu. Bu itikafla 
zikrin lezzeti kalbime yerlesti", der. Bu arada seyhinin 
vefatmdan once oturmak istedigi kirk gunluk 9ileye gen9 
yasta oldugu i9in tecriibesinden emin oldugu Haci Cuma 
Hoca'nm gozetiminde oturmak ister. Mirmehmet 
Koyii'ne giderek bu istegini belirtir ve kendisine 
yardimci olmasim ister 142 . Haci Cuma Hoca istihare 
sonucunda evinin altmdaki samanhkta Haydar Baba'yi 
9ileye oturtur. Bu arada Haci Cuma Hoca'nm Naksi 
tarikati teklifmi kabul eder. Yash olan Haci Cuma Hoca 
birka9 giinde bir Haydar Baba'nm yanma gelerek 
durumunu sorar. Haydar Baba 9ileye Naksi seyhinin 
gozetiminde oturdugu halde, 9ile perdesini Kadiri pirlerin 
bekledigini goriir. Qilenin otuzuncu giiniinde donemin 
siyasi sartlan miinasebetiyle Haci Cuma Hoca, Haydar 



142 Qatakba§i, Kovancilar ilfesi merkezine 29 km. uzakhkta 
olup, G61ba§i ve Mirmehmet adh iki mezrasi vardir. 
Mirmehmet mezrasi koy merkezine 800 m. uzakhktadir. 

161 



Baba'nm 9ilesini bitirir ve geri kalan kismi i9in, "Evine 
git, on gun daha oturduktan sonra fileden 91k. Senin filen 
tamamdir", der. Fakat Haydar Baba, "9ilem bozuldu", 
diye kirk gun daha oturur. Boylece 9ilesini yetmis giinde 
tamamlar. Bu 9ile sonunda 90k bitkin diisen Haydar 
Baba'nm kendisini toplamasi uzun zaman ahr. Haci 
Cuma Hoca fileyi tamamlayan Haydar Baba'yi tebrik 
etmeye gider. Yamnda Seyh Ali Sebti'nin oglu Seyh 
Hasan Efendi'nin kendisine verdigi Naksibendi 
tarikatmm Halidiye kolundan hazirlamis oldugu 
icazetnameyi kendisine teslim etmek ister 143 . Fakat 
Haydar Baba, "Cileye icazet i9in oturmadim. Arzum 
Allah' a kulluk gorevini yerine getirmektir", der. Bunun 
iizerine Haci Cuma Hoca da, "Sana icazet vermeyi 
buyiiklerimiz buyurdular", cevabim vererek icazeti teslim 
eder. 

Haydar Baba 1952 yilmda hac yolculuguna 9ikar. 
Hac esnasmda giinlerce yolda olmamn vermis oldugu 
yorgunluk ve giines 9arpmasmdan dolayi hastalamr. 
Haydar Baba'nm hac yolculugu ile ilgili soyle bir olay 
anlatihr. Rivayete gore, bir gece Beytullah'm etrafmdaki 
kumsalda husu i9erisinde otururken, kalbinden Cenab-i 
Hakk'a, "Yarabbi ben aciz ve zayif bir kulunum. Beyt-i 
Serif ini ziyaret etmeyi nasip ettigin i9in ne kadar 
siikretsem azdir. Bu fakir kulunu Beyt-i Serif in i9erisine 
kabul etmek suretiyle sereflendir", diyerek niyazda 



1 3 96 yil ya§ayan §eyh Ali Septi'nin be§ erkek oglu (§eyh 
Muhammed, §eyh Mahmud, §eyh Hasan, §eyh Hiiseyin, 
Gudo) vardir. 

162 



bulunur. Goziinii actigmda Beytullah'm kapismm a9ik 
oldugunu goriir. Hastahgmdan dolayi yerden zorlanarak 
kalkar. Beytullah'm kapismdan sarkitilan ince demir bir 
telden yapilmis merdivenden iki kisinin yardimiyla 
Beytullah'm icerisine girer. Iceride Beytullah'm dort 
duvarma karsi namaz kilar. 

Haydar Baba ilk irsad gorevine Palu'nun Ho§mat 
koyiinden baslar 144 . §eyh Haydar Baba gittigi koylerde 
Islam ahlakim, Allah' a kullugu ve imamn hakikatlerini 
anlatir, zikrullahm onemini vurgulardi. Farzlarm, 
vaciplerin ve siinnetlerin yamnda bizatihi kendisinin de 
yaptigi gibi muritlerine de tarikat adabma uygun olarak 
nafile ibadetleri tesvik ederdi. Haydar Baba, Kadiri ve 
Naksibendi tarikati kaidelerine gore ders verirdi. Bu 
arada Haydar Baba'nm irsad cahsmalan devam eder. 
1976 yilmda gecirmis oldugu seker hastahgmdan dolayi 
ayak parmagmda rahatsizlik meydana gelir ve tedavi icin 
istanbul'a gider. 1977 yilmda Palu'da meydana gelen 



144 Elazig Bingol karayolu iizerinde ilfenin dogusunda yer alan 
Qakirka§ Beldesi Kovancilar il?e merkezine 12 km. 
mesafededir. Qakirka§'in eski adi Ho§mat'tir. Ho§mat adim 
bir ermeni beyi olan ho§mathoglundan almi§tir. Belde 1994 
yilmda Belediye Statiisiine kavu§ur. Qakirka§ Beldesinin iif 
mahallesinden biri olan Ho§mat mahallesinde ge^mi^te 
Ermenilerin ya§adigi bilinmektedir. Bu mahallede Kilise 
harabeleri ve ermeni mezarhgi mevcuttur. Beldenin diger bir 
mahallesi olan Cumhuriyet Mahallesi ise 1977 yilmda 
meydana gelen Depremden sonra Ho§mat mahallesinde 
bulunan bircok evin yikilmasi nedeniyle Devlet tarafindan 
§imdiki yerinde konut yapilmak suretiyle yerle§imleri 
saglanmi§tir. 

163 



deprem sonucu evi hasar goriir. 1978 yilmda ogullan 
Cemil ve Abdulkadir Efendilerle yaptigi istisare sonunda 
Elazig'a goc etmeye karar verir. Elazig'a gocten sonra 
ayagmdaki yara tekrar ortaya cikar ve rahatsizlamr. 
Cemil Efendi Haydar Baba (r.a.)'nm son anlanni soyle 
anlatir. "Hastahgi qok siddetlenmisti. Dudaklanna 
pamukla su vurarak islahyordum. Sonra yiiksek sesle 
zikir etmeye basladim. Babam gozlerini aqti, oglum dedi; 
"Sen Lailahe Illallah demeyi bana mi ogretiyorsun. Beni 
mesgul etme. Agzima su vererek, yiiksek sesle zikir 
yaparak dikkatimi dagitiyorsun. Rabbimle arama girme. 
Beni onunla bas basa birak. Ben huzurdayim" Sonra 
gozlerini yumdu. Bir sure sonra tekrar gozlerini aqarak 
bana, "anladin mi?" diye sordu. Bende evet anladim 
ama geq anladim, dedim. Yeniden gozlerini yumdu. 
Gogsii kalkip iniyordu. Kardesim Abdulkadir Efendi, 
cemaatin beni sabah namazini beraber kilmak iqin 
qagirdigini soyledi. Ben, kendisine namazi kildirmasim 
soyledim ve Yasin siiresini okumaya basladim. Ikinci 
sahifeyi okurken, babam aniden basini saga dogru firlatir 
gibi kibleye dogru qevirdi ve baki aleme goq etti. " 

Haydar Baba'nm riirbesi giinumuzde yorede her 
turlu sikmti ve rahatsizliktan muzdarip olan insanlar 
tarafmdan yogun olarak ziyaret edilir. Ziyaret icin belirli 
bir gun mevcut olmayrp haftanin biitun giinleri de ziyaret 
edilmektedir. Daha 90k ruhsal sikmtisi olan kisiler 
tarafmdan bu ziyarete ragbet edilmektedir. Ziyarete 
getirilen hastalar bir sure burada bekletilir veya yatinhr. 
Ziyaret sonrasmda ziyaretcilerin bir kismi nafile namazi 



164 



kilmaktadirlar. Bununla beraber Haydar Baba riirbesi 
ziyaret ama9h olarak da ziyaret edilip dualar 
edilmektedir. 

Hulusi Yahyagil (1896-1986), Ramazan ayimn ilk 
gecesi Kesrik koyiinde diinyaya gelir 145 . Babasi 
Yahyazadelerden Mehmet Efendi, alayh bir zabittir. Ilk 
tahsilini Elazig Camii Imami San Hafiz'dan ahr. Elazig 
ve Erzincan'da basladigi askeri egitimine Kuleli Askeri 
Okulunda devam eder. Daha sonra Harbiye Mektebine 
ge9er. Birinci Diinya Savasi'mn cikmasiyla egitimini 
yanda birakir. Bir siire talim ve terbiye gordiikten sonra 
1915'de £anakkale'deki 3. Kolorduda gorev ahr. 1925'de 
ogrenimini tamamlamak iizere tekrar okula baslar ve 
Harbiye' den mezun olur. 1944 yilmda Albayhga terfi 
eder ve 1950de Denizli Askerlik Dairesi'nden emekli 
olur. 

Hulusi Yahyagil 1925 yillarmda Bediiizzaman 
Said Nursi'yi ilk duydugunda, onu bir seyh zanneder ve 
gidip kendisine intisap etmeyi dusiiniir. 1929"da bir kac 
arkadasiyla birlikte Barla'ya giderek Ustad 
Bediiizzaman'i ziyaret eder. Daha sonraki ziyaretlerinden 
birisinde, Bediiizzaman ona, "Uzakhgm alameti olan 
mektuplasmak adetim degildir. Fakat sen yaz" der. 



145 Kes(i)rik, bugiin Elazig merkez ilfenin Kizilay Mahallesi de 
denilen 35 mahallesinden birini olu§turmakta olup §ehir 
merkezine yakla§ik iki km. mesafededir. http://akunq.net/tr/'e 
gore, vaktiyle yoredeki Ermeni koyleri arasinda, iki manastin, 
Protestan ve Katolik kiliseleri, dort okulu ile 2280 ki§i ile en 
fazla niifusa sahip olan yerle§im yeridir. 

165 



Hulusi Bey, 193Qaki goriismelerinin iistunden 
yirmi yil ge9tikten sonra, Bediuzzaman"de 1950 
Emirdag'da ziyaret eder. Bu goriismeleri yirmi dakika 
surer. Aym yil hac farizasim yerine getirir. Ustadi en son 
1957'de Emirdag'da ziyaret eder. 

Hulusi Yahyagil omruniin biiyiik kismim, dogdugu 
yer olan Elazig'da ge9irir. Hayatim Risale-i Nur 
hizmetine adar. Hizmetle dolu uzun bir omiir gecirir ve 
26 Temmuz 1986 tarihinde bir ders sonrasi 
rahatsizlanarak vefat eder. Harput'taki aile mezarhgma 
defhedilir. 

Abdullah Aymaz bir yazismda Ihsan Atasoy'un 
kaleme almis oldugu "Nurun Birinci Talebesi Hulusi 
Yahyagil" isimli kitaba atfen, (^anakkale Savasi ile ilgili 
bolumden bazi yerleri aktanr 146 . 

"..26 Temmuz 1915'te "Melhame-i Kubra" 
denilen Osmanh'nin olum-kahm sava§i Qanakkale 
Sava§i'na katilir. Conk Bayin Muharebesi'nde, atlann 
gektigi agir toplardan birisi batakhga saplamr. Atlar 
ne kadar hamle yapsalar da onu kurtaramazlar. 
Hulusi Bey, birliginde bulunan "Destan" isimli ah 
getirip digerlerinin yanina baglar ve bir insanla 
konusur gibi atin boynuna sarilarak; "Destan, haydi 
yavrum! Bu din isi, iman isi, vatan isi, goreyim seni!" 
der. Atlar son bir defa dehlenir, kirbaqlanir. Biiyiik 
bir hamle sonunda top kurtarilir ama Destan cansiz 



146 Abdullah Aymaz. Hulusi Yahyagil. Zaman Gazetesi. 26 
Temmuz 2010, Pazartesi 

166 



yere serilir. Zira takahnin ustunde gosterdigi giiciin 
sonunda hayvancagiz qatlayarak olmustiir. 

Son taarruzda biltiin subaylar ve erler abdestli 
olacakhr, su bulamayanlar da teyemmum edecektir. 8 
Agustos 1915 gecesi Kadir Gecesi'dir, karadan ve 
denizden diismamn top mermileri gelmektedir. Hulusi 
Bey 'in onilnde bir top mermisi patlar. Iki el ates eder. 
Dusman cephesinden gelen kursun sol yanagina 
isabet eder. Bir kursun kopruciik kemigini ikiye 
bolerek kalbine dogru iki buguk santimetre kadar 
ilerler. Sol koluna da kursun isabet eder. Artik suuru 
islemez olur. 

Cephede doktorlar genelde agir yarahlarla 
ugrasip vakit zayi etmek istemezler. Onun iqin Hulusi 
Bey'i de hayata dondurulmesi zor diyerek olmek ilzere 
olan agir yarahlar arasina birakirlar. 

Hulusi Bey seneler sonra, Haluk Tangulu'ne 
Canakkale'de oluler arasindan nasil kurtuldugunu 
soyle anlatir: "Baygin halde yatiyordum. Birden 
kulagima gaipten bir ses geldi. Bu gaybi ses, 
'Imamuha, kitabuha, yazaruhal. ' diye qinliyordu. Beni 
bu ses uyandirdi. Uzerimden pardosumu gikarddar, 
her yerimden kan damhyordu!" 

Hulusi Bey, kendine gelir gelmez, karsisinda 
duran Fransiz doktora, Fransizca "Allah'in izniyle 
ben olmeyecegiml. " diye bagirir. Bunun iizerine oluler 
arasindan alinip once Biga'da, daha sonra Istanbul' da 
tedavi altina alinir. Bes ay tedaviden sonra tekrar 
cephedeki birligine doner. 



167 



Bundan sonra da birgok cephelerde savasan 
Hulusi Bey her sey bittikten sonra 1929 baharinda 
Isparta'nin Barla nahiyesinde Bediiizzaman 
Hazretleri'yle gortistir. Kirk dakikada zahirden 
hakikate gegme tahakkuk eder. Ruhunda biiyiik bir 
inkilab olur. Bediiizzaman Hazretleri'ne sordugu 
sorularin cevabindan koskocaman bir hazine, 
"Mektubat" kitabi tezahiir eder. Yazdigi mektuplarin 
bir kismi bilhassa Barla Lahikasi 'nda nesrolunur. " 

Abdullah Aymaz Hulusi Yahyagil iizerine kaleme 
alman bir diger eserden de su iktibaslan yapar 147 . 

"Mesakkatli bir hay at gegirmesine ragmen 13 
yasinda basladigi namazi, omrtintin sonuna kadar bir 
defa olsun terk etmemis. Birgok muharebeye katdmis. 
Qanakkale Harbi'nde emrine verilen 89 kisilik 
boluguyle basardar kazanmis. Rus cephesinde 
qarpismis. Baku'nun alinisinda bulunmus. O yokluk 
giinlerinde, qetin kis saHlarinda hem diismana karsi 
savasmislar hem de oruq tutmuslar. Anlatirdi; gunluk 
'alh zeytinlik' kumanyalan varmis. Bunlardan tig 
tanesini sahurda, tig tanesini de iftar agarken 
yerlermis. Sakarya, Qanakkale ve Rus harplerinden 
madalya ve beradar kazanmisti. Izmir'in kurtulusunda 
sehre ilk giren boltiklerden birinin basinda oldugunu 
soylerdi. 'Padisahim gok yasal' diye bagirarak sehre 
girdik, derdi. Allah' tan baska kimseden korkmazdi. 



147 Abdullah Aymaz. Nurlann Birinci Talebesi Hulusi 
Yahyagil. Zaman Gazetesi. 1 1 §ubat 2008, Pazartesi 

168 



Korkusuz, pervasiz biriydi. Subaylar ondan gok 
korkarlar, erler ise kendisini gok severlerdi. Komutan 
oldugu yerlerde, askere okunacak hutbeyi kendisi 
yazar verirdi. (...) Zekdsi gok kuvvetliydi. Diinya 
mahna kiymet vermezdi. Diinya He maddi bir 
baglantisi yoktu. Hayahnda bir tek hediye kabul 
etmemisti. Diinyada bir tek gop almadigi gibi, ben 
kiigiikken dedemden kalan evi de satti. Oldiigiinde 
iizerlerindekilerden baska bir esyasi, mail yoktu. 
Maddi higbir miras birakmadi bize. Isi giicii ibadetti. 
Uyku nedir bilmezdi... Emekli olduktan sonra Elazig' a 
geldiginde evde aym odada kaldik. Gece yarilari 
uyamsimda, onu ya namaz kilarken veya Risale 
yazarken bulurdum. Deldil-i Hayrat ve Kur'an-i 
Kerim'den baska kitap yoktu. Abdestsiz gezmezdi 
katiyen... " 

Demirci Mustafa Efendi'nin (1913-1986) tiirbesi, 
Elazig merkez Asri mezarhgmda yer almaktadir. Etrafi 
duvarla cevrili bir bahce icerisinde yer alan riirbe sadece 
makam bolumunden olusup altigen planlidir 148 . Ustii 
kubbeli olup kubbenin iizerinde ise alem olarak hilal 
bulunmaktadir. Turbenin bulundugu bahce icerisinde 
gelen misafirlerin kalmalan ve bazi ihtiyaclanm 
karsilamalan icin tiirbeden ayri olarak ufak bir 
mustemilat bulunmaktadir. Dedeleri Iran tarafmdan gelen 
ve Tiirkmenlerden olan Demirci Mustafa Baba, Elazig'm 



148 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

169 



Aksaray Mahallesinde diinyaya gelir. Yorede 
"Ifagasigiller" lakabiyla bilinirler. Cocuk yaslarda 
kendisine demirciligi meslek olarak se9er ve on yedi 
yasmda mesleginde usta olur. Bu yillarda kendi eliyle 
yaptigi dehreyi Omer Hiidayi Baba'mn halifelerinden 
olan Tepeciiklii Mehmet Baba'ya gotiiriir 149 . Mehmet 
Baba, Demirci Mustafa Efendi'ye yakm ilgi gosterir. O 
da bu ilk gidisiyle beraber Mehmet Baba'ya intisap 
ederek ondan dersler ahr. Boylece Kadiriligi secen 
Demirci Mustafa Baba, seyhi oldukten sonra ise, 
Per9en9li Mehmet Baba'mn ve Palulu Mehmet Baba'mn 
yanma zaman zaman gidip gelir. Demirci Mustafa 
Baba'yi Palulu Mehmet Baba seyr-i siiluka sokar. Otuz 
yasmda hac ziyaretini yerine getirir. Daha sonra 1950 
yilmda Bagdat'a giderek Abdulkadir Geylani 
Hazretlerinin tiirbesini ziyaret eder. Demirci Mustafa 
Baba 1960 yilmda Bagdat'a ikinci ziyaretini yapar ve 
burada yirmi gun kahr. Bu ziyareti sirasmda Abdulkadir 
Geylani Hazretlerinin torunlanndan Huseyin Fevzi Pasa 
kendilerine yakm ilgi gosterir 150 . 1964 yilmda ikinci defa 



149 Farsca dahra kelimesinden gelir. Testere gibi di§li ve egri 
budama aleti. Bag budamak ifin kullanilan testere gibi di^li 
olan bifak. 

150 http://www.ussaki.net/'te Seyyid Huseyin Fevzi El Haseni 
Pa§a'nin ana ve babasi salihinden oldugu kaydedilir. Kendileri 
neseben Seyyid imam Hasan ibni Ali ebu Talib'e muntehi 
olmaktadir. Dogum tarihleri 1899 olup, dogum yeri 
Bagdat'tir.Bagdat'ta evvela rii§tiye mektebine girmis. ve semti 
idadi okulunu da bitirdikten sonra istanbul'a giderek orada 
askeri veteriner (baytar) fakiiltesine girmi§tir ve tegmen 

170 



hacca giderek kutsal yerleri ziyaret eder. Demirci 
Mustafa Baba mutasawiflardan Tayyar Baba, Muharrem 
Hilmi Efendi, Per9en9li Mehmet Baba, Palulu 
Muhammed Baba ve Haci Tevfik Efendi ile yakm 

riitbesiyle 1916 mezun olmustur. Sonra Bagdad'a donerek Irak 
ordusunda liva riitbesine vararak 1 952 yihnda emekli olmustur. 
Katibi gavs nasrmyla meshurdur. Babasi Osmanh 
kaymakamlanndan idi. ve tarik-i Kadiriye dervisi idi. Mustafa 
Cetin Baydar, "Erzurumlu bir sakh hazine. Giilcemal 
vapurundan Giilcemal Soylu'ya" bashkh makalesinde Hiiseyin 
Fevzi Pasa'dan soyle bahseder. 

"Sonradan Irak Genelkurmay Baskani olan bir Hiiseyin Fevzi 
Pasa vardi. Osmanh doneminde Istanbul'da, 'Erkan-i 
Harbiye'de okumus. Cok iyi Tiirkfe biliyordu. 104 yasinda 
Istanbul'da vefat etti. O benim 50k iyi dostumdu, ailece 50k iyi 
goriisiirdiik. Tiirkleri 90k sever; Istanbul'dan evliydi zaten. 
Biiyiike^iligimize gelirdi, benim fakirhaneye de. Biz de onun 
evine giderdik. Her Sah giinii onun evinde 50-60 kisilik divan 
toplantilan yapihrdi. Beni mutlaka yaninda istiyordu. Ben 
giderdim, yanina oturturdu. Pasalar, alimler, biirokratlar gelirdi 
bu toplantilara. Kendisi hem Hazreti Hiiseyin, hem de Hazreti 
Hasan tarafindan peygamberimizin soyundandir. Fevzi Pasa, 
Kadiri'dir. Her Persembe Abdiilkadir-i Geylani Hazretleri'nin 
tiirbesinde zikir yaptinr, zikri idare ederdi. Bediiizzaman 
Hazreti eri, malum 1911 tarihinde §am'da, Emevi Camii'nde bir 
hutbe okumustur. Hiiseyin Fevzi Pasa bu hutbe okundugunda 
camide bulunmus ve Bediiizzaman Hazretleri'ni dinlemis. 
Hutbeden sonra tamsmislar, bir yerde oturup sohbet etmisler. 
Ustad Hazretleri ona, kendi eserlerinden bir kitap hediye etmis 
o sirada." 

Hiiseyin Fevzi Pasa'nm Gaybin Dili, Mektubat-i Geylani, 
Giinesler Giinesi, Besmelenin §erhi ve Biiyiik Evliyaullah 
Silsilesi isimli terciimeleri vardir. 1980'de istanbul'a gelir. 



171 



iliskiler i9inde bulunur ve bu zatlardan manen istifade 
eder. 

Anlatihr ki, Demirci Mustafa Baba yanma gelen 
herkese misafir goziiyle bakar ve herkesin derdiyle 
ilgilenirdi. O her zaman icin kibir ve gururdan uzak 
durup insanlara yeri geldiginde "Ben demirciyim" derdi. 
Onun dergahma uzuntiilu giren sevhi9li 9ikardi. 
Gostermis oldugu kerametlerden biri soyle nakledilir. Bir 
gun muritlerinin getirdigi kiraz kurtlu 9ikmca cebinden 
para vererek aym tezgahtan tekrar kiraz getirtir. Gelen 
kirazlardan hi9 birisi kurtlu 9ikmaz. Bunun iizerine 
miiritlerine, "Helal kazamrsaniz paraniz telef olmaz", 
demistir. §unu da belirtmek gerekir ki Demirci Mustafa 
Baba, tarikat terbiyesini kendisinden icazet almamakla 
birlikte esasta Haci Huseyinler koyiinden Kadiri ve Rufai 
seyhi Rifat Baba' dan almistir. 

Giinumvizde tiirbesi yore halki tarafmdan ziyaret 
edilir. Tiirbe genel olarak ziyaret ama9h olarak ziyaret 
edilmekte ve burada Kur'an-i Kerim okunarak bagislamp 
dua edilir. Fel9li hastalar, korkmus olan kisiler, psikolojik 
problemi olanlar bu rahatsizliklarmdan kurtulmak 
amaciyla tiirbeye getirilir. Ozellikle hayatm yogunlugu 
i9erisinde yasamlan issizlik, bor9lanm odeyememe, ailevi 
ge9imsizlik vb. sikmti ve i9ine diisiilen ruhsal 
bunalimdan kurtulmak i9in bu ziyarete gelinmekte ve 
Allah' a sifa i9in dua edilerek yardim temenni 
edilmektedir. Ama9 ve maksatlarma ulasan ve adagi 
bulunan ziyaret9iler burada kurbanlarmi kesmekte ve 
tasadduk etmektedirler. 



172 



Ve Digerleri 

Meydan Camii Meydan Mahallesinde Hiyarcilar 
£arsisi ile Kasaphane arasmdaydi. Evvelce bu camiye 
(Mescid-i Atik-i der Meydan) denirmis. Cami carsi icinde 
oldugundan cemaati coktu. Biiyiik Beyzade Haci Ali 
Efendi ogle ve ikindi namazlarmi daima bu camide kilar, 
ramazanlarda ise miiritlerinden bir kismim bu camide 
siihik ve itikafa sokardi. Bu yiizden camide kalabahk 
artardi. Yan duvarlardaki kemer ayaklanmn arasina 
boydan boya ipler gerilerek beyaz perdeler cekilir ve ayn 
ayn hiicreler meydana gelirdi. iste bu hiicrelerin her 
birinde bir kisi oturmak suretiyle 10-15, bazan 20 kisi 
suluke veya itikafa girerlerdi. 

(^arsancak beylerinden Osman Aga naminda bir zat 
tarafmdan yapildigi tevatiiren soylenen Kursunlu 
Camii'nin kitabeleri 90k asmmis oldugundan ne zaman 
insa edilmi§ oldugu tespit edilemez. Anlatihr ki, 
ramazanlarda arife giinleri ikindi namazmdan sonra bu 
camide bulunan Lihye-i seadetin acilmasi itiyat 
halindedir. Yine boyle bir giinde Lihye-i seadetin 
konuldugu dolabm kapisi Haci Hamid Efendi tarafmdan 
anahtarla afilmca dolaptaki bohca iferisinde bulunan 
Lihye-i seadetin bulunmadigi goriiliir ve cemaatle birlikte 
hayretler icinde kalan Haci Hamid Efendi bu hadiseden 
90k miiteessir olur ve bu hal tarn on yedi sene devam 



173 



eder. Mukaddes bir emanetin kendi zamanmda ortadan 
kayip olmasi Haci Hamid Efendi'nin giiciine giderek 
hadiseyi hatirladikca gozyaslan doker. Nihayet Kasgar 
Emiri, "Osmanh iilkesinde Harput nammda bir sehir ve 
bu sehirde Haci Abdiilhamid Efendi nammda bir alim var 
midir?", diye Bab-i Ali'ye bir mektup gonderir. Bunun 
tetkiki uzun siirer ve sonunda Harput'da boyle bir zatm 
mevcut oldugu, cevaben bildirilir. Megerse bir Arap 
seyyah tarafmdan caiman bu Lihye-i seadet, Kasgar'a 
goturiilmus ve muhim bir bedel karsihgi Kasgar Emirine 
satilmistir. Kasgar Emiri ise bu mukaddes emaneti 
sarayma en yakm bir camiye hediye ve vakf etmistir. 
Aradan epeyce zaman gectikten sonra Emir, bir gece 
riiyasmda, Hazreti Peygamber efendimizi goriir. 
Peygamberimiz Emir'e, "Falan tarihte satm ahp da, 
camiye hediye ettigin emanet hirsizliktir. Hakiki sahibi 
Osmanh diyarmda Harput sehrinde Haci Hamid 
Efendidir, acele bu zata ulastir", der. Bu riiya iizerine 
Emir, Bab-i Ali'ye mektup yazar ve miisbet cevap almca 
Lihye-i seadeti dort muhafizla Istanbul'a, Istanbul ise 
Harput'a gonderir. Harput'da muazzam bir merasimle 
karsilanan Lihye-i seadet eski makamma konulur. 

Sunguroglu, 1955 haziramnda Harput'u 
ziyaretinde, bu caminin kapisma kilit asilmis ve minare 
kapismm da taslarla orulmiis oldugunu goriir. Bu hal 
dikkatini 9eker. Meger cami, odun deposu olarak 
kullanilmaktadir. Ilgililerle temasi neticesinde ikaz ve 
tavsiyeleri kabul edilir ve istanbul'a dondiikten sonra 
aldigi bir mektupta minare kapismm acildigi ve caminin 



174 



tahliye ettirilerek temizlettirildigi bildirilir. Bugiin yapi 
hizmete a9iktir. 

Sunguroglu Harput'un baglarmi sayarken dolayh 
olarak bir riirbeden de soz eder 151 . Pertek sosesinin 
sagmda, kuzeyi Krzildag, giineyi Deliktas sirtlanyla 
9evrili G6k9e Baglan da sik aga9h, topraklan verimli 
genis bir nahiyedir. Nahiyenin 'Allahlik' bir 9obam 
varmis ki, buriin bah_9e sahiplerinin 40-50 kadar koyun 
ve ke9isini her sabah evlerinden alir, yaylalarda otlatir ve 
aksamlan getirir, sahiplerine teslim eder ve bu suretle 
hayatmi devam ettirirmis. Yine boyle bir gun, her nasilsa, 
bir agacm altmda uyuya kamiis. Siirii sahipsiz kalmca 
dere tepe demeden 9obandan uzak diismiis. Ak§am 
karanhklan 9okunce de nahiyenin yollanm tutarak 
evlerine gelmi§ler. (^oban derin uykusundan uyanip da 
siiriiyu etrafmda bulamaymca saga kosmus, sola kosmus, 
siirii yok. Nihayet bir agacm dibine oturup ellerini 
semaya kaldirarak, "Ya Rabbi! Koyunlanmi bulayim da 
istersen hemen canimi al. §imdi sahiplerine ben ne cevap 
verecegim?", diye gozyaslariyle Allah' a yalvanrken, o 
civarda dolasan bir bagmanci, 9obanm agladigmi 
goriince, koyunlarm kayip olmadigini, kendi kendilerine 
nahiyeye dondiiklerini haber verince, sevincin verdigi 
heyecanla mi, yoksa Allah' a ettigi duanm kabul olunmasi 
dolayisiyla mi, hemen orada oliiyor. Bunun iizerine 
G6k9e Baghlar aralarmda sozbirligi yaparak Cobam, 
oldugii agacm dibini kazarak oraya gomerler. Gel zaman, 



151 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda Cilt. VI. Sh. 149-150 

175 



git zaman, nahiyeden bir kisinin gordiigu bir riiya iizerine 
de yine bu nahiye halki tarafmdan mezarimn iistune bir 
de tiirbe yapilir. Turbeye de «Koyun Baba» riirbesi 
denilir. Sunguroglu sozlerini, "O zaman ziyaretgahdi, 
simdi ne oldu bilmem.", diye tamamlar. 

Elazig Kiiltiir Envanterinde bugiin sadece mihrabi 
ve minaresinin kaide kismi mevcut olan caminin, 
Osmanh devrinin ilk sancak beylerinden Ahmet bey 
tarafmdan yaptinldigmdan ilk Osmanh devri eseri oldugu 
icin onemli goriildugii kaydedilir 152 . Sunguroglu ise yapi 
hakkmda bilgi verirken, farkh fikirlerin ileri 
suruldiigiinden soz eder 153 . Ona gore Seyyid Serafeddin 
riirbesi yakmlarmda olmasi, minaresinin Arap 
mimarisinde goriilen iislupta olmasi gibi sebepler 
dolayisiyla yapirun Arap istilasmdan sonra Araplar 
tarafmdan yapilmis olabilecegi kanaatini ileri surer. Asrm 
basmda hizmet vermekte olan yapi hakkmda su bilgileri 
aktanr. 

"Cami ve mahallenin isimlendirilmesi keyfiyeti 
ise belki sonralan camiin tamiri veya mahallenin 
ihdasi siralarinda olsa gerek... Camiin havline, cadde 
ilzerindeki ufak tas kemerli bir kapidan girilirdi. 
Burada birkaq gill fidam, sol tarafinda da birkaq 
sandukah mezar vardi, sag kol ilzerinde tekrar tas 
kemerli bir kapi He iq camiye girilirdi. 6 x 7 m. 



152 Elazig Kiiltiir Envanteri.Sh.40. 

153 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda Cilt. I 



176 



genisliginde dortgen seklinde ufak bir cami... Ug taraf 
duvarlannda pencere yoktu, yalniz tavana yakin 
yerlerde ufak birkag isik penceresi ve sonra avluya 
bakan tarafta ise ug buyuk penceresi vardi. Tavani, 
tonoz seklinde yapilmis, ustii ise toprakh. Minaresi 30 
x 40 cm. ebadinda serf ve sarimtirak taslardan bir, bir 
buguk m. genisliginde dort kose olarak yapilmis ve 
camiin damindan 3-4 m. kadar yukari yukseltilmisti. 
§erefesi ahsapti. Uzun boyu ve simsiyah sakah He 
Muhtar Efendigillerden Haci Hoca bu camiin imam 
ve hatibiydi. Bayram ve Cuma namazlari milstesna 
diger vakitlerde cemaati, birkag kapi komsudan 
ibaretti. Camiin miitevelli, kayyum ve giragi hakkinda 
vakif tahsisleri oldugundan... " 

Sunguroglu daha sonra Ahmet Bey Camiinin 
mustesna minaresi hakkinda halk arasmda soyle bir 
hikayenin anlatildigmi nakleder. 

"Minare tekin degil, minarede bir gingirakh 
kedi varmis ki, gingiraginin sesini, minareye her gikan 
inen duyar ve fakat kediyi goremezlermis. Ancak 
buyuk abdestsiz olarak minareye gikanlara 
gozukurmus. Harput'un meshur Deli Heyrosu evvelce 
akh basinda, beyaz sarikh, siyah latah, tertemiz bu 
camiin miiezzini iken ne olmus, ne bitmis bu kedinin 
hismina ugramis ve akhni kaybetmis..Huldsa kedi 
kime gozukurse hali harap. Ya o anda oliir, ya da akh 
basindan gider, yahut gozleri kor olurmus. 



Ill 



Qocuklugumuzda yaramazhk ettigimiz zaman, bu kedi 
He bizleri bile korkuturlardi. Deli Hey ro' dan sonra bu 
camide miiezzinlik yapmaga kimse cesaret edememis. 
Aylarca cami milezzinsiz kalmis. Nihayet anadan 
dogma kor ve bu korlugilne ragmen Hafiz olmus Kor 
Misto (Mustafa) naminda birisi bu camiye muezzin 
olmustu. Kor Misto, kedifalan tanimaksizin her seher 
vakti alaca karanhkta minareye qikar, bilhassa yaz 
giinleri, damlannda yatan mahalle halkina ildhi 
ruyalar sunar gibi davudi sesiyle saldt-u seldm okur 
ve biz genqleri de tatli uykumuzdan uyandirirdi. " 

§eyh Haci Ali Efendi (1668-1758), sehir 
merkezine 9,5 km. mesafede bulunan Elazig'm merkez 
beldelerinden Akcakiraz (Percenc) Mezarligmda 
medfundur 154 . Aga<,;liklar ve ye§illikler icerisinde bulunan 
tiirbesi dort ana siitun iizerine baldaken tarzmda in§a 
edilmi§tir. Elazig eski valilerinden Ahmet Izzet Pa§a 
tarafmdan yaptinhr. Dort siitunun da taban arahgi 75 cm 
yiiksekliginde bir duvarla cevrilmi§tir. Bu duvarm iizeri 
de bir metre yiiksekliginde demir kafesle oriilmiistiir. Bu 
tiirbe eskiden yapilmis olup, sonra da orijinaline uygun 
sekilde restore edilmistir. 

Ak9akirazh olan §eyh Ali Efendi'nin Harput 
Medreselerinde tahsil gordiikten sonra istanbul'a giderek, 
Beyazit Medreselerinde tahsiline devam ettigi ve icazet 
aldigi rivayet edilmektedir. Aym soydan gelen Muammer 



154 http://www.akcakiraz.bel.tr/ 



178 



Tuksavul "Dogudan Batiya ve sonrasi" isimli eserinde, 
soylarmm Karakoyunlu'lara dayandigim, 17. yiizyilda 
Ismail Beg admda bir Tiirkmen'm, athlanyla 4.Murat'm 
ordusunda Bagdat seferine katildiklanm, savastan sonra 
gelerek Akcakiraz'a yerlestiklerini soyler. §eyh Ali 
Efendi'nin iste bu Ismail Beg'in torunlarmdan birisi olma 
ihtimali kuvvetlidir. Muammer Tuksavul, bu tezini 
dogrulamak icin babasmm hayatta oldugu sirada 
Toroslardan bazi Tiirkmenlerin (Yoriiklerin) babalarmi 
ziyarete geldiklerini, bunlarm kendi akrabalan oldugunu 
iddia eder. Ismail Beg'in soyundan din adamlan, asker, 
subay ve ogretmenler yetismistir. Ishak Sunguroglu ise 
"Harput Yollarmda" isimli eserinde §eyh Haci Ali 
Efendi'nin "§azeli" tarikatma mensup bir sahsiyet 
oldugunu belirtirken, onun bu tarikata Istanbul'da iken 
intisap ederek icazet aldigim soyler. Haci Ali Efendi, 
daha sonra memleketine donerek, halki irsat etmeye 
baslar. Bu arada kendi cocuklan iizerinde de durarak 
onlarm tahsili ile yakmdan ilgilenir. Torunu Ishak Efendi 
Fatih Medreselerinde egitim gormiistur 155 . 

Anlatilir ki, Harput'un civarmda bulunan 
asiretlerin isyam iizerine, bunlarm lslahatma memuren 



155 Ishak Efendi (1803-1892) Suleymaniye ve Beyazit 
Medreselerinde muderrislik yapar. Kadihk gorevinde de 
bulunduktan sonra Sultan Abdulhamit'in Sarayma kadar 
uzanarak onun huzur hocasi olur. Huzur derslerinde toplam on 
alti defa ce§itli meclislerde, degi§ik sifat ve riitbelerle 
bulunmu§tur. Bu zatin ayrica bir?ok konuda eserleri vardir. 
Kendisi bir ara memlekete dondiikten sonra, tekrar Istanbul' a 
giderek orada vefat eder. Mezan Fatih Camii bah?esindedir. 

179 



Harput'a gelen Hasan Pasa nammdaki zat 90k gaddar bir 
adamdir. Hakh haksiz bir9ok kimsenin kellesini 
ufurttugu gibi halka da zuliim ve iskence etmek suretiyle 
ortaligi titretir 156 . Pasa, bir giin maiyetiyle birlikte 
Per9en9'in oniinden ge9erken bu koyiin bir kasaba kadar 
biiyiik ve sen oldugunu uzaktan goriince atinin dizginini 
Per9en9'e 9evirir 157 . Koyii gezerken, §eyh Ali Efendi de 
evinin dammda log 9ekmektedir. Pasa, boyle koca sarikh, 
sa9h sakalli bir zati damm basmda goriince, agalarma 
hocayi asagi almalarmi emreder. Agalarm yukan 9ikip 
Pasa'nm kendisini 9agirdigim soylemeleri iizerine, §eyh 
Ali Efendi, "Liitfen kendisi benim yanima 9iksm" diye 
karsihk verir. Bu cevap Pasaya goturiiliince, Pasa 
hiddetle atmdan inerek §eyh Ali Efendinin evine girer. 
Onun merdivenlerden 9iktigmi hisseden Ali Efendi 
damdan inerek Pasayi misafir odasma alir. Pasanm, "Ne 
cesaretle beni ayagma 9agirdm?", diye sert sualine, Ali 
Efendi yumusak tavnyla, "Efendim, bizim damda 90k ot 
bitiyor, bunlan temizlemekten, log 9ekmekten aciz 



156 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

157 Percenc, 1000 Ermeni ve 1.500 Musluman niifusuyla veya 
farkh bir kaynaga gore ise 681 Ermeni, Surp Pirgic Kilisesi, 
Protestan Kilisesi ve iki okuluyla XIX. yuzyilda misyonerligin 
faal oldugu bir yerle§im yeri olarak goriilur. 'Harput'ta 
Guvercinim Kaldi' yazan Hamasdegh (1895-1966) 
Percenflidir. 



180 



kaldim, onun i9in sizi 9agirdim, siz dama 9ikip damda 
biraz gezecek olursamz, bu otlar artik bitmez. Ben de bu 
dertten kurtulurum. £iinku malum-i alileri zalim ve 
gaddar olan ricalin ayak bastiklan yerde ot bitmez. 
Efendimizi bu maslahat i9in yukari dama davet ettim," 
demesi iizerine Pasa, hocanm cesaretle bu sekilde 
konusmasma son derece kizarsa da bunun, kendisine 
manevi bir sille oldugunu takdiren hocayi beraberine 
alarak sehre getirir ve misafir eder. Ali Efendi, Pasamn 
yemegini yemez ve keramet gostererek koyiine doner. 
Bunun iizerine Pasa da Elaziz'de tutunamaz. 

Tiirbesinin yapihsi ile ilgili sunlar anlatihr. Elazig 
eski valilerinden Ahmet izzet Pasa'nm basmdan bir fel9 
olayi ge9er. Doktorlar 9are bulamazlar. §eyh Ali 
Efendi'nin kabrine gitmesini, dua etmesini ve Allah'tan 
sifa dilemesini tavsiye ederler. Bunun iizerine §eyh Ali 
Efendi'nin kabrine gider Kur'an okuyup bagislar ve 
iyilesmesi i9in dua eder. Kabrin basmda kendisine uyku 
galebe 9alar ve uyur. §eyh Ali Efendi riiyada kendisine, 
"Kalk yiirii evladim", der. izzet Pasa, "fel9liyim 
yiiriiyemem", diye cevap verir. §eyh Ali Efendi iki kez 
daha kendisine, "kalk yiirii", der. U9iincii soyleyiste hem 
uykudan uyamr, hem de yiiriir. Boylece fel9 
rahatsizhgmdan kurtulmus olur. Bilahare mezarm iistiine 
miistemilati ile beraber bir tiirbe yaptirmayi diisiiniir. 
§eyh Ali Efendi riiyasmda kendisine, "Tiirbe istemem 
ancak dort siitun iizerine kiifuk bir kubbe koyman kifayet 
eder.", der. Bunun iizerine Ahmet izzet Pasa bugiinkii 



181 



mevcut dort siitun iizerine kubbeli etrafi afik tiirbeyi 
yaptirmis olur. 

Haci Huseyin Efendi Per^enfli Mustafa Beyin 
ogludur. Ilk tahsilini Perfenf'te yaptiktan sonra, Harput 
Kamil Pasa Medresesinde Haci Abdulhamit'den ders ahr. 
Mezun olduktan sonra Per9en9 Tahiriye Medresesi'ne 
miiderris tayin edilir. Omriinun sonuna kadar bu vazifede 
kahp insan yetistirir. 1902'de Hacca gider.l915'de 
Perforate vefat eder. Emekli General Hiisnii Goktug'un 
dayisi ve tiiccar Askm'm babasidir. 

Sunguroglu eserinde, Ermenilerin yogun olarak 
yasamis olduklan Kesirik'de Mehmed Siyah-Ali Beyaz 
kardesler, Garip Huseyin Baba, Hizir Baba, Haci 
Ibrahim Hakki Efendi, oglu Seyh Riza Efendi, ve Haci 
Omer Efendi'lerin riirbe ve ziyaretgahlarmi sayar 158 . 
Sunguroglu, Harputun batismda ve Harput' a 36 km. 
mesafede bulunan Hozik koyii ile Kirikos koyleri 
arasmda ve kocaman mese aga9larmm golgelerine 
buriinmus bir tiirbede medfun bulunan Seyh Sazili'den 
umumi bir ziyaretgah olarak soz eder. 

Nazir Baba tiirbesi, Sarahatun Mahallesinde ve 
ote kayabasma giden yolun sag tarafmdaydi. Bitisiginde 
bir de ayni isimle bir Kadiri tekyesi vardi. Ishak 
Sunguroglu, "Bu tekyeye rahmetli Vehec Efendi'nin 
daveti iizerine birka9 defa ben de gitmistim", diyerek 
tarikatm uygulamasmdan soz eder 159 . "Cok defa cuma 



158 Ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt I. 

159 ishak Sunguroglu. Harput Yollannda. Cilt I, 



182 



geceleri zikr edilirdi, yatsi namazi kilmdiktan sonra zikre 
baslamr, saatlerce devam ederdi, gittigim geceler 
sozleserek rahmetli Dervis Hafiz ile Hafiz Osman da 
gelirlerdi. Her ikisinin de sesleri giizel oldugundan, 
bunlar yan yana gelir; nat, kaside okumaga baslaymca 
zikr edenler cosar ve bu suretle ayin 90k heyecanh ve 
devamh olurdu." 

Ishak Sunguroglu Celal Baba ve alti arkadasma ait 
tiirbeden soz eder. Harput'un 90k eski buyiiklerinden 
Celal, §ems, Esad, Adil, Tahir, Omer ve Alaaddin 
isimlerindeki yedi zatm tiirbesi, sehrin kuzeyinde ve 
Meteris mezarligmda, yolun sag tarafmdaki Kurra 
Hocalarm mezarlarmm biraz asagismdaydi. Bunlarm 
yedisi de dort ince ve zarif sutun iizerine yapilmis bir 
kubbe altmda yatiyorlardi ve burasi ziyaretgahdi. 1301.H. 
tarihli Mamuretiil-Aziz salnamesinde bu riirbe hakkmda 
sunlar yazihdir : "..Bu yedi kabir iizerine asr-i Abdiil- 
Mecid Handa ba irade-i seniyye bir kubbe bina edilmis 
ise de muahheren harap olmustur." 

Bu tiirbenin yapildigi sirada yanma bir de zaviye 
yapilmis oldugunu ogreniriz. Harput civarmda §eyh 
Mahmud Efendi'nin ikamet etmekte oldugu Mcrenin 
yanmda zuhur eden eizze-i kiram makberelerine 
hurmeten oraya 3.000 kurus sarfiyle bir zaviye insasi ve 
seyhliginin ismi ge9en zata tevcihi ve kendisine 150 
kurus maas tahsisi hakkmda 1269 tarihli irade-i seniyye 
sadir olmus ise de 119 sene sonra §eyh Mahmud 
Efendi'nin bir takim yolsuzluklan yiiziinden ikinci bir 
irade ile bu vazifeden uzaklastinhr ve yerine §eyh 



183 



Mustafa Efendi'nin 40 kurus maas ile tayin edilmis 
oldugu goriiliir. Sunguroglu Celal Baba'nm kitabe ve 
mezar taslarma tesadiif edilememis oldugunu kaydeder. 

Hoca Ibrahim ziyareti, sehir merkezine 22 km. 
mesafede bulunan Golkoy 'deki koy mezarhgmda yer ahp 
bir mezar ziyaretidir 160 . Burada yatan zat Ahmet oglu 
Ibrahim Erdemir olup 1962'de vefat edince buraya 
defnedilmistir. Bu zat hayattayken imamhk gorevlerinde 
bulunmus ve Golkoy'de de imamhk yapmistir. Ziyarete 
daha 90k cocugu olmayanlar gelmekle beraber her tiirlii 
hastahktan muzdarip olanlar da ziyaret etmektedir. 

Ziyaret-i Siyamet (Siyah Ahmet) ziyareti eski 
ismi Beritalan olan ve sehir merkezine 1 8 km. mesafede 
bulunan Sutluce koyiiniin Emirusagi mezrasmda Ziyaret 
Tepesi adi da verilen yiiksekce bir tepede yer ahr 161 . Bu 
mezarda yatan zatm Siyah Ahmet admda bir sehit oldugu 
soylenir. Yore halki tarafmdan bu ziyaret cocugu 
olmayanlar, felcli hastalar, ruhsal dengesi bozuk olanlar 
yogunlukta olmakla beraber her turlii hastahk ifin ziyaret 
edilmektedir. Aynca ziyarete kaderleri kapah olan 
gencler kaderlerinin a9ilmasi, is sahibi olmak gibi 9esitli 
amac ve maksatlar dogrultusunda ziyaret etmektedir. 
Ziyaret icin belirli bir gun mevcut olmayip haftamn her 



160 jqyak Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

161 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

184 



giinii de ziyaret edilmektedir. Ziyarete gelen kisiler 
ziyaretin yanmda bulunan agaca dilek dileyip bez 
baglamakta, ama9 ve maksatlarma ulasanlardan adak 
dileyenler daha sonra adaklarmi buraya getirip 
kesmektedirler. Ziyaretin bulundugu yer oldukca yiiksek 
oldugundan ziyaret i9in daha 90k sicak mevsimler tercih 
edilmektedir. 

Bogmaca Mezan ziyareti, Orenhan Mezrasi'nm 
giineybatismdaki Orenhan, Qoteli ve Kurucay koylerinin 
mezarhgmda yer alan bir mezar ziyaretidir 162 . Bu ziyarete 
bogmaca rahatsizhgma yakalanan kisiler getirilir. 
Hastalar beraberlerinde haslanmis yumurta da getirmekte, 
yumurtamn sarisim mezarm topragma siiriip hasta olan 
kisiye yedirilmekte, kalan kismi ise mezarm bas tarafmda 
ufak ta§larla yapilmi§ olan yuvamn i9erisine 
birakilmaktadir. Boylece bu rahatsizhgm bu mezara 
ge9tigine inamlmaktadir. 

Ziyaret Tepesi ismiyle amlan ve §ehir merkezine 
25 km. mesafede bulunan ziyaret, (Qoteli koyiine bagh 
Orenhan Mezrasi'nm batismda yiiksek9e bir tepenin 
zirvesinde yer ahp etrafi taslarla 9evrili bir mezar 
ziyaretidir 163 . Ziyarete sukiir amaciyla 90cugu askerden 



162 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
t)ni., Kayseri, 2010 

163 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



185 



gelenler, ev ve araba alanlar, ge9irdigi kazadan 
kurtulanlar ve korkmus olan kisilerin iyilesmesi i9in vb. 
ce§itli ama9 ve maksatlar dogrultusunda gelinmektedir. 
Ziyaret9ilerden adagi olanlar burada kurban kesmekte ve 
kurban etiyle pilav pisirip ziyarete gelenlere ikram 
etmektedirler. 

Ziyaret, eski ismi Hamedi olan ve sehir merkezine 
16 km. mesafede bulunan Begoluk koyiinde Garipler 
Mezarhgi adi verilen mevkide yer ahr 164 . Burada kime ait 
oldugu bilinmeyen bes tane mezar bulunmaktadir. Bu 
ziyarete 9elimsiz 90cuklar getirilir. Ziyaret9iler, 
mezarhkta bulunan ve kutsal kabul edilen ali9 agacmm 
dibinde evlerinden getirdikleri su ile rahatsiz olan 
90cuklarmi yikarlar ve bu suyun da 90cuklara sifa 
olacagma inamrlar. 

Dede Mezan ziyareti, Harput'a yaklasik 25 km. 
mesafede bulunan Qatalharman koyiiniin Kavakhk 
mevkiinde Ogmani Tepesi adi verilen tepenin eteginde 
yer ahr 165 . Burada Prof. Dr. Izzettin Dogan'm dedesinin 
dedesi Seyyid Hasan, dedesinin babasi Hiiseyin Dede, 
dedesi Dogan Dede ve kardesi Hayri Dogan ile bu soydan 
gelenlere ait ustii betonla kaph bir sanduka seklinde yedi 



164 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

165 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



186 



adet mezar bulunur. Burasi halk arasmda ocak olarak 
bilinir. Mezarhgm alt tarafmda herhangi bir mimari 
ozelligi olmayan bir 9esme yer ahr. Bu 9esmenin suyu ise 
sifah kabul edilir. Bu sudan sifa niyetiyle kible tarafma 
doniilerek ayakta i9ilir. Burada bulunan mezarlar buraya 
Catalharman'a bagh §ihis mezrasmm su altmda 
kalmasiyla nakledilmistir. Bu ziyarete gelismemis; yani 
cihz ve hasta focuklar getirilir. Gelen ziyaret9iler 
Ogmani Tepesine fikar ve dilek ve isteklerinin 
ger^ekle^mesi i9in kible yoniine donerek dua ederler. 
Buraya ozellikle Kurban Bayrami giinleri basta olmak 
iizere diger giinlerde de gelinir ve kurban kesilir. 

Oksiiz Baba ziyareti, §ehir merkezine 17 km. 
mesafede bulunan Aydincik koyuniin dogusunda koyden 
yakla§ik 250-300 metre mesafede yer ahr 166 . Oksiiz Baba 
Tepesi ismiyle amlan bu tepede bir dardagan agaci ve bir 
de ustii betonla kaph sandik seklinde bir mezar yer ahr. 
Koyliiler tarafmdan "Zengin Mehmet" admda bir sahsa 
ait oldugu belirtilen bu mezarm Oksiiz Baba ile bir ilgisi 
bulunmayrp yakm zamanlarda buraya defnedilmistir. 
Yore halkmm anlattigma gore, Oksiiz Baba kendi adi 
verilen bu tepede yasamis ve daha sonra bilinmeyen bir 
sebeple burada kaybolmustur. Yore halkmca Oksiiz Baba 
kendi halinde yasayan, saf ve ilim sahibi bir kisilik olarak 
bilinir. Buraya insanlar sadece Hidirellez giinlerinin 
Persembe giiniinde ziyarette bulunurlar, kurban keser, 



166 j^jyak Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

187 



lokma tathsi dagitir ve dilekte bulunurlar. Tepede 
bulunan dardagan agacma da dileklerde bulunup bez vs. 
baglarlar 

Kirklar Mezarhgi ziyareti, sehir merkezine 10 
km. mesafede bulunan Guneygayir koyiine kavusmadan 
Suludere'yi ge9tikten sonra yolun giineydogu tarafmda, 
Kole Hasan mevkiinde yer alan etrafi demir fitle 9evrili 
bir mezar ziyaretidir 167 . Bu ziyarete daha ziyade 
dogumdan sonra kirk basmasi (albasti) ve miizmin 
hastahklar icin gidilmektedir. Onceleri bu mezarhga 
yakm bir mesafede bulunan Kirklar Suyu adi verilen 
cesmeden getirilen su ile ziyaret yakmmdaki Siileyman 
Dikmen'in evinin banyosunda anne ve cocugu yikatihrdi. 
Bu uygulama yapihrken kirkbasmasm diye anne ve 
cocugun birbirini gormemesine bilhassa dikkat edilirdi. 
Sonra da cocugun elbisesinden bir parca buraya 
birakihrdi. Bundaki amac cocukla beraber gelen 
hastahgm burada birakihp focugun saghkh bir sekilde 
eve donmesini saglamaktir. Yore halki tarafmdan bu 
olaya "Kirk cikartma" adi verilmektedir. 

Hamza Baba (7-1911) ziyaret yeri sehir merkezine 
21 km. mesafede bulunan ve eski adi Kurdemlik olan 
Derebogazi koyiinde, koy mezar hgmda yer almaktadir 168 . 



167 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

168 jqyak Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

188 



Etrafi yaklasik bir metre yiikseklige kadar mermer tasla 
kaph olan bir mezar ziyaretidir. Kadiri seyhi olup Giintasi 
(Kovenk) koyiinde medfun bulunan Kadiri mesayihmdan 
Omer Hiidayi Baba'nm halifelerindendir. 

Anlatihr ki, il eski muftiisu merhum Halil 
Bilginoglu'nun dedesi Halil Efendi Izzet Pasa Camii 
yanmdaki eski medresede 90cuk okuturken Hamza Baba 
yanma gelir. Bu arada Ruslar Capak9ur'u (Bingol) isgal 
etmekte ve top sesleri duyulmaktadir. Bunun iizerine 
Halil Efendi, Hamza Babaya, "Hamza Baba bugiin icin 
babahgim goster" der. Hamza Baba da ona, "Ne demek 
istiyorsun?", deyince Halil Efendi, " Ne diyem bak top 
sesleri geliyor. Ruslar yarm da buraya gelirler", diye 
cevap verdigi sirada Halil Efendi'nin goziiniin perdesi 
afihr. Hamza Baba'nm asasmm ucunu Rus askerinin 
gogsiine dayadigim goriir. Hamza Baba, Halil Efendi'ye 
"Oradan bir adim bile bu tarafa gecemezler" der. 
Gercekten de Rus askerleri kisa sure icinde geri 
9ekilmeye baslar. 

Bugiin kabrine yore halki tarafmdan daha 90k 
ziyaret ama9h olarak gidilmektedir. Bununla beraber akil 
ve ruh hastahgma yakalananlar ile bas agnsi gibi 
rahatsizhgi bulunan kisilerce de ziyaret edilmektedir. 
Buraya giden kisiler Kur'an-i Kerim okuyup 
bagislamakta ve sifa bulmak amaciyla dua etmektedirler. 

§ehir merkezine 15 km. mesafede bulunan 
Orengay koyiindeki Refik Baba tiirbesi, iistii 9atih olup 



189 



giris kismi ve makam; yani tiirbegah olmak iizere iki 



.169 



boliimden olusmaktadir . Giris kismi mescit olarak 



.170 



kullamhp sonradan insa edilmistir . Tiirbegaha mescit 
kismmda yer alan kapidan girilir. Refik Baba'nm kabri 
tahta bir sanduka seklinde yapilmistir. Yore halki 
tarafmdan onun Fatih Ahmet Baba'nm biiyiik kardesi 
oldugu soylenir. Kabrinde daha onceleri mezar tasmm 
bulundugu ancak bunun daha sonra 9ikanhp baska yere 
gotiiriildiigii soylenir. Bu ziyaretgahm bulundugu alanda 
sonradan yapilan mescit tarafmda bir akasya agaci oldugu 
ve bu agacm altmda iki Saliha kadirun mezarimn 
bulundugu anlatihr. Ancak mescit kismi yaptinhrken bu 
saliha kadmlarm mezarlan mescit binasmm altmda 
kalmistir. Bugiin bu mezarlarm mescit i9inde yer alan 
cesme kismmda oldugu soylenir. 

Burasi her turlu dilek ve hastahk icin ziyaret 
edilmektedir. Ziyaret i9in belli bir gun ve zaman 
se9ilmez. Ziyarete psikolojik rahatsizhklar basta olmak 
iizere her turlu hastahk i9in gelinmektedir. Gerek 
rahatsizhgma sifa bulan kisiler gerekse bir adagi olanlar 
buraya gelip kurbanlanm keserek tasadduk etmektedirler. 



1 9 Vaktiyle Ermenilerin ya§adigi ve eski adi Hinsor olan koye 
Osmanh iskan kayitlannda goriildiigu iizere Musul-Telafer'in 
Biiyiik Haraba koyiinden getirilen Bayat ve Beydilli 
A§iretlerinden Tiirkmenler tarafmdan iskan edilmis. oldugu ileri 
siiriiliir. 

170 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



190 



Burada eskiden daha sik kurban kesilirken 
guniimuzde kurban olayimn daha nadir goriildiigu 
soylenir. 

Ziyaret, sehir merkezine 25 km. mesafede bulunan 
Sank koyiinde Ziyaret Tepesi adi verilen mevkide yer 
ahr 171 . Bu tepede admin Arif Hikmet oldugu soylenen 
fakat kabri belli olmayan bir makam mevcuttur. Bu zatm 
Fatih Ahmet Baba'nm kardesi oldugu, buraya Fatih 
Ahmet Baba'yla Harput'un fethine geldigi ve burada 
sehit diisiip buraya defnedildigi soylenir. Rivayete gore, 
seferberlik doneminde Tadim koyii yoniinden Ermeniler 
baskma geldigi zaman Ziyaret Tepesi mevkiinde 
gokkusagma benzer manevi bir setle karsilasmis ve geri 
donmuslerdir. Aksaray Mahallesinde oturan ve ihtida 
eden Ermeni asilh bir kadm bu olayi dogrulamistir. 

Burasi haftamn her giinii ziyaret edilmektedir. 
Ziyarete her tiirlu hastahk icin gelindigi gibi daha 90k 
cocuk sahibi olmak amaciyla buraya gelinmektedir. 
Gunumiizde pek goriilmemesine ragmen gecmiste burada 
90k kurban kesilirmis. Ayrica ziyarete gelenler bu 
makama para birakir ve burada mevcut alan agaca dilek 
dileyip bez baglarlar. 

Hidir Baba ziyareti, sehir merkezine 32 km. 
mesafede bulunan ve ismini verdigi Hidirbaba koyiinden 
yaklasik 2 km. mesafede bir tepe uzerinde medfundur. 



171 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



191 



Turbesi 1990 yillarmda koyliilerin yardimiyla 
yapilmistir 172 . Bir anit mezan andiran tiirbenin etrafi 
beton duvarla 9evrilidir. Sanduka biciminde olan mezar 
iki basamakh olup kaide iizerine oturtulmustur. Uzeri 
a9ik olan Hidir Baba turbesi alisila gelen Tiirk tiirbe 
gelenegi dismda yapilmis olmasma ragmen plan olarak 
ise Turk-Islam amt mezan gelenegine uygundur 173 . Yore 
halkmda bir kismi bu zatm Islam ordularmm Anadolu'ya 
yaptiklan akmlar sirasmda burada sehit oldugunu 
soylerler. Biiyiik bir ihtimalle, Battal Gazi veya 
Abdulvehhap Gazi'nin kumandanhk yaptigi Islam 
ordularmda bir askerdir. Rivayete gore, Battalgazi'nin 
babasi Hiiseyin Gazi komutasmda ve askerleri arasmda 
savasirlar ve "Mahan" admda bir komutam ve askerlerini 
yenerler. Malatya'ya geri doniis sirasmda Hidir Baba'nm 
yarah olmasi ya da baska bir sebeple vefat etmesi sonucu 
bugiinkii yerine defhedilir. O giinden bugiine kadar 
burada bazi zamanlarda Hidir Baba'nm insanlara 
ruhaniyeti itibariyle goriinmesi gibi olaganustii olaylar 
iizerine burasi ziyaretgah olarak kabul edilir. Ote yandan 
Hidir Baba'nm Ahi Teskilatma mensup oldugu da ileri 
siiriilmektedir. Bir baska rivayete gore Hidir Baba, Sultan 
IV. Murat Han'm askeriymis. Potiirge'de tiireyen bir 
eskiyamn halka zulmetmesi iizerine durum Sultan IV. 



172 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

173 Aydogmu§, Giinerkan; Harput Kultiiriinde Din Alimleri, 
Elazig, 1998 

192 



Murat Han'a iletilir. IV. Murat, icinde Hidir Baba'nm da 
bulundugu bir manga askeri gonderip eskiyayi ikaz 
ettirir. Bu eskiya bir siireligine yore halkma kansmaz. Bir 
sure sonra tekrar zulmetmeye baslaymca IV. Murat ayni 
boliik askeri tekrar gonderir. Bunlar eskiyayla catisir. Bu 
sirada yaralanan Hidir Baba, Hidir Baba koyiine 
yonelerek Pertek tarafmda bulunan ve halk arasmda 
Sultan Hidir (Uryan Hidir) olarak bilinen kiz kardesinin 
yanma gitmek ister. Fakat Hidir Baba tiirbesinin 
bulundugu bu yerde atmdan diiserek sehit olur ve buraya 
defnedilir. 

Rivayete gore, tiirbenin bulundugu yerin alt tarafi 
koy sakinlerinden Mehmet Ozdemir adh kisinin 
miilkiyetinde bulunmaktadir. Mehmet Ozdemir kendisine 
ait olan bu tiirbenin yaklasik 200-300 metre asagismda 
kendisine ait bir ev ve tesis yaptirmaktadir. Bir gece 
insaat halinde olan bu yerde bulunan kopek siirekli 
havlar. Disandan ise Ziilkiif Usta diye bir ses gelir. 
Bunun iizerine insaat ustalarmdan Ziilkiif Bey kapiyi 
aftigmda uzun boylu, ak sakalh, ciibbeli ve asah birini 
goriir. Bu zat Ziilkiif Usta'ya "Oglum Mehmet' e soyle 
evini buraya yapiyor, benim de tiirbemi yaptirsm. Yalmz 
tiirbenin iizerini kapamasm ki Allah' in rahmetinden 
mahrum olmayayim", der. Bu olay Ziilkiif Usta 
tarafmdan Mehmet Bey'e aktanhr. Mehmet Ozdemir de 
durumu koyiin ileri gelenlerine anlatir. Onlar da 
kendisine "Bu koyde senden zengini ve inanchsi olsa da 
Hidir Baba bunu senden istemistir. Dolayisiyla bunu 
senin yapman gerekir", derler. Bunun iizerine Mehmet 



193 



Ozdemir kendi insaatim birakip, projesini de bizzat 
kendisinin 9izdigi bu tiirbeyi masraflarmi karsilayarak 
yaptinr. Ziyaret, Hidir Baba koyiinde yiiksek9e bir tepede 
yer aldigmdan daha 90k sicak mevsimlerde haftanm her 
giinii ziyaret edilmektedir. Buraya, daha 90k viicudunun 
9esitli yerlerinde agnsi bulunan hastalar, 90cugu olmayan 
kadmlar ve felfli hastalar tarafmdan ragbet edilir. Gelen 
kisiler sifa bulmak amaciyla Kur'an okuyup 
bagislamakta, dua etmekte ve kurban adagmda 
bulunmaktadirlar. Hastaliklarmm iyilesmesi durumunda 
ise buraya gelip kurbanlarmi kesip tasadduk 
etmektedirler. Ayrica 90cugu olmayip da ziyarete gelip 
90cugu olan kadmlar eger 90cuklan erkek olursa ismini 
Hidir koymaktadir. 

SeM Baba ziyareti, Elazig'a yaklasik 27 
km.uzakhkta bulunan ve eski adi Pirik olan Balpinar 
koyiiniin list tarafmda yiiksek bir tepede 
bulunmaktadir 174 . Burada yer alan bir agacm altmda 
etrafi taslarla 9evrili mezar ziyareti bulunmaktadir. Yore 
halkmdan bazilan ise burada herhangi bir yatirm 
bulunmadigim ileri siirerek burada yer alan agaci ziyaret 
agaci olarak kabul eder. Bu yatirm "Selvi Baba"ya ait 
oldugu soylenir. Ziyaret mevkiinde ziyarete gelenlerin 
9esitli ihtiya9lanm karsiladiklan veya yatiya kaldiklan 



174 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Oni., Kayseri, 2010 



194 



tek odadan olu§an bir yapi vardir. i9erisinde ziyarete 
gelenlerin kullanmasi i9in 9e§itli mutfak e§yalan, Kuran-i 
Kerim ve dua kitaplan bulunmaktadir. Bu ziyaret 
mevkiinin yiiksek olmasi, ki§ §artlarmm da agir olmasi 
sebebiyle ziyaretler daha 90k yaz mevsiminde ve daha 
90k Cumartesi ve Pazar giinleri yapihr. Ziyarete yore 
halkiyla birlikte Tunceli, Erzincan ve Malatya gibi 9evre 
il ve il9elerden de gelinir. Daha 90k Alevi kesimden 
vatanda§larm geldigi ziyarete her turlii hastahk i9in 
gelindigi gibi, 90cuk sahibi olmak maksadiyla da gelirler. 
Ziyaret9iler burada bulunan aga9lara bez baglamakta, 
yatirm yamnda yer alan mum yakma yerlerinde mum 
yakmaktadirlar. Ziyaret alamnda kurban kesim yerleri, 
kurban etinin pi§irilmesi i9in ocaklar bulunur. Niyet ve 
maksatlarma kavu§an ve adakta bulunan ziyaret9iler 
adaklanm buraya getirip kesmekte ve tasadduk 
etmektedirler. 

Agu I^en Evlatlan tiirbesi Elazig'a 30 km. 
mesafede bulunan Piringci koyiinde bulunmaktadir 175 . 
Tiirbe giri§ ve makam olmak iizere iki boliimden olu§an 
bir yapidir 176 . Biti§iginde Alevi inacma gore bu yorede 
dede kabul edilen Mithat Dede'nin evi ve gelen 



175 Koyii ilk kuranlann Siinkoy'den gelen ve Koca Seyid'in 
soyundan olan Kasimogullan oldugu, sonradan koye fobanhk 
ve ^ah^imak ifin gelenlerin de yerle§mesi ile koyiin son halini 
aldigi biliniyor. Koyiin asil isminin Pir I^i oldugu zamanla bu 
ismin degi§erek Pirinf^i oldugu bilinmektedir. 

176 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

195 



ziyaret9ilerin kesilen kurban etinden yemek hazirlamalan 
ifin bir mutfak bulunmaktadir. Mutfagm i9inde kurban 
etlerini pisirmek i9in ocaklar yer ahr. Aynca tiirbenin 
oniinde ziyaretcilerin oturmalan icin ustii cati ile 
kapatilmis ve altma beton dokulmiis genis bir oturma 
alani mevcuttur. Bu alanda oturma banklan da yer ahr. 
Yilm belli donemlerinde bu alanda semah gosterileri 
yapilmaktadir. Tiirbede Agui9en soyundan gelen baba 
Seyyid Halil Dede ile ogul Seyyid Rahim Dede'nin 
kabirleri bulunur. Seyyid Halil Dede'nin dogum tarihi 
bilinmemekte sadece 1965 yilmda vefat ettigi 
anlasilmaktadir. Seyyid Rahim Dede ise hicri 1337 
yilmda dogmus olup 1994 yilmda vefat etmistir ve 
vasiyeti geregi babasmm yanma defnedilmi§tir. Bu 
tiirbede yatan zatlar Tunceli Hozat ilcesinin Karabakir 
(Bargini) koyiinde medfun bulunan Aguicen Seyit 
Menfek irfani'nin soyundandirlar 177 . 

Bu tiirbe Alevi inancma sahip ki§iler tarafmdan 
haftamn her giinu ziyaret edilmektedir. Ziyarete her turlu 
hastahk ve dilek ifin gelinmektedir. Bununla beraber 
daha 90k cocugu olmayanlar, ba§ agrisi bulunanlar, 
kismeti kapah olanlar ziyaret etmektedirler. Adagi 
bulunan ziyaret9iler burada kurban kesip tasadduk 
etmektedirler. Ziyarete gelenlerin bazilan sandukamn 
iizerindeki ortiiyii opmekte ve yiizlerine siirmekte, 
kendilerinden sonra gelenlerin §ifa niyetiyle yemeleri i9in 
sandukamn iizerine seker vb. gida turiinden lokma 



177 http://www.sunkoyu.net/ 



196 



birakmaktadirlar. Ziyaret icinde On Iki Imam, Haci 
Bektas Veli, Hazreti Hiiseyin ve Hazreti Ali ile ilgili 
cesitli tablolar ile Atatiirk portresi bulunmaktadir. Her yil 
Agustos'un ilk haftasmda burada toplu ziyaret 
yapilmakta, kurbanlar kesilip ikram edilmekte ve semah 
gosterileri, cem ayinleri gerceklestirilmektedir. 

Kara Arap'm tiirbesi Siinkoy'de Tacimusagi 
Mahallesinde miistakil bir ev icinde yer alan bir mezar 
ziyaretidir 178 . Ziyaretin yer aldigi ev, tiirbegah ve 
ziyaretgaha girerken solda yer alan bir mutfaktan 
olusmaktadir 179 . Tacimusagi (Mansursah) Mahallesinde 
oturanlar kendilerinin Sunkoy'iine Horasan'dan 
geldiklerini ve Koca Seyyid'in neslinden olduklarmi 
soylerler. 

Kara Arab'm da Koca Seyyid'in neslinden geldigi, 
dogum ve oliim tarihlerinin bilinmedigi soylenir. 
Rivayete gore, Kara Arap ?ocuklan 50k severmis. Bu 
yiizden gelen ziyaret9iler bezden ve naylondan yaptiklan 
bebekleri getirip bu ziyarete birakirlar. Bu bebeklerin 



178 II merkezine 23 km. mesafede bulunan koyun Horasan'dan 
gelen Aziz Dede'nin ailesi tarafindan kurulmus. ve sonra'da 
Tunceli ve Malatya'nm Dedegarhun'dan gelen ailelerle koyun 
buyumus. oldugu kabul edilir. Siinliiler, koyiin kuruculan 
Horasan'dan geldigi zaman, Sun'iin bugiinkii sahasinm 
ormanhk oldugunu ve hatta o zaman gumus. madenine gefen 
kervanlann bu ormanhktan gefinceye kadar kendilerinden 
kilavuz istediklerini anlatirlar. 

179 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

197 



Cuma aksamlan Kara Arap'a hizmet ettiklerine inamlir. 
Getirilen bu bebekler furiimeye yiiz tuttugu zaman temiz 
bir beze sanlarak adeta kefenlenir ve topraga defnedilir. 
Bu ziyaret alevi inancma mensup kisiler tarafmdan 
ziyaret edilir. Tiirbeye eskiden yogun olarak persembe ve 
cuma giinleri gelinmesine karsihk bugiinlerde daha 90k 
pazar giinleri ziyaret edilmektedir. Ziyarete her turrii 
hastalik i9in gelinmektedir. Fakat ozellikle buraya ^ocugu 
olmayan kadmlar focuk sahibi olma maksadiyla ve ayrica 
rahatsiz olan 90cuklar getirilmektedir. Ziyaret ettikten 
sonra 90cuklan olanlar buraya gelip kurban kesmekte ve 
tasadduk etmektedirler. Ziyaretin bulundugu alanda 
kurban kesme yeri bulunmaktadir. Kurbanlar kesilip 
pisirilmeden dagitildigi gibi koyluler davet edilip 
pisirilerek ikram da edilir. Bu durumda kadmlar pisen eti 
evlerine gotiiriir, erkeler ise tiirbe oniinde kurulan sofrada 
yerler. Tiirbe icerisinde kabrin yamnda bulunan aga9tan 
siitunlara gelen ziyaret9iler tarafmdan dilek tutulup bez 
baglamr. Ayrica tiirbede kabrin 9evresinde aga9 siitunun 
etrafmdaki topraktan almarak suya katihp §ifa niyetiyle 
teberriiken i^ilir. £amuru ise viicudun agriyan yerlerine 
suriilur. Tiirbenin oniinde mum yakma yeri bulunup gelen 
ziyaret9iler burada mum yakarlar. Ziyaretin yamnda 
ziyaret agaci olarak kabul edilen bir dut agaci 
bulunmaktadir. Bu dut agacmm kuruyan dallan yore 
halki tarafmdan evlerine baslarma musibet gelecegi 
korkusuyla gotiiriilmeyip kurban eti pisiriminde 
kullamlir. 



198 



Siinkoy'de medfun bulunan Agui^en (Agufan) 
Koca Seyyid Ahmed'in tiirbesi dikdortgen planh olup 
tek kubbeden olusmaktadir 180 . Turbenin on taraftaki giris 
bolumii uc siitun ve iki kemerli revak seklindedir. Son 
yillarda yeniden insa edilmis olan turbenin iistii catili 
olup, giris ve makam olmak uzere iki boliimden 
olusmaktadir. Turbenin hemen karsismda ziyaret9iler i9in 
yapilmis olan ve i9erisinde kurban kesim yeri, mutfak ve 
yemek pisirme ocaklarmm da bulundugu bir bolum 
mevcuttur. Tiirbe ifinde On iki imam, Hz. Hiiseyin ve 
Hz. Ali'ye ait tablolar bulunmaktadir. Sunluler tarafmdan 
koyiin kurucusu olarak da kabul edilen Koca Seyyid, 
Zeynel Abidin'in soyundan gelmektedir. Yalniz bunlarm 
Zeynel Abidin'in hangi oglunun soyundan geldigi 
hakkmda ihtilaflar bulunmaktadir. Malatya'daki Dogan 
Dedelerin seceresinde imam Zeynelabidin'in Ali Asgar 
isimli oglunun adi gecer. Isparta'daki Veli Baba ve 
Battalgazi secerelerinde ise bu nesil imam 
Zeynelabidin'in Zeyd isimli oglundan gelmektedir. 
ismail Kaygusuz'un degisik secerelerden olusturdugu 
secerede ise onun yine Zeyd isimli oglunun neslinden 
geldigi bilgisi yer alir. Bunlar, Hoca Ahmet Yesevi 
ocagmda yetiserek Anadolu'yu islamlastirmak amaciyla 
Horasan'dan Anadolu'ya goc eden Koca Seyyid, Mir 
Seyyit, Kose Seyyid ve Seyyid Mencek irfani isminde 



i8o j^jyak Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



199 



dort kardestirler. Koca Seyit, kardesleri ve bunlarm 
neslinden gelenlerin "Aguifen" ismiyle 

nitelendirilmelerinde, su menkibe etkili olmustur. 
Rivayete gore IV. Murat Bagdat seferinden donerken 
Diyarbakir'a ugrar. Burada cikardigi bir fermanla seyyid 
soyundan gelen seyh ve dedeleri imtihan etmek i9in 
yanma fagirtir. Bu emri alan Koca Seyit ve kardesleri 
Mir Seyit, Kose Seyit ve Seyit Mencek Padisahm 
huzuruna vanrlar. Padisah bunlan imtihan etmek icin 
hazirlattigi 'agu'yu (zehir) icmelerini ister. Bunun 
iizerine en biiyiik kardes olan Koca Seyit kardeslerine, 
"Ben i9eyim siz dua edin", der. Koca Seyit tarn 
bardaktaki aguyu i9mek iizereyken en kiicuk karde§ olan 
Seyit Men9ek, Koca Seyit' in elinden bardagi kapar 
kapmaz kafasma fekerek kendisi ifer. Bunun iizerine 
Padi§ah kendilerine "Agu^an, Aguicen" lakabim verir. 

Bu ziyaret yeri Alevi inancma mensup 
vatanda§lanmiz tarafmdan haftamn her giinii ziyaret 
edilmektedir. Buramn tiirbedarligim Koca Seyit' in 
soyundan gelen ailelerce her yil bir aileye devrederek 
toplam on aile bakar. Yilm belli donemlerinde burada 
semah gosterisi yapihr. Tiirbenin oniinde bir ko9 heykeli 
bulunmaktadir. Koc Baba adi verilen bu tas heykel de 
gelen ziyaret9iler tarafmdan ziyaret edilmektedir. Gelen 
ziyaret9iler K09 Baba heykeline dilek tutup ufak dilek 
tasi yapistinrlar. Eger bu tas yapisirsa tutulan dilegin 
kabul olacagma inamhr. Bu inan9 pratigini ozellikle 
kismeti kapah olan gen9 kiz ve erkekler yaparlar. 
Tiirbenin giris kismmda niyaz tasi bulunmaktadir. Bu 



200 



tasm iizerinde 119 ok vardir. Bu oklar bu civarda 119 biiyiik 
zatm yattigma delalet eder. Ziyaretfiler tiirbeye girerken 
bu tasi oper ve niyazda bulunur. Tiirbeye girerken sol 
tarafta ziyaretcilerin mum yaktigi bir mum yakma yeri 
vardir. Adagi olan ziyaret9iler burada kurban keserler. 
Kurban icin ozellikle yaz aylari tercih edilir. Cumartesi, 
Pazar ve Persembe giinleri kurban i9in daha fazla tercih 
edilen giinlerdir. Tiirbeye her tiirlii hastahk i9in 
gelinmektedir. Koca Seyit tiirbesi ve bu ziyaret 
alanmdaki K09 Baba ziyareti yorede ozellikle 90cugu 
yasamayan ve olmayan aileler tarafmdan ziyaret edilip 
adaklar adanmaktadir. Yine koy halki kurakhk 
doneminde bu ziyarete gelmekte ve yagmur yagmasi i9in 
dua etmektedirler. Yagmur duasma ise kurak yillann 
Mayis aylarmda yani yagmurun ekine faydasi olacagi 
aylarda basvurulur. Yine aksamlan ve bayram 
aksamlarmda koy halki bu ziyaret mahallinde toplanir ve 
evlerinde hazirladiklan yiyecek tiiriinden lokmalan (yagh 
yufka, tavuk dolmasi vs.) buraya getirerek hep beraber 
birbirlerine ikramda bulunurlar. Buna koy halkmca 
"lokma kesmek" denir. Ziyarete gelenlerden bazi kisilerin 
tiirbedeki sandukamn ortiisiinii optiikleri ve yiizlerine 
siirdiikleri de goriiliir. Bu arada adagi olan ziyaret9iler 
burada kurbanlarmi kesmekte ve tasadduk etmektedirler. 
Sait Tayyar'm tiirbesi Elazig'a yaklasik 25 
km.mesafede eski adi Bavinugagi olan Gilnbagi koyiiniin 



201 



karsismdaki tepededir 181 . Ustii 9ati ortulii olan tiirbe giris 
kismi, makam (tiirbegah) bolumii, misafir odasi ve 
mutfak kismmdan olusup herhangi bir mimari ozelligi 
bulunmayan bir yapidir. Sandukamn etrafi demir fitle 
9evrilmistir. Tiirbe bahcesinde kurban kesim yerleri ve 
kurban etlerini pisirmek i9in ocaklar mevcuttur. Aynca 
ziyaret9ilerin oturmalan i9in oturma banklan da 
bulunmaktadir. 

Halk arasmda bu zata Sait Tayyar denildigi gibi 
Seyyit Tahir de denilir. Aslen Yemenli olup oradan 
gelmistir. Yemen savaslarma katilan Bavmusagi 
koyiinden §eyh Hidir Baba bu zat hakkmda su olayi 
anlatir. "Yemende savasirken iki ii9 giinde bir karsima 
9ikan al at iizerinde bir zat bana nereli oldugumu sordu. 
Ben de, "Elazig'm Bavmusagi koyiindenim", dedim. 
Kendisi, "ben de o koyluyiim", dedi. Ben ise, kendisini 
koyiimiizde hi9 gormedigimi ve tammadigimi soyledim. 
Bunu iizerine bana, "o koylii olup olmadigimi §imdi degil 
daha sonra anlarsm", dedi. Sava§tan sonra koyiimuze 
dondiim. Bir giin riiya aleminde aym zati gordiim. Bana 
§u anda mezanmn bulundugu yeri tarif etti ve yerinin 
orasi oldugunu soyledi. Ayni riiyayi birka9 giin sonra 
tekrar gordiim. Bu kez bana aym yeri tekrar tarif edip, 
"ben bir sehidim ve kabrim de tarif ettigim bu yerdedir. 
Yanma bir arkadasmi al ve bulundugum yeri kaz", dedi. 
Ancak kazmamn bedenime zarar vermemesine dikkat et 



181 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

202 



dedi. Tarif ettigi yeri kazdik ancak naa§ma ula§amadik. 
Tekrar riiya aleminde bana gelerek, "kazdigimz yerin 
biraz daha otesini kazarsaniz naa§ima ula§abilirsiniz", 
dedi. Ger^ekten ikinci kez tarif ettigi yeri kazmca naa§ma 
ula§tik Boylece §ehit Seyyit Tahir'in kabri tarafimizdan 
tespitle ortaya 9ikmi§ oldu. Bu kaziyi emniyet, valilik ve 
savcihktan gerekli izni alarak yaptik. 

§eyh Hidir Baba'nm tiirbesi de tiirbenin yer aldigi 
bahfede bulunmaktadir. Bu bilgileri veren Bavmu§akli 
Mehmet Durmu§ Bey, Hidir Baba'yi gordugiinu ve 
vefatmm 1930'lu yillarda oldugunu soylemektedir. Her 
ne kadar mezar ta§mda olum tarihi 1940 olarak 
yazilmi§sa da Mehmet Durmu§ Bey' in ifadeleri 19301u 
yillarm ortalarmda vefat ettigini gosterir. Ziyarete 
ozellikle Per§embeyi Cumaya baglayan ak§amlan 
gelinmektedir. Bu ziyarete her turlu hastahk ifin 
gelinmektedir. Fakat daha 90k ruh hastalan, 90cugu 
olmayan kadmlar ve fel9li hastalarca ziyaret 
edilmektedir. Bazi hastalar rahatsizhklarma §ifa bulma 
iimidiyle burada bir gun yatiya kalmaktadirlar. Bazen 
hastalarm burada birka9 gece yatiya kaldiklan da 
olmaktadir. Ziyaret sonunda 90cugu olanlar 90cuklarma 
daha 90k "Sait" admi vermektedirler. Aynca ziyarete i§ 
bulma, aile i9indeki huzursuzlugun giderilmesi, smavda 
ba§anh olma gibi 9e§itli niyet ve dilekleri olan ki§ilerce 
de sik olarak ziyaret edilmektedir. Ziyarete gelenlerden 
maksatlarma ula§anlann kurban kesip tasadduk ettikleri 
de goriilur. 



203 



Abdulcebbar Efendi'nin tiirbesi merkez il9eye 20 
km. mesafede bulunan ve eski adi Migi olan Sedeftepe 
koyiinde bulunmaktadir 182 . Sedeftepeli Turan Kaygusuz 
adli isadami tarafmdan miistemilatiyla birlikte yaptinlan 
tiirbe dort kubbeli olup ambar odasi, kadm ve erkekler 
icin ayn ayri mescit yerleri ve mutfak boliimii mevcuttur. 
Bahcesinde yemek yeme ve oturma yerleri yapilmistir. 
Ayrica kurban kesme yerleri ve kurbanlan pisirmek 
amaciyla ocaklar da bulunur. Tiirbe bitisiginde ikamet 
eden aile bu tiirbenin tiirbedarlik gorevini yiiriitmektedir. 
Abdulcebbar Efendi hakkmdaki bilgiler yore halki 
tarafmdan rivayet yoluyla giiniimiize kadar gelmistir. 
Anlatildigma gore, Hz. Muhammed'in soyundan olup 
Hicaz'da cikan bir muharebede annesi ve babasi sehit 
edilmistir. Bunun iizerine babaannesi Abdulcebbar 
Efendi'yi de yanma alarak Anadolu topraklarma gelir. 
Babaannesinin 300 yil kadar ya§adigi soylenir. Vefati 
esnasmda Abdulcebbar Efendi'ye, "Beni bu topraklara 
defnet. Mezanmm da ustiine bir sal tasi koy ki at sirtmda 
muharebeye gittiginde atm nal sesleri kulagima gelsin", 
diye vasiyette bulunur. Abdulcebbar'm sandukasmm 
bulundugu tiirbede 'sir' oldugu ileri suruliir. Her yil 30 
Agustos'ta bu tiirbede yore halki tarafmdan, ?evre il ve 
il9elerden gelenlerle birlikte cem ayinleri yapihr. 



182 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



204 



Turbenin yer aldigi bah^eye hah ve kilimler serilir. 
Yapilan bu cem ayininde en az yiiz civarmda kurban 
kesilir ve gelen misafirlere etli pilav yapilarak ikram 
edilir. Ziyarete her gun gelinmekle beraber persembeyi 
cumaya baglayan aksamlar ziyaret daha yogun olarak 
yapihr. Bu tiirbeye 9esitli hastahklardan muzdarip olanlar 
geldigi gibi, yogun olarak felcli hastalar ve 90cugu 
olmayanlar gelmektedir. Ziyarete gelen kisilere "lokma" 
adi altmda yufka ekmegi, tandir ekmegi ve seker verilir. 
Tiirbe icinde "dilek diregi" adi verilen bir direk bulunur. 
Gelen ziyaretciler bu direk etrafmda tig defa dondiikten 
soma sirtmi direge dayayip yuziinu kibleye doniip dilek 
dilerler. Bu esnada yiizii kibleye gelecek sekilde sirtmi 
direge dayayanlar oldugu gibi diregi openlerin oldugu da 
goriilur. Tiirbede Abdulcebbar'm sandukasmdan ahnan 
ve teberriik topragi adi verilen toprak bir tabak icersinde 
masa iizerinde bulunur. Ziyarete gelen kisiler bu 
topraktan ahp suyla kanstinp sifa niyetiyle i9erler. 
Camurunu da viicudun agriyan yerine siirer veya temiz 
bir yere dokerler. Ayrica ziyaret9iler tarafmdan isteyen 
tiirbeye para birakir. Yine masa iizerinde bulunan yesil 
kumastan bez par9alan gelen ziyaret9iler tarafmdan 
bereket getirmesi amaciyla almarak iizerlerinde 
teberriiken tasimr. Tiirbe bah9esindeki 9esmeden akan su 
da sifah kabul edilip i9ilir. Tiirbeden disanya saygi icabi 
egilerek 9ikihr. Ayrica tiirbeye girilirken Aleviler 
turbenin kapismm esigini operler. Ayrica turbenin arka 
tarafmda mum yakma yeri bulunur. Buraya gelen 
ziyaret9iler dilek dileyip mum yakarlar. Dilegi 



205 



ger9ekle§en ziyaret9iler daha sonra buraya gelerek §ukur 
amaciyla dua etmekte bir kismi ise kurban kesip tasadduk 
etmektedir. 

Evliya Dede tiirbesi, eski adi Hozetek olan tkitepe 
koyiinde Ziyaret Tepesi adi verilen yiiksek bir mevkide 
yer ahr . Yapi, iistii 9atih ve sadece tiirbegah 
bolumiinden olu§makta olup herhangi bir mimari ozelligi 
bulunmamaktadir 184 . Fatih Ahmet Baba'nm 

kumandanlarmdan biri oldugu rivayet edilen Evliya 
Dede'nin iki karde§ oldugu ve karde§lerden birinin de 
§ahsuvar koyii civarmda medfun bulundugu soylenir. 
Anlatildigma gore, Ruslar Bingol'u i§gal ettiginde Evliya 
Dede buradan top ati§i yapmi§ ve du§man ordusunu geri 
puskurtmu§tur. Yine bu zatm Harput'ta medfun bulunan 
Fatih Ahmet Baba'yla manen g6ru§tiikleri koy halki 
tarafmdan inamhp ifade edilmektedir. Hatta koy halki 
tarafmdan bazen bu tiirbeden bir top i§igm Fatih Ahmet 
Baba tiirbesine gidip geldigi §eklinde menkibeler de 
anlatihr. iklim §artlarinin sert ve tiirbenin bulundugu 



Koy Osmanh ar§iv kaynaklannda ve Harput tapu 
kayitlannda yakla§ik 300 yilhk ge?mi§i olan bir Turk koyudur. 
Bu kayitlarda koyiin iskamnm Musul-Telafer ve Kifri 
bolgelerinden getirilerek iskan edilen 'Bayat' a§iretinden 
Tiirkmenlerce kuruldugu ge?er. Bayat a§iretinin Elazig- 
Adiyaman ^evresini Turkle§tirme maksadiyla yogun olarak 
iskan edildikleri biitiin ar§iv kayitlannda mevcuttur. 
184 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



206 



tepenin de 50k yiiksek olmasi yiiziinden, ziyaret i9in 
ozellikle yaz mevsimi tercih edilir. Ziyarete 9esitli 
rahatsizhklar i9in gelinir. Burayi ozellikle focugu 
olmayanlar ziyaret eder. Bu ziyaretciler maksatlarma 
ulasmak i9in yaptiklan oyuncak besikleri tiirbenin 
penceresine birakirlar. 

Miyadinh Mehmet Efendi'nin (1838-1913/8) 
tiirbesi, eski adi Miyadin olan Yemi§lik koyiiniin list 
tarafmda koye hakim bir tepe iizerinde yer ahr 185 . 
Dikdortgen planh olan tiirbenin iist kismi 9ati ile 
kaplanmistrr. Fakat makam (tiirbegah) kismi kubbeli 
durumdadir. Tiirbe giris kismi (salon), makam (tiirbegah) 
boliimii ve bir de hem mescit hem de oturma odasi olmak 
iizere ii9 boliimden olusmaktadir. Giris kismi ve oturma 
veya mescit konumundaki boliim buraya sonradan 
eklenmistir. Herhangi bir mimari ozelligi bulunmayan 
tiirbenin elektrigi bulunmakla beraber yakm tarihte 
ihtiyaca binaen oniine bir de 9esme yapilmistir. 
Cevresinde ayrica dut, akasya vb. tiirden aga9lar 
bulunmaktadir. Tiirbe alamnda kurban kesim yerleri de 
mevcuttur. Dikdortgen planh olan tiirbesinin sandukasi 
aga9tir ve bu aga9 sandukamn dort yiiziine Tiirk bayragi 
alem olarak islenmistir. 



185 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



207 



Miyadmh Mehmet Efendi Yemislik (Miyadm) 
koyiinde diinyaya gelir. Baba adi Osman Efendi olup 
annesi ise Emine Hanimdir. Miyadmh Mehmet 
Efendi'nin merkez Aksaray Mahallesinden Naile 
Hammla yaptigi evlilikten Mahmut ve Osman isminde iki 
oglu olmustur. Bu arada Mehmet Efendi "Miyadmh" 
mahlasiyla tammr. Miyadmh Mehmet Efendi gordiigii 
ilim ve terbiye sonucunda 1865 yilmda daha 27 yasmda 
iken Mahmut Samini Hazretlerinden (1812-1892) icazet 
alarak halki irsadla yetkili kilmir. Bir baska rivayete gore 
ise, tarikat icazetini Palulu §eyh Ali Sebti'den (1786- 
1871) almistir. Yore halki tarafmdan onunla ilgili bir9ok 
keramet anlatihr. Turbedeki kitabede onun soyle bir 
kerameti yazihdir. "Rivayete gore; Miyadmh Mehmet 
Efendi bir gun Cevizdere Koyil 'ne gider. Koyiin muhtari 
o sirada bahqesinde qahsmaktadir. Kendisine Miyadmh 
Mehmet Efendi'nin geldigini haber verirler. Koyiin 
muhtari iqinden "Yahu §imdi igin yoksa misafirlere 
yemek hazirla" diye geqirir. Gonulsuz bir vaziyette 
bahqeden qikarken cebine biraz koydugu erik 
qagalalarindan misafirlere ikram etmeyi dusunur. 
Muhtar koye geldiginde Miyadmh Mehmet Efendi 
kendisine: "Telas etme muhtar, yemekten daha gilzel 
seyler var. Bize eksi erik qagalasi dahi versen yeter", 
deyince muhtar diisundugu seylerden oldukqa mahcup 
olur. " 

Gumimuzde tiirbesi yore halki tarafmdan yogun 
olarak haftamn biitun giinleri ziyaret edilir. Buraya her 
turhi amac, maksat ve rahatsizhktan dolayi 



208 



gelinmektedir. Daha 90k focugu olmayan kadmlar, ruhsal 
dengesi bozuk olanlar, viicudunun herhangi bir yerinde 
agrisi bulunanlar getirilir. Rahatsizhgi bulunan bu 
hastalardan bir kismi sifa bulmak amaciyla yatiya kahr. 
Ama9 ve maksatlarma ulasan kisilerden bazisi veya adagi 
bulunanlar burada kurban kesmekte ve tasadduk 
etmektedirler. Ziyaretcilerin kurbanlanm rahat kesmeleri 
icin kurban kesme yerleri ve kurban etlerini pisirmeleri 
icin ocaklar bulunur. Aynca ziyarete issizlik, ailevi 
huzursuzluk gibi her tiirlii sikmtisi olanlar da 
gelmektedir. Gelen ziyaretciler burada Kur'an okuyup 
bagislamakta ve rahatsizhklarmdan kurtulmak i9in dua 
etmektedir. 

Molla Ahmet Peykeri'nin tiirbesi, Mollakendi 
bucagmda IV. Murat tarafmdan yaptinlan cami 
avlusunun bati tarafmda yer almaktadir 186 . Sekizgen 
planh olan tiirbe sadece makam boliimiinden olusur. Ustii 
kubbeli olan tiirbe sonradan bazi tamirler gormiistiir. 
(^e§itli kaynaklarda bu degerli zatm ismiyle burada bir 
vakif kiilliyesi bulundugu, mu§temilati i9erisinde 
medrese ve zaviye ile birlikte cami ve tiirbenin de oldugu 
belirtilir. Bugiin bunlardan sadece cami ve tiirbe 
ayaktadir. Ahmet Peykeri dogdugu yere izafeten 9esitli 
kaynaklarda, "Peykeri, Peykevi, Peykerci, Pekerci" 
seklinde kaydedilmistir. Ahmet Peykeri hakkmda bilgi 



186 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

209 



veren turn kaynaklar onun Erzincan'dan bu bolgeye 
geldigi hususunda ittifak ederler. Ahmet Peykeri 
Hazretlerinin Erzincan'm Tercan ilcesine bagh Pekeri9 
(£adirkaya) koyiinden geldigi ve Mollakoy'iinde dogmus 
oldugu ileri suriiliir. Ishak Sunguroglu Harput Yollannda 
adli eserinde Ahmet Peykeri Hazretleri'nin XVII. 
yiizyilda yasadigim ve IV. Murat ile cagdas oldugunu 
ileri surer, iskender Oymak ise, bu zatm medrese ve 
zaviyesine ait kayitlarm, onun IV. Murad zamamndan 
120 yil once yasadigim ortaya koymakta oldugunu 
savunur 187 . Kendisinin, devrin iinlii mutasavviflarmdan 
biri ve aym zamanda Molla sifatmdan dolayi bir medrese 
alimi oldugu anlasilmaktadir. 1518 ve 1523 tahrirlerinde 
medrese ve zaviyenin vakiflan belirtilir. Medrese, XIX. 
yiizyilm sonlarma kadar hizmetine devam eder ancak 
gunumiize sadece cami ve tiirbe gelebilmistir. 
Anlatildigma gore, IV. Murat Revan seferine cikarken 
yolu Harput'tan gecer. O zaman Harput' a bagh olan 
Hogu koyiinde bir hafta kadar konaklar ve ordusunun 
ihtiyaclarim giderir. Hogu'da bir aksam yemeginden 
soma agalar ve beylerle sohbet ederken onlara, 
"Memleketinizde kendisinden manevi bir destek 
almabilecek kimse yok mudur?" diye sorar. Orada 
bulunanlarm hepsi Mollakoy'de oturan Ahmet 
Peykerci'yi soylerler. Sabah olunca Padisah (^avus 



187 OYMAK iskender, Elazig Merkez ve Cevresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili Inanf Ve Uygulamalar 



210 



basma, "Maiyetine istedigin kimseleri al, Mollakoy'une 
git. Orada Ahmet Peykerci nammda bir zat vardir. 
Selamlanmla goriismek istedigimi kendisine soyler, 
buraya getirirsiniz", diye emir buyurur. £avusbasi emir 
geregince ertesi sabah Mollakoy'une gider. Kapisim 9ahp 
kendisine iradeyi teblig ettigi sirada Ahmet Peykerci 
abdest almaktadir. Hi9bir sekilde vaziyetini bozmadan 
abdestini tamamlar. Daha sonra ciibbesini giyer, 
kavugunu basma takar, evinden cikarak £avusbasi'nm 
muhafazasmda Hogu'ya getirilir. Padisah, Ahmet 
Peykerci o gun ve o gece halvet yaparak uzun 
musahabelerde bulunur. IV. Murat bu musahabelerinde 
Ahmet Peykerci'den iran'da muvaffak olup olmayacagim 
sorar ve manevi yardimlarmi rica eder. Ahmet Peykerci 
ise muzaffer olarak doneceginin mujdesini verir. Ertesi 
gun bircok hediye ve ikramlarla koyiine gonderilir. IV. 
Murat Revan Seferi domisiinde tekrar Harput'tan 
ge9erken Ahmet Peykerci'yi sorar. Olumiinu duyunca 
90k uzuliir. Mollakoy'de caminin yamndaki mezanm 
ziyaret eder. Ruhaniyetini tekrimen merhumun ismine 
izafetle bir medrese ve yolculardan fukara olanlarm 
barmmalan ve yiyip i9meleri i9in bir zaviye ile mezarm 
iizerine bir tiirbe yapilmasim ferman buyurur. Bu 
hadisenin sonu9 kisrm bir baska rivayette ise farkh 
anlatihr. IV. Murat ayrilma vakti gelince Ahmet 
Peykeri'ye, "Baba, biz Acem iizerine sefere niyet kildik, 
duam ve himmetini bizden uzak koyma", der. Bunun 
iizerine Ahmet Peykeri, "Sen gonliimiizdesin Sultamm, 
bizden uzak degilsin ki senden uzak olahm. Yalmz 



211 



sultammdan bir istirhamim var. Gelirken bana bir 
diisman kellesi getiresin", der. Ahmet Peykeri izin alarak 
koyiinun yolunu tutarken Sultan Murat da Diyarbakir 
yoluyla Iran iizerine yiiriir. Aradan belli bir siire gecer. 
Bir gun Ahmet Peykeri talebeleriyle ders yaparken dersi 
bitirir ve talebelere, "£ocuklar bugiinliik bu kadar ders 
yeter. Hele bir gidip bakahm bizim arpalar olmus mu?", 
der. Daha sonra yiiriiyerek arpa tarlasma giderler. Burada 
Ahmet Peykeri cocuklara, "Herkes eline bir arpa kellesi 
alarak ufalasm ve su tarafa dogru iiflesin", der. £ocuklar 
hocalarmm dediklerini yaptiktan sonra hep birlikte koye 
donerler. Zafere ulasan Sultan Murat ve ordusu doniiste 
tekrar Hogu Koyiine ugrar. Yanma birka9 kisiyi alan 
Sultan Murat Ahmet Peykeri'yi ziyarete gider ve ona, 
"Baba siz bize yardim ve himmet etmeye soz vermistiniz, 
herhalde unuttunuz ki himmetiniz bize yetismedi", der. 
Bunun iizerine Ahmet Peykeri "Sultamm emanetimi 
getirdiniz mi?" diye sorar. Sultanm emriyle bir tepsi 
icinde i9eriye getirilen diisman kellesini alan Ahmet 
Peykeri, bu kellenin gozlerindeki arpa kil9iklanm IV. 
Murat ve yamndakilere gosterir. Daha sonra Sultan 
Murat' a, "Falan giin falan saatte ordunuz bozulmak 
iizereydi. Bu esnada bir toz bulutu gelip diismanmiza 
rahatsizhk vermedi mi? Biz verdigimiz sozii unutmadik", 
der. Savas meydanmdaki hadiseyi hatirlayan Sultan ve 
adamlan bu keramet karsismda ne yapacaklarmi 
sasinrlar. Sultan biraz ewelki sozlerinden dolayi mahcup 
olmustur. Ahmet Peykeri'nin gonliinii almak i9in bugiin 



212 



de saglam bir §ekilde ayakta duran camiyi yaptirmi§ ve 
9evreyi su kanallanyla suslemi§tir. 

Ahmet Peykeri'nin admin "Molla ve Mevlana" 
sifatlanyla birlikte zikredilmesi onun medrese tahsili 
gormii§ ulemadan bir zat oldugu ve ayrica ya§adigi 
devrin onemli mutasawiflarmdan biri oldugunu gosterir. 
Kovenkli Haci Omer Hiidayi Baba'mn ifadesine gore, 
Elazig topragmda manevi derecesi en yiiksek olan iki 
zattan biri Ahmet Peykeri digeri de Harput'ta medfun 
olan Fatih Ahmet Baba'dir. Ote yandan Molla Ahmet 
Peykeri kulliyesinden bugiine kadar gelebilen cami, 
minare ve tiirbeyi mimari acidan ele ahp inceleyen Metin 
Sozen de, Ahmet Peykeri'nin XVII. yiizyilda ya§ami§ 
olabilecegi tezini kabul eder. Nitekim o, cami, minare ve 
tiirbenin mimari ozelliklerinin XVII. yiizyil mimari 
ozelliklerini yansittigmi ifade eder. Harput'tan gecen 
Evliya (^elebi Ahmet Peykeri icin, ne zaman ya§adigi 
hakkmda bir §ey soylemedigi gibi bu zatm ya§adigi 
zaviye ve medresenin de ne zaman yapildigi hakkmda 
bilgi vermemi§tir. Ote yandan Ba§bakanhk ar§ivlerinde 
XVI. yiizyilm ilk ceyregine ait Harput'la ilgili Osmanh 
devri vesikalarmda Ahmed Peykeri' den 

bahsedilmektedir. Bu da Ahmet Peykeri'nin XVII. 
yiizyilda degil de XVI. yiizyilda ya§adigim 
gostermektedir. Eldeki mevcut bilgilerden hareketle 
Ahmet Peykeri'nin XV. yiizyilm ikinci yansmda dogmu§ 
ve XVI. yiizyilm ba§larmda vefat etmi§ oldugu tahmin 
edilmektedir. 



213 



Giinumiizde bu ziyaret yore halki tarafmdan yogun 
olarak ziyaret edilmektedir. Ziyarete her turlu ama9 ve 
maksat dogrultusunda gelinmektedir. Ziyarete daha 90k 
bas agrisi olanlar, ruhsal dengesi bozuk olanlar ve 
herhangi bir nedenden dolayi korkmus olan kisiler 
getirilir. Burada bu zatm ruhuna Kur'an-i Kerim okunur 
ve bagislamr, Allah'tan bu zatm yiizii suyu hiirmetine sifa 
temenni edilir. Aynca hayatm yogunlugundan bunalmis 
olan kisiler buraya gelmekte, dua etmekte ve psikolojik 
olarak rahatlamaktadirlar. Bunun yanmda sadece ziyaret 
ama9h olarak da gelinmekte ve dua edilerek 
gidilmektedir. 

Omer Hiidayi Baba'nm (1821-1905) birbirinden 
ayri kubbeli 119 mekandan olusan tiirbesi, Gunta§i 
(Kovenk) koyiinde bulunmaktadir 188 . Her 119 mekan da 
sekizgen planh olarak modern bir mimari anlayisla in§a 
edilmi§tir. Tiirbe i9inden mekanlarm birbirlerine ge9i§leri 
saglanmi§tir. Tiirbe i9inde Omer Baba'nm sandukasiyla 
beraber halife ve miiridlerine ait bir sanduka iki mezar 
daha bulunmaktadir. Bunlar Haci Omer Baba'nm 
kabrinin giineybatismda Kiirklii Muhammed Baba'nm, 
dogusunda ise Gollii Mustafa Baba ile halifesi §ukru 
Baba'nm kabirleridir. Ziyaret mahallinde elektrik ve su 
bulunmaktadir. Tiirbe oniinde yer alan bah9edeki 
mezarhkta Haci Omer Baba'nm aile fertlerinin mezarlan 



188 kiyAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

214 



da yer ahr. Omer Hiidayi Baba 1821'de Harput'un Hogu 
beldesine bagh Murii (Yiinliice) koyiinde dogmustur 189 . 
Tahsilini Harput medreselerinde tamamlamistir. 1842 
yilmda askerlik gorevini yerine getirmek i9in Erzincan'a 
gider ve "Kirk Serdarlar" teskilati sancaktarhgma se9ilir. 
Bir sure bu gorevi yerine getirir. Erzincan'da "Kirk 
Serdarlar" teskilatmm basi olarak gorev yaparken 
gordiigii bir riiya iizerine orada Hayyat Vehbi (Terzi 
Baba)'yle tamsir. Uzun sure Terzi Baba'nm sohbetlerine 
devam edip ondan tasawufun incelikleriyle ilgili bilgi ve 
feyiz ahr. Daha sonra ilmi konularda kendini yetistirmek 
ve cevresine hizmet etmek i9in askerlik gorevinden 
aynhr ve Harput' a donmeye karar verir. Bu arada hocasi 
Hayyat Vehbi Efendi Harput'un Arapgir il9esinde Omer 
Nurani isminde bir halifesinin oldugunu ve onunla sik sik 
goriismesini tavsiye eder. Bunun iizerine Omer Hiidayi 
Baba, Omer Nurani Efendi'ye intisab eder ve yedi yil 
boyunca ziyaretlerine gider ve sohbetlerinde bulunup 
istifade eder. Omer Nurani Hazretleri, seyri siiliikiinii 
tamamlayrp kemale ulastigmdan ve irsada ehil 
oldugundan dolayi ona icazet verir. Boylece Omer 
Hiidayi Baba da etrafmda bulunan insanlan irsad etmek 
amaciyla sohbetlere baslar. 

Omer Hiidayi Baba bir giin seyhi ile halvette iken 
seyhi kendisine; "Oglum ben sana 90k emek 9ektim, 



189 QYMAK Iskender, Elazig Merkez ve Qevresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili hianf Ve Uygulamalar 



215 



bezedim, siisledim ve bir 9ekmeceye koydum. Anahtan 
Osman'dadir" diye buyurur. Fakat Omer Hiidayi Baba 
edebinden hikmetini soramaz. Seyhi de bir cevap vermez. 
Bir gun Omer Hiidayi Baba ticaret amaciyla birka9 
arkadasiyla Urfa'ya gider. Bir aksamiistii sehirde 
gezerken evin birinde sesli zikir yapildigim duyar. 
Arkadaslarmdan bir bahane ile geri kahr. Zikir yapilan 
eve girince karsismda bir zikir halkasi ve ortasmda nur 
yiizlii yash bir zat goriir. Biiyiik bir hayranhk ve zevk ile 
zikri izler. Bir miiddet sonra o da yapilan zikre katilmis 
ve ritmine kendini kaptirmistir. Bir ara halkamn 
ortasmdaki bu kisi halkadan 9ikarak Omer Hiidayi 
Baba'mn yanma gelir ve, "Hos geldin evladim ama 
arkadaslarm sokakta seni anyorlar. Biiyiik endiselere 
kapildilar. Simdi git, yarm sabah namazi yalmz olarak 
gel", der. Bunu iizerine Omer Hiidayi Baba disari 9ikar. 
Ger9ekten de arkadaslarmm biiyiik bir telas i9inde 
kendisini aramakta olduklarmi goriir. Ertesi giin sabah 
namazmda aym evin oniine gelir. Daha kapiyi dovmeden 
bu sahis kapiyi a9ar ve buyur eder. Sabah namazim 
birlikte kilarlar. Sonra sohbet etmeye baslarlar. Bir ara bu 
kisi, "Evladim, masallah seyhin sana 90k emek 9ekmis. 
Fakat birazcik askm noksandir. Sana biraz da ask gerek", 
der. Omer Hiidayi Baba bu sozden almmis olacak ki, 
"Efendim onu da siz liitfediniz", der. Seyh Efendi onun 
giicendigini fark eder. Bunu iizerine Omer Hiidayi 
Baba'ya "Evladim neden goniil koyarsm bize! Seyhin 
Omer Nurani sana anahtarm Osman'dadir.. demedi mi? 
iste Osman benim", der. Bu soz iizerine Omer Hiidayi 



216 



Baba 90k mahcup olur ve bu yash zatm ellerine kapanip 
affini diler. 

Omer Hiidayi Baba bir sure Seyyid Dede Osman 
Avni'ye hizmet eder ve Kadirilikten Hirka-i Tarikati 
giyer. Aynca Kadiri seyhi olan Osman Avni 
Hazretlerinden icazet ahr. Bundan sonra da Harput'ta 
Kadiri ve Naksi tarikati iizere halki irsada devam eder. 
Fakat yorede daha 90k Kadiri §eyhi olarak meshur 
olmustur. Omer Hiidayi Baba daha sonra Kovenk'e 
yerlesir ve orada dergah kurar. Dergahmda kendisine 
gelen talebelere dersler verip onlan yetistirmekle mesgul 
olur. Onun ilmi ve tasawufi terbiyesi altmda yetisip 
icazet alan halifeleri de 9oktur. Bu halifeleri 9evre il ve 
il9elerde 90k faydali irsad gorevlerinde bulunmuslardir. 

Omer Hiidayi Baba ile ilgili bir bir9ok menkibe 
anlatihr. Rivayete gore, bir Cuma aksami dergahta 
zikrullah yaparken bir rahip de misafir olarak orada 
bulunmaktadir. Omer Hiidayi Baba sahadet parmagim bu 
rahibe uzatir. Rahip anda yiiksek bir sesle, "Ben sahitlik 
ederim ki Allah birdir ve ondan baska ilah yoktur. Hz. 
Muhammed Onun kulu ve Resiiliidiir", der ve halka-i 
zikre girer. Zikirden sonra orada bulunanlardan bir zat 
Omer Hiidayi Hazretlerine, "Efendim parmagmizi bu zata 
yonelttiniz ve bu zat Miisliiman oldu. Ne olur bana da bir 
parmak uzatm da lslah olayim", der. Omer Hiidayi Baba 
zata, "Evladim! Bir isaretle 90k gayrimiislimi 
miisliiman ettik, ama sana kirk sefer isaret ettikse de lslah 
olmadiysan ben ne yapayim", der. 



217 



Hakkmda anlatilan menkibelerden biri de 
soyledir 190 . Haci Omer Hiidayi Baba Giintasi Koyii'nde 
dergah a9ar ve devrin ileri gelen alimlerinden olan 
Beyzade Hoca ve Imam Efendiyi ziyarete Harput'a gider. 
Beyzade Hoca'ya, "Sen, bey oglusun, beylere sahip ol" 
Imam Efendi'ye de, "Sen de imamsm imamlara sahip ol. 
Hirsizlar yolsuzlar da benim", der. 

Hamza Baba, Giintasi'na bes kilometre uzakhkta 
koyde oturan bir eskiyadir. Diyarbakir yolu koyiiniin 
yakmmdan gecer. O da yol kesip, kervan soymaktadir. 
Haci Omer Hiidayi Baba, bundan haberdar olup, "Ben 
yakimma sahip olamazsam uzagima nasil sahip olurum" 
diye diisiiniir. Birgiin Hamza'nm yolu dergaha diiser. 
Omer Baba, "Hamza artik yeter, bu isten vazgec! Allah 
yoluna calls", der. Hamza, ruhuna isleyen bu cagnyi 
kabul eder ve dergaha intisap eder. Bir ay, iki ay derken 
bir gun arkadaslan basma dikilirler. "Harput'ta bir ev var. 
Sen olmazsan soyamayiz, "derler. Hamza Baba, 
"Yapmaym etmeyin, ben Haci Omer Baba'ya intisab 
ettim. Bazi hallerimi yiiziime vurdu. O adamdan 
korkanm." dese de fayda etmez. Arkadaslan, "Senden 
bilmez, etraf eskiya dolu", diyerek razi ederler. Gece 
bastirmca da Harput'ta soyacaklan evin oniinde 
bulusurlar. Eskiden evlerin siirgiileri tahtadanmis. Hamza 



190 Meftune Guler. Harput Efsaneleri. ELESKAV, Elazig 
Egitim, Sanat, Kultiir, Ara§tirma, Tanitma ve Hizmet Vakfi, 
2000 



218 



Baba, testereyi ahp kapimn arahgmdan siirgiiyii kesmeye 
ugrasir. Uzun siire 9abalamasma ragmen siirgii bir riirlu 
kesilmediginden, kapiyi a9amazlar. Arkadaslan 
telaslanir:" Neredeyse sabah olacak, yakalanmadan 
gidelim."derler. Hamza Baba, "Bunda bir hal var, neden 
tahta siirgii kesilmesin ki", diye diisiiniir ama bir anlam 
veremez. Doniiste Giintasi'ndan ge^erken, "Bir de 
seyhime ugrayayim" diyerek dergaha gelir. Bu Omer 
Baba'nm bekledigi ziyarettir. Hamza Baba, i9eriye girer 
oturur ama Omer Baba'nm kolunun sanlmis ve 
boynundan asili oldugunu da goriir. "Ne oldu? §eyhim", 
der. Omer Baba, W9 sesini 9ikarmaz. Ama cemaatte 
oturanlar duramayip esistirirler. "§eyhim aksam bir sey 
yoktu, gece ne oldu? Diistiin mii, ne yaptm?" Omer Baba, 
"Oglum, orasmi kanstirmaym, bizim bir eskiyamiz vardi, 
gece kolumu testereyle kesmeye kalkisti", diye cevap 
verince, Hamza Baba, aksamdan beri olup bitenin sirrim 
anlar ve utancmdan basmi oniine eger. Oyle 90k ibadet 
eder, oyle 90k 9alisir ki, olgun miiritlerin seviyesine bir 
yilda ulasir. 

Ahmed Cemali admda bir oglu, Meymene, Saadet, 
Hafize admda tig kizi olan Omer Hiidayi Baba, 1905 
tarihinde Kovenk'te vefat eder. 

Haci Omer Hiidai Baba, Kovenk'te uzun yillar 
halki irsad eder 191 . Bu siire i9erisinde Gollii Mustafa 
Baha'yi, Ak9akirazh (Per9en9li) Muhammed Baba'yi, 
Palulu Muhammed Baba'yi, Tebeciiklii Mehmet Baha'yi 



191 http://kovenkkoyu.tr.gg/ 



219 



Kurkrii Haci Muhammed Baba'yi, Dere bogazi koyiinden 
Hamza Baha'yi, Harputlu Abdullah Fahri Baba'yi, Izollu 
Muhammed Emin Baha'yi ve §ukrii Baha'yi yetistirir. 
Bunlardan Gollii Mustafa Baba, Tayyar Baba'yi 
yetistirerek Kadirilik Tarikatim gunumiize tasir. Bir diger 
kolu ise Harputlu Abdullah Fahri Babayla Malatya'ya 
gider. Sarihh Muharrem Hilmi Efendi de buradan 
yetiserek sonradan kendisi Siileyman Ates'i yetistirmistir. 
Tarikatm Kiirklii Haci Muhammed Baha'dan devam eden 
diger bir kolu ise, Trabzon'a kadar ulasrp bugiinku Icmal 
Dergisi ve Mesaj TV etrafmda toplanan Prof. Haydar Bas 
grubunu olusturur. 

Kabri miitevazi bir mezar halindeyken daha sonra 
sevenleri tarafmdan kabrinin iistiine tiirbe yapihr. 
Giiniimuzde tiirbesi olduk9a yogun bir sekilde haftanm 
biitiin giinleri ziyaret edilmektedir. Tiirbe genellikle 
ziyaret ama9h olarak ziyaret edilmektedir. Buraya cocugu 
olmayan kadmlar 90cuk sahibi olmak, fel9li hastalar, 
bedensel ve ruhsal rahatsizhgi olanlar 90gunlukta olmak 
iizere her tiirden hastalar gelir. Rahatsizhgi olan kisiler 
sifa bulmak amaciyla bazen burada bir iki gece yatiya 
kahr. Kismeti kapah olan gen9ler kismetlerinin a9ilmasi, 
issiz olanlar is sahibi olmak, 9esitli smavlara giren 
ogrenciler basanh olmak maksadiyla ziyarete 
gelmektedir. Aynca 90cugu askerden donenler, ge9irdigi 
bir kazadan saghkh bir sekilde kurtulanlar vb. bir9ok 
dilek ve istekleri dogrultusunda buraya gelmekte ve siikiir 
amaciyla kurban kesip tasadduk etmektedirler. Adagi 
olanlar da buraya gelip kurbamm kesmekte ve tasadduk 



220 



etmektedir. Ziyarete gelenler burada Kur'an-i Kerim 
okumakta ve ziyaret sonrasmda en az iki rekat namaz 
kilmaktadirlar. Tiirbenin bakimmi yapan kadma da 
yaptigi bu hizmetten dolayi ciiz'i miktarda para veya 
yiyecek tiiriinden hediyeler de verilir. 

Be§ik(li )Baba, Harputtaki Balak Gazi heykelinin 
yanmda, bir zamanlar Kayabasi denilen biiyiik namaz 
meydanmm bas tarafmda medfundur. Tiirbe plansiz bir 
sekilde tas isciligi ile yapilmistir. Kiiciik bir penceresi 
vardir. Giris kapisi da o nisbette kiiciiktiir. Tiirbe onceden 
yapilan sekli iizerine onarim gormiistiir. Mimari bir 
ozelligi yoktur. ishak Sunguroglu'nun eserinde bu 
tiirbenin bulundugu yerde bir ailenin topluca §ehit edilmi§ 
oldugu ileri siiriiliir. Burada yatan zatlarm Arap 
ordularmm Harput'u fetihleri sirasmda §ehit dii§tiikleri 
kabul edilir. Tiirbede bulunan be§ikten dolayi buraya 
"Be§ikli Baba" denilmi§tir. 

Seyyid Kasim tiirbesi, Elazig merkez, Hiiseynik 
(Ulukent) Mahallesi, Seyyit Kasim sokakta, eski 
mezarligm alt tarafmda bulunmaktadir. Egimli olan 
arazinin diizeltilmesi ile in§a edilmi§ olan tiirbe ilk olarak 
1808/1809 yilmda yapilmi§tir 192 . Diiz toprak damh olarak 
in§a edilmi§ olan yapi son seklini 1970'li yillarm 
sonlarmda almistir. Yan yana (birbirine bagh) iki kii^iik 



192 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



221 



dikdortgen planh mekandan olusmaktadir. Basit bir plan 
ve mimariye sahip olan yapi "Nadir Baba" tiirbesinin 
planim andinr. Dogu-bati dogrultusunda uzanan yapmm 
her iki boliimiin giiney cephesinde birer pencere a9ikhgi 
yer almaktadir. Dogu ve bati duvarlan sagir tutulmustur. 
Kuzey cephenin bati ucunda basik kemerli girisi 
bulunmaktadir. Bu kapidan girilen mekamn giiney 
cephesinde penceresi, dogu duvarmm kuzey kosesinde 
basik kemerli bir kapi acikhgi ile tiirbe boliimiine 
ge9ilmektedir. Kuzeydogu kosede sandukamn bulundugu 
goriilmektedir. Zaviye olarak da bahsedilen yapmm 
tiirbeye giris kapismm iizerinde 9 satir oldugu se9ilebilen 
kitabesi tarn olarak okunamamaktadir. Yore halkmca 
Seyyid Kasim, Hz. Peygamber'in soyundan gelip 
diismanla harp sirasmda sehit diismiistiir. Halk arasmda 
Seyyid Kasim'm tig tane daha kardesi olduguna inamhr. 
Bunlar Seydiyye Hamm, Hasan Baba ve Osman 
Baba'dir. Bunlardan Hasan Baba ve Osman Baba 
Harput'ta vefat etmistir. Seydiyye Hanim'm ise 
diismandan kacarken tiirbenin giiney tarafmda bulunan 
fesmenin yamnda bir duman icerisinde sir olup 
kaybolduguna inamhr. Halk arasmda burasi 
"Camasirhane" olarak da isimlendirilmektedir. Bir 
rivayete gore, Gugulu Baba lakabi Seyyid Kasim'm 
kendisi icin degil sir olup kaybolan kiz kardesi icin 
kullamhr. 

Seyyid Kasim tiirbesine kulak rahatsizhgi, bas 
agnsi, ruhsal bozukluklar basta olmak iizere bir9ok 
hastahga sifa i9in ziyarete gelinmektedir. Inamsa gore 



222 



sifa bulmak i9in 119 carsamba list uste gelinmesi gerekir. 
Kulak rahatsizhgi nedeniyle tiirbeyi ziyarete gelenlerin 
her iki kulagma da "Gugguli gu", "Yarabbi sifa senden 
sebep benden" seklinde uc defa okunur. Daha sonra, 
tespih, seccade ve hasta olan cocugun elbisesinden bir 
parca birakihr. Ayrica cocugu olmayan kadmlar da cocuk 
sahibi olmak icin bu tiirbeyi ziyaret edip dua 
etmektedirler. Yine hasta olup da burayi ziyaret ettikten 
sonra sifa bulanlarm bazilan siikiir amaciyla kurban 
kesmekte ve tasadduk etmektedir. Tiirbe i9erisinde yer 
alan mescit kismmda bazi cuma aksamlan bayanlar 
toplamr ve mevlit okuturlar. Sehrin muhtelif 
mahallelerinden ve civar illerden Seyyid Kasim 
tiirbesindeki mescitte mevlit, 41 yasin okutmaya ve dini 
sohbetlere gelirler. Ayrica vefat eden kadmlar burada 
yikanip kefenlenir. 

1 523 tahrirlerinde ilk defa Seyyid Kasim zaviye ve 
vakfiyesinden bahsedilir 193 . Halk arasmdaki rivayetlere 
gore bu zat, Feth Ahmet Baba ile beraber fetih icin 
bolgeye dort kardesi ile birlikte gelmis, burada sehit 
dusmustiir. Beraberindeki kiz kardesine diisman kotiiliik 
yapmak istemis, bunun iizerine onlarm elinden kurtulmak 
ifin tiirbenin yakmmdaki pmarm oldugu kayamn yamnda 
sir olmustur. Burada mezar yoktur, sadece biiyiik kayamn 
yamnda bir mumluk ve pmar bulunmaktadir. Son yillarda 
pmar borularla eski yapmm disma almmistir. Adak olarak 



193 OYMAK Iskender, Elazig Merkez ve Qevresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili Inanf Ve Uygulamalar 

223 



mevlit, Yasin okutma, kurban ve yiyecek seklinde 
gerfeklestirilir. Yore halki arasmda buradaki pinarm 
suyunun 1/8 zemzem suyu ile kansik olduguna dair bir 
inane var. Idrar yollan iltihaplanmasma iyi geldigine, 
bobrek taslarmi dusiirdiigune inamlir. Ayrica bu sifali 
suyun ic hastahklan giderdigine ve olum doseginde olan 
hastalarm ise ruhlarmi rahat teslim etmesine faydah 
olduguna da inamlir. 

Gozerekli Molla Muhammed'in hanimi Ay§e Ana 
Ulukent (Hiiseynik) mezarhgmda medfundur 194 . Sadece 
makam (riirbegah) bolumiinden olusan tiirbenin 
tavanmm tarn ortasmda beton bir kubbe bulunmaktadir. 
Ayse Ana hocasi Kovman seyhi Molla Mustafa'nm istegi 
ve telkini dogrultusunda, Molla Muhammed ile evlenir. 
Kur'an-i Kerim okumasmm di§mda bir ilmi olmamasma 
ragmen, sahip oldugu iistiin hafiza ve kabiliyet 
sonucunda, evlendikten sonra Molla Muhammed'in 
okudugu kitaplan hafizasmda tutar ve yanma gelenlere 
90k tesirli sohbetler yapar. Molla Muhammed'in 
ogrencisi olan Molla Bahri, Ay§e Ana'nm sahip oldugu 
bu kabiliyeti soyle anlatir: " Hocamizm evine giderdik. 
Hocamiz bize sohbet ederdi. Biz Ayse Ana'nm 
sohbetlerini daha 90k severdik. Hocamiz bir konu 



194 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



224 



hakkmda kitaplarda ara§tirma yaparken Ay§e Ana, 
"Seyda filan kitabi ag o konu falan sahifededir", derdi. 

Ay§e Hanim kocasi Molla Muhammed'den sonra 
vefat eder. Tiirbe, Elazig merkezde yer aldigmdan yihn 
her mevsiminde, haftanm her giinii ziyaret edilir. Buraya 
her tiirlii dilek, dert, sikmti ve hastahklar i^in 
gelinmektedir. Aynca, daha 90k gen9 kizlar kaderlerinin 
a9ilmasi ve 90cugu olmayan kadmlar da 90cuk sahibi 
olmak amaciyla, korkmu§ olan 90cuklarla huysuzlugu 
bulunan 90cuklar bu psikolojik durumdan kurtulmasi i9in 
bu ziyarete getirilir. Yore halkmca tiirbe inanarak ve halis 
bir niyetle ziyaret edildigi takdirde niyet ve maksatlarmm 
ger9ekle§ip sikmtilarmm bertaraf olacagma inamhr. 
Ziyarette yatan zatm yiizii suyu hiirmetine Allah'tan §ifa 
iimit edilir. 



225 



Aricak Evliyalan 



Ancaklilarm, Arapca el yazmasi bir secerede 
Kerbela olaymdan sonra buraya gelip yerlesen Mustafa 
£elebi'nin cocuklan olduklan soylenmektedir. Mustafa 
£elebi'nin Mirvan'daki niifusunun artmasi ve komsu 
asiretlerle olan iyi iliskileri Simserkislileri telasa dusiiriir. 
Arasi acilan iki kabile zamanla catismaya baslar. Bu 
catismalar neticesinde Mustafa £elebi o zamanlar 
Palu'da bulunan Uc Beyi Kara Cimsit Bey kabilesinin 
himayesine girer. Bu olaylar ana yerlesim yeri olan 
Ancak'm (^aldiran Savasi'ndan sonra temellerinin 
atildigini gosterir. Aricak bu tarihe kadar Mirvan diye 
amlmaktadir. Osmanhlarm egemenligine girince 
Karabegan (Karabegler) olarak amlmaya baslanmistir. 
1 960 yilmdan sonra Aricak olarak degistirilmis ve halen 
ismi aynidir. 1972 yilmda merkez Aricak Koyii olmak 
iizere Saman ve Giimiiskaya koyleri ile birlestirilerek 
belediye teskilati kurulmustur. 1987 tarihinde ilce 
hiiviyetine kavusur. 

§eyh Yusuf, ilceye 12 km. mesafedeki Bozgavu§ 
koyiinde yer alan bir mezar ziyaretidir 195 . Mezarm etrafi 



195 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
tfni., Kayseri, 2010 



226 



dairemsi olarak taslarla cevrilmis olup bir giris kapisi 
bulunur. Seyh Yusuf un Hz. Omer'in neslinden oldugu 
rivayet edilir. Bu kabir ozellikle Persembe giinleri ziyaret 
edilmektedir. Buraya gelen ziyaretciler mezarm 
bulundugu alanda bir iki saatligine sifa amaciyla 
uyumaktadir. Ziyarete felc hastaligi basta olmak iizere 
diger bedeni-fiziki (ozellikle bel ve diz) rahatsizhklardan 
kurtulma amciyla gidilmekte ve dua ile Cenab-i Hakk'tan 
sifa istenilmektedir. Ziyaret sirasmda mezarm etrafmda 
salavat okunarak donuliir ve dua edilir. 



Baskil Evliyalan 



Selfuklularm Anadolu'ya girmesiyle bolge Artuklu 
Beyligi'nin yonetimine gefer 196 . Yore Anadolu Selfuklu 
Devleti'nin hakimiyetinden sonra 1514 yilmda Yavuz 
Sultan Selim'in dogu seferi sirasmda Osmanh 
hakimiyetine girer. Cumhuriyet donemine kadar Harput'a 
bagh bir belde olarak yonetilmis olan Baskil, 1926 'da 
ilce oldugu zaman, bugunkii yerinden 4 km. uzakhktaki 
Baskil Mahallesinde bulunuyordu. 1928 yilmda 
Nazarusagi'na tasmir. 1929 yilmda Sefkat Mahallesine, 
1933 yilmda yeniden Baskil Mahallesine, ardmdan 



196 KIYAK Abdulkadir, Baskil ve ^evresinde Yaygin Halk 
inamslan, Yiiksek Lisans Tezi, Firat Uni., Elazig, 2005 

227 



yeniden bugunkii yerine nakledilir. Il9e birbirinden uzak 
dort mahalleden meydana gelmistir. Il9eye bagh 62 koy 
ve 203 mezra mevcuttur. Il9e merkezinde ziyaret mekani 
olarak, 1 mezar, bir ziyaret tepesi yer alir. il9enin 
koylerinde 11 tiirbe, 14 mezar, 2 kutsal tas, bir Sah 
ismail'm £adin tespit edilmistir 197 . 

Seyh Aziz Efendi, il9enin Sefkat Mahallesinde 
medfun olup burasi bir mezar ziyaretidir 198 . Kabri yerden 
yanm metre yiikseklige kadar beton sivayla yapihp, bas 
ve ayak kismmda mezar taslan bulunmaktadir. 

Kabrin uzerindeki levhada, "Macirlikte Bingol'tin 
Karhova il9esinin £atag Koyii'nden gelip Baskil §evkat 
Mahallesinde vefat etmistir. §eyh Aziz Efendi §eyh Keki 
Efendi'nin kardesidir. 1926 yilmda vefat etmistir. 
§evkat'a 9oban olarak gelmis ve mezarm sanliga iyi 
geldigi biliniyor" seklinde bir bilgi yer almaktadir. 

Yore halki tarafmdan abid ve zahid bir zat olarak 
kabul edilen bu zatm kabri, sanhk hastahgma 
yakalananlar tarafmdan yogun olarak ziyaret edilir. 
Sanhk hastalan bu ziyarete gelip dua ederler. Mezarm 
topragmdan alarak suya kanstinp yikamrlar. Bu sekilde 
sifa limit ederler. Sanhk hastahgi yamnda 90cugu 



197 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

198 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

228 



olmayan kadmlar da burayi ziyaret etmekte ve 
cocuklarmm olmasi icin dua etmektedirler. 

Ziyaret Tepesi, il9enin §efkat Mahallesinde 
Ziyaret Tepesi adi verilen mevkide yer alir 199 . Buradaki 
tiirbe sadece makam kismmdan olusup herhangi bir 
mimari ozelligi bulunmamaktadir. Daha onceleri burada 
yer alan agac ve mezar ziyaret edilirken, yore halkmdan 
Haci Peker isimli sahsm ailesinden bir kisi riiyasmda 
burada iki sehit oldugunu goriir ve bu riiya iizerine bu 
tiirbeyi yaptinr. Giinumuzde bu ziyarete akli dengesi 
bozuk olan kisiler, korkmus olan cocuklar ve cocugu 
olmayan kadmlar getirilmekte ve Allah'tan sifa limit 
edilmektedir. Yapmm duvarma asih tabelada bu tiirbede 
yatan zatm adinin "§eyh Muhammed" oldugu bilgisi yer 
alir. 

Musa Havrani tiirbesi, il9eye 12 km. mesafede 
bulunan ve eski ismi §eyhan olan Akdemir koyiinde, koy 
camii bitisiginde yer alir 200 . Tiirbe iistii catih olup sadece 
tiirbegah boliimiinden olusmaktadir. Musa Hervi'nin 
sandukasi giriste sol tarafta bulunup karsismda, yani 
kible tarafmda ise mihrap ve ucrii mazgal (lsiklandirma) 



199 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

200 Koy Seyyit soylu "§eyhan" a§iretinden gelmektedir. 
§eyhanh a§ireti Aku§agi koyii, Alangoren, Karagedik gibi 
koylere yerle§mi§tir. Bolgeye 1300'lerde Iran'dan gelmi§ 
oldugu anlatihr. Koy Bizans doneminden kalma kale kahntilan 
ile eski bir yerlesim yeri oldugunu gosterir. Burada bir 
Hristiyan mezarhgi oldugunu gosteren mezar taslan mevcuttur. 

229 



sistemi mevcuttur 201 . Yore halki tarafmdan bu zat "Musa 
Hervi, Musa Hervani" gibi isimlerle bilinir. Anlatildigma 
gore, Hevran yoresinden buraya binbasi riitbesiyle tayin 
edilmistir. Anadolu'da biiyiik fetihlere komutanhk 
yapmis, bu fetihler sirasmda bugiin tiirbesinin bulundugu 
alani da karargah olarak kullanmistir. Musa Hervi'nin 
ilim ve riitbe olarak Pir Hasan Zerraki ve Abdulvehhab 
Gazi ile ayni seviyede oldugu soylenir. Musa Hervi'nin 
Harput'ta yer alan Ahi Musa Mescidi ve Turbesi'nde 
medfun zatlardan biri ve Elazig'a bagli eski ismi Hozik 
olan Catalharman koyiinde Nazir Baba Zaviyesinde 
medfun zatla bir isim benzerligi bulunmaktadir. 

Bu ziyaret hem Alevi hem de Siinni inanca sahip 
vatandaslanmiz tarafmdan ziyaret edilir. Haftamn her 
giinii ziyarete gelinir. Buraya daha 90k ruh hastasi, felcli 
hastalar ve cocugu olmayan kisiler gelmektedir. Sanduka 
iizerinde bulunan taslar sifa amaciyla viicudun agriyan 
yerlerine suriilur. Anlatildigma gore, tiirbeyi define 
amach olarak afmaya gelmisler. Gelen kisilerden iferide 
kazi yapan kisi siddetle 9arpihp fel9 olmus,bir sure sonra 
da vefat etmistir. Tiirbe alamnda kurban kesme yeri de 
bulunmaktadir. Burada adagi olan ziyaretciler kurban 
kesmektedirler. Eskiden burada kurban kesme olayi 
giinumuze gore daha fazlaymis. Ayrica kurban etlerini 
pisirmek i9in ocaklar da bulunmaktadir. Gelen 



201 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

230 



ziyaret9ilerin bir kismi sandukanm etrafmda donmekte ve 
sandukanm ortiisiinii opmekte ve yiiziine siirmektedir. 

Seyyid Hoca da denilen Seyh Sait'in kabri tiirbe 
halinde olmayip etrafi taslarla cevrili basit bir mezar 
ziyareti seklindedir 202 . Evi ve makami Dervisdere 
mezramda bulunup, evinde kendisine ait kilic, biiyiik bir 
masa vb. ozel esyalan mevcuttur. Seyh Sait'in kabri 
Dervisdere'de bulunmayip il9eye 36 km. mesafede 
bulunan Akugagi koyiine bagh Sigdin mezrasmda yol 
iizerinde bulunur. £ok biiyiik bir evliya oldugu soylenen 
bu yiice zatm Bagdat'tan buraya geldigi ve Seyyid Nursi 
siilalesinden oldugu rivayet edilir 203 . Anlatildigma gore, 
Seyit Hoca 14 koyiin vergisini toplarmi§. Onu istemeyen 
bazi kimseler, vergi kacirdigi gerek9esiyle padi§aha 
§ikayet ederler. Padi§ah'm emriyle Keban il^esi 
muhitinde yer alan bir firma Seyit Hoca'yi atarlar fakat o 
yanmaz. Daha sonra padi§ahm ikinci bir emriyle bir defa 
daha firma atarlar. Bu defa seyit Hoca ciibbesinin altma 
bir 90cugu saklar. Firmdan tekrar 9ikardiklarmda her 
ikisinin de yanmadigim goriirler. (^ocuga nerede oldugu 
sorulunca 90cuk, "sabaha kadar karh bir dagm 
tepesindeydim", cevabim verir. Bu olaydan sonra Seyit 
Hoca hakkmda yedi padisahm miihriinii tasiyan bir 



202 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

203 KIYAK Abdiilkadir, Baskil ve Qevresinde Yaygin Halk 
inam§lan, Yiiksek Lisans Tezi, Firat Uni., Elazig, 2005 



231 



ferman yazilmis, Seyit Hoca ve havalisi artik rahatsiz 
edilmemistir. 

Kabrinden ziyade evi bir ziyaretgah (ocak) olarak 
koturiim ve fel9li hastalar basta olmak iizere 9esitli 
hastaliklar icin ziyaret edilerek dua edilir. Aynca evinin 
giineybati kosesinde yer alan ocagm topragmdan almip 
suya karistinhr. Bu sudan i9en veya yikanan hastalarm 
iyilesecegine inamhr. Yore halkmdan bazilan isminin 
"Sait" oldugunu soylerken bazilan da hem isminin hem 
de kendisinin "Seyyid" oldugunu soylerler. Gosterdigi 
kerametler sonucunda devrinin Sultam tarafmdan 
kendisine berat verildigi ve bu beratla kendisinin ve 
neslinin askerlikten muaf tutuldugu soylenir. Ayrica alim, 
kamil, fazil ve salih bir mii'min oldugu koy sakinleri 
tarafmdan beyan edilmektedir. §eyh Sait Efendi'nin 
nesline ve neslinin malma yaptigi dua miinasebetiyle 
siirulerine kurtlarm zarar vermedigi, bag ve bah^elerine 
de hirsizlarm giremedigi nakledilir. Hirsizhk i9in 
girenlerin basma ise mutlaka bir felaketin geldigini ifade 
etmistir. Eskiden burasi yore halki ve 9evre illerden 
gelenler tarafmdan yogun olarak ziyaret edilirmis. 

Yusuf Baba tiirbesi, il9enin Akugagi koyiinde 
medfundur 204 . Turbe, koyiin biraz alt tarafmda bugiin 
harabe olan eski bir yerlesim yerinde bulunmaktadir. 
Tiirbenin iistii 9atih olup sadece bir tiirbegah odasmdan 
olusmaktadir. Bu tiirbenin eskiden 9esitli rahatsizhgi 



204 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

232 



bulunan kisiler tarafmdan sik9a ziyaret edildigi anlatihr. 
Turbeye daha 90k fel9li hastalar, sara hastalan, sinirsel 
rahatsizhklan bulunanlar gelirlermis. Ziyarete gelen 
kisiler burada Kur'an okuyup sevabmi bagislamakta ve 
dualar edip Allah'tan sifa limit etmektedirler. 

Pir Halil'in mezan il9eye 29 km. mesafede 
bulunan A§agikulu§agi koyiinde medfun olup etrafi 
taslarla 9evrilmis bir mezar ziyaretidir 205 . Koyiin bir km. 
kadar dismda bir tepede kabri bulunur. Mezarm bas 
kismmda iizerinde herhangi bir yazi bulunmayan bir 
mezar tasi mevcuttur. Mezarm bulundugu alanda dilek 
agaci mevcuttur. Bu agaca, ziyarete gelen kisiler dilek 
tutup bez baglarlar. Eskiden Pir Halil mezan hastalar ve 
ziyaret9iler tarafmdan 9ok9a ziyaret edilmesine ragmen 
gunumiizde bu ziyaretlerin olduk9a azalmis oldugu 
soylenir. 

Haci Hasan Baba tiirbesi, il9enin 3 km. 
kuzeyindeki Dogancik koyiinde, Yatih Bolge ilkogretim 
Okulunun giiney batismdadir 206 . Cami, tiirbe ve 
misafirhane gibi bolumler aym 9ati altmda toplanmistir. 
Yapi kirma 9atili, sac kaphdir. Yapiya dogu yoniinden 
girilmekte ve giristen sonra boydan boya uzanan bir 
koridor bulunmaktadir. Girisin sagmda ziyaret9ilerin 



205 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

206 iqyak Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

233 



kalmasi i9in merdivenle 9ikilan boliimler, cami girisi, 
devammda ortasmda kapi afikhgi olan ve iki metreyi 
bulan yarim duvar ile ayrilmis bos mekana ge^ilir. Bu 
mekamn bati duvarmda iki list pencere vardir. Bati U9taki 
bolumiin ortasmda bulunan kapi a9ikhgi ile giineydeki 
tiirbe boliimune ge9ilir. Tiirbe olarak diizenlenen bu 
mekanda sahidesi bulunmayan sembolik bir sanduka yer 
alir. Turbe kismi, dogu bati dogrultusunda dikdortgen 
seklinde uzanan yapinin kuzey bati kosesinde, kare bir 
mekan olarak yer almaktadir. Yapida siis unsuru ve 
kitabe bulunmamaktadir. 1960'h yillarm sonlarmda yapi 
bugiinkii seklini almistir. 

Yorede Tiirk iskani a9ismdan onemli katkisi olan 
§eyh Hasan Zaviyesi'nin Osmanh doneminde XVIII. 
yiizyila kadar faaliyetini surdiirdugu belirtilmektedir. 
1881 yili salnamesinde "§eyh miisarun-ileyh merkeze 
sekiz saat mesafede vaki Melul Usagi nam karyede 
metfun bir ziyaretgah-i mahsustur" seklinde bilgi verilir. 
Anlatildigma gore, Haci Hasan Baba, Peygamberimizin 
amcasi Hz. Abbas 'in soyundandir. Anadolu'nun 
Tiirklesmesi ve islamlasmasi siirecinde miicadele etmis 
ve bu topraklarda sehit olmustur. 

Arastirmaci yazar Halis Osmanh, yaptigi inceleme 
sonucunda Hasan Baba ile ilgili olarak su kayda 
rastlar 207 . "Imam Hasan hatin i9in §eyh Yusuf un oglu 



207 Bolgenin bir^ok mahkemesinde gorev alan Halis Osmanh, 
Elazig'in Baskil il^esinde dogdu. Ailesinin gonderdigi bir 
egitim kurumunda Arap?a, Fars?a ve Osmanhca ogrendi. Firat 
iizerine kurulan Karakaya Baraj Golii nedeniyle istimlak edilen 

234 



§eyh Musa'ya ister padisah ve ister beylerbeyi olsun 
hiirmet etmezse cedlerine lanet olsun. §eyh Musa'nm 
atalan keramet sahibi idi. Cetleri tasa binmisler, 
karayilam kamci etmisler, sabah namazmi Diyarbakir'da, 
oglen namazmi Mekke'de ve ikindi namazmi yine 
Diyarbakir'da kilmislardir. Demislerdi; padisah veya 
beylerbeyi olsun bunlara (Haci Hasan Baba nesline) izzet 
ve hiirmet layiktir. Kim izzet ve hiirmet etmez ise onlara 
izzet ve hiirmet gostermeyin. (Haci Hasan Baba Nesli) 
bunlar Hz. Muhammed ve Hz. Ali'ye izzet ve hiirmet 
etmislerdir. Haci Hasan Baba yine sabah namazmi 
Diyarbakir'da oglen namazmi Mekke'de yine cetleri gibi 
Allah' in yardimiyla tasa binmisler karayilam kamci 
etmislerdir." 

Halk arasmdaki rivayetlere gore bes kardes 
olduklan ve bes kardesin de Baskil cevresinde sehit 
diistiikleridir. Bunlardan biri yine koy simrlan icinde 
asagi (^orgoris'te yer alan ve yine kendi adi ile amlan 
Melik Baba tepesinde olup mezar yeri net bir sekilde belli 
degildir. Tahmini bir yer taslarla cevrilmistir. Buraya da 
yilm 9esitli donemlerinde ziyaretler yapilmaktadir. 

Haci Hasan Baba vakfmm arazisi bu gun Dogancik 
koyliisii ve sonradan Hacimustafa (Kurmiyan) koyiinden 
gelenler tarafmdan kullamlmaktadir. 



arazilerde fikan ihtilaflar nedeniyle adli komisyonlarm onayi 
ve gorevlendirmesi sonucu 1872 yihna dayanan Baskil Tapu 
Mudurlugiindeki Osmanh donemine ait tapulan inceledi. 
Yargitay'in talebi iizerine Inonu Universitesi Fen Edebiyat 
Fakiiltesi Tarih Boliimu'riden de uzmanhk belgesi aldi. 

235 



Haci Hasan Baba tiirbesi akil ve ruh hastalan, 
fel9li hastalar, focugu olmayan kadmlar, erkek 90cugu 
isteyen kisiler, sara hastalan fogunlukta olmakla beraber 
her turrii hastahga sifa amaciyla ziyaret edilmektedir. 
Ziyarete getirilen hastalarm bir kismi burada sifa bulmak 
amaciyla bir iki saatligine yatinhr. Bir kisim hastalar ise 
burada sabahlamaktadirlar. Ayrica kismeti kapah olan 
gencler kismetlerinin a9ilmasi, issiz olanlarm is bulmasi 
ve ailevi sorunu olanlarm bu sorunlardan kurtulma 
niyetiyle burayi ziyaret etmektedirler. Ziyarete gelenler 
ama9 ve maksatlarma ulasmca buraya tekrar gelmekte 
kurban kesip tasadduk etmektedirler. Ayrica cocuklan 
askerden donenler, iiniversite smavi gibi smavlan 
kazananlar ve ge9irdigi kotii bir kazadan kurtulanlar da 
burada siikiir amaciyla kurban kesmekte ve tasadduk 
etmektedirler. Bugiin 90k sayida insan bu tiirbeyi ziyarete 
gelmektedir. Daha 90k ruhsal rahatsizhklan olanlann ve 
fel9 ge9irenlerin iyilesmesi i9in gelinir. Ziyaret9ilerin 
biiyiik bir kismi geceyi tiirbe i9erisinde yatarak ge9irirler. 
O gece gordiikleri riiyalardan 9ikanlan mesajla 
hastalarmm iyilesip iyilesemeyecegini anlarlar. Her yil 
artarak devam eden bu ziyaretler esnasmda kurbanlar 
kesilir, mescit boluiminde namaz kilmarak dualar edilir. 

Osmanhlarm ilk doneminde bu zat hakkmda 
verilen bir ferman ve beratla burasi vakfa baglanmistir 208 . 
§eyh Hasan Baba verilen bu berata gore Peygamberimiz 



208 Aydogmu§, Giinerkan; Harput Kiiltiiriinde Din Alimleri, 
Elazig, 1998 

236 



Hazreti Muhammed'in amcasi Hz. Abbas'm soyundandir. 
Berattaki soy kiitugune bakihrsa babasi Haci Seyyid 
Mustafa'dir. Oglu olarak Davud ismi ge9mektedir 209 . 
Baskaca oglu ya da kizinin olup olmadigi 
belirtilmemistir. Yine bu soy kutiigunde §eyh Hasan'm 
oglu Davut, Davut'un oglu Mehmet, Mehmet'in oglu da 
Arap Baba olarak isimlendirilmistir. Harput'da ki Arap 
Baba'nm §eyh Hasan soyundan gelmesi dolayisiyla de 
bunun Peygamber Efendimizin Amcasi Abbas'a kadar 
ulasmasi oldukca ilgin9tir. Bir diger ilgin9 nokta da, Arap 
Baha'nm oglu Bedri, Bedri'nin oglu Hasan, Hasan'm oglu 
Ishak, Ishak'm oglu da Balak Gazi olarak belirtilmesidir. 
Halbuki, tarihi kaynaklarda Balak Gazi'nin Artuk Bey'in 
torunu oldugu, babasmm da Behram Bey olarak ge9tigi 
bilinmektedir 210 . 

Haci Hasan Baba, oyle anlasihyor ki, 
Tiirklerin Anadolu'ya gelislerinden 90k once burada 
medfundu. Islam ordularmm yoredeki fetihleri sirasmda 
§eyh Hasan Baba'nm da burada sehit diistiigu ya da vefat 
ettigi samlmaktadir. Bu berat ve fermam Tiirk9elestirip 
mescit bolumiine asan Halis Osmanh'nm da belirttigine 
gore, §eyh Hasan riitbeli bir asker olup, kahraman bir 
Islam savas9isidir. Arap ordularmm Anadolu'yu 
fetihlerinde gorev aldigi dusiinulmektedir. 



209 KIYAK Abdiilkadir, Baskil ve Qevresinde Yaygm 
Halk inam§lan, Yiiksek Lisans Tezi, Firat Uni., Elazig, 2005 
210 Halep'te Hz. Ibrahim Makami'na gomiilen ve Lahdi §am 
Milli Miizesinde bulunan Balak Gazi 1115 yihnda, Harput ve 
yoresini eline ge?irerek Artukogullan donemini ba§latir. 

237 



Il9eye 39 km. mesafede, Firat kiyismda olan ve 
eski ismi Adaf olan Kumlutarla yaklasik 35 haneli bir 
koydiir 211 . Koy mezarhgi iki bolumden olusmaktadir. 
Giineyde kalan Arhasoglu mezarhgmda kii9uk bir 
tiirbenin yikmtisi bulunmakta ve olduk9a ozenli olarak 
kesme taslardan yapilmis olan bu tiirbenin iki ayagi, bir 
kemeri ve kismen kose ii9genleri guniimuze gehnis, geri 
kalanmm ise kisa sure once yikilmis oldugu soylenir. Her 
iki mezarhkta da 90k sayida tas sanduka mezar var. 
Kitabeli mezarlann i§9iligi olduk9a iyidir. 
Adaf koyliileri bugiin 9ogunlukla IstanbuPda 
oturmaktadir. Koy Karakaya baraji golii i9inde kalmistir. 
Buradaki tarihi degeri olan Sel9uklu ve Osmanli 
donemlerine ait sahideler ve sandukalar sulara 
gomulmustur. 

Adaf koyiinde 119 onemli ziyaret mekam vardir. 
ilki, §ih Bahsis Tiirbesi ve Tekkesi olup Utebay Ailesi, 
dede ve tekkesin olarak bu yerlerin sorumlulan idi. Bu 
koyde de §ih Bahsis neslinden dedeler vardir. 

§ih Bahsis, Adaf yoresine gelerek yedi koyii 
kendine baglar ve yeni bir asiret yapilanmasi olusturarak, 
adma da "Bahsisli ya da Bahsayislu" cemaati ve oymagi 
denir. Anlatildigma gore, Sel9uklu Sultani Alaeddin 
Keykubat, bu yoreyi §ih Bahsis'e vakfeder. §eyhlik 
beratmi ve seyyidlik seceresini de onaylar. Daha sonra 
Kerbela Tekkesi'nden alman secereler de vardir ki bu 
belgeler Hiiseyin Utebay ailesindedir. Muhtemelen §ih 



211 Ismail Onarh 



238 



Bahsis 13.yiizyil sonuna kadar yasamistir. Diger taraftan, 
Ertena Ogullan'ndan ve Beyligin kurucusu Alaeddin 
Eretna (1335-1352) Beyi, Karamanogullan'nm elinden 
kurtararak tahtma iade eden bir Bahsayis Bey vardir. 
Kayseri Miizesindeki mezartasmda olum tarihi 1347 
olarak yazihdir. §ah Kutlug Hatun'un oglu Haydar 
Bey'in oglu Bahsayis olarak belirtilmistir. 

ikincisi, Bezm-i Besten riirbesi olup Alo Dede 
ailesinin sorumlulugundadir. 

U9iincu tiirbe, Yedi Kisi Tiirbesidir ve burasi da 
Kel Mehmetler ailesinin sorumlulugunda idi. 

Bu ziyaretlere getirilen kurbanlar ve adaklar anilan 
aileler tarafmdan organize edilerek koy halkma 
iilestirilirdi. Koyde ayn-i Cemler dede ailesince, yani §ih 
Bahsis Ocakhlarmca icra edilirdi. Onarh'nm 
makalesinden, bugiin ise, §ih Bahsis Ocagi dedesi olarak 
Hiiseyin Utebey'in, istanbul'da geleneksel olarak dini 
gorevini mutat zamanlarda icra etmekte oldugunu 
ogreniriz. 

§ih Bahsis' e ait 90k sayida menkibe, rivayet ve 
efsane anlatihr. Basta Onar ve Ataf koyleri olmak iizere, 
§eyh Hasan, Mutmur, Atabek, Korucuk, Kale, §abanlar, 
Hastek, Nimri gibi koylerde farkh anlatim bi9imleriyle 
guniimuze kadar bu soylenceler gelmistir. Dr. 
Kaygusuz'un Onar koyiinden derledigi soylenceye gore, 
§eyh Hasan oglu §ih Bahsis'i 119 kez denemeye tabi tutar. 
§ih Bahsis bu smavlarm \i9unde de basanh olur. Oglunun 
bu basanlarmi goren §eyh Hasan, asiretinin iki bash 
olmamasi i9in oglunun baska bir yerde yurt edinmesine 



239 



ve a§iretini olu§turmasma miisade eder. Bu 119 soylence 

§6yledir: 

"§ih Bahsis deli dolu bir yigitmis, ermis mi 
ermis! Kafasi estikce gozden kayip olup, iraklari 
dolasip gelirmis... §eyh Hasan oglunun boyle sik sik 
ortahktan yitmesinden; O'nun bir yurt arama, bir y ere 
yerlesme, obasini kurup ayri oturma ozlemi duydugu 
yargisina varip; sinamaya-denemeye qagirmis. Bu bir 
ok atma yarismasiymis, baba He ogul arasinda. Ilk 
oku §eyh Hasan atmis Nisangdh 'tan; ok koyiin 
kuzeyindeki, Araplar Tasi 'mn bulundugu yere 
dusmiis. §ih Bahsis aym yerden oku firlatmis, 
babasindan yaklasik 70-80 metre yukari ilerisindeki 
Dikmetas 'a ulastirmis. " 

"Yine bir giin, baba-ogul, Buyuk Ocak 
tekkesinin onundeki kerevette oturuyorlarmis. Giines 
kizil isiklarini Goldagi 'mn ardina saklarken, qobanlar 
da sigirlarini koye dogru haylamakta imisler. 
§eyh Hasan: "Bak, Bahsis!.. Nisangdh 'dan asagi bir 
inek geliyor, goruyor musun?.. " demis. O da: 
"Goriiyorum, §eyh Babam, yakinda doguracak, gebe 
(kunnaci) bir inek. " demis §ih Bahsis. 
§eyh Hasan: "Inegin karmndaki dananin alninda ak 
var, aim bassikl " demis. 

§eyh Bahsis ise: "Hayir, benim can babam, 
dananin alninda ak yoktur. Sizin o gordugunuz, 
dananin kuyrugunun ucundaki ak, dolanip alnina 
gelmis.. " demis ve bahse tutusmuslar. 



240 



Bu konusmadan bir sure sonra inek dogurur ve 
dananin aim bassikhr. Sih Bahsis 'in soyledikleri 
dogru gikar. Boylece, babasi karsisinda ikinci bir 
sinavi da kazanmis olur. 

Seyh Hasan iki sinavinda da basarih olan 
ogluna bu kez farkh; Alevi ogretisinin temel inang 
dlgiitlerinden olan, "don degistirme" yani "bir 
kahbtan baska bir kahba girme" seklinde tezahiir 
etmeye karar vermis... " 

§ih Bahsis gunlerden bir gun, bir gift okiiz 
onunde §eyh Qayiri 'na gifte giderken, kayahk bir yer 
olan Naldoken'de birden ejderha gibi kocaman bir 
yilan karsisinda beydah olmus. Irkilmis ve kendisini 
gabuk toparlayarak, yilana simsek gibi bakarak, tek 
bakista onu tammis ve soyle demis: 

"Benim babam olmayasin; 
Bana sinak salmayasin; 
Ben bir tasa egilince, 
Sen gagila dolmayasin... 

Bu deyisinden sonra Sih Bahsis, tas ahp atmaya 
egilmeden daha; ruzgdr estirircesine semah donen 
Seyh Hasan Baba yilan donundan silkinerek gikar. Ve 
soyle der: "Ug sinavi da kazandin. Benim yigit 
ogluml.. Haydi ugur olal.. " diyerek gozden 
kaybolur...Buyuk Ocak Tekkesi'nde "Irfan Ayn-i 
CemV'nde "Kocalar MeclisV'nde Seyh 

Hasan; "Tamam oglum " der, Sih Bahsis 'e, "Sen artik 
kendine yeter duruma geldin. Beni de gegtin giigten 



241 



yana. Iki ba§ bir kazan da kaynamaz. Iki §eyh bir 
posta da oturmaz. Var kendine bir yurt edin. " der ve 
oglu iqin dua eder. " 

§ih Bahsis kendine Oner Koyii'nde bir tekke 
yaptirmis, ama burada artik bu olaylardan sonra durmak 
imkansizhgim anlamis. Kendine yeni bir yurt edinip, yeni 
talipler, muhipler saglama yolunu secmis. Babasi §eyh 
Hasan ile yansmasi sonucu, §ih Bahsis'in basanli olmasi, 
onu Onar koyunii terk etmek zorunda birakmis. §ih 
Bahsis, Firat kiyismda bir koy kurmus admi da "ATA- 
AF" koymus. §eyh Hasan oglunun bu baskaldinsma ve 
aralarmda gecen olaylardan dolayi ogluna kinlmis. 
Ancak daha sonradan babasmm kendisini bagisladigmi 
ve aralarinin diizeldigini, kurdugu koyiin admdan da 
anlasilmaktadir. 

§eyh Hasan ile oglu §ih Bahsis, Firat Boyu 
fetihlerinde anlasmazhga diiserler. Bu fetihlerde §ih 
Bahsis basanli olur. Bunu goren §ih Hasan da oglunu 
bagislar. §ih Bahsis'in "§eyhlik Berati"nm olmasi ve 
bugiinku Kumlutarla (Ataf) koyiinii de Alaeddin 
Keykubat tarafmdan vakfedilmesi soylenceleri 
dogrulamaktadir. 

Pir Kemal Tiirbesi il9eye 27 km. mesafede 
bulunan Resiilkahya koyiinde, koye 3-4 km. mesafede 
diiz bir alanda bulunur 212 . Herhangi bir mimari ozelligi 



212 Resulkahya, Karoglu, Kulu§agi koylerinin kurucularmin 
karde§ olduklan ve bolgeye tahminen 700 yil once 
yerle§tikleri, Resulkahya koyiiniin kurucusu Resul'un sagir 

242 



bulunmayan tiirbe, iistii ^atili olup ziyaretgah ve ziyaretfi 
odasi olmak iizere iki bolumden olu§maktadir 213 . 
Tiirbenin hemen kar§ismda yine biri ziyaret9ilerin 
kalacagi digeri ise mutfak olmak iizere iki odadan oiu§an 
bir yapi mevcuttur. Rivayete gore, Pir Kemal buraya 
Rumlarla sava§mak i9in gelmi§ ve burada §ehit 
du§mu§tiir. Koyiin batismdaki Mahmut ishak Dagmda ve 
giineyindeki §alel dagmda bu daglara ismini de veren 
ok9ular sava§ sirasmda Pir Kemal' e destek 9ikmi§lardir. 
Ziyaret 9evresinde §ehit mezarlan da bulunmaktadir. 
Tiirbeye 90cugu olmayan kadmlar 90cuk sahibi olmak, 
felfli ve ruh hastalan ba§ta olmak iizere 9e§itli 
rahatsizhklar i9in gelinmektedir. Ziyaret9ilerden bir 
kismi belli ama9 ve maksatlarma ula§mak i9in 
yaptirdiklan muskalan ziyaret duvarma asmaktadirlar. 
Ziyaretin hemen yamnda yer alan ziyaret agacma yildinm 
isabet etmi§ ve kurutmu§tur. Ba§larma musibet gelmesi 
korkusuyla kimse bunu yakmak i9in evine 
gotiirememi§tir. Bu kuruyan aga9 gelen ziyaret9iler 
tarafmdan kullamlmi§tir. Gelen ziyaret9ilerden adagi 
olanlar kurban kesmekte ve tasadduk etmektedir. 



oldugu, bu yiizden bu koyiin diger admin da Sagirlar Koyii 
(veya mahallesi) oldugu rivayet edilir. 

213 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni„ Kayseri, 2010 

243 



Molla Siileyman'm mezan Resillkahya koyiinde 
Pir Kemal turbesinin hemen kar§ismda yer alir 214 . Burasi 
yakla§ik bir metre yiikseklige kadar etrafi ta§larla 
6rulmu§ bir mezar ziyaretidir. Molla Siileyman'm Nak§i 
me§ayihmdan oldugu soylenir. Mu§ Varto'dan Rus 
i§galinde gofiip buraya yerle§mi§tir. Seferberlikte 
Ruslarm Bingol, Mu§, Erzurum, Erzincan istilalan 
sonucu Elazig' a gelerek Ge9ili mezrasma yerle§ir 215 . 
Burada ilmi sohbet ve faaliyetlerde bulunur. Vefat edince 
de yakmlan tarafmdan Resiilkahya koyiine getirilip 
defhedilir. 

Abdulvehhab Gazi tiirbesi, il9eye 49 km. 
mesafede Suyatagi koyuniin Kale mezrasi smirlan 
i9erisinde yer ahp, ismini bu ziyaretten alan Abdulvehhab 
Gazi dagmm yamacmda bulunmaktadir 216 . Eskiden Cevre 
ve Bilalu§agi koyleri arasmdaki yiiksek dagm alt 
eteklerinde bulunan Kale koyiindeki ziyaret yeri, 
Karakaya Baraj Golii altmda kalmi§ olan koyiin hemen 



214 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
TJni., Kayseri, 2010 

215 Ilceye 30 km uzakhkta bulunan Emirhan ile Resiilkahya 
arasmdaki Gecili mezrasi, Drejan a§iretine mensup bir 
mezradir. Kefili koyiiniin sakinleri koyleri ifin eski donemde 
Dokan ismini kullanmi§lardir. 

216 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

244 



iist kismma diiser 217 . Sahil yolundan tiirbeye yaklasik 20- 
25 dakika bir siireyle dik bir patika yolla 9ikihr. Tiirbe bir 
magara icinde yer olup magaranm on kismi bir kapi ve 
iki pencere birakilarak duvarla orulmiistiir. Tiirbe icinde 
yer alan sandukasi ortalama 3 metre uzunlugunda bir 
mezar seklinde olup etrafi betonla sivanmistir. 

Abdulvehhab Gazi'ye ait belirli bir mezar yeri 
mevcut olmayip muhtelif sehirlerde kabir veya makami 
bulunmaktadir 218 . Kaynaklarda Abdulvehhab Gazi'nin 
Firat Nehri kiyismda bir ev yaptirdigim ve bu yorede 
Bizanshlarla siirekli savastigim ve hatta Malatya sehrini 
defalarca fethettigini anlatan bilgiler, onun savaslarmm 
bircogunun bu bolgede gectigini gosteririr. Dolayisiyla 
Abdulvehhab Gazi'nin bu yorede sehit diisme ihtamali 
olduk9a kuvvetlidir. Abdulvehhap Gazi'ye ait oldugu 
soylenen yesil sancak ve bayragm Kale koyiinde oturan 
bir ailede oldugu soylenir. 

Abdulvehhab Gazi'nin tarihi ve menkibevi kisiligi 
hakkmdaki bilgilere, "Battalname" basta olmak iizere 
bazi destansi ve tarihi kaynaklardan ulasmaktayiz. Bu 
kaynaklarda Onun Hazreti Muhammed'i gordiigu ve 



217 KIYAK Abdulkadir, Baskil ve £evresinde Yaygin Halk 
inanijlari, Yiiksek Lisans Tezi, Firat Uni., Elazig, 2005 

218 "Abdulvehhab Gazi Hazretleri'nin ba§hcalan Bayburt'un 
Erenli koyiinde, Elazig'in Baskil ilfesinin bati sinmnda 
bulunan bir dag yamacinda, Afyonkarahisar'in Bolvadin 
ilfesinde Eber golu yolunun uzerinde, Bursa'nm Iznik ilfesinde 
sehre hakim bir tepede olmak iizere muhtelif turbeleri 
bulunmaktadir ."Abdulhalim Durma. Evliyalar §ehri Sivas. 
Sh.4-14 

245 



emanetlerini Battal Gazi'ye ulastirdigi, bir9ok savasta 
Battal Gazi ile beraber savastigi ve 119 yiiz yil kadar 
yasadigi belirtilir. Abdulvehhab Gazi yasadigi zamanm 
manevi miirsididir. Devrinde verilen kararlarda Onun 
manevi niifuzu hep etkili olmustur. O, Battalnamede, 
yash bir "Pir" olarak tamtihr. Yasi 90k ilerlemesine 
ragmen diismana karsi yigit9e savasir. 

Giinumuzde de bu ziyaret butiin canlihgim 
korumaktadir. Yore halki ve 9evre illerden gelen 
ziyaret9iler tarafmdan yogun olarak ziyaret edilmektedir. 
Ziyarete gelenler once Sidki Butiin Zeynep Ana'nm 
tiirbesini sonra da Abdulvehhab Gazi'nin tiirbesini 
ziyaret ederler. Bu ziyarete her tiirlii hastahk i9in 
gelinmektedir, fakat daha 90k 90cugu olmayan kadmlar 
bu arzu ve gayelerine ulasmak maksadiyla burayi ziyaret 
eder. Kadmlar burada bir toren icra edip kendilerini 
ziyarete satmakta ve bunun neticesinde 90cuk sahibi 
olmayi ummaktadirlar. 

Hastahgma §ifa bulan veya 90cugu olanlar buraya 
gelip bir kurban keserek tasadduk ederler. Ziyaret 
mevkiinde gelen ziyaret9ilerin kurbanlanm rahat kesip 
pi§irmeleri i9in kurban kesme yerleri ve ocaklar 
bulunmaktadir. Ge9irdigi bir trafik kazasmdan sag 
kurtulanlar, askerden sag salim donenler ve girdigi 
smavda basanh olanlar, ev veya araba alanlar da burayi 
ziyaret etmekte ve siikiir kurbam kesmektedir. Ayrica 
issiz olanlar is bulmak, gen9ler kaderlerinin a9ilmasi, ev 
veya araba sahibi olmak gibi 9esitli ama9 ve maksatlar 
dogrultusunda ziyaret edilmektedir. Gelen ziyaret9ilerden 



246 



bir kismi burada dilek dileyip tiirbe i9inde mum 
yakmakta ve 9evredeki agaflara faput baglamaktadirlar. 
Tiirbeye gidilirken yamafta ufak bir delik tas ve yamnda 
ufak bir agac bulunmaktadir. Ozellikle 90cugu olmayan 
kadmlar bu maksatlarma ulasmak gayesiyle bu delik 
tastan yazma, esarp vb. giyim esyalanm ge9irir ve 
yamndaki agaca bez baglarlar. 

Sidki Biitiin Zeynep tiirbesi, Suyatagi'mn Kale 
mezrasi simrlan i9ersindeki bir diger ziyaret yeridir ve 
Abdulvehhab Gazi tiirbesinin bulundugu dagm 
yamacmda ve yolun altmda yer ahr 219 . Kare planh olan 
tiirbe sadece tiirbegah bolumiinden olu§makta olup 
herhangi bir mimari ozelligi bulunmamaktadir. Rivayete 
gore, Abdulvehhab Gazi Kale koyuniin dogusundaki daga 
sirtim vermi§ dii§manla fati^maktadir. Bizanshlar dagm 
susuz oldugunu bildikleri icin su yollarmi kesip 
Abdulvehhab Gazi'yi teslim olmaya zorlar. Aradan 
birkac giin ge9mesine ragmen teslim olmaz. Bizanshlar 
gece ge9 vakitlerde elinde kirbalarla Abdulvehhab 
Gazi'ye su tasiyan bir kiz goriirler. Bu kiz Malatya 
Tekfurunun kizidir. Kiz bir anda, "Dinine asik oldugum 
Abdulvehhab", diye seslenir. Bunun iizerine 
Abdulvehhab ona, "Kizim vakit tamamdir, orada dur 
varsm seni orada sehit etsinler. Sonra da gelip beni sehit 



219 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



247 



etsinler"der. Her ikisi de orada sehit edilirler. Islamiyet 
adma sehit edildikleri i9in kral kizma sonradan " Sidki 
Biitun Zeynep Ana" adi verilir. Yore halki tarafmdan 
"Sitti Zeynep" de denir. Burasi haftamn butiin giinleri 
ziyaret edilmektedir. Tiirbenin Abdulvehhab Gazi'nin 
tiirbesine de yakm olmasi dolayisiyla yogun olarak, 
ziyarete konu olmaktadir. Ziyaret her turlu ama9 ve 
maksatlar dogrultusunda yapihr. Buraya ruhsal dengesi 
bozuk olanlar, korkmus olanlar ve ?ocugu olmayanlarm 
daha yogun olarak geldigi goriilur. Eger 90cuk kiz olursa 
adini Zeynep, erkek olursa da Abdulvehhab koyulur. 
Amac ve maksatlarma ulasanlar daha sonra buraya 
kurban getirip kesmekte ve kurban eti pisirilerek 
yenilmekte ve dagitihnaktadir. Aynca issiz olanlar is 
bulmak, gen9ler kaderlerinin a9ilmasi, ev veya araba 
sahibi olmak gibi 9esitli ama9 ve maksatlar 
dogrultusunda ziyaret edilmektedir. 

Tabanbiiku (§eyh Hasan) koyii Baskil il9esine 65 
km. uzakhkta Firat kenannda yer almaktadir 220 . Bolgede 
Firat nehrinin sayih ge9is yerlerinden birisi de burasidir. 
Koyde bulunan Garipler Mezarhgi ve Ahmet Yesevi 
Tiirbesi tarihi nitelik tasiyan eserlerdendir. Bunlarm su 
altmda kalmamasi i9in Besir Asan Bey tarafmdan kurulan 
bir ekip ile tiirbe ve 9evresindeki mezarhk aym plan ve 
6l9ulere sadik kalarak Tabanbiikii koyiiniin yeni yerlesim 
alani i9erisine nakledilmistir. Tiirbe ve mezarhk Dogu 



220 KIYAK Abdulkadir, Baskil ve Qevresinde Yaygin Halk 
Inanijlari, Yiiksek Lisans Tezi, Firat Uni., Elazig, 2005 

248 



Anadolu'nun Turk iskani ile yakmdan ilgilidir. 
Mezarlikta bulunan mezar taslan kitabelerine gore XIII 
ve XIV yy.a ait olup Mogol istilasi oniinden Anadolu'ya 
gelip yerlesen Turkmen gruplarmm iskan ettigi bir 
alandir. Mezarlikta bulunan tiirbe ve mezar taslan 
Sel9uklu ve Beylikler doneminin gunumiize kadar 
gelebilen izleridir. Prizmatik ve catena lahit seklinde olan 
mezar taslan arasmda kandil motifi ile siislenmis olanlar 
cogunluktadir. 

Ahmet Yesevi diye de amlan §eyh Ahmed 
Dede'nin tiirbesi, Tabanbiikii (§eyh Hasan) Koyii'nde 
Garipler Mezarhgi'nda yer almaktadir 221 . Tiirbe 
dikdortgen planh olup giris kapismm iizerinde bulunan 
mermer bir levhada "Pir-i Piran Ser9esmey-i Miirsidan 
Hoca Ahmed Yesevi D.1103-O.1163" yazisi yer 
almaktadir. Tiirbe icerisinde §eyh Ahmed Dede'nin 
mermerden olan mezar tasmda ise sonradan yazilmis 
"Hz. Ali Oglu Celal Abbas Neslinden Horasanh Hoca 
Ahmed Yesevi D.1103-O.1166" yazisi bulunur. 
Yamndaki mezarm ise kardesi §eyh Hasan' a ait oldugu 
soylenmektedir. 1560 tarihli "Kanuni Devri Malatya 
Tahrir Defteri"nde bu zat, "§eyh Ahmet Tavil" namiyla 
amhr. §eyh Ahmed Dede, kma yakilmis gibi kiremit 
renginde uzun sac ve sakah oldugu icin "Kizil Ahmet 



221 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



249 



Dede" ve "Kizil Sah Ahmet Dede", ve aym zamanda 
"Ulu Sih Ahmet" ya da "San Sultan" adlanyla da 
amlmaktadir. Torunlarmdan iinlu ozan Teslim Abdal 
(6.1751) dedesi icin sunlan soyler. 

"Adin §ah Ahmed Tavil-i tubi dedesin 
§ah-i Merdan Musa Kazim Abbas neslisin 
Hdce Ahmedi Yesevi Rum Halifesisin 
In ziyaret eylen §ah Ahmed Dede 'yi " 
Rivayete gore, Seyh Ahmet Dede Ahmet 
Yesevi'nin halifelerinden olup halim selim, 90k uzun 
boylu ve bilge bir kisidir. Bir gun hocasi ona "Boyun 
kadar ulu olasm, soyun sopun ebedi tavil ola, bundan 
boyle sen de Seyh Ahmet Tavil olarak cagnlasm", diye 
dua eder ve ocakta yanan dut kosegisini alarak firlatir. 
Hocasi Seyh Ahmet Dede'ye, "Sana destur ve nasip 
verdim. Git bu kosegiyi bul, orasi senin yurdundur", der. 
Bunun iizerine Seyh Ahmet Dede hocasmm elini opup 
niyaz eder ve kardesi Seyh Hasan'la birlikte yola 
koyulurlar. Firat Nehri'nin kiyisma diisen kosegiyi bulan 
Seyh Ahmet Dede buraya tekkesini kurar. Kardesi Seyh 
Hasan' a izafeten ise koyiin adim da Seyh Hasan olarak 
koyar. Rivayete gore, Seyh Hasan'm cocugu olmaymca 
50k uziiliir. Bir gun kardesi Seyh Ahmet Dede ile 
otururlarken ona, "Senin adm Anadolu'da her yerde 
duyuldu. Benim adim duyulmadigi gibi 90cugum 
olmadigi i9in ben oldiikten sonra silinip gidecek", diye 
bir yakmmada bulunur. Bunun iizerine Seyh Ahmet 
Dede, "Oyleyse bu koyii senin admla soyleteyim", der ve 



250 



koye §eyh Hasan'm adim verir. Teslim Abdal bir 
dortliigiinde de sunlari ifade eder. 

"Kardesi §eyh Hasan ismiyle soylensin 

Bayriyla Ummanlan boylasm 

Yiiziin goren ol Kabe'yi neylesin 

Firat kenarmda §eyh Ahmet Dede" 

§eyh Ahmet Dede'nin kabrinin bitisiginde yer alan 
ve kardesi §eyh Hasan'a ait oldugu soylenen kabrin ayak 
ve bas kismmda bulunan mezarm sahide taslan iizerinde 
herhangi bir yazi yoktur. Yore halkmm bir kismi 
burasmm Hoca Ahmet Yesevi'nin makami oldugunu, bir 
kismi da §eyh Ahmet Dede'nin ogluna ait oldugunu 
belirtir ve §eyh Hasan'm kabrinin Arapkir'in Onar 
koyiinde bulundugunu soyler. Fakat yore halki Onar 
koyiindeki §eyh Hasan'la Tabanbiikii koyiinde medfun 
olan §eyh Hasan arasmda sadece isim benzerligi 
oldugunu, bunlarm farkh kisiler oldugunu anlatirlar. 
Ayrica Onar koyiindeki §eyh Hasan'm aslmda 
Tabanbiiku'nde medfun bulunan §eyh Hasan'm miiridi 
oldugunu belirtirler. §eyh Hasan'm Horasan'da 8. Imam 
Riza'nm kiz torunlarmdan bir seyyide ile evliliginden 
olma oglu olan §ih Bahsis'in esas adi Seyyid 
Ibrahim' dir 222 . §ih Bahsis'in tiirbesi ve tekkesi ise Adaf 
(Kumlutarla) koyiinde bulunmaktadir. 



Ismail Onarh. Turkmen inan? onderi : §eyh Hasan (sultan 
onar, ocaklan ve a§iretleri) 



251 



Seyh Ahmet Dede ile ilgili bircok menkibe ve 
efsane anlatilir. Rivayete gore, Alaeddin Keykubat sultan 
olduktan sonra o devrin bir kisim halki tarafmdan 
kendisine Seyh Ahmet Dede'nin dine aykin davrams ve 
uygulamalarda bulundugu hakkmda ihbarda bulunurlar. 
Bunun iizerine Alaeddin Keykubat kiz kardesi Gevher 
Hatun'u da yanma alarak askeri ve kumandanlanyla 
beraber Seyh Hasan koyiine gider. Burada Seyh Ahmet 
Dede'yi gerek manevi yonden gerekse ser'i yonden 
smava tabi tutar. Oncelikle Seyh Ahmet Dede 'den 
askerlere yiyecek atlara ise arpa ve saman isterler. Seyh 
Ahmet Dede bir cuval icerisinde biraz saman ve bir canak 
i^erisinde arpa getirir. Bu durumu goren Sultan Alaeddin 
"Bu 70-80 tane ata bu ufacik cuval icerisindeki samanla 
bir canak arpa yeter mi?" diye sorar. Bunun iizerine Seyh 
Ahmet Dede "Pasam! Cenab-i Allah her seye kadirdir. 
Van yok eder, yoku da var eder. £oku az eder, azi da 90k 
eder" der. Daha sonra askerlere donerek "Atlanmza ne 
kadar saman ve arpa lazim ise gelin aim" der. Bunun 
iizerine askerler cuvaldan ve canaktan atlan icin yem 
almaya baslarlar. Fakat bu kadar az arpa ve saman seksen 
hayvana yettigi gibi cuvaldaki saman ve canaktaki arpa 
sanki M9 el degmemis gibi durmaktadir. Sultan Alaeddin 
bu duruma 90k sasinr. Fakat hayretini a9iga vurmadan 
Seyh Ahmet Dede'yi imtihan yapmaya devam eder. Yine 
bir gun yemek vakti geldiginde Seyh Ahmet Dede bir 
surii geyigi oldugu i9in askerlere yetecek kadar geyik 
keser. Daha sonra Alaeddin Keykubat' a donerek "Pasam! 
Sana ricam askerlerine emir buyur ki geyiklerin etlerini 



252 



yerken kemiklerini lsirmasmlar." der. Bunun iizerine 
Alaeddin Keykubat askerlerine bu usiUu emreder. 
Yemekler yendikten sonra Seyh Ahmet Dede Alaeddin 
Keykubat' a "Pasam! Ben bir dua edeyim. Siz de amin 
deyin ki Cenab-i Allah bu geyiklere can vere."der. Sultan 
Alaeddin kabul eder ve Seyh Ahmet Dede'nin yaptigi 
duadan sonra kudret-i ilahi ile geyikler canlamr. Fakat 
geyiklerden biri topallaymca Sultan Alaeddin, Seyh 
Ahmet Dede'den bunun sebebini sorar. O, askerlerden 
birinin geyigin etini yerken kemigi lsirdigi icin 
topalladigim soyler. Bunun iizerine Sultan Alaeddin 
askerlerine donerek, "Bakm! Bu seyh maneviyati 90k 
kuwetli bir kimsedir. Bu geyigin etini yerken kemigi kim 
lsirdi ise soylesin. Yoksa ger9egi soylemeyeni bu seyhe 
havale ederim.", demesi iizerine bunu yapan asker 
durumu itiraf eder ve Sultan Alaeddin' e "Pasam! Bu 
geyigin kemigini ben lsirdim Isirmamdaki maksat ise 
Seyhin geyiklerin kemiklerinin lsinlmamasmdaki sirn 
anlamak i9indi", der. Bunun iizerine Alaeddin Keykubat 
bu askeri oldiirtmek ister. Fakat Seyh Ahmet'in istegiyle 
Alaeddin Keykubat askeri affeder. Sultan Alaeddin Seyh 
Ahmet'in manevi derecesi 90k yiiksek bir zat olduguna 
kanaat getirse de bu hususta hi9bir tereddudiiniin 
kalmamasi i9in Seyh Ahmet' e "Ya Seyh! Bu senin 
geyikleri kim otlatiyor?" diye sorar. Seyh Ahmet Dede, 
"Onlarm 9obanlan yoktur. Onlar Allah' a emanet olarak 
kendilerini otlatmaya giderler. Zamam gelince de doner 
gelirler", diye cevap verir. Bunun iizerine Sultan 
Alaeddin, "Simdi geyiklerin donme zamam degil. 



253 



Seslensen bu geyikler eve gelirler mi?" diye sorar. §eyh 
Ahmet Dede ise, "Elbetteki Cenab-i Allah' in kuvvet ve 
kudretiyle gelirler.", diye cevap verir. Daha sonra §eyh 
Ahmet Dede Hizir Dagi diye bilinen dagda otlamakta 
olan geyiklere "Ey hayvanlar! Allah nzasi icin, Hz. 
Muhammet'in ve onun Ehl-i Beyt'inin yiizii hiirmeti i9in 
avlulanmza doniiniiz." diye seslenir. Bunun iizerine 
otlamakta olan hayvanlar eksiksiz bir sekilde §eyh 
Ahmet Dede'nin etrafmda toplamrlar. §eyh Ahmet 
Dede'nin biitiin bu kerametlerini kendi goziiyle goren 
Alaeddin Keykubat onun gercek bir evliya oldugunu 
anlar. Yapilan ihbarlarm da yersiz ve yalan olduguna 
kanaat getirerek beraberinde getirdigi kiz kardesi Gevher 
Hatun'u §eyh Ahmet Dede'yle evlendirir. §eyh Ahmet 
Dede Gevher Ana (Giiher Ana) ile evlendikten sonra 
sekiz oglu olur. Bunlar nasihat dinlemez gencler 
olduklarmdan fevredeki koylere zarar verirler. Bunun 
iizerine §eyh Ahmet Dede ogullarma beddua eder ve bir 
gun de yedi oglu oliir. Gevher Ana'nm yakarmalan 
sonucu §eyh Ahmet Dede sadece kiiciik oglu Emir'iil- 
Mii'minin'i bagislamistir. Soyu da ikinci esi olan Gevher 
Ana'nm bu oglundan yiiriir. 

Giiniimiizde de burasi yore halki tarafmdan yogun 
olarak ziyaret edilmektedir. Hem Siinni hem de 
Alevilerin ragbet ettigi tiirbe haftamn her giinii ziyaret 
edilmektedir. Buraya her tiirlii ama9 ve maksat icin 
gelinmektedir. Gelenlerin bir kismi mezar tasma 
baglamlan ipe dilek dileyerek bez vb. baglamaktadir. 
Tiirbenin bulundugu bah^edeki agaflara da gelen 



254 



ziyaretfiler tarafmdan dilek dilenip faput, bez vb. 
baglanmaktadir. Tiirbe i9erisinde Alevi inan9 ve 
kulturiinii yansitan tablolar ile Atatiirk portresi de yer 
almaktadir. Yine tiirbe duvarmda iistiinde "Ya Celal 
Abbas Af Af Af " yazih bir yesil ortii asihdir. Tiirbe 
i9erisinde siyaha boyah ve mumdanlik adi verilen mum 
yakma yeri mevcuttur. Buraya gelen ziyaretfilerden 
bazilan mum yakarlar. Aynca yine tiirbedeki mezar 
tasmm iizerine de mum yakilmaktadir. Tiirbe iizerinde 
bulunan ve "sifa tasi" adi verilen taslar ziyaret9iler 
tarafmdan viicudun agnyan yerine, "Ya Allah, Ya 
Muhammed, Ya Ali", denilerek siiriilmekte ve sifa 
dilenmektedir. Ziyarete focugu olmayan kisiler, ruhsal ve 
bedensel rahatsizhgi olanlar, viicudunun herhangi bir 
yerinde agnsi bulunan kisiler basta olmak iizere her tiirrii 
hastahktan muzdarip olan kisiler sifa bulmak gayesiyle 
ragbet etmektedirler. Gelen ziyaretciler tarafmdan 
tiirbeye seker basta olmak iizere lokma tiiriinden 
yiyecekler de birakilmaktadir. Eski Tiirk inanclarmda 
"sa9i" (kansiz kurban) olarak adlandinlan bu yiyecekler 
buraya gelen ziyaret9iler tarafmdan sifa amaciyla 
yenilmektedir. Tiirbe i9inde yer alan kumbaraya gelen 
ziyaret9iler tarafmdan tiirbenin ihtiya9larmm 
karsilanmasi i9in yardim mukabilinden para atilmaktadir. 
Ziyarette 90k nadir olmakla beraber adagi olan 
ziyaret9iler tarafmdan kurban kesilmekte ve tasadduk 
edilmektedir. Tiirbenin bulundugu bah9ede kurban 
kesme, yemek yapma ve pisirme yerleri bulunmaktadir. 



255 



Ayrica ziyaret9ilerin oturmalan ve yemeklerini yemeleri 
icin oturma banklan da yer almaktadir. 

Tabanbiikii (§eyh Hasan) koyiinde tiirbesi bulunan 
Arap Asker, menkibede seyhin kerametine miidahale 
etmis olan Alaeddin Keykubad'm ordusundaki askerdir 
ve seyhin hizmetine verilir 223 . Omriinun sonuna kadar, 
§eyh Ahmet' e hizmet eder. Daha sonralan ise Tekkesin 
olarak tiirbesine ve tekkesine bakar. Ermis bir zat olan 
Arap Asker koyde, Arap Baba, Kara §eyh, Hasan 
Emiki adiyla amldigi gibi, yorede de tin salar. Baska bir 
rivayete gore ise, Hasan Emiki ya da Kara §eyh §eyh 
Ahmet Dede'nin tintinti ta Mekke'de duyarak ziyaretine 
gelir. Kapi esiginden hie aynlmayan Kara §eyhi, §eyh 
Ahmet, tekkesinde kapici olarak gorevlendirir. Dagdan 
odun getiren Kara §eyh, tek bir giin dahi egri dal 
getirmez. Halim selim olan Kara §eyh'i, §eyh Ahmet, 
Tekkesin olarak halifeleri arasma ahr. §eyh Ahmet'in 
Kanberi olarak da hizmette bulunan Kara §eyh, Hakk'a 
yiiriiyiince ona bir tiirbe yapihr 224 . 



223 Onarh t. Turkmen inane onderi : §eyh Hasan (Sultan Onar, 
Ocaklan ve A§iretleri) 

224 Kanber, Hz. Ali'nin sadik, vefakar kolesi. Alevi Dedelerinin 
koyleri gezerken, onlara rehberlik yapan ve yardim eden 
ki§ilere de Kanber denir. Abdallann Alevi olanlan Kanber'in 
soyundan geldigine inanirlar. Eskiden fogunun adi Kamber'di. 
Bekta§iler kullandiklan bir kemere, Kanber-i Ali derler. 
Yuvarlak §erit veya orme kaytandan yapilan bu kemer, armut 
bifiminde ta§la birbirine baglanirdi. Anlatihr ki, "Haccac dedi 
ki: -Seni katletmek isterim. Ihtiyannla nasil katlolunmak 
istersin? Kanber dedi ki: -Ihtiyar senindir, her ne vech ile 

256 



Yoredeki degisik bir soylenceye gore de Kara 
§eyh'in Mekke'den gelen Hz. Muhammed Ali soylu bir 
seyyiddir. Akrabasi olan §eyh Ahmet' in yanma gelerek 
onun miiridi olur ve koye yerleserek 9oluk 90cuga kansir 
ve burada vefat eder. 

Hizir Baba Ni§angahi adiyla amlan tiirbe, 
Tabanbiikii (§eyh Hasan) koyiiniin ortalama bes km. 
giineybatismda Hizir Dagi adi verilen yiiksek bir tepede 
yer alir 225 . Tiirbe tek kubbeli olup sadece tiirbegah 
odasmdan miitesekkildir. Herhangi bir mimari ozelligi 
bulunmayan tiirbenin i9erisinde duvarda Hz. Ali ile 
iizerinde Hz. Ali, Haci Bektasi Veli ve On iki imamm 
resimlerinin bulundugu tablolar ile Atatiirk portresi 
asihdir. Tiirbede Hizir Baba'ya ait bir kabir mevcut 
olmamakla beraber temsili bir mezar vardir. Buranm Hz. 
Hizir'm makami oldugu kabul edilir. Buraya Hizir'm 
ugradigi ve bu sebeple bu ziyaret yerinin yapildigi 
soylenir. "§engah" olarak ifade edilen bu makam yerine 
sembolik bir tiirbe yapilmistir. Burasi Aleviler tarafmdan 
ziyaret edilmektedir. Tiirbe i9erisinde gelenlerin dilek 
dileyip bez bagladiklan bir ip mevcuttur. Ayrica yine 
aym gayeyle tiirbe kapisma ve tiirbenin hemen yamndaki 

katledersen, ben de seni kiyamette oyle katlederim. Zaten bana 
Emir-ul mii'minin Hazret-i Ali (r.a), 'Ey Kanber! Seni zuliim 
ile katletseler gerektir' diye haber vermi§ti. Bunlar, Kanber 
Hazretlerinin son sozleri oldu. Haccac-i Zalim, tarafmdan §ehit 
edildi." 

225 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

257 



kufiik bir fidana da bez baglanmaktadir. Gelen 
ziyaret9iler tarafmdan tiirbenin iizerine para 
birakilmaktadir. Aynca gelen ziyaretcilerin sifa amaciyla 
yemesi i9in "lokma" adi altmda meyve, seker vb. kuru 
yiyecek ve meyve birakihr. Tiirbeye ziyaret ama9h olarak 
gelindigi gibi herhangi bir hastahktan muzdarip olanlar 
sifa iimidiyle de gelmektedir. Tiirbenin iizerinde bulunan 
sifa taslan viicudun agnyan yerlerine "Ya Allah, Ya 
Muhammed, Ya Ali" denilerek suriiliir, sifa limit edilir. 

Tiirbe kapismm hemen oniinde taslardan 
olusturulan mum yakma yerinde ziyaret9iler tarafmdan 
mum yakilmaktadir. Ziyarete gelen kisilerden adagi 
bulunanlar burada kurban kesip tasadduk etmektedirler. 
Kurban kesenlerin bu ibadetlerini rahat bir sekilde 
yapmalan i9in kurban kesim yeri yapilmistir. Eskiden 
kurban kesim yerinde ziyaret aga9lan bulunurmus. 
Giinah sayilmasi ve gotiirenin basma bir musibetin 
gelecegi diisiincesiyle bu ziyaret aga9lan kesilip eve 
goturiilmezmis. Bu aga9lar gelen ziyaret9iler tarafmdan 
kurban eti pisiriminde kullamlirmis. 

Celal Dede ziyareti Tabanbiiku koyiinde §eyh 
Ahmet Dede mezarhgmda yer alan bir mezar 
ziyaretidir 226 . Mezar tasmda, Zeynel Abidin oglu Celal 
Dede ifadesi yer ahr. 

Yore halkmca bu mezara daha 90k sanhk hastalan 
getirilir. Hastayla beraber getirilen bir de yumurta kinhr, 



226 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

258 



sansi atilir, beyazi ise mezarm topragma suruliip hastaya 
yedirilir. Boylece hastanm sifa bulacagma inanihr. 

Katarh Baba ziyareti, tiirbe seklinde olmayip bir 
mezar ziyaretidir 227 . Bu ziyaret Tabanbiikii koyiinde 
Hasan Emiki Tiirbesinin oniinde yer almaktadir. Tarihi 
kisiligi hakkmda herhangi bir bilgi mevcut degildir. 

Burayi daha 90k cocugu olmayan kadmlar ziyaret 
eder. Ziyaretteki ritiiel soyledir. £ocugu olmayan kadinin 
boynuna bir ip baglarlar. Sonra mezarm etrafmda "Ya 
Allah, Ya Muhammed, Ya Ali" diyerek uc defa donerler. 
Daha sonra bu kisiyi lokma edip kadm kadma satarlar. 
Boylece kadinin cocugunun olacagma inamrlar. 

Arap Baba - £oban Baba - Kahlik Baba - Geyik 
Baba ziyaretlerinin hepsi de Tabanbiikii koyii cevresinde 
yer alan birer mezar ziyaretidir 228 . Yore halki tarafmdan 
bunlarm birer sehit mezan olduklan ifade edilir. Haftamn 
her giinu ziyaret edilmektedir. 

Giiniimuzde bu ziyaretin ziyaretcileri olduk9a 
azalmistir. Ziyarete akil ve ruh dengesi bozuk olanlar, 
cocugu olmayan kadmlar, korkmus olan cocuklar ve sinir 
hastalan cogunlukta olmak iizere her tiirlii amac ve 
maksat dogrultusunda gidilmektedir. Ziyaret esnasmda 
ziyaretfiler mezarm etrafmda donmekte, mezar tasim 



27 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

28 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

259 



opmekte ve yiizlerini siirmektedir. Aynca mezarm 
yanmda dilekler dileyip mum da yakmaktadirlar. 

Hasan Dede Tabanbuku koyiinun giineyinde, Firat 
lrmagimn karsi kiyismda Korucuk Koyiinde yapih bir 
tiirbede bulunan bir yatirdi. Ancak Karakaya Baraji sular 
altmda kaldigi i9in mezan Battal Gazi (Eski Malatya) 
ilfesi yakinma tasmmistrr 229 . 

Hasan Mekki Dede'nin tiirbesi, Tabanbuku 
koyiinde Hasan Mekki Mezarligi adi verilen yerde 
bulunmaktadir 230 . Ustii dam seklinde diiz olan tiirbe, 
kapismm sag ve sol tarafmda yer alan birer ufak 
pencereyle aydmlanmaktadir. Tiirbede Hasan Mekki ve 
Divane Abbas 'a ait iki sanduka yer ahr. Bu zat yore halki 
tarafmdan Hasan Emki, Hasan Emiki ve Hasan Mekki 
gibi isimlerle amhr. Yore halkmdan bir kismma gore bu 
zat buraya Mekke'den gelmis olup Bektasi tarikatma 
mensuptur. Yine bir rivayete gore ise Hasan Emiki 
Tabanbuku koyiine obasiyla, hatta §eyh Ahmet Dede'den 
daha ewel gelip yerlesmistir. Anlatildigma gore, Hasan 
Emiki burada cobanhk yapmaktaymis. Cok faziletli, alim 
ve ermis bir kisiymis. Tiirbesinin oniinde bulunan kurt ve 
koyun seklinde mezar taslarmm, Hasan Emiki Dede'nin 
kendisine eziyet eden kurt ve koyuna beddua etmesi 
sonucunda taslasan bu hayvanlara ait oldugu soylenir. 
Tiirbe i9erisinde yer alan Divane Abbas 'in ise Imam 



29 Bkn. Abdulhalim Durma. Evliyalar §ehri Malatya 
230 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni„ Kayseri, 2010 

260 



Zeynel Abidin'in soyundan geldigi anlatihr. Yore halki 
tarafmdan onun aslen Arguvan'm Mineyik (Kuyudere) 
koyiinden, meczup bir kisi oldugu soylenir. 

Burasi haftamn her giinii ziyaret edilmektedir. 
Ziyarete daha 90k 90cugu olmayan kadmlar, akli dengesi 
bozulanlar, korkmus olan focuklar, sinir hastalan 
getirilmektedir. Bazi hastalar sifa bulmak amaciyla bir 
geceligine burada yatinlrr. Ziyaret ettikten sonra 
rahatsizhgmdan kurtulan hastalardan bazilan siikiir 
amaciyla tekrar buraya gelmekte ve kurban kesip 
tasadduk etmektedir. Ayrica burayi ziyaret ettikten sonra 
cocugu olanlar, eger focuklan erkek olursa admi Hasan 
koyarlar. Gene kizlar kaderlerinin a9ilmasi, erkekler is 
sahibi olmak ve sevdigine kavusmak, ailevi 
huzursuzluklan olanlar ve gecim sikmtisi bulunanlar vb. 
9esitli sikmtilarmdan kurtulmak amaciyla burayi ziyaret 
etmektedir. Gelen ziyaretciler tiirbenin ihtiya^larmm 
karsilanmasi i9in tiirbede yer alan kumbaraya para 
atmaktadirlar. Ayrica tiirbe i9indeki sandukamn iizerine 
daha sonra gelen ziyaret9ilerin sifa amaciyla yemesi i9in 
elma, meyva, ekmek tiiriinden lokma adi verilen seker vb. 
birakmaktadirlar. Ayrica tiirbe i9inde yer alan ve 
mumdanhk adi verilen yere gelen ziyaret9iler mum 
yakarlar. 



261 



Teslim Abdal, Tabanbukil koyiiniin Teslim Abdal 
Mezarhgmda yer alan tiirbede medfundur 231 . Kare planli 
olan bu tiirbe kargir bir yapidir. Tiirbenin iist ortiisii 
kubbelidir. Tiirbenin i9erisinde iki mezar yer almaktadir. 
Bunlardan biri Teslim Abdal'a digeri onun oglu Seyyid 
Kalender'e aittir. Teslim Abdal'm mezarimn bas sahidesi 
kismmda "Vefati 1135 Galender Bini El-Seyyid Teslim 
Abdal" ifadesi yer alir. Oglu Seyyid Kalender'e ait olan 
mezarm bas sahidesi kismmda ise "1 165 Teslim Bini El- 
Seyyidi Hiiseyni" ibaresi yer alir. Teslim Abdal'm Seyh 
Hasan koyii dismda Kesan'a bagh Teslim Abdal 
koyiinde, Denizli dolaylarmda, Corum'un Teslim 
koyiinde, ve Ankarah Teslim Abdal olmak iizere tiirbe ve 
makamlan bulunmaktadir. Fakat Teslim Abdal 
Konya'dan Malatya'nm Musar nahiyesinin Seyh Hasan 
Koyiine geldigini su deyisiyle ortaya koymaktadir: 
Teslim Abdal der Konya'dan geldim 
Kirklarm inden bir serek aldim 

Edebi erkam uyluga 9aldim 
Bu da Nesimiden yol kaldi bize. 

Ayrica yore halkmdan aldigimiz bilgiler 
dogrultusunda onun soyundan gelip bu Seyh Hasan 
koyiinde oturanlar soy secerelerinde de "Seyyid Dervis 
Teslim Malatya'nm Musar nahiyesinin Seyh Hasan 
karyesindendir" seklinde yer alan bilgilerin bulundugunu 



231 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

262 



dolayisiyla bu da bu gercegi teyit etmektedir. Teslim 
Abdal Seyh Ahmet Dede'nin oglu Emir'iil Mu'minin'in 
soyundan gelen Galender Abdal'm ogludur. Teslim 
AbdaPm soyu Celal Abbas kanahyla Hz. Ali'ye dayamr. 
Teslim Abdal'm imam, Hiiseyin, Bektas, Siileyman, 
Cafer admda bes oglu vardir. Teslim Abdal XVII. 
yiizyilda yasamis olup asil adi Mehmet'tir. Sultan IV. 
Murat doneminin bir Bektasi ulusu, Yeniceri Ocagi'mn 
ise halife babasidir. Yani Biiyiik Baba Halifesi'dir. 
Miiridi Kul Mustafa ile birlikte IV. Murat doneminde 
Bagdat seferine katilmistir. Teslim Abdal'm Iran Safevi 
Devleti yararma Alioglu, DedemogTu, Kul Nesimi gibi 
veya bu zatlarla birlikte siyasal olaylara kansmis ve 
cabalara girmistir. Bu kisilerle birlikte hiikiimet 
kovusturmasma ugramistir. Miiridi Kul Mustafa'nm bir 
nefesinden anladigimiza gore Teslim Abdal da 
Bedreddini'dir. Tann'mn insan varhgmda birlestigini, 
onunla ozdeslestigini, insamn Tanri'nm lsigi oldugunu 
savunur. Teslim Abdal'm pirinin Alioglu oldugunu yine 
onun siirlerinden anlamaktayiz. Teslim Abdal'la ilgili 
soyle bir menkibe anlatihr. Menkibeye gore; Teslim 
Abdal'm yasadigi yillarda Ibrahim Pasa admda Osmanh 
Padisahmm seyis basisi vardir. Bu zat bir gece riiyasmda 
Seyh Hasan koyiinii, oradaki Seyh Ahmet Dede yatinm 
goriir. Yatirm iizerine basmdaki fesi 9ikanp koyar. Daha 
sonra hie el degmeden fesin tekrar basma kondugunu 
goriir. Bu riiyamn etkisi ile Seyh Hasan koyiinii aramak 
iizere yola cikar. Araya araya Firat nehri kiyisma gelir. 
Oradan da o zamamn tek nehir nakil araci olan Kelek ile 



263 



nehri ge9ip koye gelir. Koyde basi kavuklu bir9ok Dede 
ve §eyh vardir. Bunlarm hepsi kendi 9aplarmda keramet 
sahibi kisilerdir. Teslim Abdal ise divana kabul 
edilmedigi i9in adamdan sayihp cemaatte yer alamaz. 
Ibrahim Pasa bu kavuklu kisilere riiyasmi anlatir. 
Kavuklular, "Peki Pasam, sen kurban kes koyliiye yedir, 
biz gerekeni yapanz" derler. Ibrahim Pasa birinci giin bir 
kurban keser ve seyhin birisi Ibrahim Pasamn fesini el 
degmeden basma giydirmeyi dener, basaramaz. Ikinci 
giinii bir kurban daha keser bu defa bir baskasi dener ama 
yine fesi Pasaya giydiremez. Boylece kirk giin kurban 
kesme ve denemeler siirer. Derken Ibrahim Pasa 
hiddetlenir ve "Benim riiyam yalan degildir. Mutlak 
i9inizden birisi fesi bana giydirecek" der. "Eger bunu 
basaramazsamz hepinizi kili9tan ge9irecegim" diye bir 
korku verir. Bunun iizerine herkes telaslamr, ne 
yapacaklanm sasinrlar. Neticede orada bulunanlardan 
birisinin aklma Teslim Abdal gelir. Belki bunu Teslim 
Abdal yapar derler ve hemen aramaya koyulurlar. Teslim 
Abdal fakir oldugu i9in civar koylerden olan Boran 
Koyii'niin sigirlarmi otlatmaktadir. Bir ka9 kisi hemen 
yola 9ikar, Teslim Abdal'i bir otlakta bulurlar. "Aman sen 
bilirsin, Ibrahim Pasa gazaba geldi, bizi kili9tan 
ge9irecek, bizi kurtar" diye yalvanrlar. Teslim Abdal "Ya 
benim bu sigirlanm ne olacak" der. Biz senin sigirlarmi 
otlatinz deyip iki kisiyi sigirlarm yanma birakirlar. 
Digerleri de Teslim Abdal'la birlikte §eyh Ahmet Dede 
yatirmm yamnda bekleyen Ibrahim Pasaya gelirler. 
Ibrahim Pasa Teslim Abdal'i goriince, riiyasmda gordiigii 



264 



kisi oldugunu hemen animsar. £evresindekilere "i§te bu 
yapar" der. Yine kurban kesilir, dualar edilir, koylii yer 
ifer ve riirbenin i9ine girerler. Ibrahim Pasa fesini 9ikanp 
yatirm iizerine koyar. Teslim Abdal'm nazari ile fes 
Pasamn basma gelir. U9 defa bu tekrarlanir. Pasa kalkip 
diger kavuklulara donerek , "Hey Allah'tan korkmazlar, 
gerfek kisi ve ger9ek er bu zat imis, sizler kendinize bos 
yere siis veren yalancilarsmiz" diyerek onlan kovar. 
Sonunda Pasa Teslim Abdal'm dua ve himmetlerini ahp 
gitmek iizere Firat Nehri kenarma geldiginde, Teslim 
Abdal geri 9agirtir ve ona bir delilik yaparak akhm 
kanstinr. Pasa da "Eyvah iyi bir er imis ama deliymis" 
diye endiselenir. Teslim Abdal Pasaya "§imdi 
gidebilirsin" deyip gonderir. Orada bulunanlar Teslim 
Abdal'a merakla neden boyle yaptigim sorarlar. O da, 
"Boyle yapmasaydim, koyiimiizde ne ikrar kahrdi ne 
iman ne de tarikat kahrdi. Hepsini Pasa ahp gotiirurdu. 
§imdi endiselendigi i9in hepsini burada birakti" der. 
Ibrahim Pasa oradan aynhp Malatya iline gelir ve 
bugiinku Pasa Koskii denilen mevkide ev yaptinp 
konaklar. 

Biiyiik bir halk sairi olan Teslim Abdal'm bir9ok 
nefesleri vardir. Halkm konustugu dille siirlerini 
soylemistir. Teslim Abdal siirlerinde insanm dogru yola 
girdikten sonra kisi i9in korkup 9ekinecegi bir engel 
kalmayacagim, Alevi-Bektasi geleneginde yol 
gostericilik duygusunun yogunluk kazandigim, Kur'an 
siirelerinin kisinin nesnel varhgmda goriiniir duruma 



265 



geldigini, kisinin bir tiir "Canh Kur'an" oldugunu 
vurgular. Onun siirlerinde Allah, Muhammed, Ali ve On 
Iki Imam sevgisi hakimdir. §iirleri ogretici olmasmm 
yam sira elestiri ogeleri de tasir. Teslim Abdal ata ve 
dedelerine saygih bir kisidir ve bu yiizden oldiigii zaman 
kendisine daha fazla ilgi gosterilip, §eyh Ahmet Dede'ye 
daha az ilgi gosterihnesi ve bu yiizden de saygisizhk 
etmis olunmasi ihtimaline karsi, kendi mezannm 
bugiinkii Tepe Diizii mevkiine yapilmasim vasiyet eder. 
Teslim Abdal'dan sonra bu soydan gelen kisiler Teslim 
Abdal mezarhgma defnedilirler. Yalniz Teslim Abdal'm 
oglu imam'm ve torunu Dervis Ali'nin §eyh Ahmet Dede 
Mezarhgmda gomulu olmasi, onlarm muhtemelen Teslim 
Abdal'dan once olmiis olabilecegi ihtimalini ortaya 
koyar. 

Teslim Abdal Tiirbesi, yore halkmca yogun olarak 
ziyaret edilmektedir. Ziyaret icin belirli bir gun mevcut 
olmayrp haftamn her gunii de ziyarete konu olmaktadir. 
Tiirbeye her tiirlii ama9 ve maksat dogrultusunda 
gelinmektedir. Tiirbe i9ersindeki Teslim Abdal'm 
sandukasi iizerinde Turk bayragi bulunmaktadir. Aynca 
sandukalar iizerinde yer alan sifa taslari gelen ziyaretciler 
tarafmdan viicudun agriyan yerlerine "Ya Allah, Ya 
Muhammed, Ya Ali" denilerek suriilmekte ve sifa 
temenni edilmektedir. Adagi olan ziyaretfilerin kurban 
kesmek ve tasadduk etmek iizere tiirbe alanmda kurban 
kesme yeri bulunmaktadir. Gelen ziyaretciler tarafmdan 
tiirbeye seker vb. lokma tiiriinden yiyecekler de 
birakilmaktadir. Ziyarete gelen kisiler bu lokmalardan 



266 



sifa niyetiyle yerler. Tiirbe cevresindeki agaclara 
ziyaretciler tarafmdan dilek dilenip bez vb. 
baglanmaktadir. Aynca tiirbe icindeki sandukalarm bas 
kismmda yer alan mezar taslarmda mum da 
yakilmaktadir. 

Deli Hamza ziyareti Tabanbukil koyiinde §eyh 
Ahmet Dede mezarhgmda yer alip bir mezar 
ziyaretidir 232 . Selcuklular doneminde Teslim Abdal'm 
torunlarmdan Kanber Aga'yi, "yanhs hareketlerde 
bulunuyor", diye Pasa'ya sikayet ederler. Pasa Kanber 
Agayi Halep'e cagirrr. Bu arada Deli Hamza Kanber 
Aga'ya, "Ben §eriattan anlarim. Izin ver senle geleyim" 
der. Bunun iizerine Kanber Aga, Deli Hamza'ya bir tokat 
atar ve "Manevi kuvvetin var mi? Git nasibin al oyle gel" 
der. Bunun iizerine Deli Hamza bugiin su altmda kalmi§ 
olan Eski Malatya'daki Kosiiriik koyiine gider. Burada 
ibadet edip nasibini ahr. Daha sonra Deli Hamza Kanber 
Aga'ya " Kanber Aga nasibimi aldim. Izin ver ben de 
senle geleyim" der. Bunun iizerine Kanber Aga Deli 
Hamza' yi da yanma alarak Halep'e giderler. Bu arada 
Pasa Kanber Aga iceri girer girmez boynunun vurulmasi 
icin emir vermistir. Kanber Aga iceri girer girmez Deli 
Hamza menkibevi bir kerametle oradakilere bir ejderha 
seklinde goriiliir. Dolayisiyla cellatlar da Kanber Aga'yi 
vuramazlar. Daha sonra Pasa korkusundan "Kanber 
Aga'ya kiirk getirin" der. Getirilen kiirkii ona hediye 



232 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

267 



eder. Halep Pasasi yaymladigi fermanla Seyh Hasan 
koyuniin vergi borflarmi affetmis ve vergiden de muaf 
tutmustur. Yore halkmca hakkmda anlatilan bu gibi 
menkibe ve efsaneler sonucunda Deli Hamza mezan 
ziyaret yeri haline gelir. 

Tiirbe haftanm her giinii ziyaret edilmektedir. Daha 
50k ruhi bunahm ge9irenler, viicutlarmda agnsi 
bulunanlar, korkmus olan kisiler, ailelerinde ge9imsizlik 
bulunanlar ve aynca gecim sikmtisi bulunanlar bu 
sikintilarmdan kurtulmak i9in burayi ziyaret ederler. 
Ziyaretfiler burada mum yakmakta ve dilek ve 
maksatlarma ulasmak i9in dua etmektedirler. 

Deli Kiz ziyareti Tabanbilku koyiinde Seyh Ahmet 
Dede mezarhgmda yer alan bir mezar ziyaretidir 233 . Deli 
Kiz Teslim Abdal'm soyundadir. Menkibeye gore, bir 
donemde Anadolu'da bir9ok sahte dede ve dervisler 
ortaya 9ikar. Bu durum §ah ismail'e anlatihr. §ah Ismail 
de bunlarm durumlarmi incelemek i9in Anadolu'ya gelir. 
O, sordugu sorulara cevap veremeyen dede ve dervisleri 
zamamn ozel bir iskence aleti olan "circir"a verir. §ah 
Ismail daha sonra Arguvan'a gelir. Burada bulunan 
dedeleri sorguya 9eker. Arguvan dedeleri sorulara cevap 
veremezler. Bunun uzerine §ah Ismail dedelere, "Size iki 
gun miisaade ediyorum. Sayet iki giin i9erisinde 
sorulanma cevap veremezseniz hepinizi circira 
verecegim" der. Arguvan dedeleri ise 9areyi Seyh Hasan 



233 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

268 



Koyiindeki dedelerde ararlar ve tic tane dede soylu kimse 
Seyh Hasan koyiine gitmek iizere yola 9ikar. Bunlar Seyh 
Hasan Koyiiniin hemen iist tarafmda Kosiik Boynu 
denilen yerde 7-8 yaslarmda kuzu giitmekte olan Deli 
Kiz isminde bir kiz cocuguna rastlar. Deli Kiz bu 
dedelere "Ne o dedeler! Papicmiza tas mi girdi?" diye 
seslenir. Arguvan dedeleri kizm bu hitabim ciddiye 
ahrlar. Kiza yaklasarak "Senin adm nedir?" diye sorarlar. 
Bunun iizerine Deli Kiz "Benim adim Deli Kiz. Beni 
gotiiriin ki o adamm cevabim vereyim" der. Dedeler, "her 
iste bir hayir vardir" diyerek Deli Kizi alarak gotiiriirler 
ve Sah Ismail' in huzuruna cikanrlar. Sah Ismail ne kadar 
soru sorarsa kiz hepsine cevap verir. Bunun iizerine Sah 
Ismail kendisine "Kizim senin adm Deli Kiz degil, Dolu 
Kiz olsun. Senin "sinin" (mezarm) ziyaret, topragm 
kefaret olsun"; yani mezarmm topragi bilinmez dertlere 
derman olsun diyerek Deli Kiz' a destur verir. 

Deli Kiz mezan yore halkmca haftamn her giinii 
ziyaret edilir. Ziyarete daha 90k viicudunda agnlan 
bulunanlar, bedensel ve ruhsal dengesi bozuk olanlar 
getirilir. Bununla beraber her turlii amaf ve maksatlar 
dogrultusunda da burasi ziyaret edilmektedir. Gelen 
ziyaretciler ama9 ve maksatlarma ulasmak ifin mezarm 
etrafmda donmekte, mezar tasim opmekte, yiizunii 
siirmekte ve mum yakmaktadirlar. Aynca ziyaretciler 
mezarm iizerine para, seker ve meyve birakmaktadirlar. 

Kara Seyh (Seyh Musa) ziyareti, Tabanbiiku 
koyiinde Seyh Ahmet Dede mezarhgmda yer alan bir 



269 



mezar ziyaretidir 234 . Esas ismi §eyh Musa'dir. Kara 
§eyh'in tekkesi de Tabanbuku koyiindeydi. Fakat 
Karakaya Baraji'mn sulan altmda kalmistir. Onun 
hakkmda soyle bir menkibe anlatihr. Bir tarihte §ah 
Ismail §eyh Hasan koyiine gelir. §ah Ismail' e Kara 
§eyh'in ermis bir kisi oldugunu soylerler. §ah Ismail de 
kendi kendine, "Kara §eyh'i 119 konuda sorgulayacagim. 
Eger bunlan yerine getirirse, gercekten ermis bir 
kisidir.", diye gecirir. Ondan bekledigi davramslar 
sunlardir. "Yemedigim yemegi yedirir ve icmedigim seyi 
ifirirse, binmedigim ata bindirirse, ben koye girmeden 
kendi tekkesinden beni yedi adimla karsilarsa bilirim ki 
gercekten ermis bir zattir." Kara §eyh §ah ismaiPi 
karsilamaya gitmeyip adamlanm gonderir ve onlara §ah 
Ismail koye geldiginde kendisine haber verilmesini 
emreder. §ah Ismail 9adirmi koyiin disma kurduktan 
sonra koye gelir. Onun gelisi Kara §eyh'e bildirilir. Daha 
sonra §ah Ismail Kara §eyh'in tekkesine gider. O, 
tekkeye varmadan Kara §eyh tarafmdan yedi adimla 
karsilamr. Kara §eyh §ah Ismail' e daha once hie 
yemedigi bir yemek hazirlatir ve yemekle beraber geyik 
sutii ikram eder. Yemekler yenilip epeyce bir sohbet 
edildikten sonra §ah Ismail 9adirma gitmek ister. §ah 
Ismail Kara §eyh'le birlikte tekkeden 9ikar. Tekkenin 



234 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



270 



oniinde hayatmda hi9 binmedigi bir atla karsilasir. Bunun 
iizerine Kara Seyh kendisine, "Kabul buyurun Sahim bu 
at sizindir. Sen tuttun, ben yaptim" der. Sah Ismail ise, 
"Ya Seyh Musa! Sartimm ikisini yerine getirdin fakat 
birini yerine getirmedin. Bana hif i9medigim bir sey 
i9irecektin." der. Bunun iizerine Kara Seyh Sah ismail'i 
"Sahim yemekte i9tiginiz silt, geyik siitiiydii" diyerek 
uyanr. Yasanan bu olaym neticesinde Sah Ismail de 
seyhin ger9ekten ermis bir kisi oldugunu tasdik eder. Bu 
arada Sah Ismail Seyh Hasan koyiine gelirken 
beraberinde getirdigi Iran uyruklu Acem ismindeki kisiyi 
Kara Seyh'e hizmet9i olarak verir. Kara Seyh de kabul 
ederek bu sahsi kendisine miirid yapar. Iran uyruklu 
Acem isimli sahsm soyundan gelenler biiyiik bir asiret 
olarak varhklarim siirdiirmektedirler. Giiniimiizde de 
Kara Seyh soyundan gelenlere saygilan sonsuzdur. 

Kara Seyh'in mezan yore halkmca haftanm her 
giinii ziyaret edilmektedir. Ziyarete her tiirlii istek, ama9 
ve maksat i9in gelinmektedir. Psikolojik rahatsizhgi 
bulunanlar, sinir hastalan, viicudunun herhangi bir 
yerinde agnsi olanlar basta olmak iizere her tiirlii 
rahatsizhk i9in gelinmektedir. Ayrica ailevi sikmtilardan 
kurtulmak, gen9 kizlar kismetlerinin a9ilmasi gibi her 
tiirlii ama9 ve maksat dogrultusunda ziyarete 
gelinmektedir. 

Teslim Abdal'm torunu Giil Mustafa, Tabanbukii 
(Seyh Hasan) koyiinde Teslim Abdal mezarhgmda 



271 



medfun olup burasi bir mezar ziyaretidir 235 . Tabanbiikii 
koyiinde dogmus ve burada vefat etmistir. Giil 
Mustafa'nm kabri de Tabanbiikii ziyaretleri i9ersinde 
ragbet gormekte ve yore halkmca ziyaret edilmektedir. 
Cocugu olmayan kadmlar, psikolojik rahatsizhgi olanlar, 
sinir hastalan, felcli hastalar yogunlukta olmak iizere her 
tiirlii hastahktan kurtulmak i9in ziyaretler 
gerceklestirilmektedir. Aynca ziyaret esnasmda mum 
yakmak ve dilek tutmak gibi davramslar da goriiliir. 
Gelen ziyaretciler mezarm etrafmda donmekte, mezar 
tasim opmekte ve yiiziinii siirmektedir. 

Kul Mustafa'nm kabri Tabanbiikii koyiindeki 
§eyh Ahmet Dede mezarhgmdadir. Burasi bir mezar 
ziyaretidir 236 . Kul Mustafa'nm yatin §eyh Ahmet Dede 
tiirbesinin 8-10 metre batismda olup mezar tasmda eski 
yazi ile "El Merhum EL Magfur El Seyyid Ismail Ibni 
Seyyid Yusuf ibni Kul Mustafa Ibni Kihc Abdal Ruhuna 
Fatiha H. 1135" diye yazilmistir. Kul Mustafa'nm 
kendisine ait §eyh Ahmet Dede soyundan olduguna dair 
Hicri 1135 tarihli soy agaci bulunmaktadir. Kul Mustafa 
IV. Murat doneminde yasamistir. Aym zamanda Bektasi 
saz sairidir. Bektasi azizlerinden Teslim Abdal'a 
baglanmistir. §iirlerinde Hz. Ali ve On iki imam 



235 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
tfni., Kayseri, 2010 

236 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

272 



sevgisini agirlikh olarak islemis olan Kul Mustafa IV. 
Murat'm Bagdat Seferine katilmistir. Emekli olduktan 
sonra Anadolu'yu koy koy dolasir. §eyh Bedrettin-i 
Simavi'nin tarikatma mensup biri olarak da kabul edilir. 
Kul Mustafa bir siirinde suriilduklerinden, 
sorgulandiklarmdan soz eder. Ancak bu olaym tarihi bir 
kaydi bulunmamaktadir. Tabanbiikii ziyaretleri i9erisinde 
yore halki tarafmdan yogun olarak ziyaret edilmekte ve 
ziyarete her turlu ama9 ve maksat icin gelinmektedir. 
Ziyaret ifin belirli bir giin mevcut olmayip haftanm biitiin 
giinleri de ziyaretler ger9eklestirilir. Gelen 
ziyaret9ilerden bir kismmm mezar tasmi optiikleri, yiiz 
siirdiikleri ve etrafmda dondiikleri goruliir. Ziyarete daha 
90k bedensel ve ruhsal dengesi bozuk olanlar, bas agrisi 
9ekenler daha yogunlukta olmakla beraber her turlu 
hastahktan muzdarip olanlar gelmektedir. Ziyaret9iler 
mezarm iizerine para, bugday, seker serperler. 

Dervi§ Ali Tabanbiikii koyiinde §eyh Ahmed Dede 
tiirbesine bitisik olarak insa edilen ikinci tiirbede 
medfundur 237 . Bu tiirbenin girisi bati yoniindedir. Kargir 
olarak yapilmis olan tiirbe i9erisinde prizmatik 
dikdortgen bi9iminde bir mezar bulunmaktadir. Bu mezar 
Ahmed Yesevi soyundan gelen ve koyiin diger 
mezarhgmda tiirbesi bulunan Teslim Abdal'm torunu 
Dervis Ali'ye aittir. Dervis Ali ile ilgili bir9ok keramet 
anlatihr. Rivayete gore bir giin Dervis Ali Baskil'in 



237 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

273 



Mu§ar nahiyesine bagh Adaf Koyii'nde bir sohbet 
ortammda koyliilerle otururken §6yle der: 

Nefisdir adami talar 

Adaf a elmaya salar 
Ug hurt oglu suya dalar 

Battimola giktimola. 

Adaf koyliileri Dervi§ Ali'nin ermi§ bir ki§i 
oldugunu bildikleri icin hemen Firat Nehri kiyismdaki 
elma bahcelerine adamlarmi gonderirler. Giden ki§iler vie 
tane cocugun suyun i9erisinde cirpmdiklarim goriirler ve 
cocuklan bogulmaktan kurtanrlar. Bunlar cocuklara ni9in 
geldiklerini sorarlar. Cocuklar ise elma 9almak icin 
geldiklerini itiraf ederler. 

Giiniimiizde bu ziyaret yore halki tarafmdan yogun 
olarak ziyaret edilmektedir. Ziyarete hem Siinniler hem 
de Aleviler ragbet etmektedir. Haftamn her giinii ziyaret 
yapihr. Tiirbe i9erisinde Alevi inane ve Mltiiriinii 
yansitan tablolar ile Atatiirk portresi de yer almaktadir. 
Ayrica tiirbe duvarmda "Ya Allah, Ya Muhammed, Ya 
Ali" yazih olan bir ortii asihdir. Bu tiirbe §eyh Ahmet 
Dede tiirbesinin biti§iginde yer almasmdan dolayi 
ziyarete gelen ki§iler tarafmdan aym §ekilde paralel 
davram§lar gosterilir. Tiirbe iizerinde "§ifa ta§lan" adi 
verilen ta§lar ziyarete gelen hastalar tarafmdan 
viicutlarmm agriyan kisimlarma "Ya Allah, Ya 
Muhammed, Ya Ali" denilerek siiriilmekte ve Allah'tan 
§ifa temennisinde bulunulmaktadir. Cocugu olmayan, 



274 



romatizma ve sirt agrisi gibi viicudunun herhangi bir 
yerinde agrisi bulunan ve ruhsal dengesi bozuk olanlar 
basta olmak iizere her tiirru hastaliktan muzdarip olan 
kisiler bu ziyarete sifa bulmak amaciyla ragbet ederler. 
Ziyaret sonrasmda cocuklan olan kisiler eger erkek 
olursa adim Ahmet koyarlar. Burayi ziyaret ettikten sonra 
ama9, maksat ve gayelerine ulasirlarsa veya daha 
onceden adakta bulunulmussa buraya gelip kurban keser 
ve tasadduk ederler. Ziyaretciler tarafmdan tiirbenin 
iizerine sifa amaciyla yenmesi icin §eker vb. gida 
turiinden yiyecekler birakihr. Ayrica ziyarete gelen 
ki§ilerden bir kismi tiirbenin ba§ kismmdaki mezar ta§im 
U9 defa opmektedir. Gelen ziyaretfilerden bazilan 
tiirbenin iizerindeki ortiiyii opiip yiizlerine sikerler. 
Buraya gelen ziyaretfiler tiirbenin icinde yer alan mum 
yakma yerinde ve tiirbenin ba§ kismmda yer alan mezar 
ta§mm iizerinde de dilek dileyip mum yakmakta, tiirbede 
yer alan kumbaraya tiirbenin ihtiyaclarmm kar§ilanmasi 
amaciyla para atmaktadirlar. 



275 



Karakocan Evliyalan 



Selcuklularm Malazgirt zaferinden once Tugrul 
Bey bu bolgeye bircok akmlarda bulunur. Daha sonra 
Harput'u fetheden £ubuk Bey burayi Harput'a baglar 238 . 
Ardindan Belek Gazi'nin Harput'a gelisi ile birlikte 
burasi Artuklu hakimiyetine girer. Selcuklular doneminde 
beylikler arasi el degistirmelere ugrar. Karakocan ve 
cevresi Alaeddin Keykubat zamaninda Anadolu 
Selcuklularma baglanrr. Anadolu'nun Mogol istilasiyla 
Selcuklu hakimiyetinden Buldukani Beylerinin (?) eline 
gecer 239 , ardindan Akkoyunlularm egemenligine, daha 
sonra ise Safevilerin hakimiyetine girer. Karakocan 
Yavuz Sultan Selim zamaninda Osmanh topraklarma 
katihr. Bu donemde vakif araziye dahil olan Karakofan, 
devlet otoritesinin zayiflamasi sonucu vakif 
yoneticilerinin ve toprak isleticilerinin eline gefer. 1936— 
1937 yillarmda Tiirkiye'deki yeni idari diizenleme ile 
Kigi'nm Qan Nahiyesi ve Palu'nun Ohi ve Lahan 
Nahiyeleri birlestirilerek Karakocan adi altmda bir ilce 
olarak Elazig'a baglamr. 



238 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

239 Merkezi Egil olan Kurt beyligi. Emir Bulduk'tan Sonra Egil 
Beylerinin bu isimle anildiklan nakledilir. 

276 



Sel9uklu doneminde 1160-1230 yillan arasmda 
yasadigi tahmin edilen Pir Cemal AbdaFin Orta 
Asya'dan Anadolu'ya gelen Yesevi seyhlerinden bin 
oldugu kabul edilir 240 . Mevlana Celaleddin Rumi'nin 
babasi Bahaeddin Veled'le birlikte Belh yoresinden 
kalkarak once Erzincan'a daha sonra, Pir Cemal AbdaPla 
ayni oymaktan olan Okcu Yusuf ve kardesleri olan 
Hamza, Bahadir, Cakbey, Kizil ve Sevti ile birlikte 
bugiinku Okcular koyiine geldigi ve buraya 
yerlesmelerine ise Sultan Alaaddin Keykubat'm aracilik 
ettigi anlatihr. Pir Cemal Abdal'm U9budak koyiindeki 
evinin kalmtilarma bugiin de rastlamak mumkiindur. 
Il9eye 14 km. mesafede bulunan Ugbudak koyiinde 
medfundur. Mezan son yillarda mermer bir sanduka i9ine 
almmis olup etrafi demir bir kafesle 9evrilidir. 

Anlatihr ki, Delikan (Ugbudak) koyiinde oturan Pir 
Cemal Abdal Peri Suyu kiyisma gelir ve biraz uzakta 
olan asma kopriiye gitmeyip ciippesini 9ikararak suyun 
iizerine atar. Ciippeye binerek karsiya ge9er. Bu sirada 
Bagin Kalesi Beyi'nin kizi saraymm penceresinden bu 
olayi goriir. Hayretler i9inde kalan bey kizi kosarak olayi 
babasma anlatir. Bey hemen adamlarmi gondererek 
Cemal Abdal'i yakalatir ve sarayma getirtir. Cemal 
Abdal'm sihirbaz oldugunu ileri siirerek firmda 
yakilmasim ister. Ertesi gun firmm kapismi a9tiran Bey 
Cemal Abdal'i biyiklan ve sakah buz tutmus bir halde 
bagdas kurup otururken bulur ve miikafatlandinr. 



240 http://kasyad.org/ 



277 



Sefkar Baba adiyla bilinen zatm adi Seyyid 
Ibrahim' dir. Peygamber Efendimizin soyundan oldugu 
kabul edilen Seyyid Ibrahim' in Abbasi Halifelerinden 
Harun Resid doneminde Irak'm kuzey kesiminde bulunan 
Sefkar karyesinden irsad maksadiyla goc edip Diyarbakir 
yoresinde bulunan Maden'e bagh Katulan'a yerlesmis 
oldugu soylenir. Sefkar Baba daha sonra bir miiddet 
(^aybagi'nda ikamet eder 241 . Diger taraftan 1250-1350 
tarihleri arasmda Karako9an'm Demirdelen (Kafan) 
koyiinde ikamet etmis oldugu da anlatilrr 242 . Kabri, etrafi 
agaclarla kaph hafif yiiksek bir tepede yer ahr. Halk 
tarafmdan ziyaret olarak degerlendirilmekte olup aym 
zamanda kabrinin oldugu orman alam mesire yeri olarak 
da kullamlmaktadir. Kulu Baba ile kardes olduklan 
soylenir. 



241 Qaybagi yillarca Palu ilcesine bagh nahiye merkezi iken 
1988 yihnda Kovancilar'in ilce yapilmasi ile buraya 
baglanmi§tir. 

242 200 yil once Ermeni vatanda§lann koyii terk edip 
Amerikaya yerle§mesiyle bo§alan koye, donemin Osmanh 
idaresinin Urfa/Birecik Karyesinden Karakecili a§iretinden 
insanlan iskan ederek koy toplumunun olu§turulmus. oldugu 
anlatihr. Karakocan yerlileri Ula§h a^iretinden insanlarca ve 
Dersim, Bingol Zaza halki ve Karakecililerden olu§mu§tur. 
Yore Kigi, Yedisu, Karakocan, Yayladere yerle§imleri 
tamamen Ermeni yurtta§lardan olu§urken son iki yiiz yilda 
buralan terk etmi^ler onlardan bo§alan yerle§imlere Alevi- 
Siinni Tiirkmen-Kiirt-Zaza A§iretleri iskan olmu§lardir. Koyun 
Ermenice ismi Kerkor, Kurmanci ismi ise Kefan'dir. Yeni ismi 
Demirdelen olmu§tur. 

278 



Gozerekli Molla Muhammed'in Karakocan'a 
bagh eski Sancan Mahallesinde mezarhklarm biraz 
ilerisinde, dag yamacmda tiirbesi bulunur 243 . Tek kubbeli 
ve herhangi bir mimari ozelligi bulunmayan tiirbe, sadece 
kabrin bulundugu makam bolumiinden olusmaktadir. 
Kabir tasmda Arapca "Ahmed oglu Molla Muhammed'in 
ruhuna fatiha 5.6.1954" yazihdir. Gozerekli Molla 
Muhammed Efendi 1890 yilmda Karako9an'm 1994'te 
belde olan ve ilceye 18 km. mesafede bulunan Sancan 
koyiinde diinyaya gelir. Ilk tahsilini Palu'nun Mirahmed 
koyiinde yapar. Daha sonra Kovman seyhi Molla 
Mustafa' dan Molla Cami kitabma kadar ders okur. Naksi 
tarikatiyla yine hocasi Molla Mustafa vasitasiyla tanisir. 
Daha fazla egitim almak icin Lice'ye gider ve Liceli 
Seyda Molla Muhammed'in Serh-u Semsi (Mantik) 
kitabma kadar okur. Hocasi vefat edince talebelerini 
dagitmayrp kendisi okutmaya baslar. Buradan da ayrihp 
Silvan' a ge?er ve Molla Kiiciik Hiiseyin'den ilmini 
tamamlayarak icazetini ahr. Sonra da kendi memleketine 
doner ve bu bolgede bir sure imamhk yapar. Gozerekli 
Ali Aga'nm kizi Ayse Hanimla evlenerek bu bolgeye 
yerlesir. 1928 yilmda Konya Aksaray'da zorunlu ikamete 
tabi tutulur. Aksaray'da birka9 yil kaldiktan sonra 
doniisiine izin verilir. Memleketine donen Molla 
Muhammed, vefatma kadar hem hayvancikla ugrasir hem 
de ogrenci yetistirir. 1940 yillarmm basmda Palu'da 



243 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

279 



Haydar Baba (1906-1979) ile tam§masi neticesinde 
Kadiri tarikatma intisap eder. Bazen Haydar Baba ile 
bazen de ogrencileriyle koy koy dola§arak ir§at eder. 
Ruhunda esen co§kuyu §iirleriyle yaziya doker. §iirleri 
yam sira bir de Arapca kitabi vardir. Ogrencisi olan 
Molla Bahri Tunc onun icin §unlan soyler: 

"Hocamiz gok tevazu sahibi ve ahlak-i hamide 
sahibiydi. Ilmi kariyeri gok yilksek, hitabeti ve ikna 
kabiliyeti gok fazlaydi. Onun bulundugu mecliste Him 
adamlari konugmaya cesaret edemezlerdi. Yaninda 
dogru diirilst kitap bulundurmaz, fakat vermi§ oldugu 
fetvalann ne kadar isabetli oldugunu §imdi o 
fetvalarla kar§ila§inca daha iyi anhyorum. Hocamiz 
bizlere "Oglum, ben gok zeki biri degildim. Fakat gok 
gahgtim ve ba§ardim. Kigin samanhkta iigumemek igin 
bogazima kadar samanhklara gomuluyor ve ders 
gah§iyordum. Bu §ekilde tarn on sekiz kitabi ba§tan 
sona ezberledim ", demi§ti." 

Molla Muhammed Efendi 1955 yilmda Sancan'la 
Yig arasmda tipiye tutulur ve bogularak vefat eder. 

Kabri haftanm her giinii ziyaret edilmektedir. 
Bolgede iklim §artlan sert oldugu icin bu ziyaretler daha 
50k bahar ve yaz mevsiminde gercekle§ir. Ziyarete 
ozellikle felcli hastalar, akli dengesi bozulanlar ve sinir 
hastalan getirilmektedir. Gelenler burada Kur'an 
okumakta, dua etmekte ve Allah'tan §ifa dilemektedirler. 
Ayrica ziyarete ailevi sikmtisi bulunanlar, gecim sikmtisi 
9ekenler, giinliik hayatm zor §artlan altmda bunalanlar da 
gelmekte, bu sikmtilarmdan kurtulmak icin Allah' a dua 



280 



etmektedirler. Amac ve maksatlarma ulasan ziyaretciler 
ise buraya tekrar gelmekte, kurban kesip tasadduk 
etmektedirler. 

§eyh Mustafa Sisi'nin (1847-1914) kabri, ilceye 
18 km. mesafede bulunan Yucekonak (Kovman) 
koyiindeki aile mezarhgmdadir 244 . Kabir beton bir zemin 
uzerinde yerden bir birbucuk metre yiikseklige kadar 
mermer kaplama olup bas kismma ise mezar tasi 
yerlestirilmistir. Sahidenin uzerinde yer alan mermer 
sank, bu zatm hem medrese alimi hem de tekke seyhi 
oldugunu gosterir. Mustafa Sisi Hazretleri Naksibendi 
buyiiklerinden olup asil adi Mustafa Feyzi'dir. "Seyda-yi 
Sisi" lakabiyla meshurdur. Bu mahlasmi diinyaya geldigi 
Diyarbakir'm Lice ilcesine bagh Sisi koyiinden almistir. 
Soyu Irak'ta Erbil kentinin Susa bolgesinden Sorogiller 
asiretine dayanmaktadir. ilk ilim tahsilini Gavs-i Hizani 
Seyyid Sibgatullah Arvasi'nin halifelerinden olan Seyh 
Halid-i Sirvan-i ve Seyh Abdurrahman Tagi'nin 
medreselerinde yapmistir. Bir grin hocasi Seyh 
Abdurrahman Tagi talebeleri i9inde gezerken o zaman 
heniiz yasi kiifuk olan Mustafa Sisi'ye miirsid olmamn 
sartlarim sorar. O da sessiz kalmca kendisi, "Miirsid 
olmamn sarti uftiir. Hiisn-ii Suret (Giizel yiiz ve giizel 
goriinum), Ilm-i Kamil, Himmet-i Ali (Yiiksek 



244 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



281 



maneviyat sahibi)", seklinde cevap verir. Bu soru ve 
verilen cevap, Seyh Mustafa Sisi'nin ileride kendine 
kamil bir miirsid bulmasma sebep olacaktir. Seyh 
Mustafa Sisi daha sonra Lice'de bulunan ve zamanm Ibn- 
i Hacer'i lakabiyla anilan ve ayni zamanda akrabasi da 
olan Seyda Molla Muhammed Hadi'nin (Lice'de) yanma 
gider 245 . ilminin geri kalan kismim burada tamamlar ve 
ilmi icazetnamesini alrr. Seyh Mustafa Sisi'nin miirsidi 
olan Abdulkadir-i Sani hocasi Arvasi vefat edince 
hocasmm vasiyeti dogrultusunda Abdurrahman Tagi'ye 
intisap eder. Eksik kalan ameli irsadmi burada 
tamamlayip hilafet alir. Naksi gelenegi kuralma gore 
hilafet almca irsad etmesi i9in Lice'de gorevlendirilir. 
Onun burada gorevlendirilmesinde hocasmm vefat 
etmeden once Abdurrahman Tagi'ye yaptigi "Bana 
Diyarbakir'a bagh Lice mmtikasmdan bazi malumatlar 
topla. Belki bir gun halifelerimizden birini oraya 
gondeririz" seklindeki konusmasi etkili olmustur. Yine 
bu gorevlendirme sirasmda yapilan miinazarada 
Abdurrahman Tagi'nin Sisi koyii i9in soyledigi "Bu 
koyden Naksibendi kokusu geliyor" sozleri Seyh Mustafa 
Sisi'de zuhur edecektir. Irsad ifin yola cikan Abdulkadir- 
i Sani, Hizan'a varmadan once bir siire Sisi koyiinde 



245 Ibn Hacer ( 1372-1449) me^hur hadis alimlerindendir. 
Tesirli vaazlan ve hutbeleriyle tanindi. Hayatmin biiyuk 
bolumiinu hadis ilmine verdi. Devrinin en iinlii ve yetkili 
alimlerinden biri oldu. Istifade ettigi eser ve §ahislann 
isimlerini belirtmede biiyuk titizlik gosterdi. Fikih sahasinda da 
kendini yeti§tirdi. (^ok sayida eser kaleme aldi. 

282 



misafir olur. Onun burada misafir olmasi Seyh Mustafa 
Sisi'nin kendisini tammasma vesile olur. Seyh Mustafa 
Sisi bu bulusmalarda yillar once hocasmm kendisine 
sordugu ve cevapladigi bir miirsidde bulunmasi gereken 
ozellikleri onda goriir. Bunun iizerine ona intisab eder. 
Daha sonra hocasi Seyda Molla Muhammed Hadi de bu 
intisaba istirak eder. Bir sure sonra ikisi de Abdulkadir-i 
Sani'nin halifesi olurlar. Seyh Mustafa Sisi hilafet 
aldiktan sonra hocasi tarafmdan Sam' a irsadla 
gorevlendirilir. Seyh Mustafa Sisi neseb bakimmdan 
Sam' da medfun bulunan asrm miiceddidi Mevlana Halid 
el Bagdadi'ye dayandigmi soylemekteydi. Onun bu irsadi 
sirasmda bu konuyla ilgili yasanan ve giiniimiize kadar 
tevatiir yoluyla ulasan bazi rivayetler de vardir. Rivayete 
gore, Seyh Mustafa Sisi bir gun Halid el-Bagdadi'nin 
tiirbesini ziyarete gider. Ziyaret esnasmda Halid el- 
Bagdadi ile murakebe halindeyken tiirbeden 
beraberindekilerin de duyacagi sekilde "Ene ceddiike ve 
ente veledi" diye gaipten bir ses gelir. Yine rivayete gore, 
Seyh Mustafa Sisi Sam' da ilmi miinazaralarm yapildigi 
bir meclise istirak eder. Yapilan miinazara sonufsuz 
kalmca miidahale edip sonuflandinr. Bu olay iki kez 
tekrar edince o mecliste bulunan alimlerin dikkatini 
ceker. Kendisine "Nerelisiniz?" diye sorulunca 
"Diyarbakirhyim" diye cevap verir. Bunun iizerine 
soruyu soran kisi "Yoksa sen Molla Musatafa-yi Sisi 
misin?" diye sorar. O da "Evet" cevabim verince 
kendisine fazlasiyla bir alaka gosterilir. Seyh Mustafa 
Sisi Sam'daki gorevini tamamladiktan sonra tekrar hocasi 



283 



Abdulkadir Hizani'nin yanma doner. Bu arada Kovmanli 
Molla Muhammed Salih (Sail Baba) isimli zatm vasiyeti 
uzerine bir heyet Hizan koyiine gelir. Burada Abdulkadir- 
i Sani'ye Sail Baba'mn Seyh Mustafa Sisi'nin 
Karakocan'm Kovman koyiine irsad etmesi amaciyla 
gorevlendirilmesi seklinde talep ve vasiyetlerini iletirler. 
Bu vasiyet uzerine o, hocasi tarafmdan bu bolgeye irsad 
goreviyle gorevlendirilir. Bolgede yaklasik 14-15 yil 
irsad gorevini yiiriiten Seyh Mustafa bu irsadmi Elazig, 
Diyarbakir, Tunceli ve Bingol il smirlan i9erisinde 
ger^eklestirir. Bu bolgede bircok din alimi yetistirir. Oglu 
Muhammed Hadi ile birlikte yedi halifeye icazet verir. 
Kovman' da vefat eder. Turbesi bu koyde aile 
kabristamndadir. 

Seyh Mustafa Sisi'nin en onemli ozelligi Kur'an 
ve Siinnete olan baghhgidir. O kendisine sorulan bir 
soruya tetkik ve tahkik etmeden cevap vermezdi. Edebi 
yonii de bulunup kendisine ait bazilan gunumuze kadar 
ulasan kasideleri mevcuttur. 

Rivayete gore, Karakocan Yesilbelen (Gahmut) 
koyiinden Hiiseyin Ali isimli bir kisi gen9lik yillarmda 
disinin agnmasi uzerine onun yanma gider. Seyh Mustafa 
ona dua eder ve sehadet parmagiyla dislerini ovalar. Bu 
kisinin artik dislerinin hif agrimadigi soylenir. 

Turbesi haftanm her giinii ziyaret edilir. Ziyarete 
yore halkmm yamnda cevre illerden de gelinir. Seyh 
Mustafa Sisi'nin kabrine daha 90k ziyaret ama9h olarak 
gelinmektedir. Gelen ziyaret9iler tarafmdan Kur'an-i 
Kerim ve dualar okunarak bagislanmaktadir. Bununla 



284 



beraber 9esitli hastahklardan muzdarip olan insanlar da 
buraya gelmekte ve dua ederek Allah'tan sifa 
dilemektedirler. Bu hastahklardan ziyarete ozellikle 
psikolojik rahatsizhklan bulunan kisiler gelmektedir. 
Rahatsizhgmdan kurtulan kisiler daha sonra siikiir 
amaciyla kurban kesmekte ve tasadduk etmektedir. 

§eyh Muhammed Hadi (1884-1957), Yiicekonak 
(Kovman) koyiindeki aile mezarhgmda babasi Mustafa 
Sisi'nin yamnda medfundur 246 . Mezann bas kismmdaki 
mezar tasmm iizerinde mermerden yapih sank ayni 
sekilde §eyh Muhammed Hadi'nin de hem medrese alimi 
hem de tekke seyhi oldugunu gosterir. Naksibendi 
tarikatma mensup olup Diyarbakir'm Lice ilcesinin Sisi 
(Yol9ati) koyiinde dogmustur. §eyh-i Kavuman lakabiyla 
meshurdur. §eyh Muhammed Hadi Hazretleri, heniiz alti 
yasmda iken ge9irdigi bir hastahk sonucu gozlerini 
kaybeder. Bu durum §eyh Muhammed'i hi9bir sekilde 
sarsmaz. Bilakis ondaki ilim ogrenme azim ve gayretini 
daha da arttinr. £ok kiifuk yaslardan itibaren ilim 
tahsiline baslar. Heniiz yedi yasmda iken Kur'an talimini 
babasmm yamnda yapmis ve takriben Kur'an'm yansmi 
hifz etmistir. Mevlid-i §erif, Akidetu'l Iman, Ibn-i Kasim 
ve Miinebbehat-i Askalani gibi temel ve onemli ilim 
kitaplanm okumus ve bir90gunu da ezberlemistir. Aldigi 
bu derslerden sonra ilmi seviyesini yiikseltmek i9in 
babasmm Kovman' daki medresesinde yirmi yil ilim 



246 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

285 



tahsil eder. Kovman tekkesinin onemli ozelligi Kur'an ve 
Siinnet kaynakh ilim esaslan iizerine insa edilmis 
olmasidir. Egitiminin biiyiik bir kismmi burada 
tamamladiktan sonra diger bir bolumiinii ise Diyarbakir 
Ulu Camii Medresesi hocalarmdan ahr. Zamanm ilim 
merkezi olarak bilinen Bitlis Giiroymak Medresesi'nin 
basmda bulunan Seyh Masum onun i9in, "Hayatimda 
Hafizu'l Kur'an olan 90k kisiyi gordiim fakat Hafizu'l 
ilm (Ilim Hafizi) Seyh Muhammed Hadi dismda ne 
gordiim, ne isittim", ifadelerini kullamr. Bundan sonra da 
kendilerine Hafizu'l Ilm unvani verilir ve hep oyle amhr. 
Seyh Muhammed Hadi tasavvuf derslerini muhtemelen 
babasmdan ahr ve onun manevi terbiyesi altmda biiyiir. 
Ilim ve tasavvuf derslerini tamamladiktan sonra hilafet 
makamma erisir ve gen9 yasta (takriben 27-28 
yaslarmda) irsad i9in icazetnamesi alrr. Rivayete gore, 
giiniin birinde Seyh Mustafa 90cuklanm yanma ahp 
onlan bir imtihandan ge9irir. Elindeki asayi birer birer 
90cuklarma verir, var gii9leriyle yere saplamalarmi 
soyler. Ancak 90cuklan asasmi yere saplarlar. Yerden 
topraktan baska hi9bir sey 9ikmaz. Yine de 0, 90cuklan 
i9in iltifatta bulunup, onlara dua eder. Sira §eyh 
Muhammed Hadi'ye gelince O, asayi yere batinr 
batirmaz yerden su fiskinr. Bunun iizerine §eyh Mustafa 
Sisi, "iste benden sonra irsad gorevimi ve ilim hizmetimi 
tam olarak yiiriitecek kisi budur, ben bundan dolayi 
kendisine ozel bir ilgi gostermekteyim", der. 

Babasi §eyh Mustafa Sisi vefat edince Kavuman 
tekkesine bagh miiridler ona intisap ederler. O, gen9 



286 



yasta aldigi bu vazife-i tasawufiye-yi ve ilmiye-yi en 
giizel sekilde ifa eder. Babasmm biraktigi yerden irsad 
smirlarmi genisletmek ve 9evre illere Islam dininin 
hakikatlerini ve giizel ahlakim dogru bir sekilde aktarmak 
icin irsatlarda bulunur. §eyh Muhammed Hadi'nin ilmi 
seviyesi yiiksek olmakla birlikte abidlik, zahitlik ve takva 
sahibi olmasi da onun belirgin ozellikleri arasmdadir. Bir 
miirsid-i kamilde aranan biitiin vasiflara sahiptir. Bir 
baska onemli ozelligi ise edip ve sair olmasidir. Ustiin 
fesahat ve belagat ile yazdigi kasideleri vardir. Onun pek 
90k hikmet ve keramete sahip oldugu da soylenir. 

Giiniimiizde yore halki ve cevre illerden gelen 
ziyaret9iler §eyh Mustafa Sisi ve oglu §eyh Muhammed 
Hadi'nin kabirlerini haftanm her giinii ziyaret 
etmektedirler. Ziyaretfiler tarafmdan Kur'an-i Kerim 
okunmakta ve dualar edilmektedir. Ziyarete her tiirlii 
hastahklardan muzdarip olan insanlar gelmektedir. 
Ziyarete gelen kisiler dua ederek Allah'tan sifa 
dilemektedirler. Bu hastahklardan ziyarete ozellikle 
psikolojik rahatsizhklan bulunan kisiler gelmektedirler. 
Rahatsizhgmdan kurtulan kisiler daha sonra sukiir 
amaciyla kurban kesmekte ve tasadduk etmektedir. 

Garip Baba'nm kabri ilfeye 25 km. mesafede 
bulunan Ye§ilbelen koyiinde yiiksek9e bir tepede yer ahp 
etrafi taslarla ^evrili bir mezar ziyaretidir 247 . Tiirbe tas ve 



247 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

287 



beton kansimi olarak insa edilmistir. Uzeri sac cati ile 
kaphdir. 

Bu ziyaretin hemen yanmda yatiya kalmak isteyen 
ziyaretcilerin konaklamalan ve cesitli ihtiya9lanm 
karsilamalan amaciyla sonradan yapilan ve iki odadan 
olusan bir misafirhane bulunmaktadir. Garip Baba 
hakkmdaki rivayetlere gore bu zat, tahminen iki yiiz yil 
kadar once buradan gecerken hastalamr. Bir sure bu 
yorede misafir olarak kaldiktan sonra vefat ettigi 
soylenir. Yore halkinin bu zatm hastahgi siiresince onun 
alim ve mutasavvif bir kisilige sahip oldugunu 
anlamasiyla vefatmdan sonra mezarmi ziyaretgah kabul 
etmislerdir. Rivayete gore, Garip Baba'nm yorede ayri 
bir ziyaretgah olan Sefkar Baba ile kardes olduklan 
soylenir. 

Anlatildigma gore, Sanbasak koyiinden Kamer 
Amca isminde birisi bir gece bu ziyarette altm aramaya 
gelir. Tarn mezarm bulundugu alana kazmayi vurunca bir 
anda her taraf giindiiz aydmhgi olur. Bunun iizerine 
Kamer Amca planmdan vazge^ip oradan ayrihr. 

Garip Baba'nm kabri haftamn biitiin giinleri ziyaret 
edildigi gibi carsamba giinleri daha yogun olarak ziyaret 
edilmektedir. Burasi her tiirlii hastahk ve dilek ifin 
ziyaret edilmektedir. Ziyarete hem Siinni hem de Aleviler 
gelmektedir. Gelen ziyaretcilerin bir kismi kurban da 
kesmektedir. Mezarm yanmda mum yakilmakta ve 
ziyaret cevresindeki aga^lara dilek icin bez 
baglanmaktadir. Bunu daha 90k Alevi kesimden gelen 
ziyaretciler yapmaktadir. 



288 



Giizel Baba ziyaret yeri il9eye sekiz km. 
mesafedeki Qayirgulil koyiinde bulunmaktadir. Ziyaretin 
cevresi tahta ve demir parmakhkla 9evrilidir. Ziyaret 
alam son derece bakimh olup i9me suyu ve cocuk parki 
da bulunmaktadir. Bundan dolayi burasi hem ziyaret yeri 
hem de mesire yeri olarak kullamhr. Giizel Baba'nm 
oldiigii ve defhedildigi yerde ona ait bir mezar soz 
konusu degildir. Burasi daha ziyade makam olarak 
degerlendirilmektedir. Mezar tasmm dahi bulunmadigi bu 
makamda iist iiste yigilmis mese odunlarmm iizerine yesil 
bir branda ortulmustiir. Hatta diger mezarlara gore kiblesi 
dahi farkhdir. Yore halki tarafmdan Pir Cemal Abdalm 
oglu veya kardesi oldugu ileri suriilur. Halk arasmda 
kendisine duyulan sevgi ve saygidan dolayi olumiinden 
sonra mezar yeri ve mezarm cevresindeki orman 
korunmustur. 

Hakkmda anlatilan bir menkibeye gore, Giizel 
Baba kardesiyle kavga etmesi sonucu biiyiik agabeyinin 
veya babasmm gosterdigi tepkiye karsihk ailesine kiisiip 
evden ayrihr. Evden aynlmca babasi kendisine "Vardigm 
yerde kal ve 61" diye beddua eder. O da mezarmm su 
anda bulundugu yerde hastalamr. Bir siire kaldiktan sonra 
oliir ve buraya gomiiliir. 

Burasi haftamn her giinii ziyaret edilir. Giizel 
Baba'nm makammm yam basmda karsihkh iki tane mum 
tasi yer ahr. Gelen ziyaret9ilerden bir kismmm burada 
mum yaktiklan goriiliir. Ziyareti cevreleyen tahta 
parmakhklara ve yakm 9evresindeki agaflara dilek 
dileyip bez baglarlar. Ayrica ziyaret 9evresindeki agaflar 



289 



kutsal kabul edildigi i9in kesilmezler. Bu aga9larm 
kuruyan dallan ise gelen ziyaret9iler tarafmdan yemek ve 
kurban eti pi§iriminde kullanihr. Ziyarete her turrii 
hastalik, dilek ve adak i9in gelinir. 

§engiil Baba'nm kabri £ayirgiirii koyiine bagh 
(^ayirhk (Mergamen) mezrasmda yiiksek9e bir tepede yer 
alir. Burasi etrafi yakla§ik bir metre yiikseklige kadar 
ta§larla 9evrilmi§ bir mezar ziyaretidir. Ziyarette mum 
yakildigi ve 9evredeki aga9lara bez baglandigi goriiliir. 
Sadece alevi vatanda§larm ziyaret ettigi bu mezar 
giiniimiizde artik 90k az ziyaret edilmektedir. 

Il9eye 30 km. mesafede bulunan ve eski adi 
Kulukan olan Pilavtepe koyiinde, Kiiliikoglu'nun tiirbesi, 
Karako9an'dan Qaria giden yolun kenarmdadir. 
Anlatildigma gore, giiniin birinde koyde bir toplanti 
yapihr. Kiilukoglu'nun toplantida olmadigim goren 
koyliiler, kendisini 9agirmak maksadiyla evine iki ki§i 
gonderirler. Kulukogru'nu evinde bulamayan haberciler, 
onun dagdaki davar barmagma giderler. Daha i9eri 
girmeden, 'Hu' 9eken sesler duyarlar. Pencereden 
baktiklarmda giysileri aym, yiizleri aym, ba§6rtiileri aym 
otuz-kirk ki§i goriirler. J9lerinden hangisinin Kiiliikoglu 
oldugunu anlamazlar. Ses 9ikarmadan koye geri donerler. 
Olayi koydekilere anlatirlar. Koyliiler, durumu teyit 
etmek i9in dort ki§i daha gonderirler. Onlar da gidip 
durumu aym §ekilde goriip donerler. Sabahleyin durumu 
Kiiliikoglu'ndan sorup ogrenmek isterler. Kiiliikoglu koye 
gelmeden oglu Kel Mahmut, babasma kahvalti hazirlar 
ve yola koyulur. Dagdaki barmaga yakla§tigmda, karda 



290 



babasmm sopasi ile mese agaclarma vurdugunu, 
vurdukca meselerin goverip ve pesinden davarm bu 
meseleri yedigini goriir. Babasi, geriye doniip baktigmda 
oglunu goriir. Der ki: "Oglum! Sen, beni bilmeyerek 
mahcup ettin. Allah'tan dilegim uq gilnde oleyim. Sen de 
iiq ay zarfinda bilmedigin yere gidesin. Senede bir gelip 
tilrbemi ziyaret edesin. " Denilir ki, Kuliikoglu, tie gun 
sonra oliir ve oglu da tic ay sonra Kigi'nm Elmah koytine 
gider. Halen Pilavtepe'de Ktiltikoglu'nun akrabalan 
bulunmaktadir. 



Keban Evliyalan 



Bolgede ilk Turk hakimiyeti Selcuklular devrinde 
baslar 248 . Selcuklu komutanlarmdan £agn Bey, 1017 
yilmda 3.000 kisilik ordusu ile birlikte Agm iizerinden 
gelerek bolgeye girer ve daha sonra Turk akmlarmm 
gecis yerleri bu topraklardan olur. 1070 'den sonra Keban, 
(^ubukogullan, Artuklular, Anadolu Selcuklulan, 
Dulkadirogullan, Akkoyunlular ve Safeviler'in idaresine 
girer. Osmanh oncesi Tiirk hakimiyetinde Keban' in da 



248 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

291 



Harput ve havalisinde meydana gelen siyasi gelismelerin 
dismda kalmadigi tahmin edilebilir. Harput ve havalisi 
Yavuz Sultan Selim'in Sah ismail'e karsi yaptigi 
(^aldiran savasmdan sonra (1515) Osmanh hakimiyetine 
girer. Osmanh hakimiyeti doneminde Keban genellikle 
madencilik faaliyetleri ile gundeme gelmistir. Keban 
madeni XVIII. Asrm baslarmda isletilmeye baslanir 249 . 
Uretim faaliyetleri kesintisiz olarak 1730 yilma kadar 
devam eder. Fakat bu tarihte meydana elen deprem 
felaketinin verdigi hasar ve can kaybi sebebiyle, iscilerin 
mensup oldugu asiretlerin maden magaralan ile cahsir 
durumdaki 70 tane izabe firmma saldirip tahrip etmeleri 
sonunda madendeki faaliyet 20 yil boyunca kesintiye 
ugrar. 1751 yilmda Keban madenine emin olarak 
gonderilen Ispanakfi Mustafa'nm buyiik gayretlerle 
surdiirdugii ve yedi yil devam eden onanm faaliyetleri 
sonucunda maden yeniden i§letmeye almir ve 175 8 'den 
itibaren kesintisiz olarak devam eder. Keban madeninde 
bir darphane de tesis edilir. 

Bolgedeki ziyaret yerleri Anadolu'nun 
Turklesmesi ve islamlasmasmda rol almis sehit veliler, 
kahraman komutanlar, Horasan Erenlerinin; diger bir 
ifadeyle Alperenlerle birlikte bolgedeki ilim merkezinde 
yetisen ilim ve tasavvuf ehli evliyanm ve Orta Asya'dan 
Anadolu'ya gelen Yesevi dervislerinin kabirleri olup bu 
mekanlar yore halki tarafmdan yogun olarak ziyaret 



249 Fahrettin Tizlak. Keban Ergani Yoresinde Madencilik 
(1780-1850). DoktoraTezi. FiratUni. Elazig. 1991 

292 



edilir. Keban koylerinde 6 ttirbe, 2 mezar, 1 Nal Ziyareti 
(Hz. Ali'nin atinin ayak izi), Taskese Ceviz Pman Cesme 
Ziyareti ile Ag Baba makami tespit edilmistir. 

Pir (Seyyid) Hasan Zerraki'nin ttirbesi, ilceye 47 
km. mesafede bulunan Gokbelen (Zirki) koytinde 
ortalama 1500 metre yiikseklikteki Ziyaret Dagi adi 
verilen yerde bulunmaktadir 250 . Tiirbe kare planh ve iistii 
9atili olup herhangi bir mimari ozelligi yoktur. Giris 
boltimti, makam boltimti ve mescit boltimti olmak tizere 
uc boltimden olusmaktadir. Giris boltimtintin sol tarafmda 
yer alan mescit aym zamanda misafirhane olarak da 
kullamlmaktadir. Ttirbenin etrafmda kendisiyle beraber 
savasip bu bolgede sehit dtisen askerlerin mezarlan yer 
ahr. 

§erif Dogan'm verdigi secere soyledir 251 . 
"Ba§ariyi saglayan Allah'hr "Rahman ve rahim 
olan Allah'in adiyla,0'ndan yardim dileriz. Hamd 
alemlerin rabbi olan Allah' a mahsustur. Yine hamd 
kadim ve devamh olan, celal ve ikram sahibi, 
kendisine elem ve dertler bula§mayan, yokluk ve 
gegici §eylerden uzak olan Allah' a mahsustur. Yine 
dyle bir Allah' a hamd olsun ki peygamberlerin 
bulundugu yerleri insana kible, evliyalarin tiirbelerini 
de insanlara ziyaretgah kilmistir. Onlarin ipine 
yapisan onlara tevasiil eden hidayete erer ve 



250 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
TJni., Kayseri, 2010 

251 §erif Dogan. Pir Hasan Zerraki Tiirbesi 

293 



yiicelerin yiicesine gikar. Salat ve selam, evellerin ve 
ahirlerin efendisi ve peygamberin sonuncusu emin 
elqiye olsun.onun temiz...ve evladina da 
olsun.Kiyamete kadar gok ve yerin ahalisinin selami 
bilhassa muminlerin emirijakva sahiplerinin imam, 
dinin diregi, ulu kahraman,putlan kiran, orucu orucla 
tutan ebutalibin oglu imam Ali'ye olsun.Yine salat ve 
selam,nebin AS torunu, kerametlerin denizi olan 
hasana olsun. yine salat ve selam veli ve muttakilerin 
efendisi, sehitlerin reisijki cihan giinesinin goz nuru 
olan imam huseyine olsun.Yine salat ve selam halki 
hidayete qagiran yildiz insan imam bakira olsun.Yine 
selam ve salat, imam zeynel abidin ve imam bakir'a 
olsun ki bunlar temiz bir soydan ve insanlarin en 
iyisidirler. Yine salat ve selam, tarikatin miirsidi olan 
imam cafer-i sadika olsun.Yine salat ve selam gok 
sukreden,sirlari saklayan imam Musa Kazim'a 
olsun. Yine salat ve selam, iyi insanlarin gozunun nuru 
olan AH bin Musa Riza'ya olsun.Yine salat ve selam 
sehere ve qomertligin kaynagi olan imam Muhammed 
Cevvad'a olsun.Yine salat ve selam Yildiz insan imam 
el-Hasan el Askerinin uzerine olsun. Ve yine salat ve 
selam Allah'in qekilmis kdinci zahir ve batini alim-i 
muminlerin goz nuru imam Muhammed Mehti'ye 
olsun. Allah' in salat ve selami Resuliiniin uzerine 
olsun. Bilhassa, seyyid Hamza, bin seyyid Gazi,bin 
seyyid Seyh, bin seyyid Musa, bin seyyid Said,bin 
seyyid Izzetin,bin seyyid Zeyd,bin seyyid Salih,bin 
seyyid Davut,bin seyyid Gazi,bin seyyid Hasan 



294 



Zerraki,bin seyyid Abdurrahman, bin seyyid seyh 
Ahmed,bin seyyid kasim,bin seyyid tahir,bin seyyid 
Cafer,bin seyyid sait,bin seyyid cafer,bin seyyid Ismail 
Ekber,bin cafer es-Sadik,bin imam Muhammed 
Bakir,bin imam Zeynelabidin,bin imam hiiseyin 
(kerbela sehidi),bin imam Ali Murtaza kerremellah-u 
vechehu,bin ebuTalip,bin Abdulmuttalip,bin 

Hissam,binMenaf,bin Kusey,bin Kilap,bin Miirre,bin 
Kalb,bin liivey,bin Galip,binTekr,bin Malik,bin 
Nazar,bin Kinane, bin Hilcayme,bin Muverek,bin 
Ilyas,bin Menzer,bin Neder,bin Mad,bin Adnan,bin 
Evd,bin Ezdir,bin Nebe,bin siileyman,bin Hamd,bin 
Kaydar,bin Ismail, bin Ibrahim(Allahin dostu A.S),bin 
Tarih,bin Nubar,bin Esu,bin Ergup,bin Talip, bin 
Gabir,bin Salih,bin takser,bin Sam,bin Nuh,bin 
Lehel,bin Mute,bin §eyh Ehnu, bin Dekve,bin 
Idris(Aleyhi selam),bin Besd,bin Hemla,bin Kesan,bin 
Emus, bin §it(Aleyhi Selam),bin Adem, Allah'in salat 
ve selami onlarin ve bizim Nebimiz olan Hz 
Muhammed'e olsun.Amin ey merhametlilerin 
merhametlisi. " 

Seyyid Hasan Zerraki aslen Bagdat'm Zerrak 
Mahallesinden olup "Zerraki" lakabi da buradan 
gelmektedir. Kunyesi Ebu Nasir Gazi'dir. Abdurrahman 
ogiu Pir Hasan Zerraki'nin dedesi Seyh Ahmet olup soy 
agaci Imam Zeynel Abidin ve Hz. Ali'ye kadar uzamr. 
Pir Hasan Zerraki Bagdat'tan Medine'ye, oradan da ordu 
komutam olarak Anadolu'ya gelmis ve Bizans'a karsi 



295 



seferler yapmistir. Once Batman yakmlarmdaki 
Hasankeyf, Mardin sonra Harput'a gehnis, Malatya 
sancaktan ile isbirligi yaparak bu bolgede bazi kaleleri 
fethetmistir. Bu kalelerden biri de bugiin Gokbelen 
(Zirkibaz) koyii oniinde yer alan barmak niteligindeki 
kaledir. Bu yorede Bizans tarafmdan gelen akmlara karsi 
cetin miicadeleler yapilmis ve savaslar verilmistir. 
Komutan Seyyid Hasan Zerraki, Bizans akmlarma karsi 
verdigi son miicadelesinde yetmis arkadasiyla kalmis ve 
bu bolgede sehit olmustur. Bugiin Zirki yoresi ve ?evre 
yorelerde bazi tepelerin iizerinde mezarlan bulunan ve 
cogunun ziyaret olarak amldigi bu mekanlar muhtemelen 
bu son sehitlere ait olmahdir. Bugiin Pir Hasan Zerraki 
tiirbesinin 9evresinde bircok sehit mezari bulunmaktadir. 
Bunlardan Gazi Baba ve birkac arkadasmm mezari 
bellidir. 

Pir Hasan Zerraki'nin isminin mahlaslan arasmda 
"Zerraki" nin yamnda "Zerrafi" de kullamhr. Zerrafi 
Yesevi geleneginde Biiyiik veli, Allah' in emirlerini 
yayan, irsat eden, kurtulusa gotiiren, Hz. Peygamberin 
soyundan, keramet ehli ve evliya gibi manalara gelen bir 
tarikat iinvamdir. Yine isminin basmdaki 'Pir' iinvam 
Orta Asya kokenli tarikatlarda kullamlan bir iinvandir. 

Pir Hasan Zerraki Mardin Artuklulan doneminde 
"Ezraki" olarak da amhr. Rivayete gore zamanla "E" 
harfmin diismesiyle Zirki olarak amlmistir. Daha sonra 
ona atfen bugiin tiirbesinin de bulundugu bu bolgeye 



296 



"Zirkan" denilmistir 252 . Ramazan Demir'in Zirh Yoresi 
ve "Seyyid Hasan Zerraki Ziyareti " adli eserinde, Seyyid 
Hasan Zerraki'nin basmda bulundugu veya mensubu 
oldugu Islam ordusunu temsil eden ve uzerinde fetih 
ayeti yazih olan sancagi, kendi soyundan gelen kisilerce 
giinumuze kadar ulastinlmistir. Harput sancagma bagh 
olarak Keban hakkmda yazilan 1 896 tarihli salnamelerde 
kayitlara ge9mis bu bolgede iki tane tekke ve zaviye 
kurumundan bahsedilir. Keban smirlari i9inde yer alan bu 
iki tekkeden biri Pir Hasan Zerraki'ye aittir. Zirki 
yoresinde (Bazusagmda) olan bu tekkenin varhgi hem 
salnameler hem de mevcut secere tarafmdan 
dogrulanmaktadir. 

Bugiin Hasankeyf, Diyarbakir, Mardin ve Hazro 
yorelerinde de Pir Hasan Zerraki'ye ait oldugu soylenen 
tiirbeler mevcuttur. Ancak bu ziyaret yerlerinde Pir 
Hasan Zerraki hakkmda verilen bilgiler nakl-i rivayete 
dayah ifadeler olup herhangi bir yazih beige mevcut 
degildir. Fakat hakkmdaki bilgi ve veriler yazih belgeye 
dayah olan Seyyid Hasan Zerraki tiirbesi, bugiinku 
Keban' a bagh Zirki yoresine ismini veren ve Ziyaret 
Dagi adi verilen mevkide medfun sehit tiirbesidir. 

Menkibeye gore, Pir Hasan Zerraki'nin yasadigi 
donem Sel9uklular donemine tekabiil eder. Sel9uklular 
Diyarbakir, Mardin, Harput, Micmgert ve Hasankeyf 



" 2 §eyh Sait isyanma katilmami§ olmasina ragmen Zirkan 
a§ireti siirgiinlerden payini ahr ailenin biiyiik bir boliimu 
Burdur ve daha sonra Istanbul'a suriilur. 



297 



(Hisn-i Keyf) yoresini de i9ine alan bolgenin tek 
hakimiydi. Bu donemde bu bolgeyi Sel9uklular adma 
komutan Emir Artuk bin Ekseb idare etmekteydi 253 . Emir 
Artuk seyhin yaygmlasan bu uniinden korkar ve onu dibi 
su ile dolu Mardin Kalesindeki bir zindana hapseder. Pir 
Hasan Zerraki zindanda sizan lsigm huzmeleri ile birlikte 
disan cikarak abdest alir ve namaz kilar. Bunu birka9 
defa goren nobet9iler durumu Emir Artuk' a bildirirler. 
§eyhin kerametlerini anlayan Emir de yaptigmdan 
pismanhk duyar ve gelip §eyh Hasan Ezraki'den af diler 
ve seyhe miirid olur. Yine bir baska menkibeye gore, 
Emir Artuk'un kizi 9aresiz bir hastahga yakalanmistir. 
Hi9bir hekim 9are bulamaz. Bunun iizerine Emir Artuk 
seyhten derman i9in ricada bulunur ve kizmm iyilesmesi 
i9in dua etmesini ister. §eyh suya dualar okur. §eyhin 
okudugu sifah su ile Emir' in kizi iyilesir. Bunun iizerine 
kizim Seyyid Hasan Zerraki ile evlendirmek ister. Fakat 
seyh 90k yash oldugu i9in bu evliligi reddeder ve kizi 
kendisine degil ogluna alir. 

Zirki yoresinde iklim sartlarmm agir olmasi ve 
tiirbenin bulundugu Ziyaret Dagmm olduk9a yiiksek bir 
konumda yer almasmdan dolayi, burasi daha 90k sicak 
mevsimlerde ziyaret edilmektedir. Buraya ziyaret ama9h 



~ 53 Ali Sevim Islam Ansiklopedisine yazmis. oldugu maddede, 
Artuk bin Ekseb de denilen Artuk bin Eksiik'ten Selcuklu 
Sultani Alparslan ve Melik§ah devirlerinin iilii kumandam 
olarak soz eder. 1063-1086 yillan arasinda yirmi iif yil gibi 
uzun bir sure Selcuklu Devleti hizmetinde bulunan Artuk Bey, 
idaresi kendisine verilen Kudus 'te vefat eder. 

298 



gelindigi gibi cesitli hastaliklardan muzdarip olan kisiler 
tarafmdan sifa amaciyla da gelinmektedir. Ziyarete gelen 
kisiler bu zatm ruhuna Fatiha, Yasin vb. Kur'an'dan 
sureler okur, bagislar. Adagi olan ziyaretciler de kurban 
kesmekte ve kurban etiyle etli pilav pisirip ikram 
etmektedirler. Pir Hasan Zerraki'nin kabrinin olduk9a 
uzun olmasmm sebebini, ona duyulan ta'zim ve saygiyla 
birlikte kabrin yerinin kaybolmamasma dayandinrlar. 

Ag Baba Tiirbesi, ilceye 12 km. mesafede bulunan 
ve eski ismi Nimri olan Pinarlar koyiinde yiiksekce bir 
tepede yer almaktadir 254 . Burasi bir makam yeri olup Ag 
Baba'ya ait bir mezar yoktur. Yore halki tarafmdan Ag 
Baba'nm Baskil il9esinde medfun bulunan Abdulvehhap 
Gazi'nin akrabasi oldugu kabul edilir. Ag Baba makami, 
Pir Hasan Zerraki tiirbesi, Abdulvehhap Gazi tiirbesi ve 
Deregan/Arapkir'de bulunan ziyaretler farkh yorelerin 
ziyaretgahlan olup uzaktan birbirlerini gorecek 
konumdadirlar. Bu ziyaret alamna daha sonra Hasan 
Onar Dede evlatlarmdan Ahmet Dede'nin oglu Hiiseyin 
Koca Dede kendisinin vasiyeti ve taliplerinin istegi 
iizerine gomiilmiis ve tiirbesi yapilmistir. Tiirbe tek 
kubbelidir. Tiirbede On iki imam, bazi dini tablolar ve 
Alevi inanci dogrultusunda yazilmis bazi dua kitaplan 
yer almaktadir. Aynca ziyaretin hemen yanmda 
ziyaretciler icin kurban kesim yeri ve mutfak yapilmistir. 
Bu ziyaret yeri Aleviler tarafmdan ziyaret edilmektedir. 



254 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni„ Kayseri, 2010 

299 



Yore halki Ag Baba ziyareti mevkiinde Mart ve Nisan 
aylarmda kendi aralarmda para toplayip kistan, soguktan 
kurtulup bahara, bolluga ulasmayi siikiir olarak kutlamak 
amaciyla 30-40 civarmda toplu kurban keserler. Bu 
torene gevre koylerden vatandaslar da katilir. Ozellikle 
eskiden kitlik zamanlarmda katihmm olduk9a yogun 
oldugu soylenir. Ayrica adagi olan kisiler herhangi bir 
tarihe bagh kalmaksizm burada kurban kesmektedir. 
Fakat ziyaret yerinin oldukca yiiksek bir tepede 
bulunmasmdan dolayi kurban kesimi icin daha 90k yaz 
ve bahar aylan tercih edilir. Ag Baba makamma her yil 
yagmur duasma 9ikihr. Hasan Dede soyundan Hiiseyin 
Koca Dede tiirbesini ziyarete gelen kisiler tarafmdan 
mum yakihr. Ayrica ziyaret 9evresindeki aga9lara dilek 
tutulup bez baglamr. 

Sincmilli Ziyareti, il9eye 22 km. mesafede 
bulunan Akgomlek koyiinun Karakus mezrasmda yer 
almaktadir 255 . Koyiin iist kismmda tepede yer alan tiirbe, 
kare planh olup sadece makam (tiirbegah) kismindan 
olusmaktadir. Ustii fatili olan tiirbenin herhangi bir 



~ 55 Koy tiirkmen asilli olan "Par^ikan" A§iretinden insanlardan 
olu§ur.Kaynaklarda "Turkmen Ekradi" olarak gosterilen 
Par?ekanlu Cemaati, "Cihanbeglu" a§iretinin bir koludur. 
Agirhkh olarak Dogu ve Giineydogu anadolu bolgelerinde 
ya§amaktadirlar. Bilinen kaynaklarda "Par^ekanlu Cemaati" 
olarak zikredilen a§iret, Harput Sancagi Hersini nahiyesine 
tabidir. Kiirt niifusun yogun olmasi ve ozellikle Osmanh Safevi 
sava§lan sirasinda 50k yer degi§tirmesi sebebiyle Parfikanhlar 
dogu ve guneydoguda bir?ok ile dagilmi§ ve zaman icerisinde 
Kiirt^eyi de dil olarak kullanmaya ba§lami§lardir. 

300 



mimari ozelligi bulunmamaktadir. Tiirbe i9inde yer alan 
kabirler beton bir zemin iizerinde yer ahp mezarlar 
seklindedir. Mezarlarm ayak ve bas kisimlarma tastan 
mezar taslari yerlestirilmistir. 

ilcenin Piran koyiine 256 bagh Akgomlek (Karakus) 
mezrasmdaki tiirbede medfun bulunan zatm, 
Sinemillilerin ortak atasi kabul edilen ve Anadolu'ya 
Horasan'dan geldigi soylenen Sultan Sinemilli'ye ait 
oldugu soylenir. Sinemilli asireti ve ocagmm Maras 
kolundan derlenen rivayetlere gore Sultan Sinemilli 
Horasandan Anadolu'ya Koca Seyyid, Mir Seyyid, 
Seyyid Mencek ve Musa Herdi adindaki zatlarla birlikte 
gelmistir. Bu adlardan ilk iicii Hozat-Agu Icenler 
ocagmm aym adla anilan tig kolunun atasi kabul edilen 
§ahislara aittir. Musa Herdi ise Maras yoresindeki 
Atmalarm atasidir 257 . Tiirbenin kitabesi ve burada 
bulunan bazi malzemelerin ( bu sahsa ait oldugu soylenen 
baston vb.) sonradan falmmis oldugu soylenir. Sinemilli 
asireti ve ocagi ile ilgili temel kaynaklar Maras, Elazig, 



256 Burasi, Piran vadisi adiyla bilinen ve genel olarak Piran 
ismiyle anilan koy grubundandir. Koy birbirine 50k yakin olan 
Maman, Hacyan, Karafor ve Ciban isimli 4 mahalleden 
olu§maktadir. 

7 Irak'tan gelen ve gocebe hayati ya§ayan, hayvancihkla 
gefimlerini saglayan Atma A§ireti once Antep, Mara§ yoresine 
yerle§mi§, sonra bunlann bir kolu Malatya yoresine goc 
etmi§tir. Halen Antep ve Maras. illerinde Atma A§ireti'nin 
kollan ya§amlanm surdiirmekteler. 



301 



Erzincan, Tunceli ve Istanbul'da bu ocak ve asirete 
mensup kisilerden alman sozlii rivayetler ve Sinemilli 
Dedelerinin ellerinde bulunan "Kantarma" adi verilen 
yazih belgelere dayanmaktadir. Bu belgeler arasmda 
Sinemilli adinin Sinemilli tekkesinin varhgi ve Mustafa 
oglu Hamza'nm bu tekkeye vakif yoneticisi olarak 
atandigi bilgisini vermektedir. Yine bu belgeler yasayan 
dede ailelerinin atalarmm en azmdan 18. yiizyildan 
itibaren seyyid olarak kabul edildiklerini ve 
Elazig'dayken Sultan Sinemilli'ye ait tiirbeyle 
baglantilarmm oldugunu gostermektedir. Elazig, 
Sinemillilerin Maras ve Erzincan' a g09meden onceki 
ortak vatamdir. Ocagm ve asiretin isim babasi olan zatm 
adi ocagm Erzincan kolundan gelen 1848 yilma istinsah 
edilmis bir icazetnamede "Sultan Sinemil" olarak 
ge9mektedir. Fakat bu kullamm ocak ve asiret 
mensuplarmca "Sultan Sinemilli" sekline donusturiilerek 
kullamlmistir. Sinemilli sozciiguniin kokenine iliskin 
9esitli hikayeler vardir. Bunlardan bir tanesi soyledir: 
"Alti yiizyil once Harput'un Giimiis madeninden (Keban) 
buraya goc ettik. Orada hamile bir gen9 kiz 
yasamaktaydi. Onu canli canh gomdiiler. Kapatildigi 
kabirde yoresel sivede "sin" (mezar)'da 9ocugunu 
dogurdu ve onu emzirdi. Sonunda yoldan ge9en birisi 
bebegin aglamasim duydu ve mezan a9mak i9in adam 
topladi. Mezan a9ip 9ocugu 9ikardilar. (^ocuk biiyiidii ve 
(mezardan gelenler) "Sinemilli" diye amlan asiretin 
kurucusu oldu. Kelimenin kokeni hakkmda verilen 
kaynak kisiler tarafmdan verilen bir diger a9iklama ise 



302 



soyledir: "Ocagm/asiretin ger9ek kurucusunun adi 
Sinan'dir. Ancak yore sivesinde isimlerin ilk hecesinin 
kisaltilarak kullamlmasi yaygmdir. Dolayisiyla Sinemilli 
bilesik sozcugiiniin ilk kismi bu Sinan adinin ilk kismi 
olan "Sin" den gelmektedir. Kelimenin ikinci kismi ise 
milli'dir. Dolayisiyla Sinemilli, "Sin-i Milli" yani "Milli 
Sinan" anlamma gelmektedir. Elde mevcut olan yazili 
belgelere gore Sinemillilerin ortak vatanimn Elazig 
oldugu, 17. yiizyilm sonu ve 18. yiizyilm baslarmda 
Elazig ili Keban ilcesine bagh Piran beldesinden 9ikan 
Sinemillilerin ana kolu Maras yoresine yerlestigi ve 
Sinemilli dede ailelerine mensup kiiciik bir grubun da 
Erzincan'a goc ettigi belirtilir. Bu goc tarihi muhtemelen 
1700' lerdir. 

Sinemilli ziyareti hakkmda pek 90k menkibe 
anlatilmaktadir. Rivayete gore, bekar bir kiz ziyaret 
mekanmdaki odunlan evde yakmak i9in alip gotiiriir. 
Ziyaretten 50 metre uzaklasmca bir anda fel9 olur. Bunun 
iizerine odunlan tekrar alip yerine gotiiriirler. Kizm ailesi 
ise bir kurban alip ziyarette kesip tasadduk eder. Bunun 
neticesinde kiz diizelir. Yine rivayete gore; Bah9eli 
koyiinden bir adam tiirbeden bir Kur'an-i Kerim ve bir 
seccade alip evine gotiiriir. Daha sonra bu zat bu kisinin 
riiyasma gelip bunlan yerine birakmasmi soyler. Fakat 
adam bu riiyaya aldins etmeyince 2-3 gun sonra elinde 
dinamit patlar ve iki eli kopar. Bir baska menkibe ise 
soyle nakledilir: 

"Kibns Harbinde harp U9agiyla diisman 
mevzilerini bombalamaya gidiyordum. Arkamdan 



303 



bombalan nereye birakmam gerektigini soyleyen bir ses 
geldi. Oralar belirledigimiz hedefler degil dedim. Sen 
benim dedigimi yap! seklinde cevap verdi. Bombalan 
soyledigi yerlere birakmca hedeflenen mevzileri tam 
isabetle vurduk. Doniip arkama baktigimda beyaz sakah, 
nur yiizlii bir adam gordiim. Onu daha sonra nasil 
gorebilecegimi sorunca bana bu ziyaretin yerini tarif etti" 
dedi. Daha sonra bu sahis Akgomlek'e gelip ziyaretini 
yapip bir de kurban keserek tasadduk eder. 

Sinemilli hakkmda Erzincanh bir Dede ise soyle 
bir menkibe anlatir: "Sultan Sinemilli daha sutten 
kesilmeden annesini kaybetmis. Ancak bir keramet olarak 
ne zaman aciksa annesinin yattigi mezar acihr ve o da 
mezarda annesinin sutiinu emermis. Yine rivayete gore, 
Akgomlek koyiinde bir gece konaklayan yolcularm 
develerini topraga 9akilan kaziklara bagladiklan sabah 
erken uyandiklarmda ise o kaziklarm her birinin birer 
fidan seklinde yeserdikleri sonra da bu fidanlarm 
buyiiyiip geliserek bugiin ziyaret mahallinde bulunan 
agaflar olduklan ifade edilmektedir. Ayrica kervanci 
basmm kor olan oglunun gozlerinin sabah olunca acildigi 
soylenegelen rivayetler arasmdadir. Agaflarm sayismm 
ise 12 oldugu ve bunlardan her birinin oniki imamm her 
birini temsil ettigi menkibevi rivayeti de vardir. 

Bu ziyaret yeri hem alevi hem de siinni vatandaslar 
tarafmdan ziyaret edilmektedir. Tiirbenin etrafmda pelit, 
mese, dut, alu? vb. aga9lar bulunmaktadir. Bu agaclara 
bez baglandigi goriiliir. Ayrica bu agaclar kutsal kabul 
edildiklerinden kesilmezler. Kuruyan dalan ise ziyarete 



304 



gelen insanlar tarafmdan kullamhr. Her ce§it hastalik i9in 
ziyaret edilmektedir. Hatta bazi hastalar sifa bulma 
amaciyla yatirda kalmaktadir. 

Pir-i Davut (7-1580), ilceye 12 km. mesafede 
bulunan Ulupinar (Birvan) koyiinde Baspmar ziyaret 
suyunun giiney tarafmdaki kiifuk bir tepede medfundur. 
Turbesi, giris kismi ve makam olmak iizere iki odadan 
olusup herhangi bir mimari ozellige sahip degildir. Giris 
kismmdaki odayi daha 90k hasta olup da sifa amaciyla 
yatiya gelen hastalar kullanmaktadirlar. Turbegah 
kismmda §ecere-i Enbiya, §ecere-i Ehl-i Beyt, On Iki 
Imam, Hz Ali, Hz. Hasan, Hz Hiiseyin tablolan 
bulunmaktadir. 

Pir-i Davut'un On Iki Imam' dan yedinci imam 
Cafer oglu Musa Kazim'm soyundan geldigi soylenir. 
Yaklasik 500 yil once bu bolgeye gelip yerlesmistir. Pir-i 
Davut, vefat ettiginde ziyaret alamnda bugiin de mevcut 
olan Baspmar su kaynagmm yaklasik iki yiiz metre 
yukansma iki mese agacmm arasma defhedilir. Zamanla 
mezan her gelenin bir tas eklemesi sonucunda yatir halini 
ahr. Rivayete gore, Pir-i Davut, gomuldiigu giiniin 
gecesinde koy halkimn riiyasma gelerek, "bacaklanm 
disanda kaldi", der. Bunun iizerine koyliiler gidip mezan 
buyiitiirler. Bu riiya birkac kez tekrarlanir ve her 
seferinde de mezar biraz daha buyutiiliir. Turbe 
yapilmadan once mezarm uzunlugunun 1 5m. genisliginin 
ise 5m. oldugu da rivayet edilmektedir. Uzun yillar yatir 
halinde kalan Pir-i Davut'un mezan 1986 yilmda koy 
halkimn ortak karan sonucunda turbe haline getirilir. 



305 



Turbenin insaatma iliskin de bir takim rivayetler anlatihr. 
Once Pir-i Davut'un nerede gomiirii oldugu problemi 
ortaya cikar. Yatirm bulundugu tepe degisik yerlerden 
kazihr, fakat mezar bir tiirlii bulunamaz. Daha sonra Pir-i 
Davut, yore halkmdan astsubay Ali Dursun'un riiyasma 
girerek "Ben mesenin dibindeyim" der. Bunun iizerine 
soz konusu yer kazihr ve mezar ortaya cikartihr. Tiirbe 
insaati devam ederken mevcut alanda bulunan mese 
agacmm dallan duvarlarm yiikselmesine engel olur. Koy 
halkmdan hi9 kimse bu dallan kesmeye cesaret edemez. 
Bunun iizerine bu dallan kesmesi icin sehirden bir hizarci 
getirilir ve bu dallar kestirilir. Hizarciya iyi bir yevmiye 
verilerek yollamr. Hizarci yolda giderken kendisinin 
buraya birkac dal kesmek i9in getirilmesine bir anlam 
veremez. Hizarci gece riiyasmda hizanyla cocuklarmm 
kollanm kestigini goriir. Ertesi giin aldigi yevmiye ile bir 
kurban ahp Pir-i Davut' a gider. Burada kurbani kesip 
tasadduk eder. Daha sonra turbenin insaati tamamlanir ve 
bugiinkii halini ahr. 

Pir-i Davut tiirbesiyle aym alanda bulunan 
Baspmar suyu yore halki tarafmdan sifah ve kutsal bir su 
olarak kabul edilmektedir. Menkibeye gore, cobanhk 
yapan Pir-i Davut bir yaz giinii sicakhktan kavrulur. 
Allah' a dua etmesi sonucunda bastonunu vurdugu yerden 
bugiin Baspmar olarak bilinen su kaynagi ortaya cikar. 
Bu su kaynagmm bulundugu alanda takip eden yillarda 
bir havuz yapihr. Baspmar suyu yamnda iki tane mum 
yakma yeri mevcuttur. Buraya gelen ziyaretciler cesitli 
niyet ve maksatlarla burada mum yakmaktadirlar. Pir-i 



306 



Davut tiirbesi ve Baspmar suyuna bagli olarak 1580 
yilmdan bu yana her yil Temmuz ayinin son haftasi yore 
halki topluca 300 civarmda "Hasat Kurbam" 
kesmektedirler. Hasat mevsimi sonunda siikiir amaciyla 
yoredeki her ev kurbamni ahr ve buraya getirerek 
keserler. Kurbanlarm kesimi icin kurban kesim yerleri 
bulunmaktadir. Ziyaret alanmda kesilen kurbanlarm 
pisirilmesi icin her haneye ait ocaklar bulunmaktadir. 
Anlatihr ki, 200 yil once koydeki hayvan hastahgi 
yuziinden kesilecek hayvan kalmaymca, o yil hasat 
kurbam kesilmez. Aym yil koydeki Baspmar suyu kurur. 
Bunun iizerine o donemde giiz aymda bir okiiz kurban 
edilir ve Baspmar kaynak suyu tekrar akmaya baslar. 
Temmuzun son haftasi topluca "Hasat Kurbam" ve 
Kasimm ilk haftasi "Giiz/Okiiz Kurbam" geleneksel 
olarak tertip edilmektedir. Guniimiizde de giiz/okiiz 
kurbam vakti gelince, her haneden giicii nisbetinde para 
toplamp bu kurban alimr ve burada kesilir. Kurban 
sadece bir okiizden ibaret olmayrp kalabahgm durumuna 
gore koc vb. hayvanlar da kurban edilmektedir. Bu 
kurbanlarm aym kazanda pisirilip yore halkmm ve 
ziyarete gelen misafirlerin yemesiyle karsihkh muhabbet, 
sevgi-saygi, birlik, beraberlik ve baghhgm olusacagma 
inamlmaktadir. 

Konuyla ilgili 9esitli efsaneler de anlatilmaktadir. 
Efsaneye gore, bir giiz aymda bir okiiz (boga) kurumus 
olan su kaynagma gelir ve yatar. Sahibi ne kadar 
ugrasirsa ugrassm hayvam yerinden kaldiramaz. Bunu bir 
isaret sayan koyliiler okiiziin parasim toplayarak sahibine 



307 



verirler ve okiizii yattigi yerde kurban ederler. Bunun 
iizerine Baspmar suyu tekrar kaynamaya baslar. Bir 
baska efsaneye gore, Baspmar suyu kuruyunca koyliiler 
uzun bir sure susuzluk cekerler. Su ihtiya9lanm ise su an 
Keban barajinin kurulu oldugu Firat'tan hayvanlarla su 
tasiyarak giderirler. Bir gun kekliklerin kurumus olan 
Baspmar' m kaynagmda esindikleri goriiliir. Keklikler 
esindik^e toprak lslanmaya baslar. Bunun iizerine 
koyliiler kekliklerin esindikleri yeri kazmaya baslarlar. 
Buradan ilk once kan cikar. Bunu bir isaret sayan 
koyliiler bir okiiz kurban ederek suyun normal hale 
donmesini saglarlar. Takip eden yillarda bu okiiz kurbani 
giiniimiize kadar devam ettirilir. Giiniimiizde bu okiiz 
kurbani mahiyet degistirerek daha 90k oglak, ke9i, koyun 
kurban sekline doniisiir. Bunda su efsanenin rolii etkili 
olmustur. Efsaneye gore, Baspmarhlar bu kurban 
mevsiminde ellerindeki en giizel hayvanlan getirip 
burada kurban etmektedirler. J9lerinde fakir olan birisinin 
ise sadece iki tane oglagi vardir. O da bu iki oglagi diger 
insanlara gostermeden mahcup bir sekilde burada kurban 
eder. O gece koyliilerin riiyasma giren Pir-i Davut kesilen 
kurbanlar i9erisinde sadece mahcup ve fakir adamm 
kestigi iki oglagm kabul edildigini soyler. Bu olaydan 
sonra makbul kurban olarak daha 90k ke9i, koyun, oglak 
tercih edilir. Bu toplu kurbanlarm dismda bireysel olarak 
da herhangi bir tarihe bagh olmaksizm kurbanlar 
kesilmektedir. 

Ziyarete her tiirlii hastahk i9in gelinmektedir. 
Gelen hastalarm bazilan sifa iimidiyle yatiya 



308 



kalmaktadirlar. Ziyaret9iler tiirbe kapisma ve aga<,;lara 
belli dilek ve istekleri icin bez baglamaktadirlar. Bu 
ziyaret alanmda 90k ya§h agaf tiirleri (sogut, me§e, ali9, 
dardagan, dut vb.) mevcuttur. Bu aga^lar kesinlikle 
kesilmez ve ba§ka yerlere goturiilmez. Kuruyan dallan 
ise gelen ziyaret9iler tarafmdan kurban eti pi§iriminde 
kullamhr. Bu agaflarm meyvelerini gelen ziyaret9iler §ifa 
niyetiyle yemektedirler. Ayni zamanda teberriiken ahp 
evlerine gotiiren ziyaret9iler de olmaktadir. Ayrica 
ziyaret9iler tarafmdan dilekler dilenip dallarma bez 
baglanmaktadir. Ziyaretin yamnda mum yakma yeri 
olarak kabul edilen alanda mum yakilmaktadir. Yine aym 
ziyaret alamndaki Ba§pmar suyu yamnda da mevcut olan 
mumu yakma yerinde de mum yakilmaktadir. Ziyarete 
gelen ki§ilerin ve hastalarm §ifa niyetiyle yemesi i9in 
§eker vb. kuru yiyecek ve meyve birakirlar. Bunlar aym 
zamanda yore halki tarafmdan lokma olarak 
adlandinlmaktadir. 

Ulupmar ( Birvan ) koyiinde geleneksel olarak her 
yil diizenlenen ve Elazig, Keban ba§ta olmak iizere 9evre 
il ve il9elerden 90k sayida vatanda§m katildigi Pir-i 
Davut'u Anma §enlikleri yapihr. 

Mirab Ziyareti, Ulupmar' in giri§inde 
mezarhklarm iist yamnda tepede bir agacm altmda 



309 



bulunup etrafi taslarla 9evrili bir mezar ziyaretidir 258 . 
Burada yatan kisinin §eyh Sadi admda bir zat oldugu 
soylenir. Bu kisinin Pir-i Davut'un kardesi oldugu da 
ifade edilir. Kabir, daha 90k Cuma aksamlan ziyaret 
edilmektedir. Ziyaret alanmda kurban kesme yeri mevcut 
olup buraya gelen ziyaret9ilerden adagi olanlar kurban 
kesmektedir. Aynca kurban etleri pisirmek i9in ocaklar 
da bulunmaktadir. Yaz aylarmda vefat eden kisilerin 
hayrma yakmlarmca mevlitler okutulmakta ve yemekler 
verilmektedir. Aynca ziyaretin hemen yamndaki agaca 
ziyaret9iler tarafmdan bazi dilekler tutulup bez 
baglanmaktadir. Bu ziyarete gelen kisilerin burada mum 
yaktiklan da goruliir. 

Koyalti Ziyaret Mezan, il9eye 19 km. mesafede 
bulunan ve eski ismi Hamzikan olan Sagdiglar koyiinde 
bulunmaktadir. Ziyaret, koyiin ortalama 200-300 metre 
asagismda Koyalti mevkii olarak adlandinlan yerde 
bulunan etrafi taslarla 9evrilmis basit bir mezar 
ziyaretidir. Burada bir sehit asker yatirmm bulundugu 
soylenir. Onceleri bu ziyaret mevkiinde bir ardi9 agacmm 
bulundugu da soylenmektedir. Elli altmis yil oncesinde 
giiz doneminde burada 40-50 civarmda kurban kesilir ve 
bolge halkma ikram edilirmis. Rivayete gore; koy 
sakinlerinden rahatsiz olan Haci §imsek Bey'in kizi 
burada sifa bulmustur. Yine rivayete gore, koylulerden 
meczup Abdullah Riizgar bu ziyaretin etrafmi 9evirip, 



~ 58 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

310 



haftalarca burada kahp, buraya biiyiik bir sevgi ve saygi 
duyarmis. Giinumiizde bu ziyarete fazla ragbet 
edilmemektedir. 

Sultan Sinemil Evlatlan tiirbesi, il9eye 18 km. 
mesafede bulunan Bayindir koyiinde yer almaktadir 259 . 
1955 yilmda iistii catih diiz bir yapi olarak insa edilmis 
olan tiirbenin herhangi bir mimari ozelligi yoktur. 
Tiirbede Hasan Dede, hammi ve akrabalarma ait toplam 
alti kabir yer almaktadir. Bunlar Ibrahim Dede (En biiyiik 
kabir), Ismail Dede, Hasan Dede, Cafer Dede, Ismail 
Dede ve Sultan Ana'mn kabirleridir. 

Bu kabirdeki kisilerin Akgomlek koyiindeki 
Sinemilli ziyaretinde yatan zatm soyundan geldikleri 
soylenir. Bu ziyaretgah Aleviler tarafmdan ziyaret 
edilmektedir. Aynca, ziyaretin list tarafmdaki tepede 
'ziyaret ardici' yer almaktadir. Yore halki tarafmdan her 
yil mart ve nisan aymda buraya yagmur duasma cikihr ve 
kurbanlar kesilir. 

Seyyid Kasim ve Seyyid Kadir tiirbesi, ilceye 50 
km. mesafede bulunan Koyunugagi koyiinde Bayram 
Tepe adi verilen mevkide yer ahr. Tiirbenin bulundugu 
alana kadar araba yolu mevcuttur. Bu tepenin tarn 
zirvesinde etrafi duvarla oriilmiis kiiciik bir bahcenin 
i^erisine bulunan tiirbeyi 1997 yilmda Haci Ali Munyar 



59 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

311 



yaptirmistir 260 . Ustii 9atih olan tiirbe sadece tiirbegah 
bolumiinden olusmakta olup herhangi bir mimari ozelligi 
bulunmamaktadir. Buraya girerken sag tarafta yer alan 
kabir Kadir Efendi'ye sol tarafta yani mihraba yakm olan 
kabir ise Seyyid Kasim'a aittir. Tiirbede elektrik ve su 
bulunmaktadir. Yakm zamanlarda Mehmet Ozdemir adh 
bir sahis tarafmdan ziyaretfilerin konaklamalan veya 
ihtiya9lanm gidermeleri i9in tiirbenin bitisigine 
misafirhane, yemekhane, yatakhane ve mutfak gibi ek 
boliimler insa edilmistir. 

Tiirbe dismda bu iki zatla beraber sehit olanlarm 
mezarlan da yer almaktadir. Tiirbe duvarmda yer alan 
tabelada bu iki zatm sehit oldugu belirtilmektedir 261 . Bu 
sehitlerle beraber toplam bu ziyaret mekanmda kirk 
sehidin bulundugu ifade edilir. 

Tiirbe haftanm biitiin giinleri ziyaret edilmektedir. 
Ziyaretin bulundugu yerin oldukca yiiksek olmasi ve 
bolgenin iklim sartlarmm da agir olmasi sebebiyle daha 
90k sicak mevsimlerde ziyaretler yapihr. Burasi ozellikle 
90cugu olmayan kadmlar, bedensel ve ruhsal dengesi 
bozuk olanlar, sinir hastalan ve viicudunun 9esitli 
yerlerinde agrisi bulunanlar olmak iizere her tiirlii 
sikmtidan muzdarip olanlar tarafmdan ziyaret edilir. 
Ziyaretten sonra 90cugu olanlar eger 90cuklan erkek 



260 KIYAK Abdulkadir, Baskil ve Qevresinde Yaygin Halk 
inam§lan, Yiiksek Lisans Tezi, Firat Uni., Elazig, 2005 

261 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

312 



olursa adim Kasim veya Kadir koymaktadirlar. Ziyarete 
gelen hastalardan bazilan §ifa bulmak gayesiyle burada 
bir iki gunliigune yatiya kahrlar. §ifa bulan ve adagi 
bulunan bazi ziyaretciler burada kurban kesmekte ve 
kurban etini pi§irip ikram etmektedir. 



Kovancilar Evliyalan 

Kovancilar ilcesi 1934 yilmdan once bo§ ve corak 
bir araziden mute§ekkildi. 1934 yilmda Romanya'dan 
gelen 300 hanelik bir soyda§ kafilesinin bu kiiciik koyde 
iskan edilmesi planlanmi§trr. 1935 yilmda Kovancilar 
ilcesinin temeli atilir. Tiirk vatanda§hgma gecirilen 
Balkan Turkleri cevre koyler halkmm destegi ile 
Kovancilar Ovasimn bati kisminda yapilan 280 haneli 
evlere yerle§tirilirler. Buraya yerle§tirilen gocmenler 
Romanya'daki koylerinin ismini bu ilceye vererek 
Kovancilar admi koymu§lardir. 

Mirmehmetli Haci Cuma Hoca (1837-1944), 
ilceye 36 km. mesafede Qatakbagi koyiinun Mirmehmet 
mezramda medfundur 262 . Koyiin kuzey tarafmda yer alan 
tiirbeyi ilk olarak Molla Bekir isminde bir zat 
yaptirmi§tir. Daha sonralan tiirbeye bazi eklemeler 



262 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

313 



yapilarak bugiinku haline ulasmistir. Iki metre 
yiiksekligindeki tiirbenin tavani ahsap ortuludiir. Tiirbe, 
tas ve topraktan yapilmistir. Makam bolumiiniin tavani 
kubbelidir. Makam boliimiinde Haci Cuma Efendi ile 
birlikte oglulan Mehmet Efendi ve Hilmi Efendinin 
kabirleri bulunmaktadir. Tiirbenin list kismma yakm 
zamanlarda cati yapilmistir. Tiirbede makam boliimii ile 
beraber mescit ve gelen ziyaretcilerin kalmalan i9in iki 
boliim daha bulunmaktadir. Her bolume ait kapilar 
disandan ayn olup, iceriden boliimler arasi gecis 
bulunmamaktadir. Tiirbenin hemen arkasmda yer alan 
mezarhkta Haci Cuma Efendi'nin aile fertlerinin kabirleri 
yer almaktadir. 

Haci Cuma Hoca, Palu'da diinyaya geldi. Burada 
§eyh Ali Sebti'ye intisap eder. Otuz dort yasma 
geldiginde §eyh Ali Sebti vefat eder (1871). Bunun 
iizerine §eyh Ali Sebti'nin oglu §eyh Hasan Efendi'nin 
dergahmda derslerine devam eder. Ve seyr-i sulukiinii 
burada tamamlar. §eyh Hasan Efendi icazetnamesini 
verdikten sonra Haci Cuma Hocayi bizzat kendisi 
Karacor nahiyesi Mirmehmet koyiine getirip yerlestirir ve 
bu bolgenin irsad gorevini ona verir. §eyh Hasan Efendi 
dervislerinin hazir oldugu bir ortamda tekkesinde 
otururken "Kirklarm Imami vefat etti", der ve hiiziinlenir. 
Biraz sonra "Bizim tarikatimizdan biri Kirklarm Imami 
tayin edildi" der. Yamndakiler "Efendi kimdir? diye 
sorunca, §eyh Hasan Efendi kapiyi gostererek "§u 
kapidan ilk girendir" diye cevap verir. Bir sure sonra 
kapidan Haci Cuma Hoca girer. §eyh Hasan Efendi 



314 



kendisini tebrik ederek gozlerinden oper. Bazi tasawuf 
9evrelerinin naklettigine gore, Seyh Ali Sebti'nin 
vefatmdan sonra Haci Cuma Efendi "Kirklarm imami" 
mertebesine yiikselmistir. Haci Cuma Hoca Seyh Hasan 
Efendi'nin vefatmdan sonra Seyh Ali Sebti'nin tekkesini 
bir sure idare eder. Aynca Haydar Baba Mirmehmet 
Koyiine gelerek Haci Cuma Efendi'nin gozetiminde 
cileye oturmus ve icazetini almistir. Yore halki tarafmdan 
Haci Cuma Efendi hakkmda bircok keramet ve menkibe 
anlatihr. Haydar Baba rahatsiz oldugu donemde 
ziyaretine gelen Haci Cuma Efendi'nin torununa onunla 
ilgili basmdan ge9en soyle bir hadiseyi anlatir. Rivayete 
gore, birgiin Haci Cuma Efendi, Haydar Baba ve Haydar 
Baba'nm bir arkadasi beraberce Palu'dan Mirmehmet 
Koyii'ne gitmektedirler. Bir suyun basma gelindiginde 
Haci Cuma Efendi atmdan iner ve suya giderek elini ve 
yiiziinii yikar. Bu arada Haydar Baba ve arkadasi 
aralarmda keramet iizerine konusmaktadirlar. Onlarm bu 
konusmasi Haci Cuma Efendi'nin dikkatini ceker ve 
onlara donerek "Kendi aramzda ne konusuyorsunuz?" 
diye sorar. Haydar Baba'nm arkadasi bir anda cesaretle 
"Efendi, bu kadar zamandir sana hizmet ediyoruz, ne olur 
bize bir kerametini goster" der. Bunun iizerine Haci 
Cuma Efendi "Ben kimim, benim ne degerim var ki size 
keramet gostereyim" diye cevap verir. Bunun iizerine bu 
kisi tekrar " Allah askma Efendi ne olur goster" diye arzu 
dolu istegini yeniden soyler. Onun "Allah aski" ifadesi 
iizerine Haci Cuma Efendi birden titremeye baslar. 
Bunun iizerine elini bir anda suyun iizerindeki birikintiye 



315 



batirarak sudan canh bir bahk 9ikanr ve tekrar elini suya 
batirarak onu birakir. Haci Cuma Efendi onlardan bu 
olayi kimseye anlatmamalarmi ister. Haydar Baba bu 
hadiseyi Haci Cuma Efendi'nin torunu Hasan Hiiseyin 
Efendi'ye anlattiktan bir gun sonra vefat eder. Yine Haci 
Cuma Efendi hasta ve zor gunlerini yasadigi sirada kiz 
torununu yanma 9aginr ve ona "Kizim benim yatagimi 
dama serin, ben orada yatacagim" der. Kiz torunu ve 
damadi onun bu istegine sasinrlar. Kendi aralarmda onun 
bu talebini kisa sure tartistiktan sonra yatagi dama 
cikarmaya karar verirler. Once yatak sonra Haci Cuma 
Efendi dama cikanhr. Yatagma yatar yatmaz torunundan 
bir ibrik su ister. Kendisine su dolu ibrik getirildikten 
sonra torunu ve damadma donerek "Yavrum siz gidip 
yatm" der. Onlar ondaki bu garip hali merak ettiklerinden 
uyumayip Haci Cuma Efendi'yi gozetlemeye baslarlar. 
Gecenin ikisine dogru her taraf zifiri karanhga 
burimmiisken gokyiiziinden beyaz bir lsigm dama dogru 
indigini goriirler. Arkasmdan beyaz lsikla birlikte yesil 
bir lsik gokyiiziine dogru cikrp gider. Torunu ve damadi 
bu hal karsismda bir an saskmlik ge9irirler. Sonra ikisi 
dama cikrp Haci Cuma Efendi'ye bakmak istediklerinde 
onun yatagmda olmadigim goriirler. Dami dolasirlar ama 
Haci Cuma Efendi'yi bulamazlar. Bunun iizerine tekrar 
asagi inip beklerler. Bir siire sonra aym iki lsik dama 
iner. Bu sefer beyaz lsik tek basma gokyiiziine dogru 
yiikselerek kaybolur. Bu olaganiistii durum karsismda 
ikisi de saskma doner. Yeniden dama cikrp baktiklarmda 
Haci Cuma Efendi'yi yatagmda oturmus tesbih 9ekerken 



316 



bulurlar. Haci Cuma Hoca vefatmdan once, "Kim 
damdan diiser ve vefat ederse sehit olur." dermis. Aradan 
birkac gun ge9tikten sonra Haci Cuma Hoca 1 944 yilmda 
damdan diiserek vefat eder. Olumiinden sonra aradan 
birka9 yil gecince bilinmeyen bir nedenden dolayi kabri 
acihr. Kabri afildigmda cesedinin ilk gomuldiigii giin 
gibi 9iirumemis ve saglam oldugu goriiliir. Bunun iizerine 
koyliiler ve yakmlan tarafmdan kabrine bir tiirbe 
yaptinhr. Tiirbeye haftarun biitiin giinleri gelinmekle 
beraber harhangi bir hastahktan muzdarip olan kisiler 
buraya Cuma aksamlan gelmekte ve sifa bulmak 
iimidiyle yatiya kalmaktadirlar. Tiirbeye her tiirlii hastahk 
icin gelinmekle beraber daha 90k psikolojik rahatsizhgi 
bulunanlar tarafmdan ragbet edilmektedir. 

Munzur Dede Tiirbesi, il9eye 24 km. mesafede 
yer alan Topagag koyiiniin mezarhgmda 
bulunmaktadir 263 . Tiirbenin tiirbegah kismi kubbeli olup 
bitisiginde, ziyarete gelen misafirlerin ihtiya9larmi 
gormeleri i9in bir misafirhane bulunmaktadir. 

Bu zatm Tepebag'dan buraya geldigi soylenir. Bu 
zat halk arasmda Munzur Baba olarak tanmsa da 
tiirbedeki levhada Munzur Dede olarak yazihdir. Munzur 
Dede hakkmda soyle bir menkibe anlatilir. Munzur 
Dede'nin Mustafa admda tek oglu varmis. Askerler 
Mustafa'yi askere gotiirmek i9in koye gelmisler. Munzur 
Dede onlardan sabah gotiirmelerini istemis. Onlar bu 



263 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
t)ni., Kayseri, 2010 

317 



istege nza gostermeyip gece gotiirmek istemisler. Bunun 
iizerine askerlere "Insallah atlarmiz oliir, semerlerini siz 
tasirsmiz" diye beddua ederek tepki vermis. Daha sonra 
keramet olsun diye elini pismekte olan kavurma kazanma 
sokup kanstirmis ve avu9layip tabaga koymus. Tabaga 
koydugu kavurma da kan kesmistir. Bu durum karsismda 
korkan askerler sabah gitmeye karar vermisler. Ancak 
askerler sabah kalktiklarmda ise atlarmm oldiiklerini 
gormiisler. 

Tiirbe her tiirlii hastahk i9in ziyaret edildigi gibi 
ozellikle fel9li ve agnsi bulunan hastalar tarafmdan 
ziyaret edilmektedir. Anlatildigma gore, Munzur Dede, 
hastalarm viicudunda agriyan yerine bir tahta parcasi 
koyup iizerine okla vurunca bu agri ge9ermis. Aynca 
adagi olan ziyaret9iler burada kurban keser ve tasadduk 
eder. 

Aziz Baba Tiirbesi, il9eye 16 km. mesafede 
bulunan Kavakkoy' deki mezarhkta bulunmaktadir 264 . 
Tiirbeye batidan a9ilan kapi ile girilmektedir. Tiirbe, tek 
kubbeli olup sadece makam boliimiinden olusmaktadir. 
Kubbeli kisim sacla kaplanmis olup herhangi bir mimari 
ozelligi bulunmamaktadir. Aziz Baba'nm babasi bu 
koyden ka9ip Mardin'in Giilharin koyiine yerlesmis. 
Babasi burada vefat edince Aziz Baba yetim kalmistir. 
Bunun iizerine akrabalan tarafmdan tekrar Kavakkoy'iine 
getirilmistir. Aziz Baba'nm alti 90cugunun oldugu 



264 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

318 



rivayet edilir. Aziz Baba fiziki olarak normal bir boyda 
olup sakalh, saclanm uzatir ve orermis. Aziz Baba'nm 
bir9ok keramet sahibi oldunu ve yaptiklan zikirlerde 
babasi Zulfii Efendi'nin bogazma sis vurmus oldugu 
anlatihr. Rivayete gore, bir gun koyde bir evde yangm 
cikmis. Koyliinun turn cabalarma ragmen yangm kontrol 
altma almamamis. O sirada yangm mahalline gelen Aziz 
Baba yanan eve dogru bakarak, "Yangm dur" deyince bir 
anda yangm soniivermis. Yine rivayete gore, Aziz Baba 
hayattayken agzi egilen bir kisi yanma gelmis ve dua 
istemis. Aziz Baba adama okuyunca adamm agzi 
diizelmis. Aziz Baba ilim ve fazilet sahibi bir kisiymis. 
Sik sik Nacaranh Mehmet Baba'yla birbirlerini ziyaret 
edip yaptiklan sohbetlerle karsihkh istifade ederlermis. 
Yasadigi donemde Kavakkoy'iinden hastalar Nacaranh 
Mehmet Baba'ya dua etmesi icin giderlermis. Nacaranh 
Mehmet Baba bu hastalan tekrar Aziz Baba'ya gonderir 
ve onlara "O, bu konuda benden daha ehildir", dermis. 

Tiirbe haftamn biitiin giinleri de ziyaret edilmesine 
ragmen daha 90k persembe ve cuma giinleri ziyaret 
edilmektedir. Ziyarete akli dengesi bozulanlar, cocugu 
olmayan kadmlar, korkmus olan kisiler ve felcli hastalar 
basta olmak iizere her tiirlii hastahktan muzdarip olanlar 
getirilir. Bu hastalardan bazilan sifa bulmak amaciyla bir 
geceligine burada yatinhr. Aynca ailevi huzursuzlugu 
olanlar ve issiz olanlar buraya gelmekte ve bu 
sikmtilarmdan kurtulmak icin Allah' a dua etmektedirler. 
Buraya geldikten sonra amac ve maksatlarma ulasanlar 



319 



daha soma buraya gelerek kurban kesmekte ve kurban 
etiyle etli pilav pisirerek ikram etmektedir. 



Maden Evliyalan 



Maden ilfesi daglarmda bulunan bakir madeninin 
kesfedilmesiyle beraber yiizyillar boyu bircok kavmin 
ugrak yeri olur. Buna karsihk ilce merkezinde herhangi 
bir kahci yerlesim olmaz. Yerlesimin ve sehirlesmenin 
siireklilik kazanmasi ise ancak Osmanh egemenliginden 
sonra baslar. Bunda hem yorenin dogal yapisi yerlesime 
elverisli degil, hem de yore her maden sahasi gibi, 
akillarda para yatagi olarak yer ettiginden, siirekli 
saldinlara ugramasi etkili olmustur. Bu durum 16.yiizyila 
kadar devam eder. Bu tarihten sonra baslayan kahci 
yerlesim sayesinde Maden ilcesi once bir koy, sonrada bir 
il?e olarak guniimiize kadar gelir. Tanzimat donemine 
kadar bir maden ocagi ozelligi tasiyan Maden ilcesi, bu 
doneme kadar "Maden Emini" denilen, Anadolu ve 
Rumeli'de isletilen madenlerin yonetiminde sorumlu 
kisilerce yonetilir. Maden Eminlikleri, Tanzimat 
donemine kadar devam eder, bu tarihten sonra 
madenlerin denetiminde yeni diizenlemeler getirilir. 3 
Kasim 183 9 'da ilan edilen Tanzimat Fermani ile devlet 
idaresinde koklii degisiklikler yasanrr. Maden ilcesi bir 



320 



maden ocagi ozelliginin yamnda, niifus yogunlulugu 
bakimmdan da bir sehir ozelligi tasimaya baslamistir. 
Diyarbekir vilayeti merkez sancagma bagh bir il9e 
merkezi haline getirilen Maden il^esi 1883 yilma kadar 
da kaymakamlar tarafmdan yonetilir. Gelismesini hizla 
siirduren Maden, 1883 yilmda ise Diyarbekir vilayetine 
bagh ve simrlan Urfa'dan Erzurum'a kadar uzanan bir 
Sancak merkezi olmustur. Cumhuriyetin ilanmdan sonra 
ise, Mart 1924'te yapilan idari yapilanmada genel 
valilikler kaldinlarak butiin sancaklara vilayet adi verilir. 
Dolayisiyla maden ilcesi vilayet halini almis ve idari 
statu 1927 yilma kadar devam etmistir. 1927 yilmdaki 
idari diizenlemede ise Elazig iline baglanan Maden 
ilcesi, bu tarihten sonra da kaymakamlar tarafmdan 
yonetilen bir ilce merkezi olarak giinumuze kadar 
gelmistir. 

§eyh Muhammed Kattal tiirbesi, il9eye 37 km. 
mesafede bulunan Kartaldere Koyiindedir 265 . §eyh 
Muhammed Kattal' in Hicri 764 yilmda irsad hizmetini 
ifa ederken Ermeni ve Bizanshlarca katledildigi rivayet 
edilir. Bu sebeble Kartaldere koyiinun eski adi 'katledilen 
seyh' anlamma gelen "§eyhkatulan" olarak amlmistir. 

Tiirbe koy i9erisine az yiikseklikte diiz bir arazi 
iizerinde bulunur. Tiirbe, iistii fatih olup, tiirbegah, 
misafirhane, mescit ve mutfak olmak iizere dort 
boliimden olusmaktadir. Tiirbegah kismi demir 



265 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

321 



parmakhklarla kapatihmstir. Turbenin herhangi bir 
mimari ozelligi bulunmamaktadir. Ayrica tiirbenin 
arkasmdaki dis duvarma iki tane Turk bayragi islenmistir. 
Tiirbenin karsismda ve alt tarafmda koy mezarhgi 
buiunur. Muhammed Kattal, Osmanh imparatorlugu 
doneminde hazirlanan berat ve fermana gore Evlad-i 
Resiil'den olup Zeynelabidin'in oglu Muhammed 
Bakir'm ogludur. 

Tiirbe duvarmda yer alan mermer levhaya gore 
Muhammed Kattal' in seceresi soyle verilmistir: "Bu 
tiirbede yatan Evlad-i Resiil'den besinci imamm oglu 
Seyyid Muhammed Kattal Hazretleri'dir. Muhammed 
Kattal Muhammed Bakir'm, Muhammed Bakir Ali 
Zeynel Abidin'in, Zeynel Abidin Imam Hiiseyin'in, 
Imam Hiiseyin'de Imam Ali'nin ogludur. Radiyallahii 
Anhiim. §ecere Tarihi: 764" Muhammed Kattal' in asil 
adi Ali'dir. Babasi Muhammed Bakir biiyiik bir hadis ve 
fikih alimidir. Bugiin mevcut bircok sahih hadise 
kaynakhk etmistir. Devrin hiikiimdan Omer bin 
Abdulaziz bircok konuda ona fikir damsip istifade 
etmistir. Muhammed Kattal, islam ordulanyla bir9ok 
savaslara katilmis ve basanlar gostermistir. Onun, islami 
yaymak amaciyla Anadolu'ya yonelik akmlardan birinde 
tahminen gen9 bir yasta gorev alarak bugiinkii Kartaldere 
yakmlarmda Bizanshlarla yapilan bir savasta sehit 
diistiigii ve buraya defhedildigi soylenir. Tiirbenin 
bulundugu koyiin kuzeyinde yer alan dagm zirvesinde 
Muhammed Baki ve eteginde ise Muhammed isimli 
zatlarm bugiin yerleri belli olmayan mezarlan yer ahr. 



322 



Bunlarm Muhammed Kattal'm savas arkadaslan oldugu 
ve burada sehit dustugii rivayet edilir. Bu mevkii ile ilgili 
yore halki tarafmdan soyle bir menkibe anlatihr. 

Menkibeye gore, Kartaldere koyiinden Muhammed 
Kattal'm bulundugu koyiin kuzey tarafmdaki bu 
ziyaretler mevkiinde bir gene, arkadaslanyla gezerken bir 
insan kemigi bulur. Bu gene kemikle oynarken yamndaki 
bir arkadasi onunla oynamamasi gerektigini soyler. 
Ancak o arkadasmm bu uyansmi dikkate almaz ve 
arkadasma "Nihayetinde bir kemik degilmi, bu kemikle 
oynamaktan ne cikar" diye cevap verir. O esnada o 
bolgede ugultulu bomba patlamasim andiran bir ses 
duyulur. Dag adeta sallamr. Kemigi elinde tutan gencin 
agzi egilir ve korkudan dili tutulur. Bu gene kemigi 
hemen yere birakir ve yamndaki arkadaslan tarafmdan 
koye gotiiriilup soguk du§ aldinhr. Bilahare gene kendine 
gelir ve agzi diizelir. 

Tiirbeyi ziyaret etmenin ruh ve sinir hastaliklarma 
iyi geldigi, tiirbenin sag tarafmdaki dere yatagindan akan 
kaynak suyunun da cilt hastahklarmm tedavisinde sifah 
oldugu yoniinde halk arasmda yaygm bir kanaat 
vardir.Gumimuzde bu tiirbe, yore halki tarafmdan ziyaret 
edilir. Ziyarete cevre illerden gelenler de olmaktadir. 
Ziyaretciler bu zata Kur'an-i Kerim okuyup bagislar ve 
bu zatm yuzii suyu hiirmetine Allah' a sikmtilarimn 
giderilmesi icin dua ederler. Burada agaclara bez 
baglama, mum yakma vb. davramslar goriilmez. Ziyaret 
i9in herhangi ozel bir giin mevcut olmayrp haftamn biitun 
giinleri de ziyaret edilmektedir. Ziyarete korku, felclik, 



323 



ruh ve sinir hastahklan basta olmak iizere her tiirlii 
hastalik icin gelinmektedir. Rahatsizhgi olan bazi hastalar 
sifa bulma iimidiyle burada yatiya kahr. Sifa bulup da 
adak dileyenler daha sonra buraya gelip kurban kesmekte 
ve tasadduk etmektedirler. 



Palu Evliyalan 



Selcuklu akinlarmdan sonra £ubukogullan, beylik 
temelini Palu da atar ve Palu, beylik merkezi olur. £ubuk 
Bey'in olumiinden sonra idareyi devralan oglu Mehmet, 
beyligin merkezini Palu'dan Harput'a tasir. Harezmliler, 
Dulkadirogullan, Akkoyunlular, Safeviler hakimiyetinde 
kalan Palu, Yavuz Sultan Selim zamanmda Osmanh 
hakimiyetine "Palu Hiikumeti" statusiinde imtiyazh 
olarak girer ve Palu bu imtiyazh statusiinii tanzimat 
donemine kadar devam ettirir. Palu, Tanzimat' a kadar 
Cemsid Bey'in siilalesi tarafmdan idare edilir. Tanzimat 
ile birlikte Palu hukumdarhgmm saltanatma son verilerek 
buraya devlet tarafmdan bir vali gonderilir. Palu 'nun ilk 
yerlesim merkezi olan (^arsibasi Mahallesinde fikan bir 
yangm sonucu farsi boliimunun biiyiik bir kismmm 
yanmasi ile ilfe, 1928 yilmda Palu Kalesi'nin batismdaki 
yamacta Zeve (Yukan Palu) denilen yere yerlesir. Bir 
siire burada kalan ilce, yerlesim yerinin heyelan sahasi 



324 



olmasi sebebiyle buradan da 1 954 yilmda Talabi (simdiki 
Istasyon) denilen Murat Nehri kiyismdaki diizliik arazi 
iizerine kurulur. 

Palu kalesi, kopriisii, camisi, tiirbesi, kilisesi, 
mescidi, hamami, bedesteni ile buyiik bir yerlesim 
yerinin izlerini tasir. 

Palu' da kiymetli eserler birakmis olan Cemsid 
Bey'in kendi adma yaptirmis oldugu eski Palu 
yerlesiminin Zeve Mahallesindeki kiilliye Cami, Tiirbe, 
Merde ve Hazire' olmak iizere dort kisimdan 
olusmaktadir. Cami, eski Palu'ya girdikten sonra kale 
tarafma giderken hemen yolun sag tarafmdadir. Bolgede 
meydana gelen tabii afetler ve depremler sonucunda 
buyiik hasara ugrayan cami, yeniden onanm gormiistur. 
Giris kapisi bir tane kuzeydendir. Camiinin su andaki 
kubbesi de orijinal olmayip coktiikten sonra yeniden 
aslma uygun olarak yapilmistir. Bu eser yapihrken 
solundaki Cemsid Bey tiirbesinin iki cephesi de tahrip 
edilerek Camii duvari yapilmistir. Cemsid Bey Camii, 
1997 yilmda yeniden onanma almarak aslma uygun bir 
sekilde onanlmis ve 2000 yilmda ise ibadete acilmistir. 

Tiirbe, Palu'nun hem tarihi hem de mimari 
bakimmdan en dikkate deger tiirbesidir. Tiirbe i9inde 
sekiz mezar bulunmaktadir. Bunlar sanat tarihi 
bakimmdan onemli sayihr. Istanbul'dan gelen hattat ve 
sanatkarlar tarafmdan yapildigi tahmin edilmektedir. 
Burada banisine ait 975 h. Tarihli "Cemsid bin Riistem 



325 



Bey" adih nefis lahit vardir. Boyu ve geometrik zerafeti 
goz kamastincidir. Medrese cami ile birlikte yapilmistir. 
Uzun yillar egitim ve ogretimin yapildigi medrese'de 19. 
yiizyil sonlarmda Miiderris Mustafa Efendi tarafmdan 
ilm-i §eriat derslerinin verildigi nakledilir. Camii ve 
medrese kismi cumhuriyetin ilanmdan sonra sonra uzun 
sure hapishane olarak kullamlmistir. 

Eski Palu Carsibasi Mahallesi merkezinde yer alan 
Ulu Cami, dogu-bati dogrultusunda dikdortgen planli 
olup, dikdortgen harimin batismda avlu kismi ve cesmesi 
yer almaktadir. 

Eski Palu Carsibasi Mahallesi merkezinde yer alan 
Kiifiik Cami, kare planli tek mekanh bir yapi olup, ortii 
sistemi tamamen cokmiis, kuzey duvarlan kismen tahrip 
olmus, minaresi ise serefeden itibaren yikilmis 
durumdadir. Kitabesi bulunmayan yapi, genel ozellikleri 
ve plan tipi itibanyla, XVI-XVII. yiizyillarda yapilmis 
olmahdir. 

Eski Palu yerlesiminin Zeve Mahallesinde yer alan 
Dukkanonu Camii, dogu bati dogrultusunda dikdortgen 
planli harim bolumu ve ona giineydogu kosede birlesik 
bir minareden olusur. Girisin ustiinde bir donem var olan 
ancak, gunumiizde goriilmeyen kitabedeki 1291 H / 1874 
M tarihi, caminin yapim tarihi olarak degerlendirilir. 

Eski Palu'nun Carsibasi Mahallesindeki Kilisenin 
kitabesi olmayrp, Bizans donemine ait oldugu 



326 



samlmaktadir. Bu kilisenin ayakta tek kalan kismi sadece 
naos kismi olup, kare planli ve kubbe ile ortuludiir. 
Kubbe kasnagmdaki pencere aralarmda aziz, 
pantatiflerde dort Incil yazari tasvirleri goruliir. 

Tepecikli Mehmet Baba'nm tiirbesi il9eye 23 km. 
mesafede bulunan Balta§i Koyii'niin giineyinde yiiksek9e 
bir tepede yer ahr 266 . Turbede makam boliimu ile beraber 
iki bolum daha bulunmaktadir. Bir boliimde oglu 
Mahmut Efendi'nin kabri yer ahp diger boliim mescit ve 
misafirhane olarak kullamlmaktadir. Tiirbe alamnda 
elektrik ve su bulunmaktadir. 

Tepecikli §eyh Mehmet Baba, Maden'in Tepecik 
koyiinden gocerek eski ismi Nacaran olan Baltasi koyiine 
yerlesir. Mehmet Baba Kadiri §eyhi olup Giinta§i 
(Kovenk) koyiinde medfun bulunan Nak§i ve Kadiri 
me§ayihmdan Omer Hiidayi Baba'nm halifelerinden 
Kadiri tarikatma mensup Derebogazh Hamza Baba'nm 
halifesidir. 

Anlatildigma gore, Mehmet Baba oliim do§eginde 
iken, "Oldiigum vakit bir kosegi getirip ba§ ucuma dikin. 
§ayet kosegi goverirse gelir beni ziyaret edersiniz. Eger 
kosegi govermezse beni sakm ziyaret etmeyin" diye 
vasiyet eder. Mehmet Baba vefat ettigi vakit yaptigi 
vasiyet yerine getirilir. Bas ucuna diktikleri kosegi bir 



266 jqyak Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 



327 



sure sonra goverir. Ondan sonra da mezarmi ziyaret 
etmeye baslarlar. Bir baska rivayete gore de, Tepecikli 
Mehmet Baba, bir gun dergahmda otururken bir koyii 
eskiyalarm bastigim kalp gozii ile goriir. Hemen 
muritlerinden birisi ile bir mendilin arasmda biraz 
yiyecek gonderir. Miirit mendili gotiiriir ve eskiyalarm 
liderinin oniine koyar. Mendili a^an eskiya basmm 
gozlerine mendilin i9inde degisik 9esitte yemeklerin 
sicak sicak buharlastigim goriince sasinr ve hemen yola 
diiser. Tepecikli Mehmet Baba'ya gelerek miirid olur ve 
tovbe ederek eskiyahktan vazge9er. 

Mehmet Baba'nm tiirbesi her tiirlii hastahktan sifa 
bulmak amaciyla ziyaret edildigi gibi daha 90k 
psikolojik, akil ve ruh hastalan tarafmdan ziyaret 
edilmektedir. Ziyarete gelen hastalann bir kismi sifa 
bulmak amaciyla burada bir sure bekletilir veya bir giin 
yatiya birakihr. Bunun yamnda 90cugu olmayan kadmlar, 
kismeti kapah olan gen9ler, issiz olan kisiler gibi 9esitli 
ama9 ve maksatlar dogrultusunda buraya ragbet 
edilmektedir. Ziyaret sonucunda 90cugu olan kisiler 
90cuklan sayet erkek olursa adim "Muhammed" 
koymaktadirlar. Ama9 ve maksatlarma ulasanlar eger 
adak dilemislerse adagim buraya getirip kesmekte etli 
pilav yaparak ikram etmektedirler. 

§eyh Ali Sebti (1786-1871) tiirbesi, Palu i^esinin 
karsi yakasmda, Murat suyundan biraz yukanda yiiksek 
bir tepe iizerinde etrafi 9evrili bir bah9e i9erisinde yer 



328 



ahr 267 . Turbenin iistii 9atih olup herhangi bir mimari 
ozelligi bulunmamaktadir. Turbe, giris kismi ve tiirbegah 
olmak iizere iki boliimden olusmaktadir. Tiirbegah 
kismmda sadece Seyh Ali Sebti'inin kabri yer ahr. Giris 
kismmda ise aile fertleri ve yakmlarmm kabirleri 
bulunur. Tiirbenin bulundugu mevkide abdest alma 
yerleri de mevcuttur. 

Seyh Ali Sebti Hazretleri, 1786 yihnda 
Diyarbakir'a bagh ancak giiniimiizde Mardin'in Savur 
il9esine bagh olan merkez koylerinden Kirkdirek 
(Cilsiitun)'da diinyaya gelir. Rivayete gore, Cilsiitun 
koyiinden kirk tane veli yetismistir. Bunlardan kirkmcisi 
ise Ali Sebti'dir. Bu koye Kirkdirek adi Seyh Ali 
Sebti'nin Mevlana Halid Bagdadi'nin (1777-1827) 
kirkmci halifesi oldugu i9in verilmistir. "Sebti" kelimesi 
Seyh Ali Sebti'ye hocasi Mevlana Halid-i Bagdadi 
tarafindan tasawufi bir mahlas olarak verilmistir. Bu 
kelime Arap bilginleri tarafindan evlad-i Resul olanlara 
iltifat mahiyetinde soylenirmis. Sultan IV. Murat'm 
Bagdat seferleri sirasmda bir takim iftiralar sonucunda 
Seyh Ali Sebti'nin dedeleri siyasi bir operasyona maruz 
kahr, evleri yakihp yikihr, koyleri harabeye doner. Bu 
olayda Sebti'nin "Seyyidlik" secereleri de zayi olur. 
Fakat Sebti Hazretlerinin seyyid oldugu Huseyin Hilmi 
Isik tarafindan kaleme alman "Tarn llmihal Saadeti 
Edebiye " adh eserin sonunda belirtilir. Seyh Ali Sebti ilk 



267 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

329 



ilim tahsilini Diyarbakir Ulu Camii medresesinde yapar. 
Daha sonra eksik kalan ilmini ise Irak'm Erbil ve 
Siileymaniye sehirlerinde tamamlayarak icazetini ahr. 
Bundan sonra kendi koyiine doner ve medrese acrp ders 
vermeye baslar. Bu sirada irsad ve hilafetle gorevli olarak 
Hindistan'dan donen Naksibendi miiritlerinden Mevlana 
Halid, biiyiik miirsitleri Abdullah-i Dehlevi'nin emriyle 
Diyarbakir'a ugrayip Aliyyii's Sebti'yi bularak evine 
misafir olur ve irsadmda kendisine arkadas olmasmm 
Abdullah-i Dehlevi tarafmdan emredildigini soyler. O da 
Mevlana Halid' le birlikte Diyarbakir' dan aynlarak Sam' a 
gider. Seyh Ali Sebti, Mevlana Halid' in vefatma kadar 
yanmda kalir ve madden ve manen biiyiik hizmetlerde 
bulunur. Bunun neticesinde Mevlana Halid Bagdadi 
tarafmdan kendisine hilafet verilmistir. Ayrica Mevlana 
Halid Bagdadi vefatmdan once Seyh Ali Sebti'ye, 
"Vefatimdan sonra Palu'ya gidiniz, orada irsat ile mesgul 
olunuz", diye vasiyette bulunmustur. Bir giin Seyh 
Sebti'nin annesinin hasta oldugu haberi gelir. Bunu 
duyan Mevlana Halid, Sebti'yi cagirarak, "Ali annen 
hastadir, anneni gormeye git", emrini verir. Yola cikan 
Ali Sebti eve ulastigmda annesinin vefat ettigini ogrenir. 
Annesinin saghgma yetisemeyen Ali Sebti bu uziintii 
ifinde tekrar seyhinin yanma doner. O, Sam'a geldiginde 
seyhi Mevlana Halid' in de vefat haberini duyunca 
iiziintiisii bir kat daha artar. Diger bir rivayete gore ise, 
sagligmda hocasmm verdigi icazetnameyi kabul 
etmemistir. Mevlana Halid Bagdadi vefat edince Sebti'ye 
kardesi Seyh Mahmud Sahib, "Sizin icazetnameniz 



330 



Mevlana Halid'in emri iizerine yazihms, ben de 
imzahyorum. Bana verilen emir iizerine doguda Palu'ya 
yerlesip dogu bolgesinde halki irsad etmekle 
vazifelendirilmis oldugunuzu size bildirmekle 
Mevlana'nm size vasiyetini yerine getirmis 
bulunuyorum", buyurmustur. icazetnamesini 

talebelerinden Abdullah-i Mekki Palu'ya getirerek teslim 
eder. Bu arada Sah Abdullah Dehlevi'nin manevi 
isaretleri Ali Sebti'nin "iiveyslik" mertebesinde talim 
edilmesine vesile olmustur. Seyh Ali Sebti, Mevlana 
Halid Bagdadi'nin iiciincii halifesidir. Birincisi Mevlana 
Halid'in kendi kardesi, ikincisi ise Erbilli Fettah 
Ahmed' dir. Ali Sebti Mevlana Halid'in vasiyeti iizerine 
1830 tarihinde Palu'ya gider ve burada irsad 
cahsmalarma devam eder. Seyh Ali Sebti bolgede irsad 
cahsmalarma devam ederken o giiniin feodal yapismi 
devam ettirmeye cahsanlar tarafmdan kendisi ve yakm 
fevresi rahatsiz edilmeye baslamr. Seyh Sebti bu durum 
karsismda bolgede kargasa ve huzursuzluga yer 
vermemek i9in Ali Hoca'yi da yanma alarak Ali Hocamn 
koyii olan onceden Palu'ya bagh Kelhasi (Bingol / Gen9) 
koyiine gelip yerlesir. Burada irsad, talim ve derslerini 
devam ettirir. Seyh Sebti bu gocten iki sene sonra tekrar 
Palu'ya donmek ister. Buna kendisine intisab edenler razi 
olmaymca o, "Seyhim Mevlana Halid'in emrini yerine 
getirmek gerekir" deyince karsi 9ikan olmaz. Birka9 
miiridi ve Ali Hoca ile birlikte Palu'ya hareket eder. Aym 
giiniin aksami Palu'nun (^ayyukan bah9elerine ulasip 
geceyi burada ge9irir. Bu arada Ali Sebti ve 



331 



beraberindekilerin geldigini haber alan Palu'nun Asagi 
Mahalle sakinleri onlan mahallelerine davet ederler. Bu 
teklifi kabul eden Ali Sebti ve beraberindekiler Asagi 
Mahalleye gider. Mahalle sakinlerinden Eblasogullan 
tarafmdan kendilerine arsa vakfedilir. Ali Sebti 
vakfedilen bu arsa uzerinde bir cami, medrese ve cami 
yamnda da iki odah bir ev insa ettirir. 

Naksilik tarikati bu bolgeye ilk defa Ali Sebti ile 
girer. Palu'da bozulan nizami o yillarda tesis ederek dini, 
gercek yonleriyle halka anlatmis ve bircok gayr-i 
miislimin Islamla sereflenmesinde etkili olmustur. 

Seyh Ali Sebti hakkmda bir9ok keramet ve 
menkibe anlatihr. Rivayete gore; bir gun Seyh Ali Sebti 
gorevli olarak Bagdat'a giderken yol uzerinde oturan ve 
gecisi engelleyen bir aslana rastlar. Aslanm yolu 
kesmesine ve korkutucu bir halde yol iistiinde oturmasma 
onem vermeyerek yoluna devam eder. Bu korkutucu ve 
tehlikeli olan hayvana yaklastigmda "Meded ya Hazret" 
diyerek Mevlana Halid'den yardim diler. Tarn o esnada 
bir el aslanm agzina carpar ve bunun iizerine aslan yoldan 
kalkarak oradan hizla uzaklasir. Seyh Ali Sebti de yoluna 
devam eder. 

Yine bir baska rivayete gore, Palu beylerinden biri 
Seyh Ali Sebti'yi evine davet eder. Bunun iizerine Ali 
Sebti bu davete icabet eder. Beyin Ali Sebti'yi davet 
etmesindeki asil maksat onun seyh olup olmadigim 
smamaktir. Bunun icin bey, bir tavugu Island usuller 
dismda keserek yani murdar ederek yemek hazirlatir ve 
Sebti Hazretlerine ikram eder. Ali Sebti oniine konulan 



332 



tavuk etinden yer. Bunun iizerine bey Sebti'ye donerek 
"Sizin yediginiz tavuk eti murdar bir tavugun eti idi. Eger 
Seyh olmu§ olsaydmiz etin murdar olup olmadigim 
anlardimz", der. Bunun iizerine Ali Sebti tebessiim 
ederek Beyi yanma caginr ve agzim a9arak "l9eri bak ne 
goriiyorsun?" der. Bey, Seyh Ali Sebti'nin agzina 
bakmca biiyiik bir derya ve deryanm icerisinde tavugun 
yuzdugiinii goriir. Ali Sebti, beye donerek "Sizin o 
murdar ettiginiz tavuk bu biiyiik deryayi kirletebilir mi?" 
diye sorar. Bu manzara kar§ismda mahcup olan bey oziir 
dileyerek Seyh Ali Sebti'ye intisab eder. Seyh Ali Sebti 
1871 yilmda 85 ya§mda vefat eder. 

Ali Sebti hazretleri, insanlara Allahii tealanm emir 
ve yasaklanm hatirlatir, Ehl-i siinnet vel-cemaat 
itikadmm ustiinliigunii ve buna bagh olmayi anlatirdi 268 . 
Namaz i9in titrer, firsat bulduk9a kaza namazi kilmayi 
soyler; "Namazlanmzi terk etmeyiniz, aksi halde iyiligi 
terk edersiniz" buyururdu. 

Guniimuzde tiirbesi yore halki ve 9evre illerden 
gelen ziyaret9iler tarafmdan yogun olarak ziyaret 
edilmektedir. Gelen ziyaret9iler tarafmdan kabri §erifleri 
ba§mda Kur'an-i Kerim ve dualar okunmaktadir. Ziyaret 
yaptiktan sonra bazi ziyaret9ilerin nafile namazi kildiklan 
goriiliir. Burasi haftamn biitiin giinleri ziyaret 
edilmektedir. Ozellikle sicak mevsimlerde gerek yore 
halki ve gerekse 9evre illerden gelen ki§iler tarafmdan 
yogun olarak ziyaret edilir. Ziyarete her tiirlii hastahk i9in 



268 Evliyalar Ansiklopedisi 



333 



gidilmekte, dua edilmekte ve Allah'tan sifa temenni 
edilmektedir. Qok sik olmamakla beraber adagi bulunan 
ziyaretcilerin burada kurban kestikleri de soylenir. Yine 
9e§itli dilek ve istekleri olan kisiler bu maksatlarma 
ulasmak amaciyla buraya gelir ve burada yatan zatlarm 
yiizii suyu hiirmetine Allah' a dua eder. 

Mahmut Samini'nin (1812-1892) tiirbesi, Palu 
ilcesinin 3 km. dogusunda Murat Nehri'nin kuzey 
yakasmda bulunan diizliikte bulunmaktadir 269 . Tiirbe 
tavanmm tarn ortasmda beton dokiimii sivri sayilabilecek 
tarzda bir kubbe bulunmakta olup bakirla kaplanmistir. 
Kare planh ve iki mekanh olan tiirbe, yakm zamanda bir 
is adami tarafmdan restore edilmistir. Tiirbenin ic ve dis 
duvarlan fayansla kaplanmistir. Tiirbe icinde Mahmut 
Samini Efendiyle beraber torunu ve aym zamanda Imam 
Efendi'nin halifesi Seyh Saadettin Efendi'nin tiirbesi de 
yer almaktadir. Tiirbe icinde yer alan sandukalar da 
tamamen sekilli fayanslarla kaplanmistir. Sandukalarm 
bulundugu boliim tahta setle ayrilmistir. 

Mahmut Samini'nin atasi olan (lakabi Pirbab) 
Molla Yusuf, Mardin'in Derik kazasmdan gelerek 
Palu'nun Beyhan (Hun) koyiine yerlesmistir. Babasi Haci 
Ahmed Efendi Beyhan'dan Palu'ya gelip £arsi 
Mahallesinde hamamm arkasmda bir ev alarak buraya 
yerlesir. Mahmut Samini de 1812 yilmda burada diinyaya 
gelir. Seyyid olup, Peygamberimizin torunu Hz. 



269 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

334 



Hiiseyin'in soyundandir. ilk tahsilini dogdugu yerde 
yapar. Daha sonra Seyh Ali Sebti'nin sohbetlerinde 
kemale erer. On 119 sene talebelik yapan Mahmut Samini 
tasavvuf yolunda yiiksek mertebelere erisir. Mahmut 
Samini ticaretle ugrasmasma ragmen Ali Sebti'nin 
sohbetlerine devam eder, koy ve nahiyelere tesriflerinde 
beraber bulunurlar. Mahmut Samini, Seyh Sebti'nin 
yamnda terbiyesini tamamlayarak Seyh Ali Sebti'den 
hilafet almistir. 

Mahmut Samini hakkmda bir9ok menkibe ve 
keramet anlatihr. Denilir ki, Imam Efendi gordiigii bir 
riiya iizerine Elazig'm Palu kazasma giderek seyhi 
Mahmut Samini'yi ziyaret eder ve sohbetlerine katihr. 
Fakat Imam Efendi Mahmut Samini' den inabe almaya 
yanasmaz. Ciinkii Mahmut Samini'nin tutiin i9mesi 
(sigara) ve rahatsizhgmdan dolayi gozlerinin 
9apaklanmasi onun dikkatini 9eker. O, "tiitiin i9enden W9 
seyh olur mu?", diye dusiiniir. Bir sure sonra kendisine 
kahve ikram edilir. Imam Efendi kahvesini i9erken beyaz 
olan ciibbesine bir miktar kahve dokiilur. Giyim kusam 
temizligine son derece dikkat eden Imam Efendi, 
"Mahvoldu ciibbe.", diye dusiiniir. Mahmut Samini, 
"Hafiz, ciibbeni 9ikar da bizim Mustafa temizlesin" der. 
imam Efendi ciibbesinin temizlenecegine inanmaz ama 
yine de 9ikanp verir. Ciibbe birka9 dakika sonra temiz bir 
halde gelir. Yine gece imam Efendi garip bir riiya 
goriir. Riiyasmda diinyada biitiin bitkiler Allah' a secde 
etmektedirler. Ne var ki, tammadigi bir bitki Allah' a bir 
tiirlii secde etmez. imam Efendi sabah uyandigmda 



335 



Mahmut Samini kahvesini i9mektedir. Bir sure sonra 
imam Efendi'ye donerek, "Hafiz bir ates getir de su 
Allah' a secde etmeyen otu yakahm", der. Arkasmdan, 
"Hafiz biz bu tutiinii sunun i9in i9iyoruz. Buraya tiitiin 
ifen bir9ok kisi gelmektedir. Sayet ben tiitiin i9memis 
olsam, tiitiin i9en kisilerin 90gu beni dinlemeyip tiitiin 
i9mek i9in disan 9ikacaklar. Halbuki simdi hem tiitiin 
i9iyor hem de oturup beni dinliyorlar. Bunun keyif9isi 
degilim, sirf bunun i9in i9iyorum", der. Bu olay ile 
hakikati anlayan Imam Efendi'nin Mahmut Samini 
hakkmda olan siiphesi de olduk9a izale olmustur. O giin 
Imam Efendi i9lerinde Mahmut Samini'nin de bulundugu 
cemaate imamhk yapar. Bunun iizerine talebelerden biri 
Mahmut Samini'nin ileri gelen talebelerinden Miyadinli 
Mehmet Efendi'ye donerek, "Hoca Efendi neden mihrabi 
bu Hafiz misafire birakti", diye sorar. Bu soru iizerine o 
da, "O daha miirsid gormeden seyr-i siilukta ilk devreyi 
kendi giicii ile atlatmistir", cevabim verir. Burada ii9 giin 
kaldiktan sonra Mahmut Samini, imam Efendi'ye, "Hafiz 
misafirlik ii9 giindiir. Bah9edeki sebzeler kurumak 
iizeredir. Git bah9edeki sebzeleri sula", der. Ancak imam 
Efendi sebzelerin yansmi suladigmda suyun kesildigini 
goriir. Doner durumu Samini'ye anlatir. Mahmut Samini 
kendisine, "Hafiz sen ne diyorsun? O havuz bah9enin 
tamamim suluyor. Sen git havuza bir daha bak", der. 
Tekrar gidip bakan imam Efendi havuzun suyla dolu 
oldugunu goriir. Bunun iizerine onun Mahmut Samini'ye 
olan itimadi daha da artar. Aym giin ikindi vakti Mahmut 
Samini, imam Efendi'ye, "Hafiz yarm 90k misafirimiz 



336 



gelecek. Bostana git biraz pathcan topla ve mutfaga 
birak", der. Imam Efendi aldigi emir iizerine pathcan 
toplamaya gider. Ancak bostandaki pathcanlarm heniiz 
9i9ek a9mamis ve yetismemis oldugunu goriir. Geri 
doniip durumu hocasma anlatir. Hocasi kendisine, 
"Hafiz! Murat suyuna gitsen kurutup gelirsin. Tekrar git 
pathcanlan yetismis bulacaksm", der. Imam Efendi tekrar 
gidince ger9ekten pathcanlan olgunlasmis bir sekilde 
goriir. Bunda da hocasmm bir kerametinin oldugunu 
anlar. Bunun iizerine Imam Efendi hocasmm biiyiik bir 
miirsid ve tasavvuf ehli olduguna kesin kanaat getirir. 

Mahmut Samini vefatmdan bir sene once istiska 
hastahgma yakalanir 270 . Bu sirada biitiin isleriyle 
miiritlerinden Teberdar Efendi ilgilenir. Hatta bir ara 
kalbinden "Keske vasiyet etseydi" diye ge9irir. Mahmut 
Samini onun bu diisiincesine vakif olarak, " Ne acele 
ediyorsun, giderken haber veririm. Bununla birlikte 
vasiyet edeyim. 500 kurus harcayimz, bu azdir 1500 
kurus olsun ve Murat kenarmda Kelekbasi'na 
defnediniz", deyince Haci Teberdar Efendi'nin, "Efendim 
orasi bos ve kimsenin olmadigi bir yerdir", demesine 
karsihk, "Gelip etrafimi doldururlar", diye buyurur. Bir 
cuma giinii vefat eder ve vasiyet buyurdugu yere 
defnedilir. Kisa bir siirede tiirbesinin etrafi biiyiik bir 



270 Vucudun anormal derecede su toplamasina halk arasinda 
istiska; tip dilinde ise odem veya hidrofizi denir. Yiizde, 
ellerde, ayaklarda veya kannda agnsiz §i§likler goriiliir. Bu 
§i§kinliklerin kaynagi kalp, karaciger veya bobrek 
hastahklandir.-www.medikalsozluk.com- 

337 



kabristana donu§iir. Vefatmdan sonra torunu Abdulmecid 
Efendinin oglu Imam Efendi'ye intisab ederek ondan 
hilafet almi§, tarikat ve makammi devam ettirmi§tir. 

Ahmed Mekki Ufi^ik onun yirmiye yakm arif 
yeti§dirdigini kaydeder 271 . Bunlardan Harputlu Osman 
Bedreddin efendi ve o zaman Erzurum'un kazasi olan 
Kigi kasabasmda Haci Yusuf Efendi ile oglu Muhammed 
efendi ve Kigi miiftusu Muhammed Nureddin Efendi 
me§Mrdur. Nureddin Efendi 1964 yilmda Antalya' da 
vefet eder. 

Tiirbe gunumiizde gerek yore halki gerekse cevre 
illerden gelen ziyaretfiler tarafmdan ziyaret edilmektedir. 
Ziyaret icin belli bir gun mevcut olmayrp haftanm her 
giinu ziyaret edilmektedir. Tiirbe 9e§itli felcli hastalar, 
bedensel ve ruhsal dengesi bozuk olanlar, sinir hastalan 
yogunlukta olmak iizere 9e§itli hastahklardan miizdarip 
olan ki§iler tarafmdan §ifa bulma iimidiyle ziyaret 
edilmekte ve bu ki§lerden bir kismi bu rahatsizlarmdan 
kurtulmak i9in burada yatiya kalmaktadir. Ayrica tiirbe 
9e§itli dilek ve istekler dogrultusunda ziyaret 
edilmektedir. Maksatlarma eri§en ziyaret9ilerin bir kismi 
buraya gelip kurban kesmekte ve tasadduk etmektedir. 
Ayrica tiirbe daha 90k ziyaret ama9h olarak ziyaret 
edilmektedir. Buraya gelen ki§iler bu zatlara dua edip 
hayatm yogunlugu i9erisinde psikolojik olarak 
rahatlamaktadirlar. 



271 Ahmed Mekki U?i§ik. Tam Ilmihal Seadet-i Ebediyye. 
8.Baski, Hakikat Kitabevi. Istanbul. 2003 

338 



Seyh Saadettin Efendi'nin (1883-1925) kabri 
Mahmut Samini'yle aym tiirbede yer almaktadir 272 . Seyh 
Saadettin Efendi, Mahmut Samini'nin torunu olup 
Palu'da diinyaya gelmistir. Talim ve terbiyesini Mahmut 
Samini Hazretlerinin halifelerinden Osman Bedrettin'in 
yamnda yetiserek almistir. 1919 yilmda Saadettin Efendi 
miirsidi Imam Efendi'nin gozetiminde on alti gun siilukte 
kahr. Saadettin Efendi suliikten sonra icazetnamesini 
alarak Palu'ya gelir ve irsat gorevine baslar. 1925 yilmda 
42 yasmda iken vefat eder. Daha sonra naasi Murat nehri 
kenarmdan almarak daha yukan bir yere defnedilir. Bir 
sure sonra buradan da almarak dedesi Mahmut 
Samini'nin yanma nakledilir. Dolayisiyla Mahmut 
Samini ile aym ama9 ve niyetler dogrultusunda ziyaret 
edilmektedir. Ziyarette yogun olmamakla beraber adagi 
bulunanlar kurban kesip tasadduk etmektedir. 

Seyh Haci Yasin Efendi (Yasin-i Huni)'nin 
tiirbesi eski Palu (Zeve)'ya girerken sol tarafta yer 
almaktadir 273 . Kare planh olan tiirbenin iistii sacla kaph 
bir kubbeyle ortuludiir. Sadece makam bolumiinden 
olusmakta olup herhangi bir mimari ozelligi 
bulunmamaktadir. Ayrica tiirbe i9indeki duvarlar beyaz 



72 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

273 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

339 



fayansla kaplanmistir. Turbenin 9evresi de son derece 
giizel bir sekilde tertiplenip diizenlenmistir. 

Haci Yasin Efendi aslen Karakofan i^esinin 
Yogur koyiindendir. Dedesi Beyhan (Hun) koyiine 
yerlesmistir. Mahmut Samini Hazretleriyle aym donemde 
yasamis olup dogum ve oliim tarihleri bilinmemektedir. 
Oglu Halil Efendinin vefati iizerine Palu'ya yerlesir. Haci 
Yasin Efendi kendi cabasiyla kendini yetistirmis ve irsad 
gorevine baslamistir. Haci Yasin Efendi Palu ile Sigam 
arasmdaki kopriimin yapilmasma vesile olmustur. O, 
kopriiden gelip ge9enlere "Salavat-i §erife" okumalarmi 
tavsiye ederdi. Yore halkmdan Pineci Yusuf un babasi 
soyle nakleder: "Haci Yasin Efendi, Sigam koprusiinii 
yaptinyordu. Annem bana bir mecidiye verdi ve "Bunu 
gotiir Haci Yasin Efendiye ver, benim de bir katkim 
olsun." dedi. Ben de bir mecidiyenin icinden on kurusu 
kendime harcamak icin aldim. Geri kalan parayi goriiriip 
kendisine verdigimde bana "Bunun on kurusu nerde? " 
diye sordu. "Ben de utanarak ve biraz da korkarak cikarrp 
on kurusu kendisine verdim." Vefat etmeden once Murat 
nehrinden getirilen suyla naasmm yikanmasmi vasiyet 
etmistir. Kendi el yazmasiyla bir Kur'an-i Kerim 
mevcuttur. 

§eyh Yasin Efendi'nin tiirbesi yore halkmca 
haftanin her giinii ziyaret edilmektedir. Ziyarete gelen 
kisiler bu tiirbede Kur'an-i Kerim okumakta ve dua 
etmektedirler. Ziyarete her turhi hastahk i9in gelinmekle 
beraber daha 90k dis rahatsizhgmdan dolayi gelinmekte 
ve dua edilerek Allah' tan sifa limit edilmektedir. 



340 



§eyhmir (§eyh-i Miran)'m tiirbesi, il9eye 28 km. 
mesafede bulunan ve eski ismi, §eyhmir olan Altinolqek 
koyiinde bulunmaktadir 274 . Tiirbe iistii fatih ve sadece 
tiirbegah odasmdan olusmakta olup herhangi bir mimari 
ozelligi bulunmamaktadir. Tiirbede §eyhmir ve torunu 
§eyh Hiiseyin'm sandukalan bulunmaktadir. Tiirbe 
icinde bu zatm basmda bulundugu Turk Islam ordularmi 
temsil eden "sancak, tug ve bayrak" bulunmaktadir. 
§eyhmir'in isminin ger9ekte Ali oldugu, Hz. Ali'nin 
agabeyi Cafer bin Ebi Talib'in neslinden geldikleri 
soylenir. §eyhmir, II. Murat doneminde Bagdat'tan 
Anadolu'ya gelmis ve §eyhmiran (Altmol9ek) koyiine 
yerleserek buraya kendi ismini vermistir. Bagdat'tan 
Anadolu'ya ser'i bir konu iizerinde 9ikan ihtilaf 
nedeniyle g09 etmislerdir. §eyhmir'e II. Murat tarafmdan 
vakfiye verilmistir. Bu vakfiyede kendisine tahsis edilen 
koylerin isimleri de mevcuttur. Ancak bu vakfiye su anda 
kaybolmustur. Aynca tiirbede mavi kalemle yazilmis el 
yazmasi bir Kur'an-i Kerim'in oldugu ve bunun ise 
sonradan kayboldugu soylenir. §eyhmir ile ilgili soyle bir 
olay anlatihr: §eyhmir koy sakinlerinden Bursa' da 
isadami olan (tekstilci) Haci Ismail' in riiyasma bir gecede 
ii9 defa ard arda girer. Ve her defasmda "Koyiine sahip 
91k." der. Bunun iizerine Ismail Etkeser koye gelir ve 
koylii ile yaptigi miilakat sonucunda babasi Haci Sadin 
Etkeser' in adma camii ve cami lojmam yaptinr. Aynca 



274 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

341 



koyde okuyan 90cuklara her yil burs yardimi ve ihtiyaci 
olan ailelere yardim eder. 

Bu ziyarete ozellikle ruh ve sara hastalan 
gelmektedir. Ziyarete gelen hastalar sifa bulmak amaciyla 
burada bir gun yatiya kalmaktadir. Yazm ziyaret eden 
ziyaretcilerden adagi bulunanlar burada kurban kesip 
tasadduk etmektedir. 

Sagunah Molla Kasim'm tiirbesi, il9eye 23 km. 
mesafede bulunan ve eski ismi Saguna olan Andilar 
koyiinde, koy mezarhgmda yer almaktadir 275 . Yapimn 
iistii catih ve sadece tiirbegah bolumiinden olusup 
herhangi bir mimari ozelligi bulunmamaktadir. Molla 
Kasim §eyh Ali Sebti'yle ayni donemde yasamistir. 
Ancak vefati §eyh Ali Sebti'den sonradir. Molla Kasim 
iiveysi yolla manevi terbiye gormiistur 276 . Medrese 



275 KIYAK Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

276 Bir §eyhe baglamp seyr u siiluk gormeyen, ancak Hz. 
peygamber veya buyiik bir velinin manevi dostlugu yoluyla 
terbiye ve ir§ad olanlar i9in kullanilan tasavvufi terim. 
isimlendirme, me§hur sufi Veysel Karani'den dolayidir. Veysel 
Karani, Hz peygamber'i gormemi§ti fakat onun a§kiyla diyar 
diyar gezip ona ula§mayi diliyordu. Bu esnada Hz. 
peygamber'in manevi otoritesi altinda idi. daha sonra Hz. 
peygamber vefat etmi§ olacak ve Hz. Omer, Hz. Veysel 
Karani'ye Hz. peygamber'in onun i£in ayirdigi hirkasim 
verecekti. bu hirka bir nevi icazetname'dir. veysel karani'nin 
isminin ashnin "iiveysi el-karani" oldugunu da belirtelim. 
Uveysilere ornek te§kil eden en me§hur ki§i olarak Said-i 

342 



egitimi bulunmakta ancak derecesi bilinmemektedir. O, 
seyhligi ile meshur olmakla birlikte 'molla' olarak 
bilinmektedir. Neseb olarak 'seyyid' olup biiyiik dedeleri 
zamamnda Bagdat'tan Anadolu'ya gelmislerdir. Tiirbede 
Molla Kasim ile beraber su zatlarm kabirleri 
bulunmaktadir: Molla Kasim §eyh Omer Efendi (Molla 
Kasim'm babasi) Molla isa (Molla Kasim'm agabeyi) 
Haci Molla Muhammed (Molla isa'nm oglu olup Haydar 
Baba'nm seyhidir) Molla Ibrahim Efendi( Molla 
Muhammed'in oglu). Molla Kasim Hazretleri 1887 
yilmda vefat eder. Tiirbe yorede iklim sartlan 90k agir 
oldugu i9in daha 90k sicak mevsimlerde ziyaret 
edilmektedir. Burasi haftamn her giinii, her tiirlii hastahk 
i9in gelinmektedir. Bazi hastalar rahatsizhklarmdan 
kurtulmak amaciyla burada yatiya kahp sabahlamaktadir. 
Gelen ziyaret9ilerden bazilarmm kurban kestigi de 
soylenir. 

§eyh Alaaddin Efendi tiirbesi, il9eye 30 km. 
mesafede olup Beyhan beldesine bagh Arindik (§eyh Pir) 
koyiinde yer almaktadir 277 . Kare planh ve iistii 9atih olan 
tiirbe sadece makam (riirbegah) bolumiinden 
olusmaktadir. Tiirbe i9erisinde §eyh Alaaddin Efendi'ye 
ait sancak ve tug bulunmaktadir. Tiirbenin etrafi duvarla 
9evrili olup bulundugu alan ise ormanla kaphdir. 

Nursi'yi gosterebiliriz. Hirkanin sahibine ula§masinin ilgi 
?ekici hikayesi ifin bkn. Evliyalar §ehri Afyonkarahisar. 
77 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

343 



1520'lerde Bagdat tarafmdan gelen §eyh Alaeddin 
Efendi, §eyhpiran koyiine yerlesir. §eyh Alaeddin Efendi 
seyyid olup, Osmanh Devleti tarafmdan kendisine seyyid 
olduguna dair berat verihnistir. Bu beratta §eyh Alaaddin 
Efendi "Kutbu'l-Arifin" olarak zikredilmistir. Yine 
Osmanh Devleti tarafmdan kendisine §eyhpiran Koyii 
(Armdik), Hasbeg Koyii, Diyarbakir Melik Ahmet'te on 
diikkan ve bir tuz madeni vakif olarak verilmistir. 
Tiirbesinde ve §eyhpiran koyiindeki evinde Osmanh 
Devleti tarafmdan kendisine alamet olarak verilen birer 
sancak bulunmaktadir. Dolayisiyla gecmiste cevre koyler 
icinde Cuma namazinm orada kilmdigi anlatihr. 

Tiirbe yore halki tarafmdan haftanrn her giinu 
yogun olarak ziyaret edilir. Ziyarete her turlu ama? ve 
maksatla gelinir. Ziyarete ozellikle akli dengesi bozuk 
olanlar, felfliler, yasadigi herhangi bir olumsuz olay 
neticesinde korkmus olan kisiler gelmektedir. Bu 
hastalardan durumu agir olanlar burada yatiya 
kalmaktadir. Gelen ziyaret9ilerden sifa bulanlar veya 
adagi bulunanlar burada kurban kesip tasadduk 
etmektedirler. 

§eyh Mustafa Kutbu'l Arifin'in tiirbesi, il9eye 30 
km. mesafede bulunan ve eski ismi Seraqur olan Gulluce 
koyiinde, koy camii icerisinde yer ahr 278 . Cami ifersinde 
koseden afilan bir kapiyla girilen bolmede, tiirbe 
bulunmaktadir. Burada §eyh Mustafa Kutbu'l Arifm'le 



78 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

344 



beraber ogullan §eyh Abdullah ve §eyh Ibrahim' le 
beraber esi Medine Hanim'm mezari da yer almaktadir. 
Cami bahfesinde camiye bitisik bir tiirbegah bolumii 
daha bulunmaktadir. Burada ise §eyh Isbat, §eyh 
Muhammed ve §eyh Kasim'm tiirbeleri yer ahr. 

Turbesinde yer alan kitabeye gore, Bagdat'tan bu 
yoreye gelmis, IV. Murat doneminde yasamistir. IV. 
Murat Bagdat seferine giderken kendisi ile goriismiis ve 
kendisinden bilgi almistir. Yine aym padisah doneminde 
kendisine on 119 koy vakfedilmi§tir. Vahseysal §ehan 
mevkiinde kervansaray ve imarethanesi bulunmaktadir. 
§eyh Mustafa Kutub vefatma kadar halkm manevi irsadi 
ile mesgul olmustur. Rivayete gore IV. Murat sefere 
cikarken bu bolgeden ge9tiginde §eyh Mustafa' dan dua 
ister. O da IV. Murat ve ordusuna duada bulunur. IV. 
Murat basanh olunca miikafat olarak cami ve kiilliyesini 
insa ettirir. Kutbu'l Arifm §eyh Mustafa 1637 yilmda 
vefat etmistir. 

Ogullarmdan §eyh Isbat' in kerametini yore halki 
zahiren gordiikleri i9in onu "Isbat" ismiyle anmislardir. 
§eyh Isbat ile ilgili ise soyle bir menkibe anlatihr. 
Rivayete gore, §eyh Isbat'm seyhligini smamak a9ismdan 
namazim kildirmasi i9in tabutun i9inde mukallid birini 
getirirler. Bunun uzerine §eyh Isbat kendilerine "Ben 
oliiyemi namaz kildirayim diriye mi?" diye sorar. 
£evresindekiler onun bu sorusu karsismda alay edip 
gtilerler. Fakat tabutu a9tiklarmda adamm oldiigunii 
goriirler. Bunun uzerine onun keramet ehli bir zat 
oldugunu anlayip kendisinden af dilerler. 



345 



Yine rivayete gore, Seyh isbat'm suyun iizerinde 
namaz kilmasi §eklinde kerameti oldugu da rivayet 
edilir.. 

Tiirbe haftanm biitun giinleri ziyaret edilmektedir. 
Ziyarete bedensel ve ruhsal dengesi bozuk olanlar, 
viicudunun herhangi bir yerinde agnsi bulunanlar, fel9li 
hastalar, sinir hastalan 90gunlukta olmakla beraber her 
tiirlii hastahk, niyet, amac ve maksatlar dogrultusunda 
gelinmektedir. Amac ve maksatlarma ula§an ziyaret9iler 
daha sonra tekrar buraya gelmekte, §iikiir amaciyla 
kurban kesip tasadduk etmektedir. Aynca ziyarete 
gelenler tiibenin iferisine gelen ziyaret9ilerin §ifa 
amaciyla yemeleri i9in, §eker, ekmek vb.gidalar 
birakmaktadirlar. 

Tarhanah Sofu Cuma (1909-1982) ziyareti, 
il9eye 23 km. mesafede bulunan Tarhanakoy'iinde olup 
burasi bir mezar ziyaretidir. Atalan Bagdat'tan gelmi§ 
olup seyyiddir. Kara Cem§id Bey'le Palu'nun fethinde 
miicadele etmi§lerdir 279 . Sofu Cuma Sogunali Haci 
Baba'dan icazet almi§tir. 

Giinumuzde mezari yore halki tarafmdan haftanm 
biitun giinleri ziyaret edilmektedir. Buraya daha 90k 



XVI. Yiizyilda Palu sancagmm veya kaynaklardaki 
ifadeleriyle Palu hiikumetini yoneten Kara Cem§id Bey'in 
Palu'da cami, medrese ve turbeden olu§an kiilliyeden ba§ka 
Demirkapi denilen derbende han ve tekke in§a ettirip vakfettigi 
belirtilmektedir. Miladi Nisan 1550 tarihli ba§ka bir kayitta 
"Cem§id Bey, Demirkapi derbendinde han ve tekke bina edip 
Amid'de Dagkapi mahallesinde bir hamam bina ettirip hana 
vakif yaptigi" belirtilmektedir. 

346 



psikolojik rahatsizhgi olanlar, bas agnsi 9ekenler ve 
viicutlarmm muhtelif bolgelerinde agnsi bulunanlar 
gelmekte ve Allah' tan sifa temennisinde 
bulunmaktadirlar. Ziyarete gelenler burada Kur'an-i 
Kerim okumakta ve dua etmektedirler. 

Sahabe Mezari adiyla anilan ziyaret yeri, 
Tarhanakoy' de yer alan bir mezar ziyaretidir. Yore halki 
tarafmdan burada yatan zatm sahabe oldugu soylenir. Bu 
ziyaret ile ilgili soyle bir olay anlatihr: koy sakinlerinden 
birinin hayvanlan bu mezarm iizerinden ge9mistir. Kisa 
bir sure sonra hayvanlar bir hastahga yakalanmis ve hepsi 
olmiistiir. 

Yore halki tarafmdan bu mezar ziyaret edilmekte 
ve dua edilmektedir. Ziyaret icin belirli bir giin mevcut 
olmayrp haftamn biitiin giinleri ziyaret edilmektedir. 
Ziyarete daha 90k korkmus olanlar, fel?li hastalar, ruhsal 
dengesi bozulanlar ve viicutlarmm muhtelif yerlerinde 
agnsi bulunanlar getirilmektedir. 

Horasan Baba ismiyle anilan ziyaret yeri, Beyhan 
Beldesi'nin dogusunda Horasan Dagi adi verilen dagm 
zirvesinde yer alan bir mezar ziyaretidir 280 . Anlatildigma 
gore, Horasan Baba, Horasan erenlerinden olup buraya 
Anadolu'yu Tiirklestirme ve islamlastirma asamasmda 
geldigi soylenir. Burasi olduk9a yiiksek bir tepede yer 
almasmdan dolayi daha ziyade sicak mevsimlerde ziyaret 
edilir. 



280 iqyak Abdulkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

347 



Sivrice Evliyalan 



Onceleri £ubukogullan ve Artukogullan 
egemenliginde kalan Sivrice, 1234 yilmda Alaeddin 
Keykubat zamanmda Selcuklu hakimiyetine girer. 
Zamanla ilhanhlar, Dulkadirogullan, Memliikliiler ve 
Safeviler arasmda el degistirir. 1514 yilmda Yavuz 
Sultan Selim'in (^aldiran Seferi'nde Osmanh topraklarma 
katihr. Sivrice'nin ilk yerlesim merkezi eski adi Yukan 
Hun olan Dedeyolu koyiidiir. 1939'da Hazar Golii 
kiyismdaki bugiinku yerine nakledilir. Buraya 1933-1940 
yillan arasmda Romanya, Yugoslavya ve Rusya'dan 
gelen soydas gocmenler yerlestirilir. Sivrice adi 
Dedeyolu koyii iizerindeki "Sivrice Tepesi" admdan 
kaynaklanmaktadir. Sivrice Cumhuriyet doneminde 1936 
yilmda ilce durumuna getirilir. 

lice merkezine 32 km. mesafede bulunan ve eski 
adi 'Abutahir' olan Doganbagi koyiinde Selcuklulara ait 
bir kiimbet bulunmaktadir 281 . Eskiden Firat kiyismda, 



281 Koyiin kurulu§u 16.yy dayanmaktadir. Doganbagi koyii 
Selfuklular doneminde Ipek Yolu iizerinde onemli bir ticaret 
ve konaklama merkezi olarak 50k miktarda koyiin bagh oldugu 
bir sancak olarak Harput'la birlikte tarihte yer almi^tir. Koyii 
1566 yillannda Harput Sancagina bagh Nahiye Koy olarak 
gecmekte ve bu nahiyeye Sivrice'nin 25 adet koyii 
baglanmi§tir. Rivayete gore suyunun giizelligi ve temizliginden 

348 



simdi de Karakaya Baraj goliiniin kenarmda bulunan 
Abutahir koyii, yorenin eski nahiyesidir. Bugiin kiifiik bir 
koyden ibaret olan Abutahir' in giineyine diisen kii9uk bir 
tepenin iizerinde metruk bir kiimbet bulunur 282 . Kime ait 
oldugu belli olmayan kiimbetin Osmanh eseri oldugu, 
yapi teknigine gore muhtemeldir. Aslmda kiimbet 
Sel9uklu mezar mimarisine aittir. Ancak bu gelenek 
degisikliklere ugrayarak Osmanh doneminde de bir sure 
devam etmistir. Muhtemelen yorenin yoneticilerinden 
biri i9in yapilmistir. Bir silindiri andiran tiirbeye yaklasik 
kuzeye bakan kapidan girilir. Kahnhgi bir metre kadar 
olan tiirbenin duvarlan, dik konan sal taslarla oriilmustiir. 
I9i genel olarak sivahdir. I9 mekan define avcilan 
tarafmdan tahrip edilmistir. Duvarlar yaklasik iki metre 
kadar yiikseklikten sonra sirayi kubbe almistir. list 
ortuniin ortasmda aydmhk feneri mevcut iken bu durum 
tiirbenin list kismmm 96ktugii intibaim uyandirmaktadir. 
Yapmm dis 9emberi yaklasik 22-23 m. kadardir. Distaki 
kaplama taslar siyah ve biiyiiktur. Kubbenin disi 
tamamen soyulmus ve ifteki 9akil taslarla kire9 a9iga 
9ikmistir. 



dolayi adi Arapfada 'temiz su' anlamma gelen "Ab-u Tahir" 
ismi verilmi§tir. Diger bir rivayete gore ise, Selcuklular 
zamaninda bu koyii yoneten ki^inin adi "Ebu-Tahir" oldugu 
ifin ve koy halkimn liderlerini 50k sevdiginden bu yoreye onun 
adini vermi§lerdir. Koy halki Eymir boyundan gelen 
Tiirkmenlerden olu§ur. 

" Liitfi Parlak. Elazig Abutahir (Doganbag) Kiimbeti. 
http://www.mared.gen.tr/ 

349 



"Ziyaret Kiimbeti" olarak adlandinlan bu 
tiirbeyle ilgili olarak, yore halkmdan bazi kimseler 
per§embeyi cumaya baglayan ak§amlan bu mezardan bir 
i§igm belirdigini, yakmmda bulunan dereye gidip, tekrar 
mezara donerek kayboldugunu ifade etmektedirler 283 . 



283 KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara^tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

350 



index 

Abdulgaffar Hoca, 137 
Abdulvehhab Gazi, 

228, 242, 243, 244, 

245 
Abutahir, 346 
Adaf, 236, 237, 249, 271 
Ag Baba, 290, 296 
Agu icen Evlatlan, 193 
Ahi Musa, 28, 29, 228 
Ahmed Zeyneddin, 136 
Ahmet Hilmi Efendi, 

131 
Ahmet Muhlis Efendi, 

131 
Ahmet Peykerci 

Medresesi, 61, 67, 76, 

77, 79, 126, 131, 140, 

283 
Akgakiraz, 176 
Akdemir, 227 
Akgomlek, 298, 301, 308 
Akugagi, 227, 229, 231 
Ali Sebti, 100, 155, 159, 

206, 311, 326, 327, 

330, 333, 340 
Alhnolgek, 339 



Andilar, 156, 340 
Ankuzu Baba, 1, 22 
Arap Asker, 254 
Arap Baba, 10, 11, 12, 

13, 14, 15, 16, 17, 18, 

24, 235, 254, 257, 

359 
Arindik, 132, 341 
A§agikulu§agi, 231 
Aydincik, 185 
Ay§e Ana, 222 
Aziz Baba, 316 
Bahaeddin Efendi, 82, 

128, 129, 130 
Balpinar, 192 
Baltagi, 325 
Bavinu§agi, 199, 200 
Bayindir, 308 
Be§ikli Baba, 219 
Be§oluk, 183 
Beyzade Haci Ali 

Efendi, 8, 68, 122, 

171 
Beyzade Haci Ali Riza 

Efendi, 20, 79, 86, 91, 

130 



351 



Birvan, 302, 307 
Bogmaca Mezan, 182 
Bozgavu§, 224 
Biiyiik Haci Ali Efendi, 

62 
Celal Baba, 180 
Celal Dede, 256 
Cemsidiye Medresesi, 

155 
Cevheriye Medresesi, 

126 
Catakbagi, 159, 311 
Catalharman, 184, 228 
Cayirgiilu, 286, 287 
Coban Baba, 257 
Coteli, 80, 182, 183 
Dagistanh Hoca, 61, 62, 

63, 80, 84 
Dede Mezan, 184 
Deli Hamza, 264 
Deli Kiz, 266, 267 
Delikan, 275 
Dellalzade Miiftii 

Mehmet Efendi, 68 
Demirci Mustafa 

Efendi, 167 
Derebogazi, 186 



Dervis Ali, 263, 271 
Doganbagi, 346 
Dogancik, 231, 234 
Esediye Medresesi, 28 
Fetih Ahmed Baba, 1 
Garip Baba, 285, 286 
Garip Huseyin Baba, 

180 
Gazi Ahmed Muhtar 

Pasa, 111 
Geyik Baba, 257 
Gokbelen, 290, 293 
Golkoy, 181 
Gollii Mustafa Baba, 25, 

149, 212, 218 
Gozerekli Molla 

Muhammed, 222, 

276 
Giil Mustafa, 269 
Gulluce, 342 
Gumushaneli Ahmed 

Ziyaeddin, 113 
Gunbagi, 199 
Guneygayir, 185 
Gilnta§i, 132, 136, 186, 

212, 216, 325 
Giizel Baba, 286, 287 



352 



Haci Abdulhamit Hamdi 

Efendi, 63, 125 
Haci Abdulhamit 

Efendi, 53 
Haci Ali Riza Efendi, 

20, 78, 80, 130 
Haci Hafiz Mahmut 

Efendi, 63, 64 
Haci Hafiz Mehmed 

Tevfik Efendi, 120 
Haci Hafiz Mehmet 

Efendi, 61, 68 
Haci Hafiz Osman 

Fevzi Efendi, 66, 67 
Haci Hasan Baba, 231, 

232, 233, 234, 236 
Haci Hiiseyin Efendi, 

179 
Haci Ibrahim Hakki 

Efendi, 180 
Haci ibrahim Lebib 

Efendi, 76 
Haci Omer Baba, 132, 

136, 141, 212, 216 
Haci Omer Efendi, 180 
Haci Omer Hiidai Baba, 

85 



Haci Tevfik Efendi, 61, 

100, 120, 130, 131, 

145, 146, 169 
Haci Yasin Efendi, 

337, 338 
Hafiz Osman Bedriiddin 

Erzurumi, 106 
Halil Divani, 37 
Hamedi, 183 
Hamza Baba, 186, 187, 

216, 325 
Hamzikan, 307 
Hasan Dede, 257, 297, 

308 
Hasan Fehmi Efendi, 

78 
Hasan Mekki Dede, 

257 
Hasan Zerraki, 228, 

290, 291, 292, 293, 

294, 295, 296, 297, 

359 
Haydar Baba, 154, 

155, 156, 157, 158, 

160, 162, 277, 312, 

341 



353 



Hayyat Vehbi Efendi, 

213 
Hidir Baba, 189, 191, 

200, 201 
Hidirbaba, 189 
Hizir Baba, 180, 254 
Hizan Gavsi, 137 
Hoca ibrahim, 55, 181 
Hoca ibrahim Efendi, 

55 
Horasan Baba, 345 
Ho§, 82, 109, 130, 214 
Ho§mat, 160 
Hozetek, 204 
Hulfisi Yahyagil, 162, 

163, 166, 359 
Ibrahim Pasa Medresesi, 

61, 80, 81, 122 
Ikitepe, 204 
imam Efendi, 91, 106, 

107, 112, 113, 114, 

116, 117, 118, 119, 

126, 130, 144, 145, 

216, 332, 333, 336, 

337 
Ishak Aga Medresesi, 63 
Kahhk Baba, 257 



Kamil Hoca, 66 
Kara Arap, 195 
Kara §eyh, 254, 267, 

269 
Kartaldere, 319, 320 
Katarh Baba, 256 
Kavakkoy, 316 
Kazim Efendi, 65, 119, 

144, 148 
Kesrik, 162 

Kirklar Mezarhgi, 185 
Koca Seyyid Ahmed, 

196 
Kovman, 222, 276, 278, 

282 
Koyunu§agi, 309 
Kovenk, 85, 132, 133, 

136, 137, 141, 186, 

212, 215, 217, 325 
Kul Mustafa, 260, 270 
Kumlutarla, 236, 240, 

249 
Kursunlu Medrese, 79 
Kurugay, 182 
KuciikAli Efendi, 81 
Kulukan, 287 
Kulukoglu, 287 



354 



Kiirdemlik, 186 
Mahmut Samini, 106, 

114, 206, 332, 333, 

335, 337, 338 
Mansur Baba, 31,40 
Mehmed Nuri Efendi, 

122, 124 
Mehmed Siyah-Ali 

Beyaz, 180 
Mehmet Muhlis Efendi, 

132 
Mehmet Nuri Efendi, 82 
Mehmet Ruhavi 

Hazretleri, 83 
Migi, 201 

Mirab Ziyareti, 307 
Mirmehmetli Haci 

CumaHoca, 311 
Miyadin, 205, 206 
Miyadmh Mehmet 

Efendi, 205, 206 
Molla Ahmet Peykeri, 

207, 211 
Molla Siileyman, 242 
Mollakendi, 136, 207 
Muhammed Baki, 320 



Muhammed Ihsan bin 

Muhammed Ataullah, 

103 
Muharrem Hilmi Efendi, 

85, 135, 137, 139, 

140, 141, 142, 169, 

218 
Muhit Efendi, 106 
Munzur Dede, 314, 315 
Murat Baba, 42, 43 
Musa Havrani, 227 
Mustafa Bey Medresesi, 

55 
Mustafa Feyzi, 279 
Mustafa Naci Efendi, 

106, 107, 144 
Muftii Kemalettin 

Efendi, 63, 125, 127 
Nadir Baba, 24, 25, 26, 

27, 148, 220 
Nazir Baba, 180, 228 
Nimri, 238, 296 
Nureddin Efendi, 107 
Oksiiz Baba, 185 
Omer Hiidayi Baba, 

167, 186, 212, 213, 

215, 216, 217, 325 



355 



Omer Naimi Efendi, 

62, 64, 65, 66, 85 
Omeriye Medresesi, 62 
Orengay, 187 
Orenhan, 182, 183 
Palulu Mehmet Baba, 

132, 133, 168 
Palulu Muhammed 

Baba, 85, 169, 217 
Pergeng, 55, 176, 177, 

178, 179 
Perili Hafiz, 87, 98 
Pinarlar, 296 
Pilavtepe, 287 
Pir Cemal Abdal, 274, 

275 
PirHalil, 231 
Pir Kemal, 241, 242 
Pir-i Davut, 302, 304, 

306, 307 
Pirik, 192 
Piringci, 193 
Rahmi Harputi, 65 
Refik Baba, 187 
Resiilkahya, 241, 242 
Sagdiglar, 307 
Saguna, 156, 158, 340 



Sagunah Molla Kasim, 

340 
Sahabe Mezari, 345 

Sarahatun Medresesi, 

45,68 
Sank, 135, 188 
Sarini, 49, 53, 81 
Sedeftepe, 201 
Sefkar Baba, 275, 285 
Selman Sukuti Efendi, 

107 
Selvi Baba, 192 
Semerci Hoca, 145, 146, 

147 
Seragur, 342 
Seydiyye Hanim, 220 
Seyyid Ahmed Merami, 

108 
Seyyid Ahmet 

Capakcuri, 99, 105 
Seyyid Ahmet Efendi, 

31 
Seyyid Hoca, 229 
Seyyid Kadir, 309 
Seyyid Kasim, 219, 

220, 221, 309 



356 



Sidki Biitiin Zeynep, 

244, 245 
Sinemilli Ziyareti, 298 

Siyah Ahmet, 182 

Sultan Sincmil 
Evlatlan, 308 

Sultan Sinemilli, 298, 
301 

Suyatagi, 242, 245 

Suleyman Pasa 
Medresesi, 55 

Sunkoy, 193, 195, 196 

Sutluce, 182 

Sengiil Baba, 287 

Seyh Ahmed Dede, 
247, 271 

Seyh Alaaddin Efendi, 
132, 341 

Seyh Aziz Efendi, 226 

Seyh Haci Ali Efendi, 
176, 177 

§eyh Hasan, 159, 232, 
235, 236, 238, 239, 
240, 246, 247, 248, 
249, 250, 254, 259, 
260, 265, 266, 267, 
269, 296, 311, 359 



Seyh Muhammed 

Hadi, 282, 284 
Seyh Muhammed 

Kattal, 319 
Seyh Mustafa Kutbu'l 

Arifin, 342 
Seyh Mustafa Sisi, 278, 

281, 282, 284 
Seyh Saadettin Efendi, 

332, 337 
Seyh Sait, 123, 229, 

230, 294, 357 
Seyh Sazili, 180 
Seyh Serafeddin, 42 
Seyh Yusuf, 224, 233 
§eyhan, 227 
Seyh-i Miran, 339 
Seyhmir, 339 
Sih Bahsis, 236, 237, 

238, 239, 240, 249 
Tabanbiikii, 246, 247, 

249, 254, 256, 257, 

259, 264, 266, 267, 

269, 270, 271 
Tahiriye Medresesi, 179 
Tarhanakoy, 344, 345 



357 



Tarhanah Sofu Cuma, 

158, 344 
Tayyar Baba, 25, 147, 

148, 149, 150, 151, 

169, 218 
Tepecik, 325 
Tepecikli Mehmet 

Baba, 325, 326 
Terzi Baba, 113, 213 
Tesbih Baba, 18 
Teslim Abdal, 248, 

249, 259, 260, 263, 

264, 266, 269, 270, 

271 
Tevfik Gur, 122 
Topagag, 314 
Ulupinar, 302, 307 
Ugbudak, 21 A, 275 
Uryan Baba, 18, 19, 20, 

21,22 
Yasin-i Huni, 337 
Yemiglik, 205, 206 
Ye§ilbelen, 282, 285 
Yusuf Baba, 231 
Yusuf Ibn-i Arap§ah, 11 
Yilcekonak, 112,, 282 
Zahiri Baba, 30 



Zahiriye Medresesi, 62 
Zirh, 290, 293, 294, 

295, 296 
Ziya (^arsancakh, 123 
Ziyaret, 14, 18, 19, 23, 
24, 26, 30, 34, 35, 40, 
42, 95, 106, 119, 120, 
132, 134, 135, 144, 
145, 147, 154, 162, 
167, 177, 181, 182, 
183, 184, 185, 186, 
188, 189, 191, 192, 
193, 194, 195, 196, 
197, 199, 201, 202, 
204, 205, 207, 208, 
212, 213, 219, 221, 
222, 224, 225, 226, 
227, 228, 229, 231, 
232, 241, 242, 244, 
245, 246, 247, 255, 
256, 257, 258, 259, 
263, 264, 266, 267, 
269, 270, 271, 272, 
273, 276, 278, 280, 
282, 285, 286, 289, 
290, 295, 296, 304, 
307,308,309,311, 



358 



315, 316, 319, 321, 340, 341, 342, 345, 

325, 326, 327, 331, 348, 357, 358, 359 

332, 336, 337, 339, Ziyaret Tepesi, 182, 

183, 188, 204, 227 



359 



Kaynak^a 
Kitap 

1. Aydogmu§, Giinerkan; Harput Kiiltiiriinde Din Alimleri, 
Elazig, 1998 

2. Damk Ertugrul. Ortacag'da Harput. T.C. Kiiltiir Bakanhgi 
Sanat Eserleri. Ankara. 2001 

3. DURMA Abdulhalim. Evliyalar Sehri Kastamonu 

4. DURMA Abdulhalim. Evliyalar Sehri Sivas 

5. DURMA Abdulhalim. Evliyalar Sehri Malatya 

6. DURMA Abdulhalim. Evliyalar Sehri Amasya 

7. DURMA Abdulhalim. Evliyalar Sehri Samsun 

8. INAL Mahmud Kemal. Osmanh Devrinde Son 
Sadrazamlar. Milli Egitim Basimevi. Istanbul. 1964 

9. Osmanh Imparatorlugu ve Tiirkiye'nin niifusu. 1500-1927. 
Tarihi Istatistikler Dizisi. T.C. ba§bakanhk Devlet Istatistik 
Enstitiisii 

10. SUNGUROGLU Ishak, Harput Yollarmda. Cilt I-IV 

1 1 . TANYU Hikmet. Ankara ve Cevresinde Adak ve Adak 
Yerleri. Ankara Universitesi Basimevi. 1967 

12. KILIC Riiya. Osmanhda Seyyidler ve Serifler 

13. Steven Runciman. Hafh Seferleri Tarihi. Cilt II. Turk Tarih 
Kurumu Yayinlan. Ankara. 1992 

14. T.C. Elazig Valiligi. II Kiiltiir ve Turizm Mudurlugii. Elazig 
Arkeoloji ve Etnografya Miize Miidiirliigii. Elazig Kiiltiir 
Envanteri. 2009 

15.Meftune Guler. Harput Efsaneleri. ELESKAV, Elazig 
Egitim, Sanat, Kiiltiir, Ara§tirma, Tanitma ve Hizmet Vakfi, 
2000 

16.Ge?mi§ten Giiniimiize Harput Mimarisi. TMMOB 
Mimarlar Odasi Elazig Subesi. 2009. Elazig 



360 



Tez 

1. CINTOSUN Mustafa. Misyonerlik ve Harput'taki 
Amerikan Misyoner Okullan Uzerine Sosyolojik bir 
Arastirma. Yiiksek Lisans Tezi. Harran Uni.§anhurfa. 
2006 

2. DENIZ Murat. Tiirk Basininda §eyh Sait Isyani 

3. ERDOGDU Ibrahim, XVII. Yiizyilm Ikinci Yansinda 
Osmanh Toplumunda Degi§im Egilimleri (Harput Ornegi), 
Doktora Tezi, Ankara Uni, Ankara, 2006 

4. ERGEN Sinan. Turkiye'de Halkevleri ve Elazig 
Ornegi. Yiiksek Lisans Tezi. Firat Uni. Elazig. 2007 

5. KARAKA§ Erdal, Merkezi Fonksiyonlan Acisindan Agin- 
Arapkir Kemaliye Ilceleri, Doktora Tezi, Firat Uni., Elazig, 
1996 

6. KIYAK Abdiilkadir, Elazig ve Yoresinde Ziyaret Fenomeni 
Uzerine bir Din Bilimi Ara§tirmasi, Doktora Tezi, Erciyes 
Uni., Kayseri, 2010 

7. KIYAK Abdiilkadir, Baskil ve Qevresinde Yaygin Halk 
inani§lan, Yiiksek Lisans Tezi, Firat Uni., Elazig, 2005 

8. KOSEOGLU Ibrahim, Elazig Merkeze Bagh Tadim Koyii 
Alevilerinin Halk Inani§lan ve Bunlann Dinler Tarihi 
Afisindan Degerlendirilmesi, Yiiksek Lisans tezi, Firat 
Uni., Elazig, 2009 

9. §EN Zafer, XIX. Yuzyilda Elazig Vilayetinde Teba-i 
§ahanenin Dini ve Sosyal Yapisi, Yiiksek Lisans tezi, Firat 
Uni., Elazig, 2006 

10. TERZIOGLU Ayse. Vilayat-i Sitte'de Ermeniler ( 1878- 
1914). Yiiksek Lisans Tezi. Trakya Unv. Edirne. 2005 



361 



11. TORAMAN Leyla, 128 Numarah ve 1717-1718 Tarihli 
Miihimme Defteri, Yuksek Lisans Tezi, Firat Uni., Elazig, 
2005 

12. TIZLAK Fahrettin, Keban Ergani Yoresinde Madencilik 
(1780-1850), Doktora Tezi, Firat Uni., Elazig, 1991 

13. TURKMEN Enver. Osman Bedriiddin Erzurumi'nin 
Gulzar-i Samini'sinde bulunan Ayetlerin Tasavvufi 
Yorumlan ve Ruhii'l Beyan Adh Tefsirle Kar§ila§tinlmasi. 
Yuksek Lisans Tezi. Firat Uni. Elazig. 2007 

14. UCI§IK Ahmed Mekki. Tam Ilmihal Seadet-i Ebediyye. 
8.Baski. Hakikat Kitabevi. Istanbul. 2003 

15. YUNKUL Ay§e, Elazig Evleri, Yuksek Lisans Tezi, Firat 
Uni. Elazig, 2005 

16. YAVUZ Emrah, Harput Halk Kiiltiirunde Ziyaret ve 
Ziyaret Yerleri Etrafmda 01u§an Inane ve Uygulamalar, 
Yuksek Lisans Tezi. Firat Uni., Elazig, 2005 



Makale 

1 . AYDIN Ayhan, Fethi Erdogan Dede'yle S6yle§i 

2. AYMAZ Abdullah. Nurlann Birinci Talebesi Hulusi 
Yahyagil. Zaman Gazetesi. 1 1 §ubat 2008, Pazartesi-. 26 
Temmuz 2010 

3. ARAZ Rifat. Harput'ta ki§ioglu ile ilgili eski Tiirk 
inaniijlannin izi 

4. BAYDAR Mustafa Cetin, Erzurumlu bir sakh hazine. 
Gulcemal vapurundan Giilcemal Soylu'ya 

5. BE§IRLi Mehmet. "385 Numarah Harput §er'iye Sicili"nin 
Tamtimi ve Osmanh §ehir Tarihi Afisindan Onemi 



362 



6. CARSANCAKLI Ziya. Hatiralardan bir demet dert 
yumagi 

7. DANIK Ertugrul, Harput Kalesi. Vakiflar Dergisi. 26. Sayi 

8. DOGAN Serif. Pir Hasan Zerraki Tiirbesi 

9. DURUKAN Aynur. Harput Ulu Camiinin Du§undurdukleri 

10. KILIC Cevdet. Osman Bedreddin Erzurumi'nin hayati, 
§ahsiyeti ve Fikirleri 

11. KOKSAL Hikmet,Mezarhk, Anilar, Tevfik Sim Giir 

12. MOR Ahmet - ClTCl M. Dursun. Elazig Sehrinin bir Semti 
Olan Aksaray Mahallesi'nin Kurulu§u Geli§imi ve 
Fonksiyonel Ozellikleri. Firat Uni. Sosyal Bilimler Dergisi. 
Cilt 10. Sayi 2. Elazig. 2000 

13. OYMAK iskender, Elazig Merkez ve Cevresinde Ziyaret 
Yerleri ile Ilgili Inane Ve Uygulamalar 

14. ONARLI Ismail. Turkmen inane onderi : Seyh Hasan 
(sultan onar, ocaklan ve a§iretleri) 

15. ONKAL Hakki, Arap Baba Tiirbesi ve Tiirklerde 
Mumyalama Gelenegi 

16. PARLAK Ltitfi. Elazig Abutahir (Doganbag) Kiimbeti 

17. SURGEC Celal. Harput'ta Din Egitimi 

18. TONBUL Saadettin, KARADOGAN Sabri. Harput'un 
Kurulus. Yeri ve Sehirin Fonksiyonunu Yitirmesi Uzerinde 
Etkili Olan Dogal Cevre Faktorleri 



Ansiklopedi 

1 . Evliyalar Ansiklopedisi 

2. Mehmet Zeki Pakahn. Osmanh Tarih Deyimleri ve 
Terimleri Sozlugu 

3. ALPTEKIN Coskun. Belek b. Behram. TDV Islam 
Ansiklopedisi 



363 



4. Mehmet Ali Unsal. Harput. TDV Islam Ansiklopedisi. 
Cilt.16 

5. DARKOT Besim. Harput. Islam Ansiklopedisi. Istanbul 
Milli Egitim Basimevi. 1977 

Web 

1. www.bizimharput.com 

2. http://elazizsamini.com/ 

3. http://kasyad.org/ 

4. http://www.mared.gen.tr/ 

5. http://www.izvak.org.tr/ 

6. http://www.sunkoyu.net/ 

7. http://seyhhaydarbaba.net/ 

8. http://www.akcakiraz.bel.tr/ 

9. http://www.yagan.net/ 

10. www.mustafahayribaba.com/ 

1 1 . www.halisiyye.com/ 

12. http://kovenkkoyu.tr.gg/ 

13. http://www.suleyman-ates.com/ 



364